Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15678 E. 2015/1600 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim şekli↗ ttk 1472↗ müracaat hakkı↗ gümrük beyannamesi↗ nakliyat emtia sigortası↗ ba beyannamesi↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ muvafakat↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın yükün geminin küpeçtesine yüklenmesinden sonra meydana gelmiş olması halinde yarar ve zararın ... alıcıya geçeceği, davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli sigortalı satıcıya ödendiğinden, ödemenin hatır ödemesi niteliği taşıdığı, davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca satıcının haklarına halef olamayacağı, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ... satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilicek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur. Ancak, somut olayda malların ... satış yöntemi ile teslimi hususunda alıcı ile anlaşılmış ise de, dosya kapsamında bulunan ürün faturası ve gümrük beyannamesinde ödemenin mal mukabili olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bilindiği üzere mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcısına teslim edilmesinden sonra satım bedeli ödenmektedir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumluların müracaat hakkı bulunmaktadır. Bu bakımdan mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının aktif husumet ehliyetinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalarla dava konusu olaya baktığımızda, davacı vekili bilirkişi raporu alınmasından sonra 17/12/2013 tarihli duruşmada zararın sigortalı uhdesinde kaldığını, sigortalının emtia bedelini tahsil edip etmediği hususunda bilgisi olmadığını ancak, bu hususun ihracat dosyasından anlaşılabileceğini belirtmiş ise de, davalı tarafın yeni delil sunulmasına muvafakat etmediğini bildirmesi üzerine mahkemece davalı muvafakati bulunmadığından ihracat dosyasının istenmesi yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, bu husus davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olup, mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden davacıdan sigortalı emtianın satış bedelinin tahsil edilip edilmediğine ilişkin olarak ihracat belgeleri ve bu hususta ilişkin bilgi ve belgeler sorulmak, ilgili kurumlardan getirtilip araştırılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5844 E. 2011/16407 K.
Ortak:gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» yükün geminin küpeçtesine yüklenmesinden sonra meydana gelmiş olması halinde yarar ve zararın ... alıcıya geçeceği, davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli sigortalı satıcıya ödendiğinden, ödemenin hatır ödemesi niteliği taşıdığı, davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca satıcının haklarına halef olamayacağı, aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olayda malların ... satış yöntemi ile «teslimi» hususunda alıcı ile anlaşılmış ise de, dosya kapsamında bulunan ürün faturası ve «gümrük beyannamesinde» ödemenin mal mukabili olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, oluşan «hasar» nedeniyle mal alıcısının satım bedelini eksik ödediği ya da hiç ödemediği hususlarının dava dışı satıcı veya onun halefi olan davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut «gümrük beyannamesinden», davacının sigortalısının davaya konu sigortalı malları mal mukabilinde sattığı açık olup, sigorta yaptırırken mal bedellerini almaması nedeniyle «sigorta menfaati» bulunmaktadır.
Dava, sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin TTK’nun 1301 nci maddesi gereğince davalıdan tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının sigortalısının sigorta yaptırmakta menfaati olup olmadığı ve oluşan hasar nedeniyle sigortalı yönünden bir zarar bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat
Benzer bu karardaDosya içinde mevcut «gümrük beyannamesinden», davacının sigortalısının davaya konu sigortalı malları mal mukabilinde sattığı açık olup, sigorta yaptırırken mal bedellerini almaması nedeniyle «sigorta menfaati» bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18638 E. 2014/7694 K.
Ortak:müracaat hakkı · gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu bakımdan mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olayda malların ... satış yöntemi ile «teslimi» hususunda alıcı ile anlaşılmış ise de, dosya kapsamında bulunan ürün faturası ve «gümrük beyannamesinde» ödemenin mal mukabili olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının tüm «delilleri toplanarak» dava konusu taşımanın tamamen CİF satış koşullarında yapılıp yapılmadığının, mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalanan emtianın, diğer davalı tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında meydana geldiği iddia olunan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olayda davacı taraf, malların CIF satış yöntemi ile «teslimi» hususunda karşı tarafla anlaşıldığını, ödeme noktasında ise tarafların genel kuraldan ayrıldıklarını ve ödemenin mal mukabilinde yapılmasının kararlaştırıldığını ileri sürmüş olup gerçekten de dosyaya sunulan «gümrük beyannamesinde» ödemenin mal mukabili olduğu belirtilmiş ve bu belgede yazılı banka şubesinin ismi davaya konu taşınan malların faturasına da yazılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · delillerin toplanmaması · satış sözleşmesi · ispat yükü · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın CİF «teslim» şeklinde satıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, CİF satışta satılan malların geminin küpeştesine geçtiği andan itibaren nef'i ve «hasarın» alıcıya geçeceği, zararla ilgili dava açma hakkının alıcıya ait olduğu, alacaklının henüz parasını tahsil edememesinin diğer bir deyişle teslimde ödeme halinin bu kuralın istisnasını oluşturduğu, bu taktirde mal teslim edilinceye kadar satıcının, satış bedelini tahsil edemeyeceğinden ve hasar gördüğü taktirde de hasar gören kısmın bedelini alıcıdan alamayacağından sigorta ettirme ve hasar gören kısım için sigorta şirketinden tazminat isteme hakkının olacağı, CİF satışta, malın bedelinin alacaklı tarafından ödenmediğini «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin «ticari defterlerinden» başka delil sunmalarının mümkün olmadığını bildirdiği, oysa mal bedelini tahsil etmelerine rağmen defterlerine bu durumu yazmamış olmaları yada henüz yazmamış olmalarının mümkün olduğu, bu durumun mal bedelinin tahsil edilmediğini ispata yeterli olmayacağından defterlerinin incelenmesine gerek görülmediği, bedelin henüz ödenmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, davacının mal bedellerinin kendisine ödenmediği iddiası ile «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılması talebi de kabul görmemiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalanan emtianın, diğer davalı tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında meydana geldiği iddia olunan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK'nın 1139 vd. maddelerinde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5135 E. 2015/12326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5934 E. 2014/12735 K.
