Müterafik kusur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2007/8812 E. 2008/12196 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ sigorta ettiren↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ek prim↗ tazminat davası↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ teminat↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigorta priminin hesabından ödenmesine yönelik talimatının olmadığı, bu nedenle davalı bankanın ve müdürünün oluşan zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle rizikonun teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir,
2-
Dava, TTK'nın 1267. maddesi uyarınca açılmış bulunan tazminat davası olup, davalı sigorta şirketi 01.07.2001-01.07.2002 dönemi için poliçeyi düzenlediklerini, ancak davacının primi ödemeyeceğini belirtmesi üzerine poliçenin davacının isteği ile iptal edildiğini savunmuştur. Davacı taraf iptalin isteğe dayalı olduğunu kabul etmemiş, davalı taraf da kanıt yükü kendisinde bulunduğu halde, bu hususu geçerli delillerle kanıtlayamamıştır. TTK'nın 1267. maddesi hükmüne göre sigorta akdi doğrudan doğruya sigortalı veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden itibaren 24 saat içinde, tellal vasıtasıyla yapılmışsa en geç 10 gün içinde sigortacı poliçeyi sigorta ettirene vermek zorundadır ve prim ödeme yükümlülüğü de bundan sonra doğacaktır.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi poliçesinin davacının rızasıyla iptal edildiğini kanıtlayamadığından ve poliçe davacıya teslim edilmediğinden prim ödenmeden rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi TTK'nın 1267. maddesinin son cümlesi uyarınca davacı, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkını haizdir. Bu itibarla, mahkemece davaya TTK'nın 1267. maddesi hükümleri uyarınca bakılıp, bu meyanda davacının da müterafik kusuru olup olmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11766 E. 2016/8843 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · şirket zararı · dava şartı yokluğu · derdestlik · usulden reddi · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… e ait banka hesabından çektiği paraları kısmen iade etmeyerek şirket işlerinde de kullanmayarak kendi özel işlerinde ve usulsüz olarak harcadığı iddiası ile açılmış «sorumluluk davası» olduğu, aynı davalı hakkında yine şirket yetkilisi olduğu dönemde usulsüz eylem ve işlemler ile «şirketi zarara» uğrattığından bahisle Mahkemenin 2014/1267 E. sayılı dosyasında dava açılmış olup, halen «derdest» olduğu, davalının şirket yetkilisi olarak şirket hesabından çektiği paraları kendi şahsi hesabına harcaması eyleminin de şirkete zarar verici nitelikte eylemlerden olup, önce açılan davada da değerlendirilecek ve ilk davanın içerisinde dava kapsamında incelenecek eylemlerden olmakla, davanın derdest olduğu gerekçesiyle, derdestlik nedeniyle davanın HMK’nın 114/ı, 115 maddeleri gereğince dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. ...- Dava, davacı şirketin ortağı olan davalıdan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «derdestlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1267 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, «yönetim kurulu» üyesi olan davalının sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalının yönetim kurulu üyesi değil, şirket ortağı olması nedeniyle açılan işbu dava ile konuları farklı olduğundan «derdest» bir davanın varlığından söz edilemeyeceği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. …
Ancak, «derdestlikten» söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13171 E. 2010/4534 K.
Ortak:sigorta ettiren · ek prim · sigorta poliçesi · teminat · teslim
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1267. maddesi hükmüne göre sigorta akdi doğrudan doğruya sigortalı veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden itibaren 24 saat içinde, tellal vasıtasıyla yapılmışsa en geç 10 gün içinde «sigortacı poliçeyi» «sigorta ettirene» vermek zorundadır ve «prim» ödeme yükümlülüğü de bundan sonra doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigorta «priminin» hesabından ödenmesine yönelik talimatının olmadığı, bu nedenle davalı bankanın ve müdürünün oluşan zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle «rizikonun» «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi poliçesinin davacının rızasıyla iptal edildiğini kanıtlayamadığından ve poliçe davacıya «teslim» edilmediğinden «prim» ödenmeden «rizikonun» gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi TTK'nın 1267. maddesinin «son» cümlesi uyarınca davacı, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkını haizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın sigorta işleminin yapılıp yapılmadığı ve dolayısı ile «kefil» olarak imza atan kişinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, ... ile İş Bankası Erzin Şubesi arasında 26/12/2006 tarihinde «tüketici kredisi» sözleşmesi yapıldığı, davacının kefil olduğu, sözleşme yapılırken «sigorta poliçesinin» imzalanmadığı, hesapta bırakılan paranın sigorta kurumuna «prim» olarak aktarılmadığı, dolayısı ile çekilen «kredinin sigorta teminatı» altına alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesine» dayalı menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının eşi olan müteveffa M.Hanifi Sarıyıldız’ın davalı bankadan aldığı krediye «kefil» olduğu, kredi borçlusunun sözleşmenin yapılması sırasında «hayat sigortası» yapılmasını istediği ve davalı banka tarafından ödeme yapılırken aynı zamanda sigorta acentası olan davalı bankanın «prime» karşılık tutarı davacının eşine ödemeyerek hesabında tuttuğu, ancak bilgisayar arızası nedeniyle davalı tarafça yapılması gereken sigorta işlemlerinin gerçekleştirilip kredi borçlusuna poliçenin «teslim» edilemediği ve bilahare de aradan 1 ay geçtikten sonra davacının eşinin vefat ettiği çekişmesizdir.
Anılan madde hükmüne göre, sigorta mukavelesi doğrudan doğruya «sigorta ettiren» kimse veya «temsilcisi» veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden yirmi dört saat içinde ve mukavele bir tellal vasıtasıyla yapılmış ise en geç on gün içinde «sigortacı poliçeyi» sigorta ettiren kimseye vermeye mecbur olup aksi takdirde sigorta ettiren kimse sigortacı ile sigortaya aracılık yapan tellaldan tazminat isteyebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kredi sigortası · tüketici kredisi · hayat sigortası · sigorta teminatı · kefil · istirdat · kredi sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın sigorta işleminin yapılıp yapılmadığı ve dolayısı ile «kefil» olarak imza atan kişinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, ... ile İş Bankası Erzin Şubesi arasında 26/12/2006 tarihinde «tüketici kredisi» sözleşmesi yapıldığı, davacının kefil olduğu, sözleşme yapılırken «sigorta poliçesinin» imzalanmadığı, hesapta bırakılan paranın sigorta kurumuna «prim» olarak aktarılmadığı, dolayısı ile çekilen «kredinin sigorta teminatı» altına alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesine» dayalı menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının eşi olan müteveffa M.Hanifi Sarıyıldız’ın davalı bankadan aldığı krediye «kefil» olduğu, kredi borçlusunun sözleşmenin yapılması sırasında «hayat sigortası» yapılmasını istediği ve davalı banka tarafından ödeme yapılırken aynı zamanda sigorta acentası olan davalı bankanın «prime» karşılık tutarı davacının eşine ödemeyerek hesabında tuttuğu, ancak bilgisayar arızası nedeniyle davalı tarafça yapılması gereken sigorta işlemlerinin gerçekleştirilip kredi borçlusuna poliçenin «teslim» edilemediği ve bilahare de aradan 1 ay geçtikten sonra davacının eşinin vefat ettiği çekişmesizdir.
Anılan madde hükmüne göre, sigorta mukavelesi doğrudan doğruya «sigorta ettiren» kimse veya «temsilcisi» veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden yirmi dört saat içinde ve mukavele bir tellal vasıtasıyla yapılmış ise en geç on gün içinde «sigortacı poliçeyi» sigorta ettiren kimseye vermeye mecbur olup aksi takdirde sigorta ettiren kimse sigortacı ile sigortaya aracılık yapan tellaldan tazminat isteyebilir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6442 E. 2010/12077 K.
Ortak:ek prim · sigorta poliçesi · teslim
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1267. maddesi hükmüne göre sigorta akdi doğrudan doğruya sigortalı veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden itibaren 24 saat içinde, tellal vasıtasıyla yapılmışsa en geç 10 gün içinde «sigortacı poliçeyi» «sigorta ettirene» vermek zorundadır ve «prim» ödeme yükümlülüğü de bundan sonra doğacaktır.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi poliçesinin davacının rızasıyla iptal edildiğini kanıtlayamadığından ve poliçe davacıya «teslim» edilmediğinden «prim» ödenmeden «rizikonun» gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi TTK'nın 1267. maddesinin «son» cümlesi uyarınca davacı, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkını haizdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigorta «priminin» hesabından ödenmesine yönelik talimatının olmadığı, bu nedenle davalı bankanın ve müdürünün oluşan zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle «rizikonun» «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… afından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle «primi» veya ilk taksidi poliçenin «teslimi» karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir.Oysa, davacının dosyaya «ibraz» ettiği poliçe asıllarında davalı sigortalının imzası bulunmadığı gibi davacı taraf poliçenin davalıya teslim ya da tebliğ edildiğini ispata yarar hiç bir kanıt da …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, lehine «sigorta poliçesi» yapılan davalının bu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «zorunlu mali sorumluk sigorta» poliçe «prim» borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · sigorta sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaDava, «zorunlu mali sorumluk sigorta» poliçe «prim» borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar TTK’nun 1263. maddesine göre, «sigorta sözleşmesi» hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sigorta sözleşmesini yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesi meydana geleceği kuşkusuzdur.
… afından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle «primi» veya ilk taksidi poliçenin «teslimi» karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir.Oysa, davacının dosyaya «ibraz» ettiği poliçe asıllarında davalı sigortalının imzası bulunmadığı gibi davacı taraf poliçenin davalıya teslim ya da tebliğ edildiğini ispata yarar hiç bir kanıt da …
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabullü doğru görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2367 E. 2011/1489 K.
Ortak:sigorta ettiren · ek prim · sigorta poliçesi · teslim
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1267. maddesi hükmüne göre sigorta akdi doğrudan doğruya sigortalı veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden itibaren 24 saat içinde, tellal vasıtasıyla yapılmışsa en geç 10 gün içinde «sigortacı poliçeyi» «sigorta ettirene» vermek zorundadır ve «prim» ödeme yükümlülüğü de bundan sonra doğacaktır.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi poliçesinin davacının rızasıyla iptal edildiğini kanıtlayamadığından ve poliçe davacıya «teslim» edilmediğinden «prim» ödenmeden «rizikonun» gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi TTK'nın 1267. maddesinin «son» cümlesi uyarınca davacı, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkını haizdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigorta «priminin» hesabından ödenmesine yönelik talimatının olmadığı, bu nedenle davalı bankanın ve müdürünün oluşan zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle «rizikonun» «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, davalının davacı ile arasında düzenlenen 17.07.2006, 08.06.2006 ve 16.08.2006 tarihli yangın ve elektronik cihaz «sigorta poliçesi» bulunduğu, davalının «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan sigorta «primlerini» davacıya ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TTK’nun 1265, 1267 ve 1295/1. maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle «primi» veya ilk taksidi poliçenin «teslimi» karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir.
2-Dava, yangın ve elektronik sigorta poliçe «prim» borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «sigorta sözleşmelerinin» kurulduğunun kanıtlanması için davacı tarafa olanak verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalının «icra inkar tazminatına» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, davalının davacı ile arasında düzenlenen 17.07.2006, 08.06.2006 ve 16.08.2006 tarihli yangın ve elektronik cihaz «sigorta poliçesi» bulunduğu, davalının «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan sigorta «primlerini» davacıya ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK’nun 1263. maddesine göre, «sigorta sözleşmesi» hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesinin meydana geleceği kuşkusuzdur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2007/8812 E., 2008/12196 K.
11. Hukuk Dairesi 2007/8812 E., 2008/12196 K.
SİGORTA POLİÇESİ
SİGORTACININ SORUMLULUĞU
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1267 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (İstanbul Asliye İkinci Ticaret
Mahkemesi)'nce verilen 30.12.2004 tarih ve 2003/614-2004/1191 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait evin davalı sigorta şirketi tarafından hırsızlık rizikolarına karşı sigortalandığını, 28.08.2001 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle 11.000 YTL değerinde emtianın çalındığını, müvekkilinin davalı bankadaki hesabında para bulunmasına rağmen bankanın sigorta primini davalı sigorta şirketine havale etmediğini, bu nedenle sigorta şirketinin zararı karşılamadığını, bu durumdan tüm davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 11.000 YTL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının otomatik ödeme talimatının bulunmadığını, bu nedenle prim taksitlerinin ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacının sigorta primini ödememesi sebebiyle sözleşmenin iptal edildiğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigorta priminin hesabından ödenmesine yönelik talimatının olmadığı, bu nedenle davalı bankanın ve müdürünün oluşan zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle rizikonun teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir,
2-
Dava, TTK'nın 1267. maddesi uyarınca açılmış bulunan tazminat davası olup, davalı sigorta şirketi 01.07.2001-01.07.2002 dönemi için poliçeyi düzenlediklerini, ancak davacının primi ödemeyeceğini belirtmesi üzerine poliçenin davacının isteği ile iptal edildiğini savunmuştur. Davacı taraf iptalin isteğe dayalı olduğunu kabul etmemiş, davalı taraf da kanıt yükü kendisinde bulunduğu halde, bu hususu geçerli delillerle kanıtlayamamıştır. TTK'nın 1267. maddesi hükmüne göre sigorta akdi doğrudan doğruya sigortalı veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden itibaren 24 saat içinde, tellal vasıtasıyla yapılmışsa en geç 10 gün içinde sigortacı poliçeyi sigorta ettirene vermek zorundadır ve prim ödeme yükümlülüğü de bundan sonra doğacaktır.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi poliçesinin davacının rızasıyla iptal edildiğini kanıtlayamadığından ve poliçe davacıya teslim edilmediğinden prim ödenmeden rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi TTK'nın 1267. maddesinin son cümlesi uyarınca davacı, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkını haizdir. Bu itibarla, mahkemece davaya TTK'nın 1267. maddesi hükümleri uyarınca bakılıp, bu meyanda davacının da müterafik kusuru olup olmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan Tasfiye […].. T... Bankası A.Ş.'ye Ersin'e yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, bu davalılarla ilgili hükmün (ONANMASINA), (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi yönünden kararın davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16871000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz