İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/301 E. 2010/761 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harca esas değer↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ münhasırlık↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ husumet yokluğu↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, hasar miktarının 4.400,00 YTL olarak belirlendiği, aracı davalı ... değil de babası ...’ın kullandığına dair savunmanın samimi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11772 Esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 4.400,00 YTL olarak devamına(davacı asıl alacak ve faiz olarak 5.878 YTL talep ettiğinden), fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın neden olduğu ve üçüncü kişiye ödenen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/2. maddesinde ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceğini hükme bağlanmıştır. O halde, davacı sigortacı, bu davayı ancak kendi akidine karşı açabilecektir. Oysa davalı ..., sigorta ettiren olmayıp, sözleşmenin de tarafı değildir. Zarara neden olduğu iddia edilen sigortalı aracın sürücüsü konumunda olduğu iddia edilmektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı sürücü hakkında açılan davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/d maddesi ve Dairemiz’in yerleşen uygulamasına göre, trafik sigortacısının kendi sigortalısına geri dönerek ödediği tazminatı talep edebilmesi, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması koşuluna bağlıdır. Dolayısıyla, sürücünün almış olduğu alkolün oranı sonuca etkili değildir. Böyle bir durumun ispatı ise sigortacıya düşer. Bu durumda, aralarında nöroloji ve trafik konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, rizikonun sadece salt alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da rol oynayıp oynamadığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Somut olayda anılan şekilde bilirkişi heyeti oluşturulmamış ve hükme esas alınan rapor hüküm vermeye elverişli değildir. Kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği tespit edilmemiştir. O halde, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği yönünde bilirkişi kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın davalı işleten yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de dava dilekçesinde dava değeri 4.284,00 YTL olarak gösterilip harca esas değerin de aynı meğlağ olduğu ve buna göre harç yatırıldığı nazara alınmadan talep aşılarak 4.400,00 YTL üzerinden takibin devamına karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16712 E. 2015/11820 K.
Ortak:sigorta ettiren · münhasırlık · rücu · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/2. maddesinde ödemede bulunan sigortacının, «sigorta sözleşmesine» ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda «sigorta ettirene» «rücu» edebileceğini hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, «hasar» miktarının 4.400,00 YTL olarak belirlendiği, aracı davalı ... değil de babası ...’ın kullandığına dair savunmanın samimi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11772 Esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 4.400,00 YTL olarak devamına(davacı «asıl alacak» ve faiz olarak 5.878 YTL talep ettiğinden), fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesi» ile sigortalı aracın neden olduğu ve «üçüncü kişiye» ödenen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı sigortacının ödemesine esas «sigorta poliçesinde», taşımayı gerçekleştiren araç sürücüsünün alkol kullanmış olması durumunda «hasar» bedelinin «sigorta ettirene» ödendikten sonra araç sürücüsüne ve taşerona «rücu» edileceği düzenlendiğinden mahkemece, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirm …
Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücu hakkı · rücuen tazminat · taraf ehliyeti · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde, davacının «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması halleri ile sınırlandırıldığı, davaya konu kazanın ise «münhasıran» alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılması karşısında rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen «nakliyat sigorta poliçesinde», "Taşımayı yapan araç hasarlarında «maddi tazminat» alkol ve «ehliyetsiz» araç kullanılması haricinde ruhsat sahibine «rücu» ettirilmeyecektir.
Araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu kullanmış olması durumunda «hasar» ...'ye ödenecek olup, araç şoförüne ve taşerona «rücu» uygulanacaktır" şartına yer verildiği, bu hali ile davacı sigorta şirketinin «rücu hakkının» sadece alkollü ve «ehliyetsiz» araç kullanılması ile sınırlandırıldığı, içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetince düzenlenen rapordan, davaya konu kazanın «münhasıran» alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla poliçede düzenlenen rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemenin bu kabulü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesine dayalı Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına uygun bulunmakta ise de işbu dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklandığından ve söz konusu poliçede de Karayolları Trafik Kanunu'na herhangi bir atıf yapılmadığından somut olaya uygun bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/5072 E. 2006/4887 K.
Ortak:sigorta ettiren · münhasırlık · sigorta sözleşmesi · rücu · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/2. maddesinde ödemede bulunan sigortacının, «sigorta sözleşmesine» ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda «sigorta ettirene» «rücu» edebileceğini hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, «hasar» miktarının 4.400,00 YTL olarak belirlendiği, aracı davalı ... değil de babası ...’ın kullandığına dair savunmanın samimi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11772 Esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 4.400,00 YTL olarak devamına(davacı «asıl alacak» ve faiz olarak 5.878 YTL talep ettiğinden), fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa davalı ..., «sigorta ettiren» olmayıp, sözleşmenin de tarafı değildir.
Benzer bu kararda… esi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, «sigorta sözleşmesine» ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi «sigorta ettirenine» «rücu» edebilecektir.Bu «rücu hakkı», kaynağını «halefiyet» ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı,bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Somut olayda, aracını davacı şirkete «sigorta ettiren» davalılardan M..... olup,diğer davalı aracın sürücüsüdür.Alkollü olarak araç kullanan sürücü olan davalıya aracını veren davalı M.....` `e karşı dava açması gereken davacı ile davalı olan sürücü arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davanın davalılardan M..... bakımından bu gerekçe ile «husumet» yönünden reddi gerekirken, davanın bu davalı yönünden de kabulü doğru olmamıştır.
… llü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından dolayı olayın meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigortalısına «rücu» edebileceği öngörülmüştür.Dairemiz` `in yerleşik uygulaması uyarınca; sürücünün alkollü olması tek başına «hasarın» «teminat» dışı kalmasını gerektirmez.Böyle bir nedenle, hasarın teminat dışı kaldığının kanıt yükü de TTK.nun 1281. madde hükmü uyarınca, sigortacıya düşmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer ödeme · halefiyet · rücu hakkı · mükerrerlik · eksik inceleme · teminat · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan sürücünün, alkolün tamamen etkisi ile kaza yapması sonucu tam kusurlu bulunduğu, park halindeki 3. kişinin bir kusurunun bulunmadığı, davalıların 3. kişiye «mükerrer ödeme» yapmış olmaları halinde, rücuan isteyebilecekleri, davacının 3. kişinin başvurusu üzerine ödeme yapmakta bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… esi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, «sigorta sözleşmesine» ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi «sigorta ettirenine» «rücu» edebilecektir.Bu «rücu hakkı», kaynağını «halefiyet» ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı,bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
… llü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından dolayı olayın meydana gelmiş olması halinde sigortacının sigortalısına «rücu» edebileceği öngörülmüştür.Dairemiz` `in yerleşik uygulaması uyarınca; sürücünün alkollü olması tek başına «hasarın» «teminat» dışı kalmasını gerektirmez.Böyle bir nedenle, hasarın teminat dışı kaldığının kanıt yükü de TTK.nun 1281. madde hükmü uyarınca, sigortacıya düşmektedir.
Somut olayda,raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulu, Dairemiz uygulamasına uygun şekilde oluşturulmuş ve olayın oluş şekli bu raporda tartışılmış ise de,ağırlıklı olarak alkol oranından yola çıkılarak, alkolün olaya etki ettiğinin tespitiyle yetinilmiş olup,olayın sadece ve tek başına alkolün «münhasır» etkisiyle oluşup oluşmadığı «kesin» olarak ortaya konması gerekirken,rapor bu noktada yetersiz kalmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/301 E. , 2010/761 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2007/28 - 2007/2107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların işleten ve sürücüsü bulunduğu aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, sürücü davalı ...’ın alkollü kullanımında kazaya karıştığını, üçüncü kişinin aracının hasarından dolayı 5.000,00 YTL ödeme yapıldığını, araç maliki ...’ün davalılar aleyhine açtığı Eskişehir 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/1292 Esas, 2006/460 Karar sayılı dosyasında hasar bedelinin 4.760,26 YTL belirlendiği ve davalılardan taleple bağlı kalınarak 1.000,00 YTL’nın tahsiline karar verildiği, tespit edilen araç hasarı dikkate alındığında müvekkilinin 239,74 YTL fazla ödeme yaptığını, araç malikine yapılan fazla ödemenin davalıların yaptığı ödeme ile birlikte 1.239,74 YTL olduğu, KDV bedeli düşüldüğünde dava dışı ...’den müvekkilinin 716,00 YTL alacaklı olduğunu, bu meblağın tahsili için ayrıca dava açıldığını, müvekkilinin ödediği bakiye 4.284,00 YTL’nın tahsili için yapılan takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına, 4.284,00 YTL’nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl alacağa yasal faiz yürütülmesine, asıl alacağın %40’dan az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, dava konusu aracı müvekkili ...’ın kullanmadığını, o alkollü olduğu için aracı babası ...’ın kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, hasar miktarının 4.400,00 YTL olarak belirlendiği, aracı davalı ... değil de babası ...’ın kullandığına dair savunmanın samimi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2006/11772 Esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin 4.400,00 YTL olarak devamına(davacı asıl alacak ve faiz olarak 5.878 YTL talep ettiğinden), fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın neden olduğu ve üçüncü kişiye ödenen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/2. maddesinde ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceğini hükme bağlanmıştır. O halde, davacı sigortacı, bu davayı ancak kendi akidine karşı açabilecektir. Oysa davalı ..., sigorta ettiren olmayıp, sözleşmenin de tarafı değildir. Zarara neden olduğu iddia edilen sigortalı aracın sürücüsü konumunda olduğu iddia edilmektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı sürücü hakkında açılan davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı ...
yararına bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 4/d maddesi ve Dairemiz’in yerleşen uygulamasına göre, trafik sigortacısının kendi sigortalısına geri dönerek ödediği tazminatı talep edebilmesi, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması koşuluna bağlıdır. Dolayısıyla, sürücünün almış olduğu alkolün oranı sonuca etkili değildir. Böyle bir durumun ispatı ise sigortacıya düşer. Bu durumda, aralarında nöroloji ve trafik konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, rizikonun sadece salt alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da rol oynayıp oynamadığının açıklığa kavuşturulması gerekir.
Somut olayda anılan şekilde bilirkişi heyeti oluşturulmamış ve hükme esas alınan rapor hüküm vermeye elverişli değildir. Kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği tespit edilmemiştir. O halde, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği yönünde bilirkişi kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın davalı işleten yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de dava dilekçesinde dava değeri 4.284,00 YTL olarak gösterilip harca esas değerin de aynı meğlağ olduğu ve buna göre harç yatırıldığı nazara alınmadan talep aşılarak 4.400,00 YTL üzerinden takibin devamına karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008080200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz