Meslek kuruluşu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/42 E. 2013/1427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meslek kuruluşu↗ idari işlem↗ esnaf↗ mutabakat↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ cy/cy kaydı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın davacı hakkında tesis edilen idari işlemin iptali istemine ilişkin olup, idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle, görevsizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine,talep halinde dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ticaret sicilindeki kaydının silinerek esnaf siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 64/1. maddesi gereğince, "Bu Kanun'a tabi odalar arasında veya bu odalar ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalar arasında üye kayıt zorunluluğu bakımından çıkacak anlaşmazlıkları çözümlemek üzere il ve ilçelerde mutabakat komiteleri kurulur. Bu komiteler anlaşmazlıkları, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun belirleyeceği esaslar dahilinde çözüme kavuştururlar.". Aynı Yasa'nın 64/son maddesi gereğince de, "Komite kararlarına karşı ilgililer tarafından on gün içinde yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz edilebilir. Mahkemenin kararı kesindir...."
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacının tacir olup, Mutabakat Komitesi tarafından alınan kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, söz konusu kararın iptalini istediğine göre, yukarıda anılan Yasa hükmü uyarınca uyuşmazlığa bakma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu itibarla davaya bakmak adli yargının görevine girdiği halde idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5432 E. 2022/423 K.
Ortak:meslek kuruluşu · esnaf
İncelediğiniz karardaDava, davacının ticaret sicilindeki «kaydının» silinerek «esnaf» siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaKeza kanun maddesinin gerekçesinde, “Bu madde ile daha önce farklı «bölüm» ve maddelerde düzenlenen hükümler tek madde altında düzenlenmiş olup, «esnaf» ve sanatkârlar «meslek kuruluşlarını» «temsil» ve ilzama genel kurulda seçilen «yönetim kurulu» başkanlarının yetkili olduğu, başkanın herhangi bir sebeple görevden ayrılması durumunda başkanın nasıl belirleneceği, başkanın bulunmadığı zamanlarda kimlerin tem …
Bölge Adliye Mahkemesince, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunun 54/4.maddesi uyarınca Esnaf ve Sanatkârlar «meslek kuruluşlarının», başkan veya başkan vekili ile genel sekreterin müşterek atacakları imzalarının bağlayıcı olduğu, dava konusu resmi senette davalı banka lehine verilen «ipotekte» Odalar Birliği başkanının imzasının bulunmasına rağmen Odalar Birliği genel sekreterinin imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından davanı …
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun “Başkan, Temsil ve İlzam başlıklı” 54/4. maddesinde, "Esnaf ve sanatkârlar «meslek kuruluşlarını» «temsil» ve ilzama başkan yetkilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · istinaf başvurusunun reddi · ipotek · iş bölümü · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · ifa · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissedarı olduğu şirketin kullandığı kredinin «teminatı» olarak verilen «ipotekler» sebebiyle dava dışı şirketin borçlarını ödemediği veya ödeyemeyeceğinin anlaşılması sonrasında ipoteğin tesisinden 7 yıl ve davacı oda başkanının vefatından sonra, ipoteğin kurulması sırasındaki şekil eksikliğini ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesinde belirtilen «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığı, ipotek resmi senedine tek başına imza atmak suretiyle odayı borçlandıran eski başkanı hakkında hiçbir cezai ve hukuki girişimde bulunulmadığı, oda başkanının tek başına birliği ilzam etmeye (borçlandırmaya) «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bu durumda, davacı birlik adına «yönetim kurulu» başkanı ... tarafından davalı banka adına tesis edilen «ipoteklerin» geçerli ve davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararına yönelik «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz i …
Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak davacıya ait taşınmazlar üzerine davalı lehine konulan «ipoteklerin» kaldırılması istemine ilişkindir.
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği adına kayıtlı olup anılan taşınmazlar üzerinde Birliği «temsilen» «yönetim kurulu» başkanı ...'in münferit imzasıyla Şekerbank T.A.Ş. lehine 1. dereceden 210.000,00 TL bedelle «ipotek» tesis edildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17124 E. 2015/2127 K.
Ortak:esnaf
İncelediğiniz karardaDava, davacının ticaret sicilindeki «kaydının» silinerek «esnaf» siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… addesinde ise odalara ücret tarifelerine uyulup uyulmadığının kontrolü görevi verilmiş olup, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde odalarca yapılacak denetimin «esnaf» ve sanatkarların belirlenen fiyat tarifelerinin üzerinde satış ya da hizmet verip vermedikleri yönünde olduğu, davacı odanın berberlik hizmeti «ifa» edenler yönünden azami fiyat tarifesini belirleme yetkisi bulunmakla birlikte odaya bağlı berberlik faaliyetinde bulunanların hizmet fiyatını belirleme serbestisini engellemesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca sunulan delillerle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterenlere yönelik rekabet «hakkını kötüye kullanarak» yasada tanımlanan biçimde «haksız eylem» ve İstanbul genelinde piyasa dengesini değiştirecek nitelikte faaliyette bulunduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · hakkın kötüye kullanılması · ifa · haksız rekabet
Benzer bu kararda… addesinde ise odalara ücret tarifelerine uyulup uyulmadığının kontrolü görevi verilmiş olup, bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde odalarca yapılacak denetimin «esnaf» ve sanatkarların belirlenen fiyat tarifelerinin üzerinde satış ya da hizmet verip vermedikleri yönünde olduğu, davacı odanın berberlik hizmeti «ifa» edenler yönünden azami fiyat tarifesini belirleme yetkisi bulunmakla birlikte odaya bağlı berberlik faaliyetinde bulunanların hizmet fiyatını belirleme serbestisini engellemesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca sunulan delillerle davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterenlere yönelik rekabet «hakkını kötüye kullanarak» yasada tanımlanan biçimde «haksız eylem» ve İstanbul genelinde piyasa dengesini değiştirecek nitelikte faaliyette bulunduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 55. maddesinde «haksız rekabet» hallerinin başlıcaları düzenlenmiş olup 55/a-6 ve 55/e maddesinde sayılan davranışlarda haksız rekabet halleri arasında gösterilmiştir.
Mahkemece, davacının iddialarının, belirtilen maddeler kapsamında dürüstlüğe aykırılık ve neticede «haksız rekabet» teşkil edip etmediğinin gerektiğinde sektörden bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınmak suretiyle tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/42 E. , 2013/1427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2012 tarih ve 2012/449-2012/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Valiliği Mutabakat Komitesince müvekkilinin ticaret sicilindeki kaydının silinerek ... kaydolması gerektiğine karar verildiğini, oysa müvekkilinin bilanço esasına göre defter tuttuğundan esnaf değil tacir sayıldığını ileri sürerek, anılan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın davacı hakkında tesis edilen idari işlemin iptali istemine ilişkin olup, idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle, görevsizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine,talep halinde dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ticaret sicilindeki kaydının silinerek esnaf siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 64/1. maddesi gereğince, "Bu Kanun'a tabi odalar arasında veya bu odalar ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalar arasında üye kayıt zorunluluğu bakımından çıkacak anlaşmazlıkları çözümlemek üzere il ve ilçelerde mutabakat komiteleri kurulur. Bu komiteler anlaşmazlıkları, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun belirleyeceği esaslar dahilinde çözüme kavuştururlar.". Aynı Yasa'nın 64/son maddesi gereğince de, "Komite kararlarına karşı ilgililer tarafından on gün içinde yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz edilebilir. Mahkemenin kararı kesindir...."
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacının tacir olup, Mutabakat Komitesi tarafından alınan kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, söz konusu kararın iptalini istediğine göre, yukarıda anılan Yasa hükmü uyarınca uyuşmazlığa bakma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu itibarla davaya bakmak adli yargının görevine girdiği halde idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255630000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz