İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5432 E. 2022/423 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meslek kuruluşu↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ esnaf↗ istinaf başvurusunun reddi↗ ipotek↗ iş bölümü↗ dürüstlük kuralı↗ genel kredi sözleşmesi↗ ifa↗ yönetim kurulu kararı↗ kredi sözleşmesi↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ teminat↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissedarı olduğu şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak verilen ipotekler sebebiyle dava dışı şirketin borçlarını ödemediği veya ödeyemeyeceğinin anlaşılması sonrasında ipoteğin tesisinden 7 yıl ve davacı oda başkanının vefatından sonra, ipoteğin kurulması sırasındaki şekil eksikliğini ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığı, ipotek resmi senedine tek başına imza atmak suretiyle odayı borçlandıran eski başkanı hakkında hiçbir cezai ve hukuki girişimde bulunulmadığı, oda başkanının tek başına birliği ilzam etmeye (borçlandırmaya) yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunun 54/4.maddesi uyarınca Esnaf ve Sanatkârlar meslek kuruluşlarının, başkan veya başkan vekili ile genel sekreterin müşterek atacakları imzalarının bağlayıcı olduğu, dava konusu resmi senette davalı banka lehine verilen ipotekte Odalar Birliği başkanının imzasının bulunmasına rağmen Odalar Birliği genel sekreterinin imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne ilişkin verilen karar usul ve yasaya aykırı bulunarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-b-2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacıya ait taşınmazlar üzerine davalı lehine konulan ipoteklerin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davaya konu 27/01/2010 tarihli 1124 yevmiye nolu resmi senedin incelenmesinde, ... ili, Merkez ... Mahallesi, 1061 Ada, 29 Parsel'de 4/560 arsa paylı 2.kat 31, 32, 33, 34, 35, 36 ve 37 no'lu büroların tamamının ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği adına kayıtlı olup anılan taşınmazlar üzerinde Birliği temsilen yönetim kurulu başkanı ...'in münferit imzasıyla […]A.Ş. lehine 1. dereceden 210.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır.
Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nce 25/01/2010 tarih B.14.4.İLM.0.70.00.01/15-9/87 sayılı tapu müdürlüğüne yazılan yazıda 03/04/2007 tarih 4 sayılı birlik yönetim kurulu kararı ile de birlik başkanlığına ...'in seçildiği anlaşılmıştır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun “Başkan, Temsil ve İlzam başlıklı” 54/4. maddesinde, "Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını temsil ve ilzama başkan yetkilidir. Başkanın bulunmadığı zamanlarda, yönetim kurulunca yetkilendirilmiş olan başkan vekili temsil ve ilzam görevini ifa eder. Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını, başkan veya başkan vekili ile genel sekreterin müşterek imzaları bağlar." düzenlemesi yer almaktadır. Keza kanun maddesinin gerekçesinde, “Bu madde ile daha önce farklı bölüm ve maddelerde düzenlenen hükümler tek madde altında düzenlenmiş olup, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını temsil ve ilzama genel kurulda seçilen yönetim kurulu başkanlarının yetkili olduğu, başkanın herhangi bir sebeple görevden ayrılması durumunda başkanın nasıl belirleneceği, başkanın bulunmadığı zamanlarda kimlerin temsil ve ilzama yetkili bulunduğu düzenlenmiştir”. ifadelerine yer verilmiştir.
Anılan kanun maddesinin bütünü gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, kanun kapsamındaki birliklerin yönetim kurulu başkanlarının tek başına birliği temsil ve ilzam etmeye yetkili oldukları, başkanın bulunmadığı hallerde ise başkanvekili ile genel sekreterin müştereken atacakları imza ile birliği temsil ve ilzam edebilecekleri açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı birlik adına yönetim kurulu başkanı ... tarafından davalı banka adına tesis edilen ipoteklerin geçerli ve davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/42 E. 2013/1427 K.
Ortak:meslek kuruluşu · esnaf
İncelediğiniz karardaKeza kanun maddesinin gerekçesinde, “Bu madde ile daha önce farklı «bölüm» ve maddelerde düzenlenen hükümler tek madde altında düzenlenmiş olup, «esnaf» ve sanatkârlar «meslek kuruluşlarını» «temsil» ve ilzama genel kurulda seçilen «yönetim kurulu» başkanlarının yetkili olduğu, başkanın herhangi bir sebeple görevden ayrılması durumunda başkanın nasıl belirleneceği, başkanın bulunmadığı zamanlarda kimlerin tem …
Bölge Adliye Mahkemesince, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunun 54/4.maddesi uyarınca Esnaf ve Sanatkârlar «meslek kuruluşlarının», başkan veya başkan vekili ile genel sekreterin müşterek atacakları imzalarının bağlayıcı olduğu, dava konusu resmi senette davalı banka lehine verilen «ipotekte» Odalar Birliği başkanının imzasının bulunmasına rağmen Odalar Birliği genel sekreterinin imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından davanı …
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun “Başkan, Temsil ve İlzam başlıklı” 54/4. maddesinde, "Esnaf ve sanatkârlar «meslek kuruluşlarını» «temsil» ve ilzama başkan yetkilidir.
Benzer bu karardaDava, davacının ticaret sicilindeki «kaydının» silinerek «esnaf» siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · mutabakat · görevsizlik kararı · tacir · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davacı hakkında tesis edilen «idari işlemin» iptali istemine ilişkin olup, idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle, «görevsizlik» sebebiyle dava dilekçesinin reddine,talep halinde dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiştir.
Bu itibarla davaya bakmak adli yargının görevine girdiği halde idari yargının «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, davacının ticaret sicilindeki «kaydının» silinerek «esnaf» siciline kaydının yapılmasına yönelik Mutabakat Komitesi kararının iptali istemine ilişkindir.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 64/1. maddesi gereğince, "Bu Kanun'a tabi odalar arasında veya bu odalar ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalar arasında üye kayıt zorunluluğu bakımından çıkacak anlaşmazlıkları çözümlemek üzere il ve ilçelerde «mutabakat» komiteleri kurulur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5432 E. , 2022/423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.11.2018 tarih ve 2017/6 E- 2018/431 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.03.2020 tarih ve 2020/20 E- 2020/335 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı odaya ait gayrimenkul üzerinde 1. derecede 210.000.00 TL bedelle davalı lehine tesis edilen ipoteğin paraya çevrileceğinin ihtaren bildirildiğini, davacı odanın yapmış olduğu işlemlerde çift imza kuralının geçerli olduğunu, davacı oda ve davalı banka arasında imzalanan ipotek resmi senedi incelendiğinde davacı oda adına yalnızca dönemin oda başkanı ...'in imza attığını, bu nedenle davalı lehine olan ipoteğin davacı açısından bağlayıcı olmadığını belirterek davalı lehine tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hissedarı olduğu şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak verilen ipotekler sebebiyle dava dışı şirketin borçlarını ödemediği veya ödeyemeyeceğinin anlaşılması sonrasında ipoteğin tesisinden 7 yıl ve davacı oda başkanının vefatından sonra, ipoteğin kurulması sırasındaki şekil eksikliğini ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığı, ipotek resmi senedine tek başına imza atmak suretiyle odayı borçlandıran eski başkanı hakkında hiçbir cezai ve hukuki girişimde bulunulmadığı, oda başkanının tek başına birliği ilzam etmeye (borçlandırmaya) yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunun 54/4.maddesi uyarınca Esnaf ve Sanatkârlar meslek kuruluşlarının, başkan veya başkan vekili ile genel sekreterin müşterek atacakları imzalarının bağlayıcı olduğu, dava konusu resmi senette davalı banka lehine verilen ipotekte Odalar Birliği başkanının imzasının bulunmasına rağmen Odalar Birliği genel sekreterinin imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne ilişkin verilen karar usul ve yasaya aykırı bulunarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-b-2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacıya ait taşınmazlar üzerine davalı lehine konulan ipoteklerin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davaya konu 27/01/2010 tarihli 1124 yevmiye nolu resmi senedin incelenmesinde, ... ili, Merkez ... Mahallesi, 1061 Ada, 29 Parsel'de 4/560 arsa paylı 2.kat 31, 32, 33, 34, 35, 36 ve 37 no'lu büroların tamamının ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği adına kayıtlı olup anılan taşınmazlar üzerinde Birliği temsilen yönetim kurulu başkanı ...'in münferit imzasıyla […]A.Ş. lehine 1. dereceden 210.000,00 TL bedelle ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır.
Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nce 25/01/2010 tarih B.14.4.İLM.0.70.00.01/15-9/87 sayılı tapu müdürlüğüne yazılan yazıda 03/04/2007 tarih 4 sayılı birlik yönetim kurulu kararı ile de birlik başkanlığına ...'in seçildiği anlaşılmıştır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun “Başkan, Temsil ve İlzam başlıklı” 54/4. maddesinde, "Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını temsil ve ilzama başkan yetkilidir. Başkanın bulunmadığı zamanlarda, yönetim kurulunca yetkilendirilmiş olan başkan vekili temsil ve ilzam görevini ifa eder. Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını, başkan veya başkan vekili ile genel sekreterin müşterek imzaları bağlar." düzenlemesi yer almaktadır. Keza kanun maddesinin gerekçesinde, “Bu madde ile daha önce farklı bölüm ve maddelerde düzenlenen hükümler tek madde altında düzenlenmiş olup, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını temsil ve ilzama genel kurulda seçilen yönetim kurulu başkanlarının yetkili olduğu, başkanın herhangi bir sebeple görevden ayrılması durumunda başkanın nasıl belirleneceği, başkanın bulunmadığı zamanlarda kimlerin temsil ve ilzama yetkili bulunduğu düzenlenmiştir”.
ifadelerine yer verilmiştir.
Anılan kanun maddesinin bütünü gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, kanun kapsamındaki birliklerin yönetim kurulu başkanlarının tek başına birliği temsil ve ilzam etmeye yetkili oldukları, başkanın bulunmadığı hallerde ise başkanvekili ile genel sekreterin müştereken atacakları imza ile birliği temsil ve ilzam edebilecekleri açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı birlik adına yönetim kurulu başkanı ... tarafından davalı banka adına tesis edilen ipoteklerin geçerli ve davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730103400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz