6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasarım hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10041 E. 2010/1421 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr ön inceleme aşaması maddi ve manevi tazminat ayırt edicilik maddi tazminat haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 42

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırtedicilik kriterlerini taşıdığı ve asıl dava açısından tasarım tescil belgesine konu davacı haklarına davalıların tecavüzünün sabit olduğu, tazminat miktarının tespitinde davacı talebine konu edilen yoksun kalınan kar miktarının ispatlanamadığı ve tecavüz nedeniyle tazmini gereken tazminatın gerçek miktarı belirlenemediğinden BK'nun 42. maddesi uyarınca tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.000,00’er TL maddi tazminatın ve manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline, ispatlanamayan yoksun kalınan kar isteminin reddine, birleşen hükümsüzlük davasının ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Asıl dava, endüstriyel tasarım tesciline dayalı haklara davalı tecavüzünün tespitine, haksız rekabetin men’ine, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’i taleplere ilişkin olup, birleşen dava ise, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

554 syılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.

554 syılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK hükümleri göz önüne alınmak suretiyle somut uyuşmazlığın koşulları itibariyle de bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Öte yandan, dosyada mevcut 02.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu çoklu endüstriyel tasarımının 01/ 1,13,14,16 ve 17 nolu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olmadıklarından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği açıkça belirtildiği halde, bu raporun gerekçeli karara yanlış yansıtılarak birleşen hükümsüzlük davasının reddine gerekçe gösterilmesi de yerinde olmamıştır.

O halde, mahkemece, ilke olarak mutlak yenilik kriterinden hareketle, dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığı hususunu yeterli düzeyde araştıran ve denetime imkan veren bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde birleşen davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13439 E. 2012/5244 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü | Tasarım hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15091 E. 2012/5628 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13749 E. 2017/2336 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • İi̇k 266

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8417 E. 2016/2927 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tasarım Tescilinin Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10964 E. 2010/6384 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tasarım Hakkına Tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6793 E. 2012/13617 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/513 E. 2015/7712 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10041 E.  ,  2010/1421 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2008 tarih ve 2007/154 - 2008/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, müvekkiline ait 950 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesine konu “baca armatürleri” tasarımlarının benzerlerini davalıların üreterek satışa sunmalarının haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespitine, men’ine, ürünler ile üretim araçlarına el konulmasına, müvekkilinin yoksun kaldığı 2.000,00 TL kazancın tazminine, davalılardan 1.000,00'er TL maddi ve manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalılar-birleşen davanın davacılar vekili, müvekkillerinin satışını yaptıkları ürünlerin piyasada bilinen anonim ürünler olduğundan tasarım hakkına tecavüzün vaki olmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş; birleşen davalarında ise; davalı adına tescili yapılan 950 tescil nolu çoklu endüstriyel tasarım tescil belgesine konu “baca armatürleri” tasarımlarının yenilik ve ayırtedicilik kriterlerini taşımadığını ileri sürerek davalı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırtedicilik kriterlerini taşıdığı ve asıl dava açısından tasarım tescil belgesine konu davacı haklarına davalıların tecavüzünün sabit olduğu, tazminat miktarının tespitinde davacı talebine konu edilen yoksun kalınan kar miktarının ispatlanamadığı ve tecavüz nedeniyle tazmini gereken tazminatın gerçek miktarı belirlenemediğinden BK'nun 42. maddesi uyarınca tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.000,00’er TL maddi tazminatın ve manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline, ispatlanamayan yoksun kalınan kar isteminin reddine, birleşen hükümsüzlük davasının ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Asıl dava, endüstriyel tasarım tesciline dayalı haklara davalı tecavüzünün tespitine, haksız rekabetin men’ine, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’i taleplere ilişkin olup, birleşen dava ise, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

554 syılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.

554 syılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK hükümleri göz önüne alınmak suretiyle somut uyuşmazlığın koşulları itibariyle de bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Öte yandan, dosyada mevcut 02.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu çoklu endüstriyel tasarımının 01/ 1,13,14,16 ve 17 nolu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olmadıklarından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği açıkça belirtildiği halde, bu raporun gerekçeli karara yanlış yansıtılarak birleşen hükümsüzlük davasının reddine gerekçe gösterilmesi de yerinde olmamıştır.

O halde, mahkemece, ilke olarak mutlak yenilik kriterinden hareketle, dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığı hususunu yeterli düzeyde araştıran ve denetime imkan veren bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde birleşen davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün asıl davanın davalıları-birleşen davanın davacıları yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009293500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.