Esnaf
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17124 E. 2015/2127 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esnaf↗ haksız eylem↗ hakkın kötüye kullanılması↗ ifa↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5362 sayılı Yasa'da fiyat tarifelerine ilişkin iki düzenleme bulunmakta olup anılan Kanun'un 62. maddesinde odalarca hazırlanacak fiyat tarifelerinin azami hadleri göstereceği, 11. maddesinde ise odalara ücret tarifelerine uyulup uyulmadığının kontrolü görevi verilmiş olup, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde odalarca yapılacak denetimin esnaf ve sanatkarların belirlenen fiyat tarifelerinin üzerinde satış ya da hizmet verip vermedikleri yönünde olduğu, davacı odanın berberlik hizmeti ifa edenler yönünden azami fiyat tarifesini belirleme yetkisi bulunmakla birlikte odaya bağlı berberlik faaliyetinde bulunanların hizmet fiyatını belirleme serbestisini engellemesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca sunulan delillerle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterenlere yönelik rekabet hakkını kötüye kullanarak yasada tanımlanan biçimde haksız eylem ve İstanbul genelinde piyasa dengesini değiştirecek nitelikte faaliyette bulunduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme yeterli araştırmayı içermemektedir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 55. maddesinde haksız rekabet hallerinin başlıcaları düzenlenmiş olup 55/a-6 ve 55/e maddesinde sayılan davranışlarda haksız rekabet halleri arasında gösterilmiştir. Mahkemece, davacının iddialarının, belirtilen maddeler kapsamında dürüstlüğe aykırılık ve neticede haksız rekabet teşkil edip etmediğinin gerektiğinde sektörden bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12216 E. 2014/2346 K.
Ortak:esnaf · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… addesinde ise odalara ücret tarifelerine uyulup uyulmadığının kontrolü görevi verilmiş olup, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde odalarca yapılacak denetimin «esnaf» ve sanatkarların belirlenen fiyat tarifelerinin üzerinde satış ya da hizmet verip vermedikleri yönünde olduğu, davacı odanın berberlik hizmeti «ifa» edenler yönünden azami fiyat tarifesini belirleme yetkisi bulunmakla birlikte odaya bağlı berberlik faaliyetinde bulunanların hizmet fiyatını belirleme serbestisini engellemesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca sunulan delillerle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterenlere yönelik rekabet «hakkını kötüye kullanarak» yasada tanımlanan biçimde «haksız eylem» ve İstanbul genelinde piyasa dengesini değiştirecek nitelikte faaliyette bulunduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 55. maddesinde «haksız rekabet» hallerinin başlıcaları düzenlenmiş olup 55/a-6 ve 55/e maddesinde sayılan davranışlarda haksız rekabet halleri arasında gösterilmiştir.
Mahkemece, davacının iddialarının, belirtilen maddeler kapsamında dürüstlüğe aykırılık ve neticede «haksız rekabet» teşkil edip etmediğinin gerektiğinde sektörden bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve toplanan tüm delillere göre, «esnaf» odalarınca belirlenen fiyatların azami nitelikte olduğu, davalının bu fiyatlara uymamasının haksız ve hukuka aykırı bir davranış olarak kabul edilemeyeceği, davalının hizmet fiyatlarını serbestçe belirleyebileceğini ve uyguladığı fiyat politikasının «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının ESOB'ne üye olmadığı sabit ise de, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 55. maddesinde «haksız rekabet» hallerinin başlıcaları düzenlenmiş olup 55/a-6 ve 55/e maddesi uyarınca dürüstlüğe aykırı davranışlar haksız rekabet halleri olarak belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının iddialarının, belirtilen maddeler kapsamında dürüstlüğe aykırılık ve neticede «haksız rekabet» teşkil edip etmediğinin gerektiğinde sektörden bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/42 E. 2013/1427 K.
Ortak:esnaf
İncelediğiniz kararda… addesinde ise odalara ücret tarifelerine uyulup uyulmadığının kontrolü görevi verilmiş olup, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde odalarca yapılacak denetimin «esnaf» ve sanatkarların belirlenen fiyat tarifelerinin üzerinde satış ya da hizmet verip vermedikleri yönünde olduğu, davacı odanın berberlik hizmeti «ifa» edenler yönünden azami fiyat tarifesini belirleme yetkisi bulunmakla birlikte odaya bağlı berberlik faaliyetinde bulunanların hizmet fiyatını belirleme serbestisini engellemesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca sunulan delillerle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterenlere yönelik rekabet «hakkını kötüye kullanarak» yasada tanımlanan biçimde «haksız eylem» ve İstanbul genelinde piyasa dengesini değiştirecek nitelikte faaliyette bulunduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ticaret sicilindeki «kaydının» silinerek «esnaf» siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · mutabakat · görevsizlik kararı · tacir · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davacı hakkında tesis edilen «idari işlemin» iptali istemine ilişkin olup, idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle, «görevsizlik» sebebiyle dava dilekçesinin reddine,talep halinde dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.
Bu itibarla davaya bakmak adli yargının görevine girdiği halde idari yargının «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, davacının ticaret sicilindeki «kaydının» silinerek «esnaf» siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 64/1. maddesi gereğince, "Bu Kanun'a tabi odalar arasında veya bu odalar ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalar arasında üye kayıt zorunluluğu bakımından çıkacak anlaşmazlıkları çözümlemek üzere il ve ilçelerde «mutabakat» komiteleri kurulur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5432 E. 2022/423 K.
Ortak:esnaf · ifa
İncelediğiniz kararda… addesinde ise odalara ücret tarifelerine uyulup uyulmadığının kontrolü görevi verilmiş olup, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde odalarca yapılacak denetimin «esnaf» ve sanatkarların belirlenen fiyat tarifelerinin üzerinde satış ya da hizmet verip vermedikleri yönünde olduğu, davacı odanın berberlik hizmeti «ifa» edenler yönünden azami fiyat tarifesini belirleme yetkisi bulunmakla birlikte odaya bağlı berberlik faaliyetinde bulunanların hizmet fiyatını belirleme serbestisini engellemesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca sunulan delillerle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterenlere yönelik rekabet «hakkını kötüye kullanarak» yasada tanımlanan biçimde «haksız eylem» ve İstanbul genelinde piyasa dengesini değiştirecek nitelikte faaliyette bulunduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBaşkanın bulunmadığı zamanlarda, yönetim kurulunca yetkilendirilmiş olan başkan vekili «temsil» ve ilzam görevini «ifa» eder.
Keza kanun maddesinin gerekçesinde, “Bu madde ile daha önce farklı «bölüm» ve maddelerde düzenlenen hükümler tek madde altında düzenlenmiş olup, «esnaf» ve sanatkârlar «meslek kuruluşlarını» «temsil» ve ilzama genel kurulda seçilen «yönetim kurulu» başkanlarının yetkili olduğu, başkanın herhangi bir sebeple görevden ayrılması durumunda başkanın nasıl belirleneceği, başkanın bulunmadığı zamanlarda kimlerin tem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:meslek kuruluşu · dürüstlük kuralına aykırılık · istinaf başvurusunun reddi · ipotek · iş bölümü · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissedarı olduğu şirketin kullandığı kredinin «teminatı» olarak verilen «ipotekler» sebebiyle dava dışı şirketin borçlarını ödemediği veya ödeyemeyeceğinin anlaşılması sonrasında ipoteğin tesisinden 7 yıl ve davacı oda başkanının vefatından sonra, ipoteğin kurulması sırasındaki şekil eksikliğini ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesinde belirtilen «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığı, ipotek resmi senedine tek başına imza atmak suretiyle odayı borçlandıran eski başkanı hakkında hiçbir cezai ve hukuki girişimde bulunulmadığı, oda başkanının tek başına birliği ilzam etmeye (borçlandırmaya) «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Keza kanun maddesinin gerekçesinde, “Bu madde ile daha önce farklı «bölüm» ve maddelerde düzenlenen hükümler tek madde altında düzenlenmiş olup, «esnaf» ve sanatkârlar «meslek kuruluşlarını» «temsil» ve ilzama genel kurulda seçilen «yönetim kurulu» başkanlarının yetkili olduğu, başkanın herhangi bir sebeple görevden ayrılması durumunda başkanın nasıl belirleneceği, başkanın bulunmadığı zamanlarda kimlerin tem …
Bu durumda, davacı birlik adına «yönetim kurulu» başkanı ... tarafından davalı banka adına tesis edilen «ipoteklerin» geçerli ve davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararına yönelik «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz i …
Bölge Adliye Mahkemesince, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunun 54/4.maddesi uyarınca Esnaf ve Sanatkârlar «meslek kuruluşlarının», başkan veya başkan vekili ile genel sekreterin müşterek atacakları imzalarının bağlayıcı olduğu, dava konusu resmi senette davalı banka lehine verilen «ipotekte» Odalar Birliği başkanının imzasının bulunmasına rağmen Odalar Birliği genel sekreterinin imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından davanı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17124 E. , 2015/2127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/04/2013 tarih ve 2012/531-2013/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mahkeme kanalı ile davalının işyerinde yaptırılan tespit sonucunda, davalının, ... tarafından yayınlanan fiyat tarifesinden çok düşük fiyatta hizmet verdiğinin belirlendiğini, fahiş oranda yapılan indirimlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiğinin tespiti ile men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5362 sayılı Yasa'da fiyat tarifelerine ilişkin iki düzenleme bulunmakta olup anılan Kanun'un 62. maddesinde odalarca hazırlanacak fiyat tarifelerinin azami hadleri göstereceği, 11. maddesinde ise odalara ücret tarifelerine uyulup uyulmadığının kontrolü görevi verilmiş olup, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde odalarca yapılacak denetimin esnaf ve sanatkarların belirlenen fiyat tarifelerinin üzerinde satış ya da hizmet verip vermedikleri yönünde olduğu, davacı odanın berberlik hizmeti ifa edenler yönünden azami fiyat tarifesini belirleme yetkisi bulunmakla birlikte odaya bağlı berberlik faaliyetinde bulunanların hizmet fiyatını belirleme serbestisini engellemesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca sunulan delillerle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterenlere yönelik rekabet hakkını kötüye kullanarak yasada tanımlanan biçimde haksız eylem ve İstanbul genelinde piyasa dengesini değiştirecek nitelikte faaliyette bulunduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme yeterli araştırmayı içermemektedir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 55. maddesinde haksız rekabet hallerinin başlıcaları düzenlenmiş olup 55/a-6 ve 55/e maddesinde sayılan davranışlarda haksız rekabet halleri arasında gösterilmiştir. Mahkemece, davacının iddialarının, belirtilen maddeler kapsamında dürüstlüğe aykırılık ve neticede haksız rekabet teşkil edip etmediğinin gerektiğinde sektörden bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170795700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz