Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5987 E. 2013/5239 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ ticari defter ibrazı↗ kesin delil↗ ticari işletme↗ yemin↗ münhasırlık↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ tacir↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında brokerlik sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, tacirin işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalı yanca ticari defterler ibraz edilmediği, davacının kesin delil vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan fatura bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, brokerlik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi defterinde kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı yeminini de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde brokerin ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, münhasıran brokerlik işleri ile uğraşan tacirin .... nun 22. maddesi gereğince, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı defterlerine göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece, Dairemizin ....04.2010 tarihli bozma ilamında da vurgulandığı üzere taraflar arasında brokerlik sözleşmesinin kurulduğunun kabülü ile davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise ne miktar ücret isteyebileceği hususlarında aralarında sigorta brokerliği alanında uzmanın da bulunduğu yeni bilirkişi heyetinden görüş alınması ile davacının vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak ....'nun 22. maddesi uyarınca hak ettiği münasip ücretin belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabülü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, «tacirin» işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davalı yanca «ticari defterler ibraz» edilmediği, davacının «kesin delil» vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan «fatura» bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Dava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi «defterinde» kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı «yeminini» de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde «brokerin» ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, «münhasıran» brokerlik işleri ile uğraşan «tacirin» .... nun 22. maddesi gereğince, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı «defterlerine» göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12729 E. 2010/4484 K.
Ortak:brokerlik · ticari işletme · münhasırlık · tacir · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde «brokerin» ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, «münhasıran» brokerlik işleri ile uğraşan «tacirin» .... nun 22. maddesi gereğince, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı «defterlerine» göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, «tacirin» işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davalı yanca «ticari defterler ibraz» edilmediği, davacının «kesin delil» vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan «fatura» bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Dava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi «defterinde» kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı «yeminini» de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBelirtilen yasal olgular karşısında, «broker», «münhasıran» brokerlik işleriyle uğraşın «tacir sıfatını» haiz kişidir.
TTK’nun 22. maddesine göre, «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Hatta, aralarında ücret karalaştırılmasa bile «tacir», «ticari işletmesiyle» ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep etme hakkına sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reasürans sözleşmesi · prim alacağı · tacir sıfatı · sigorta sözleşmesi · ek prim · eksik inceleme · teminat · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve mübrez belgelere göre, taraflar arasında ticari işler tellallığı niteliğinde «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, davacının «prim alacağının» doğması için davalının, davacının aracılığı ile düşük primle sözleşme yapma avantajının sağlaması gerektiği, davacının temin ettiği firma ile «sigorta sözleşmesi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta «brokeri» 5684 sayılı Kanunun 2/1-d maddesinde “Sigorta veya «reasürans sözleşmesi» yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davaranarak ve «teminat» almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında …
… talımatıyla Banka Özel Sigortası (Bankers Blanket Bond) için fiyat değerlendirilmesi için davacı tarafından fiyat çalışması yapılarak, davalıya sunulması nedeniyle «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu ancak davacının hazırladığı teklifle ve bulduğu sigorta şirketiyle «sigorta sözleşmesinin» kurulmaması nedeniyle davacı yanın ücrete hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Belirtilen yasal olgular karşısında, «broker», «münhasıran» brokerlik işleriyle uğraşın «tacir sıfatını» haiz kişidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16458 E. 2014/6960 K.
Ortak:brokerlik · bilirkişi incelemesi · ticari defter · e-defter · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, «tacirin» işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davalı yanca «ticari defterler ibraz» edilmediği, davacının «kesin delil» vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan «fatura» bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Dava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi «defterinde» kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı «yeminini» de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde «brokerin» ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, «münhasıran» brokerlik işleri ile uğraşan «tacirin» .... nun 22. maddesi gereğince, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı «defterlerine» göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı 18.06.2010 tarihli «protokole» dayanmış ve poliçeler sunmuş, davalı vekili bu belgelerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, protokolün ön sayfasında da imza bulunmadığını savunmuş, «bilirkişi incelemesinde» dava konusu alacağa ilişkin davalının «ticari defterlerinde» bir «kayda» rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak «protokoldeki» ve gerektiğinde poliçelerdeki imzaların davalı yetkilisine ait olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi raporu alınarak taraflar arasında, dava konusu alacağın temelini teşkil eden «brokerlik» sözleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sigortacılıkta uzman ve sigorta muhasebecisi bilirkişinin de yer aldığı heyetten rapor alındıktan sonra diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10131 E. 2010/1287 K.
Ortak:brokerlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, «tacirin» işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davalı yanca «ticari defterler ibraz» edilmediği, davacının «kesin delil» vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan «fatura» bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Dava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi «defterinde» kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı «yeminini» de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde «brokerin» ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, «münhasıran» brokerlik işleri ile uğraşan «tacirin» .... nun 22. maddesi gereğince, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı «defterlerine» göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının «brokerlik» hizmeti çerçevesinde ödediği sigorta ücretinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · nispi vekalet ücreti · rücuen tahsil · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · feragat · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAncak, verilen kararda, davadan fergat edilmesine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi hükmü dikkate alınarak, «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar yararına 500,00 TL «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacının «brokerlik» hizmeti çerçevesinde ödediği sigorta ücretinin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9855 E. 2016/4862 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, «tacirin» işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davalı yanca «ticari defterler ibraz» edilmediği, davacının «kesin delil» vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan «fatura» bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Dava, «brokerlik» sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi «defterinde» kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı «yeminini» de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde «brokerin» ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, «münhasıran» brokerlik işleri ile uğraşan «tacirin» .... nun 22. maddesi gereğince, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı «defterlerine» göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nin «sigorta acenteleri» levhasında «kaydının» bulunmadığı ve davalının sigorta «brokeri» olduğu, acentenin sorumlu olduğu hususlarda sigorta brokerine sorumluluk yüklenemeyeceği, davacının bu davasını «sigorta sözleşmesi» yaptığı yurtdışında bulunan şirkete yöneltmesi gerektiği, bu haliyle davalının pasif dava «ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi ...'ye «izafeten» «broker» hasım gösterilerek açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · izafeten dava · sigorta sözleşmesi · acentelik · taraf ehliyeti · usulden reddi · tebligat · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nin «sigorta acenteleri» levhasında «kaydının» bulunmadığı ve davalının sigorta «brokeri» olduğu, acentenin sorumlu olduğu hususlarda sigorta brokerine sorumluluk yüklenemeyeceği, davacının bu davasını «sigorta sözleşmesi» yaptığı yurtdışında bulunan şirkete yöneltmesi gerektiği, bu haliyle davalının pasif dava «ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi ...'ye «izafeten» «broker» hasım gösterilerek açılmıştır.
Bu durumda davanın reddi değil, asıl hasım sigorta şirketine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5987 E. , 2013/5239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/.../2011 tarih ve 2011/224-2011/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 22.07.2005 tarihli yazı ile belirtilen şartlarda kurulan brokerlik sözleşmesine göre, davalının sigorta poliçeleri üzerinde yapılacak çalışma sonucu sağlanacak tasarrufun %20’sinin danışmanlık ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilince yapılan hizmet bedelinin düzenlenen faturayla davalıdan talep edildiğini, davalının aralarında sözleşme bulunmadığından bahisle ödemeden kaçındığını, ileri sürerek 5.616,08 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiliyle davacı arasında bağlayıcı sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında bir kereye mahsus sözleşme kurulduğunu, ayrıca ileride muhtemel sigorta poliçelerinin temditlerinde davacıdan fiyat istenebileceğinin bildirildiğini, yapılan hizmetin bedelinin davacıya ödendiğini, bunun dışında davacının alacağının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında brokerlik sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, tacirin işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalı yanca ticari defterler ibraz edilmediği, davacının kesin delil vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan fatura bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, brokerlik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi defterinde kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı yeminini de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde brokerin ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, münhasıran brokerlik işleri ile uğraşan tacirin .... nun 22. maddesi gereğince, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı defterlerine göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle mahkemece, Dairemizin ....04.2010 tarihli bozma ilamında da vurgulandığı üzere taraflar arasında brokerlik sözleşmesinin kurulduğunun kabülü ile davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise ne miktar ücret isteyebileceği hususlarında aralarında sigorta brokerliği alanında uzmanın da bulunduğu yeni bilirkişi heyetinden görüş alınması ile davacının vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak ....'nun 22. maddesi uyarınca hak ettiği münasip ücretin belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabülü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488427300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz