6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İnkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6442 E. 2010/12077 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu mali sorumluluk sigortası mali sorumluluk sigortası sorumluluk sigortası sigorta sözleşmesi ek prim sigorta poliçesi ibraz teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1263TTK 1265

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, lehine sigorta poliçesi yapılan davalının bu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

Dava, zorunlu mali sorumluk sigorta poliçe prim borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı taraf davalıya ait aracın iki kez zorunlu mali sorumluluk poliçesinin düzenlendiğini iddia etmiş, davalı ise sigorta ilişkisinin kurulmadığını, düzenlenen poliçelerden haberdar olmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Her ne kadar TTK’nun 1263. maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sigorta sözleşmesini yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesi meydana geleceği kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem kazanır. Sigortacının TTK’nun 1265/1 ve 1267. maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK’nun 1265, 1267 ve 1295/1. maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle primi veya ilk taksidi poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir.Oysa, davacının dosyaya ibraz ettiği poliçe asıllarında davalı sigortalının imzası bulunmadığı gibi davacı taraf poliçenin davalıya teslim ya da tebliğ edildiğini ispata yarar hiç bir kanıt da ibraz etmemiştir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, sigorta sözleşmesinin kurulduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabullü doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2367 E. 2011/1489 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Işyeri sigorta poliçesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11420 E. 2010/2295 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14265 E. 2016/73 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Müterafik kusur

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/8812 E. 2008/12196 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6442 E.  ,  2010/12077 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2008/446 - 2009/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı sigorta şirketinin aracısı olan müvekkilinin davalıya ait araca iki kez zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlemesine rağmen prim borcunun ödenmediğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, dava konusu poliçelerin bilgisi dışında düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, lehine sigorta poliçesi yapılan davalının bu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

Dava, zorunlu mali sorumluk sigorta poliçe prim borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı taraf davalıya ait aracın iki kez zorunlu mali sorumluluk poliçesinin düzenlendiğini iddia etmiş, davalı ise sigorta ilişkisinin kurulmadığını, düzenlenen poliçelerden haberdar olmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Her ne kadar TTK’nun 1263. maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sigorta sözleşmesini yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesi meydana geleceği kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem kazanır. Sigortacının TTK’nun 1265/1 ve 1267. maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK’nun 1265, 1267 ve 1295/1. maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalının ikametgahına götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle primi veya ilk taksidi poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir.Oysa, davacının dosyaya ibraz ettiği poliçe asıllarında davalı sigortalının imzası bulunmadığı gibi davacı taraf poliçenin davalıya teslim ya da tebliğ edildiğini ispata yarar hiç bir kanıt da ibraz etmemiştir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, sigorta sözleşmesinin kurulduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabullü doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043768100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.