Ortak:taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» yükün geminin küpeçtesine yüklenmesinden sonra meydana gelmiş olması halinde yarar ve zararın ... alıcıya geçeceği, davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli sigortalı satıcıya ödendiğinden, ödemenin hatır ödemesi niteliği taşıdığı, davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca satıcının haklarına halef olamayacağı, aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, ... satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilicek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşaca …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Bu itibarla; ihracat nedeniyle hangi bankada «akreditif» açıldığı davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, mal bedelinin satıcıya ödenip ödenmediği, ödendi ise ne miktarda ödendiği araştırılıp ve gerektiği takdirde davacının selefinin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak davacının aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · kanuni halefiyet · sigortalanabilir menfaat · akreditif · halefiyet · alacağın temliki · riziko · rücuen tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve «hasarın» dava dışı alıcıya geçtiği, bu husus göz önüne alındığında davacının sigortalısı olan satıcının zarara uğramış sayılamayacağı, dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde «sigortalanabilir menfaati» bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle kanun uyarınca veya hukuki işlem yolu ile davacı sigortacı lehine «halefiyetin» gerçekleşmediği, yine dava dışı satıcının davalıya karşı BK'nın 162. maddesi hükmü uyarınca davacı sigortacıya «temlik» edebileceği bir alacağı da bulunmadığı,dolayısıyla davacının «kanuni halefiyete» ya da «alacağın temliki» hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 1139, 1143 ve 1147. maddeleri uyarınca, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunulması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğacaktır.
Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan «rücuen tazminat davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak somut olayda, satıcının CİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından, mahkemece bu husus üzerinde durulup; şayet hasarlı malın bedelini alıcının, satıcıya ödememiş olduğu belirlenirse, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlik tanıyarak, sigortacı davacının «halefiyet» hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15678 E. , 2015/1600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/385-2013/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan örgü makinesi ve ekipmanları emtiasının davalı .... şirketinin üst taşıma taahhüdü altında davalı Arkas şirketinin tanzim ettiği konşimento kapsamında İzmir'den Mısır'a taşınması sırasında hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalı şirkete ödendiğini belirterek 12.231,13 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşımada ....'nin .... sıfatıyla hareket etmiş olup, dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatının olmadığını ve sorumluğunun bulunmadığını, süresi içinde ihbar yapılmadığını, hasar yönünden davalıların sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın yükün geminin küpeçtesine yüklenmesinden sonra meydana gelmiş olması halinde yarar ve zararın ... alıcıya geçeceği, davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli sigortalı satıcıya ödendiğinden, ödemenin hatır ödemesi niteliği taşıdığı, davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca satıcının haklarına halef olamayacağı, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ... satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilicek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur. Ancak, somut olayda malların ... satış yöntemi ile teslimi hususunda alıcı ile anlaşılmış ise de, dosya kapsamında bulunan ürün faturası ve gümrük beyannamesinde ödemenin mal mukabili olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcısına teslim edilmesinden sonra satım bedeli ödenmektedir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumluların müracaat hakkı bulunmaktadır. Bu bakımdan mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının aktif husumet ehliyetinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalarla dava konusu olaya baktığımızda, davacı vekili bilirkişi raporu alınmasından sonra 17/12/2013 tarihli duruşmada zararın sigortalı uhdesinde kaldığını, sigortalının emtia bedelini tahsil edip etmediği hususunda bilgisi olmadığını ancak, bu hususun ihracat dosyasından anlaşılabileceğini belirtmiş ise de, davalı tarafın yeni delil sunulmasına muvafakat etmediğini bildirmesi üzerine mahkemece davalı muvafakati bulunmadığından ihracat dosyasının istenmesi yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, bu husus davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olup, mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden davacıdan sigortalı emtianın satış bedelinin tahsil edilip edilmediğine ilişkin olarak ihracat belgeleri ve bu hususta ilişkin bilgi ve belgeler sorulmak, ilgili kurumlardan getirtilip araştırılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168752100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz