Kredi sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13171 E. 2010/4534 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi sigortası↗ tüketici kredisi↗ hayat sigortası↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ ek prim↗ kefil↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın sigorta işleminin yapılıp yapılmadığı ve dolayısı ile kefil olarak imza atan kişinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, ... ile İş Bankası Erzin Şubesi arasında 26/12/2006 tarihinde tüketici kredisi sözleşmesi yapıldığı, davacının kefil olduğu, sözleşme yapılırken sigorta poliçesinin imzalanmadığı, hesapta bırakılan paranın sigorta kurumuna prim olarak aktarılmadığı, dolayısı ile çekilen kredinin sigorta teminatı altına alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine dayalı menfi tesbit ve istirdat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının eşi olan müteveffa M.Hanifi Sarıyıldız’ın davalı bankadan aldığı krediye kefil olduğu, kredi borçlusunun sözleşmenin yapılması sırasında hayat sigortası yapılmasını istediği ve davalı banka tarafından ödeme yapılırken aynı zamanda sigorta acentası olan davalı bankanın prime karşılık tutarı davacının eşine ödemeyerek hesabında tuttuğu, ancak bilgisayar arızası nedeniyle davalı tarafça yapılması gereken sigorta işlemlerinin gerçekleştirilip kredi borçlusuna poliçenin teslim edilemediği ve bilahare de aradan 1 ay geçtikten sonra davacının eşinin vefat ettiği çekişmesizdir.
Davacı, davada davalı bankanın kendisince de kabul edilen bilgisayar arızasına bağlı olarak sigorta ile ilgili işlemleri tekemmül ettiremediğini ve bankanın bu kusuruna dayalı olarak kredi borcunun sigorta tarafından ödenmediğini ileri sürdüğüne göre ihtilafın, TTK’nun 1267. maddesi hükmü nazara alınarak çözümlenmesi gerekir. Anılan madde hükmüne göre, sigorta mukavelesi doğrudan doğruya sigorta ettiren kimse veya temsilcisi veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden yirmi dört saat içinde ve mukavele bir tellal vasıtasıyla yapılmış ise en geç on gün içinde sigortacı poliçeyi sigorta ettiren kimseye vermeye mecbur olup aksi takdirde sigorta ettiren kimse sigortacı ile sigortaya aracılık yapan tellaldan tazminat isteyebilir. Dava konusu olayda davalı poliçeyi zamanında kredi borçlusuna vermemiş ve dolayısıyla sigorta muameleleri tamamlanamamış ve dolayısıyla davacı da kredi borcunun ödenmemesine dayalı olarak zarara uğramıştır. Bu itibarla, mahkemece davaya bu kapsamda bakılarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/8812 E. 2008/12196 K.
Ortak:sigorta ettiren · ek prim · sigorta poliçesi · teminat · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın sigorta işleminin yapılıp yapılmadığı ve dolayısı ile «kefil» olarak imza atan kişinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, ... ile İş Bankası Erzin Şubesi arasında 26/12/2006 tarihinde «tüketici kredisi» sözleşmesi yapıldığı, davacının kefil olduğu, sözleşme yapılırken «sigorta poliçesinin» imzalanmadığı, hesapta bırakılan paranın sigorta kurumuna «prim» olarak aktarılmadığı, dolayısı ile çekilen «kredinin sigorta teminatı» altına alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesine» dayalı menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının eşi olan müteveffa M.Hanifi Sarıyıldız’ın davalı bankadan aldığı krediye «kefil» olduğu, kredi borçlusunun sözleşmenin yapılması sırasında «hayat sigortası» yapılmasını istediği ve davalı banka tarafından ödeme yapılırken aynı zamanda sigorta acentası olan davalı bankanın «prime» karşılık tutarı davacının eşine ödemeyerek hesabında tuttuğu, ancak bilgisayar arızası nedeniyle davalı tarafça yapılması gereken sigorta işlemlerinin gerçekleştirilip kredi borçlusuna poliçenin «teslim» edilemediği ve bilahare de aradan 1 ay geçtikten sonra davacının eşinin vefat ettiği çekişmesizdir.
Anılan madde hükmüne göre, sigorta mukavelesi doğrudan doğruya «sigorta ettiren» kimse veya «temsilcisi» veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden yirmi dört saat içinde ve mukavele bir tellal vasıtasıyla yapılmış ise en geç on gün içinde «sigortacı poliçeyi» sigorta ettiren kimseye vermeye mecbur olup aksi takdirde sigorta ettiren kimse sigortacı ile sigortaya aracılık yapan tellaldan tazminat isteyebilir.
Benzer bu karardaTTK'nın 1267. maddesi hükmüne göre sigorta akdi doğrudan doğruya sigortalı veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden itibaren 24 saat içinde, tellal vasıtasıyla yapılmışsa en geç 10 gün içinde «sigortacı poliçeyi» «sigorta ettirene» vermek zorundadır ve «prim» ödeme yükümlülüğü de bundan sonra doğacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigorta «priminin» hesabından ödenmesine yönelik talimatının olmadığı, bu nedenle davalı bankanın ve müdürünün oluşan zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle «rizikonun» «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi poliçesinin davacının rızasıyla iptal edildiğini kanıtlayamadığından ve poliçe davacıya «teslim» edilmediğinden «prim» ödenmeden «rizikonun» gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi TTK'nın 1267. maddesinin «son» cümlesi uyarınca davacı, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkını haizdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · teminat kapsamı · riziko · tazminat davası · kusur · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sigorta «priminin» hesabından ödenmesine yönelik talimatının olmadığı, bu nedenle davalı bankanın ve müdürünün oluşan zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, sigorta priminin yatırılmaması nedeniyle «rizikonun» «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi poliçesinin davacının rızasıyla iptal edildiğini kanıtlayamadığından ve poliçe davacıya «teslim» edilmediğinden «prim» ödenmeden «rizikonun» gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketi TTK'nın 1267. maddesinin «son» cümlesi uyarınca davacı, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkını haizdir.
Bu itibarla, mahkemece davaya TTK'nın 1267. maddesi hükümleri uyarınca bakılıp, bu meyanda davacının da «müterafik kusuru» olup olmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
… vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir, 2- Dava, TTK'nın 1267. maddesi uyarınca açılmış bulunan «tazminat davası» olup, davalı sigorta şirketi 01.07.2001-01.07.2002 dönemi için poliçeyi düzenlediklerini, ancak davacının «primi» ödemeyeceğini belirtmesi üzerine poliçenin davacının isteği ile iptal edildiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13171 E. , 2010/4534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzin Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2008 tarih ve 2007/98-2008/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, eşi ...’ın davalı bankadan 26/12/2006 tarihinde aldığı 3.000 TL tüketici kredisine kefil olduğunu, eşinin başvuru formunu doldururken hayat sigortası yapılmasını istemesi üzerine sigortaya aktarılmak üzere 100 TL para bırakıldığını, işlem sırasında bilgisayar sisteminin açılmaması nedeniyle poliçenin daha sonra kendilerine imzalattırılacağının ve sigorta parasının sigorta kurumuna aktarılacağının söylendiğini, eşinin 25/01/2007 tarihinde vefat ettiğini, davalı bankanın sigorta poliçesinin imzalanmamasından dolayı sigorta sorumluluğunun başlamadığını bildirdiğini, kesilen sigorta parası konusunda bilgi verilmediğini, sigorta parasının kesilmesiyle sorumluluğun başladığını ileri sürerek, eşinin almış olduğu kredi sırasında talep ettiği hayat sigortasının yapılmadığı ile kefil olarak imzaladığı sözleşme gereğince borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ...’ın 26/12/2006 tarihli bireysel kredi başvurusunda hayat sigortası yaptırmak istediğini belirttiğini, hesapta sigorta için bir miktar para bırakıldığını, ancak bilgisayardan kaynaklanan bir problem nedeniyle sigorta işlerinin gerçekleştirilmediğini, daha sonraki günlerde de müşterinin takip etmemesi nedeniyle isteğe bağlı tüketici kredilerine yönelik hayat sigortası poliçesinin müşteri tarafından imzalanmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 1282. maddesi gereğince, sigortanın yürürlüğe girmesi için ilk prim taksitinin yatırılmış olması gerektiğini, ... tarafından sigorta yapılması talep edilmiş olmasına rağmen sigorta poliçesinin imzalanmadığını, sigorta primi ödemesinin yapılmadığını, sigortacının sorumluluğunun başlamadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın sigorta işleminin yapılıp yapılmadığı ve dolayısı ile kefil olarak imza atan kişinin borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, ... ile İş Bankası Erzin Şubesi arasında 26/12/2006 tarihinde tüketici kredisi sözleşmesi yapıldığı, davacının kefil olduğu, sözleşme yapılırken sigorta poliçesinin imzalanmadığı, hesapta bırakılan paranın sigorta kurumuna prim olarak aktarılmadığı, dolayısı ile çekilen kredinin sigorta teminatı altına alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine dayalı menfi tesbit ve istirdat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının eşi olan müteveffa M.Hanifi Sarıyıldız’ın davalı bankadan aldığı krediye kefil olduğu, kredi borçlusunun sözleşmenin yapılması sırasında hayat sigortası yapılmasını istediği ve davalı banka tarafından ödeme yapılırken aynı zamanda sigorta acentası olan davalı bankanın prime karşılık tutarı davacının eşine ödemeyerek hesabında tuttuğu, ancak bilgisayar arızası nedeniyle davalı tarafça yapılması gereken sigorta işlemlerinin gerçekleştirilip kredi borçlusuna poliçenin teslim edilemediği ve bilahare de aradan 1 ay geçtikten sonra davacının eşinin vefat ettiği çekişmesizdir.
Davacı, davada davalı bankanın kendisince de kabul edilen bilgisayar arızasına bağlı olarak sigorta ile ilgili işlemleri tekemmül ettiremediğini ve bankanın bu kusuruna dayalı olarak kredi borcunun sigorta tarafından ödenmediğini ileri sürdüğüne göre ihtilafın, TTK’nun 1267. maddesi hükmü nazara alınarak çözümlenmesi gerekir. Anılan madde hükmüne göre, sigorta mukavelesi doğrudan doğruya sigorta ettiren kimse veya temsilcisi veya vekili ile yapılmışsa mukavele tarihinden yirmi dört saat içinde ve mukavele bir tellal vasıtasıyla yapılmış ise en geç on gün içinde sigortacı poliçeyi sigorta ettiren kimseye vermeye mecbur olup aksi takdirde sigorta ettiren kimse sigortacı ile sigortaya aracılık yapan tellaldan tazminat isteyebilir.
Dava konusu olayda davalı poliçeyi zamanında kredi borçlusuna vermemiş ve dolayısıyla sigorta muameleleri tamamlanamamış ve dolayısıyla davacı da kredi borcunun ödenmemesine dayalı olarak zarara uğramıştır. Bu itibarla, mahkemece davaya bu kapsamda bakılarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilini temyiz itirazlarının kabulüyle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017272500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz