6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10370 E. 2018/2627 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt denetime elverişlilik infaz marka hakkına tecavüz haksız fiil maddi ve manevi tazminat ilan haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 382 · HMK — HMK 294HMK 298

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının marka hakkına tecavüzü bulunmayıp haksız fiili haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nin 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmememiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19201 E. 2015/4676 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Hakkına Tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3619 E. 2017/2493 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11576 E. 2014/2468 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/10370 E.  ,  2018/2627 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2016 tarih ve 2014/1228-2016/1728 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/3757 soruşturma dosyası kapsamında yapılan arama neticesinde, davalıya ait mahallerde çeşitli ebatlarda ..., ... ve ... markalı dolu ve boş tüplere dahi ... markalı tanıtım vasıtalarının bulunduğunu, yetkisiz tesislerde kaçak ve standartlara aykırı olarak doldurulma ihtimali olan bu tüplerin tüketicilere orjinal ... tüpü olarak satılmakta ve bu tüplerden kaynaklanan her türlü tehlike nedeniyle müvekkilinin muhatap kılınmakta ve her türlü zarardan sorumlu olduğunu, ileri sürerek ..., ... ve ... markalı tüplerin ticari mahallerinde bulundurmasını ve bunların ticaretini yapmasını, davalı fiillerinin müvekkili şirketin tescilli markalarından faydalanma haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki ...

markalı tüplerin ve dahi "..." markasını taşıyan her türlü tanıtım vasıtasının toplatılmasını ve bu tüplerin tanıtım ve vasıtalarına imha edilmesiyle vaki marka hakkında tecavüz ve haksız rekabetin men'ini, mahkeme kararının özetinin ve Hüküm fıkrasının tamamının, trajı en yüksek ilk üç gazetelerden birinde iki defa yayınlanmasını, maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL manevi tazminatın, tespit tarihi olan 25/09/2013 tarihinden işleyecek T.C Merkez Bankası avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete verilmesini her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı, yargılamaya katılmamıştır.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının marka hakkına tecavüzü bulunmayıp haksız fiili haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nin 298/2.

maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmememiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419624600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.