Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18605 E. 2015/808 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ sınırlı sorumluluk↗ sigorta tazminatı↗ rücu hakkı↗ kusur oranı↗ sigorta sözleşmesi↗ rücu↗ bilirkişi incelemesi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ ibraz↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalılardan ... Brokerliği hakkında asli kusuruyla hasara sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava
açılmış ise de, buna ilişkin olarak sigorta poliçesi ibraz edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans brokeri olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek sigorta sözleşmelerinin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, sigorta tazminatı ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen kusur oranlarına göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle rücu hakkının doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadan kaynaklı hasar bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yapılan yargılama sırasında zararın belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemeleri yaptırılarak kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmesine rağmen, ilk bilirkişi raporuna dönülerek, hem de anılan hususta uzman olmayan nakliyeci bilirkişi görüşüne itibar edilip, esas alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamadığı halde, raporların birbirini doğruladığı da kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, taşınan emtia konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yükteki hasar tutarının belirlenmesi ve ...'nin 23. maddesinde hükme bağlanan sınırlı sorumluluk esas ve kuralları da gözetilerek bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12729 E. 2010/4484 K.
Ortak:brokerlik · sigorta sözleşmesi · temsil
İncelediğiniz karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve mübrez belgelere göre, taraflar arasında ticari işler tellallığı niteliğinde «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, davacının «prim alacağının» doğması için davalının, davacının aracılığı ile düşük primle sözleşme yapma avantajının sağlaması gerektiği, davacının temin ettiği firma ile «sigorta sözleşmesi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta «brokeri» 5684 sayılı Kanunun 2/1-d maddesinde “Sigorta veya «reasürans sözleşmesi» yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davaranarak ve «teminat» almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında …
… talımatıyla Banka Özel Sigortası (Bankers Blanket Bond) için fiyat değerlendirilmesi için davacı tarafından fiyat çalışması yapılarak, davalıya sunulması nedeniyle «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu ancak davacının hazırladığı teklifle ve bulduğu sigorta şirketiyle «sigorta sözleşmesinin» kurulmaması nedeniyle davacı yanın ücrete hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reasürans sözleşmesi · prim alacağı · tacir sıfatı · ticari işletme · münhasırlık · ek prim · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaBelirtilen yasal olgular karşısında, «broker», «münhasıran» brokerlik işleriyle uğraşın «tacir sıfatını» haiz kişidir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve mübrez belgelere göre, taraflar arasında ticari işler tellallığı niteliğinde «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, davacının «prim alacağının» doğması için davalının, davacının aracılığı ile düşük primle sözleşme yapma avantajının sağlaması gerektiği, davacının temin ettiği firma ile «sigorta sözleşmesi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 22. maddesine göre, «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Hatta, aralarında ücret karalaştırılmasa bile «tacir», «ticari işletmesiyle» ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep etme hakkına sahiptir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16458 E. 2014/6960 K.
Ortak:brokerlik · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yapılan yargılama sırasında zararın belirlenmesi bakımından «bilirkişi incelemeleri» yaptırılarak kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmesine rağmen, ilk bilirkişi raporuna dönülerek, hem de anılan hususta uzman olmayan nakliyeci bilirkişi görüşüne itibar edilip, esas alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamadığı halde, raporların birbirini doğruladığı da kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · ticari defter · cy/cy kaydı · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5987 E. 2013/5239 K.
Ortak:brokerlik · bilirkişi incelemesi · ibraz
İncelediğiniz karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yapılan yargılama sırasında zararın belirlenmesi bakımından «bilirkişi incelemeleri» yaptırılarak kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmesine rağmen, ilk bilirkişi raporuna dönülerek, hem de anılan hususta uzman olmayan nakliyeci bilirkişi görüşüne itibar edilip, esas alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamadığı halde, raporların birbirini doğruladığı da kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, «tacirin» işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davalı yanca «ticari defterler ibraz» edilmediği, davacının «kesin delil» vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan «fatura» bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Dava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi «defterinde» kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı «yeminini» de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde «brokerin» ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, «münhasıran» brokerlik işleri ile uğraşan «tacirin» .... nun 22. maddesi gereğince, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı «defterlerine» göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · kesin delil · ticari işletme · yemin · münhasırlık · ticari defter · fatura · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, «tacirin» işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davalı yanca «ticari defterler ibraz» edilmediği, davacının «kesin delil» vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan «fatura» bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde «brokerin» ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, «münhasıran» brokerlik işleri ile uğraşan «tacirin» .... nun 22. maddesi gereğince, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı «defterlerine» göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi «defterinde» kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı «yeminini» de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10131 E. 2010/1287 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının «brokerlik» hizmeti çerçevesinde ödediği sigorta ücretinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · nispi vekalet ücreti · rücuen tahsil · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · feragat · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAncak, verilen kararda, davadan fergat edilmesine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi hükmü dikkate alınarak, «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar yararına 500,00 TL «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacının «brokerlik» hizmeti çerçevesinde ödediği sigorta ücretinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18605 E. , 2015/808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2014 tarih ve 2012/181-2014/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı......'ne ait 18 palet..... ipliklerinin....'da bulunan dava dışı .... firmasına gönderilmek üzere davalı ... firmasına ait... (çekici) /.... (römork) plakalı tıra 30.10.2011 tarihinde yüklendiğini, tırın 7.11.2011 tarihinde trafik kazası geçirmesi üzerine sigortalı firmaya ait, birim fiyatı 6,05 EUR olan emtialardan 2.462,40 kg. emtianın 7.11.2011 tarihinde zarar gördüğünü, bu hususun alıcı firma tarafından ... senedine de derc edildiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ve müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu,hasarın trafik kazası sonucu yani emtia taşıyıcının sorumluluğunda iken meydana geldiğini, sigortalı tarafından taşıyıcı davalıya gönderilen rücu yazısına cevaben davalı taşıyıcı tarafından taraflar arasında imzalanan sorumluluk sigortasına ilişkin poliçe gereğince her türlü taleplerin diğer davalıya yöneltilmesinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin diğer davalıya rücu mektubu gönderdiğini ancak, hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 31.618,20 TL'nin ( 13.407,77 EUR karşılığı) ödeme tarihi olan 15.3.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ( ...
'nin sorumluluğu poliçe teminat limitleriyle ve temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili sigorta ve reasürans brokerliği yönünden husumet itirazında bulunmuş, emtialar üzerindeki hasar ve nefi alıcıya geçtiğini ve artık davacının sigortalısının herhangi bir hak ileri sürmesi mümkün olmadığından davacının da aktif dava ehliyetinin bulunmadığını,.. hükümleri kapsamında taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarı ile faiz oranı ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalılardan ... Brokerliği hakkında asli kusuruyla hasara sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava
açılmış ise de, buna ilişkin olarak sigorta poliçesi ibraz edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans brokeri olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek sigorta sözleşmelerinin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, sigorta tazminatı ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen kusur oranlarına göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle rücu hakkının doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadan kaynaklı hasar bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yapılan yargılama sırasında zararın belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemeleri yaptırılarak kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmesine rağmen, ilk bilirkişi raporuna dönülerek, hem de anılan hususta uzman olmayan nakliyeci bilirkişi görüşüne itibar edilip, esas alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamadığı halde, raporların birbirini doğruladığı da kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, taşınan emtia konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yükteki hasar tutarının belirlenmesi ve ...'nin 23.
maddesinde hükme bağlanan sınırlı sorumluluk esas ve kuralları da gözetilerek bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168856200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz