Sigortalanabilir menfaat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5844 E. 2011/16407 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ gümrük beyannamesi↗ ba beyannamesi↗ aktif dava ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, oluşan hasar nedeniyle mal alıcısının satım bedelini eksik ödediği ya da hiç ödemediği hususlarının dava dışı satıcı veya onun halefi olan davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK’nun 1301 nci maddesi gereğince davalıdan tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının sigortalısının sigorta yaptırmakta menfaati olup olmadığı ve oluşan hasar nedeniyle sigortalı yönünden bir zarar bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya içinde mevcut gümrük beyannamesinden, davacının sigortalısının davaya konu sigortalı malları mal mukabilinde sattığı açık olup, sigorta yaptırırken mal bedellerini almaması nedeniyle sigorta menfaati bulunmaktadır. Kaldı ki, davalı da davacının sigorta yaptırmakta menfaati bulunmadığını ve mal bedelini tahsil ettiğini savunmamıştır. Mahkemece de bu hususta araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalının satım bedelini hiç ya da gereği gibi tahsil edip etmediğinin tespiti amacıyla gerektiğinde aracı bankadan da sorulmak suretiyle araştırılması ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15678 E. 2015/1600 K.
Ortak:gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, oluşan «hasar» nedeniyle mal alıcısının satım bedelini eksik ödediği ya da hiç ödemediği hususlarının dava dışı satıcı veya onun halefi olan davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut «gümrük beyannamesinden», davacının sigortalısının davaya konu sigortalı malları mal mukabilinde sattığı açık olup, sigorta yaptırırken mal bedellerini almaması nedeniyle «sigorta menfaati» bulunmaktadır.
Dava, sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin TTK’nun 1301 nci maddesi gereğince davalıdan tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının sigortalısının sigorta yaptırmakta menfaati olup olmadığı ve oluşan hasar nedeniyle sigortalı yönünden bir zarar bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» yükün geminin küpeçtesine yüklenmesinden sonra meydana gelmiş olması halinde yarar ve zararın ... alıcıya geçeceği, davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli sigortalı satıcıya ödendiğinden, ödemenin hatır ödemesi niteliği taşıdığı, davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca satıcının haklarına halef olamayacağı, aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olayda malların ... satış yöntemi ile «teslimi» hususunda alıcı ile anlaşılmış ise de, dosya kapsamında bulunan ürün faturası ve «gümrük beyannamesinde» ödemenin mal mukabili olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · müracaat hakkı · nakliyat emtia sigortası · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · muvafakat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaBu bakımdan mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece aktif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, ... satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilicek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşaca …
Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati «teslime» kadar devam edeceğinden taşıma sırasında «hasar» meydana gelmesi halinde de sorumluların «müracaat hakkı» bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6970 E. 2021/6612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda2-Dava, ... sistemi üzerinden davalı banka aracılığı ile «havale» edilen paranın alıcısından başkasına ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15103 E. 2012/5643 K.
Ortak:gümrük beyannamesi · ba beyannamesi
İncelediğiniz karardaDosya içinde mevcut «gümrük beyannamesinden», davacının sigortalısının davaya konu sigortalı malları mal mukabilinde sattığı açık olup, sigorta yaptırırken mal bedellerini almaması nedeniyle «sigorta menfaati» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaDosya içinde mevcut, davacı tarafça tanzim edilen, aynı tarihi haiz, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmış mal satış faturaları, «gümrük beyannamesi» ve diğer evrakın incelenmesinde, davacı ile alıcı arasında düzenlenen sözleşmede satış türünün ilk olarak mal mukabili şeklinde yapılmasının kararlaştırıldığı ancak daha sonra bundan vazgeçilerek satışın vesaik mukabili şekline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kombine taşıma · konişmento · illiyet bağı · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · vade · taşıyıcı · icra inkar tazminatı
Benzer bu kararda… cı vekili, müvekkili tarafından yurtdışında bulunan müşterisine yapılan satış nedeniyle davaya konu emtianın davalı tarafça taşındığını, bu amaçla taraflar arasında «kombine taşıma sözleşmesi» düzenlendiğini ancak yapılan satışın vesaik mukabili olarak kararlaştırılmasına karşın davalının satışa konu vesaiki «teslim» almaksızın malları alıcıya teslim ettiğini, bu nedenle müvekkilinin satış bedelini tahsil edemediği ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının «konişmento» aslını almaksızın mal teslimi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece karar gerekçesinde tartışılan ilk husus, satışın mal mukabili olduğunun kabulü halinde dahi davalı «taşıyıcının» davaya konu emtiayı alıcıya «teslimi» anında «konişmento» aslını teslim almaması nedeniyle «taşıma sözleşmesine» aykırı hareket ettiği yönünde olup, davalının mal mukabili satış sonrasında konişmento aslını teslim almaksızın davaya konu emtiayı alıcıya tesliminin emtia bedeli …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile alıcı firma arasındaki satışın vesaik mukabili olduğunun kararlaştırıldığını, davalının ise «konişmento» aslını almaksızın mal «teslimi» yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin devamına ve asıl alacağın % 40 ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 – Dava, davalı tarafça yapılan taşıma nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacı ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5844 E. , 2011/16407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2009/342-2010/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiğini, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, bu nedenle dava dışı sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini, davalının oluşan hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 31.018,28 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve ihbar olunanlar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, oluşan hasar nedeniyle mal alıcısının satım bedelini eksik ödediği ya da hiç ödemediği hususlarının dava dışı satıcı veya onun halefi olan davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK’nun 1301 nci maddesi gereğince davalıdan tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının sigortalısının sigorta yaptırmakta menfaati olup olmadığı ve oluşan hasar nedeniyle sigortalı yönünden bir zarar bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya içinde mevcut gümrük beyannamesinden, davacının sigortalısının davaya konu sigortalı malları mal mukabilinde sattığı açık olup, sigorta yaptırırken mal bedellerini almaması nedeniyle sigorta menfaati bulunmaktadır. Kaldı ki, davalı da davacının sigorta yaptırmakta menfaati bulunmadığını ve mal bedelini tahsil ettiğini savunmamıştır. Mahkemece de bu hususta araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalının satım bedelini hiç ya da gereği gibi tahsil edip etmediğinin tespiti amacıyla gerektiğinde aracı bankadan da sorulmak suretiyle araştırılması ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039479400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz