6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati Hacze İtiraz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2799 E. 2015/3753 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek kişi tacir genel yetkili mahkeme yetki sözleşmesi yerleşim yeri yetki itirazı lehtar ihtiyati haciz keşideci geçersizlik yetki haciz tacir yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 17

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati hacze konu edilen 100.000,00 TL bedelli senet üzerinde tanzim yeri belirtilmediği, Çay İcra Dairesi'nin yetkili olduğuna ilişkin yetki sözleşmesi bulunduğu, ancak keşidecisi ve lehtarı gerçek kişi olan senetle ilgili olarak yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, borçlunun yerleşim yerinin Ankara olduğu, genel yetkili mahkeme olan Ankara Ticaret Mahkemeleri'nden ihtiyati haczin talep edilmesi gerekirken Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ihtiyati hacze karar verilmesinin yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, karşı taraf (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.

Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nun 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Taraflar, sözleşmeyle yetkili kıldıkları mahkeme yanında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, bunu ayrıca sözleşmede belirtmelidirler. Aksi halde, davanın yalnız yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkeme(ler)de açılması gerekir. Mahkemece davanın taraflarının gerçek kişi oldukları ve

tacir olmadıkları için yaptıkları yetki sözleşmesinin geçersiz olduğuna kanaat getirilmiş ise de, dosya kapsamında tarafların tacir olup olmadıklarına dair bir inceleme ve tespitin yer almaması ve gerçek kişi tacir olarak da ticari faaliyette bulunulabileceği gözetilerek, tarafların tacir olup olmadığı konusunda yeterli araştırma ve değerlendirme yapılması ve HMK’nın 17. maddesinin uygulanmasına yer olup olmadığının tespiti ile yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetki yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14778 E. 2012/17367 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Hacize İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16692 E. 2014/17434 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sebepsiz Zenginleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11637 E. 2014/14213 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9069 E. 2012/11824 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Bilirkişi ücreti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7458 E. 2011/17604 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/2799 E.  ,  2015/3753 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/08/2014 tarih ve 2014/114-2014/114 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu) vekili; müvekkilinin yerleşim yerinin Ankara olduğunu ve Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ederek yetki itirazında bulunmuş ve teminat bonosu verilen senedin geçersiz olduğunu, tapuda muvazaalı olarak satışı yapılmış gibi gösterilen taşınmaza karşılık bu bononun verildiğini, 15/04/2014 tarihli sözleşmede de bu durumun yazılı olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, bu karar gereği yapılan tüm ihtiyati haciz işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı taraf (alacaklı) vekili; söz konusu bononun usulüne uygun olarak düzenlendiğini, bu senedin hangi sözleşmeye istinaden verildiğinin belli olmadığını savunarak talebin reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati hacze konu edilen 100.000,00 TL bedelli senet üzerinde tanzim yeri belirtilmediği, Çay İcra Dairesi'nin yetkili olduğuna ilişkin yetki sözleşmesi bulunduğu, ancak keşidecisi ve lehtarı gerçek kişi olan senetle ilgili olarak yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, borçlunun yerleşim yerinin Ankara olduğu, genel yetkili mahkeme olan Ankara Ticaret Mahkemeleri'nden ihtiyati haczin talep edilmesi gerekirken Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ihtiyati hacze karar verilmesinin yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, karşı taraf (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.

Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nun 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Taraflar, sözleşmeyle yetkili kıldıkları mahkeme yanında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, bunu ayrıca sözleşmede belirtmelidirler. Aksi halde, davanın yalnız yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkeme(ler)de açılması gerekir. Mahkemece davanın taraflarının gerçek kişi oldukları ve

tacir olmadıkları için yaptıkları yetki sözleşmesinin geçersiz olduğuna kanaat getirilmiş ise de, dosya kapsamında tarafların tacir olup olmadıklarına dair bir inceleme ve tespitin yer almaması ve gerçek kişi tacir olarak da ticari faaliyette bulunulabileceği gözetilerek, tarafların tacir olup olmadığı konusunda yeterli araştırma ve değerlendirme yapılması ve HMK’nın 17. maddesinin uygulanmasına yer olup olmadığının tespiti ile yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetki yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, karşı taraf (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169974400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.