6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13986 E. 2013/11623 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sdr kuru sorumluluk sınırı varşova konvansiyonu sdr taşıyıcının sorumluluğu reeskont faizi taşıma sözleşmesi protokol taşıyıcı maddi ve manevi tazminat maddi tazminat yasal faiz teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kurulan uluslararası hava taşıma sözleşmesi kapsamında davacının 30/01/2010 tarihinde ...'dan ...'e ... aktarmalı olarak geldiği, davacının uçuş sırasında davalı tarafa teslim ettiği yolcu bagajının varma yerinde kaybolduğu, davacının kayıp bagaj için davalı tarafa başvuruda bulunduğu, davacı tarafın bu başvuruya karşılık 585,00 TL ödemeyi teklif ettiği ancak davacı tarafça bu ödemenin kabul edilmediği, Lahey Protokolü'nün değişen hükümleri kapsamında üst limit sorumluluğunun kg başına 17 SDR olarak esas alınması durumunda talep edilebilecek üst limit sorumluluk tutarının 998,24 TL olduğu, davacının üst limit sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde ayrıca bir bildirim ve ek meblağ ödemesi yapmadığı, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 998,24 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, takdiren 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, Uluslararası havayolu taşıması sırasında davacının bagajının kaybolması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça da belirtildiği üzere, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4 sayılı Monreal Protokolü ile değişen Varşova Konvansiyonu'nun 22/a maddesi gereğince kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket taşıyıcıya verilirken, gönderici, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına 250 frankla sınırlı olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, mahkemece bu konuda genel sınırlama hükümleri içeren 24/2 maddesine atıfta bulunularak SDR kuru üzerinden sorumluluk sınırının belirlenmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Ayrıca, sadece davacının yakınlarına hediyelik çeşitli ürünler alması, bu ürünlerin bagaj içerisinde mevcut iken kaybolması sonucunda verilememesi ve bir kısım eşyaların kaybolması sebebiyle manevi tazminat koşullarının nasıl oluştuğu tartışılmaksızın manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4280 E. 2011/15506 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/13986 E.  ,  2013/11623 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2010/761-2011/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 30.01.2010 tarihinde davalıya ait uçak ile ...'dan İstanbul aktarmalı olarak ...'e seyahat eden müvekkilinin bagajının uçuş sırasında kaybolduğunu, müvekkilinin bagaj içinde 35 kg eşyası bulunmakta olup eşyaların toplam değerinin 8.648,49 TL olduğunu, davalının zarar sebebiyle 585,00 TL ödemeyi teklif ederek zararın tamamını ödemekten kaçındığını belirterek, 8.648,49 TL tazminatın olay tarihi olan 30.01.2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle, müvekkilinin kişisel ve özel hediye amaçlı eşyalarının da kaybolduğu dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu olayın uluslararası bir taşıma sırasına meydana geldiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kg başına 250 Frank ile sınırlı olduğunu, bunun da karşılığının 340 SDR'ye tekabül ettiğini, müvekkilinin 400 USD karşılığı 585,00 TL'yi ödemeyi davacıya teklif ettiğini, davacının kabul etmediğini, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kurulan uluslararası hava taşıma sözleşmesi kapsamında davacının 30/01/2010 tarihinde ...'dan ...'e ... aktarmalı olarak geldiği, davacının uçuş sırasında davalı tarafa teslim ettiği yolcu bagajının varma yerinde kaybolduğu, davacının kayıp bagaj için davalı tarafa başvuruda bulunduğu, davacı tarafın bu başvuruya karşılık 585,00 TL ödemeyi teklif ettiği ancak davacı tarafça bu ödemenin kabul edilmediği, Lahey Protokolü'nün değişen hükümleri kapsamında üst limit sorumluluğunun kg başına 17 SDR olarak esas alınması durumunda talep edilebilecek üst limit sorumluluk tutarının 998,24 TL olduğu, davacının üst limit sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde ayrıca bir bildirim ve ek meblağ ödemesi yapmadığı, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 998,24 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, takdiren 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, Uluslararası havayolu taşıması sırasında davacının bagajının kaybolması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça da belirtildiği üzere, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4 sayılı Monreal Protokolü ile değişen Varşova Konvansiyonu'nun 22/a maddesi gereğince kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket taşıyıcıya verilirken, gönderici, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına 250 frankla sınırlı olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, mahkemece bu konuda genel sınırlama hükümleri içeren 24/2 maddesine atıfta bulunularak SDR kuru üzerinden sorumluluk sınırının belirlenmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Ayrıca, sadece davacının yakınlarına hediyelik çeşitli ürünler alması, bu ürünlerin bagaj içerisinde mevcut iken kaybolması sonucunda verilememesi ve bir kısım eşyaların kaybolması sebebiyle manevi tazminat koşullarının nasıl oluştuğu tartışılmaksızın manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteklerii halinde temyiz edenlere iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452764300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.