Kâr dağıtımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17006 E. 2015/1507 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının .... bulunan hesabındaki paranın davalı bankada açılan başka bir hesapta tutulup banka ile aynı grup şirketle dağıtılmasına aracılık etmek ve nihayetinde bankaya el konulmasına sebep olması nedeni ile davalı ....'ın davacının hesaba yatırdığı miktar kadar oluşan zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'nin sorumluluğunun devir tarihi itibari ile sona erdiği, bu nedenle ...'ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, ... yönünden davanın husumet yönünden reddine, .... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı.... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu mahkemece dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15992 E. 2014/17469 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ticari defter kayıtları · sigorta sözleşmesi · ek prim · icra takibine itiraz · vade · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak; davaya konu «sigorta poliçesinin» «vadesi» içinde yürürlükte bulunduğu, davacının «prim alacağının» tahsili için davacı sıfatının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, dava değeri 2.300,64 TL üzerinden davalının %40 «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne yönelik 14.12.2010 tarihli ilk kararı, Dairemizce tarafların «ticari defter» ve belgelerine delil olarak dayandıklarına göre bu defter ve belgeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ve davalının, davacının «primin» bir kısmının takipten önce ödendiğini kabul ettiği ve bu ödemenin mahkemece dikkate alınması talebi nazara alınmaksızın karar verilmesi nedeniyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmiş ancak defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığına yönelik bir tespit yapılmadığı gibi, davalının kısmi «prim» ödemesi yaptığına ilişkin davacı yanca «ibraz» edilen makbuz tutarındaki ödemenin yapıldığı icra takip dosya numarası belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu icra dosyası celb edilerek inceleme konusu yapılmamıştır.
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14018 E. 2011/6539 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · görevsizlik kararı · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, HUMK’nun 8. maddesi gereğince dava tarihine göre 7.080 TL’yi geçmeyen davalarda «görevli» mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, 2.000 TL dava değerine göre mahkemenin «görevsiz» olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, görev kuralları «kamu düzenine» ilişkin olup, temyiz «dahil» yargılamanın her aşamasında dikkate alınacaktır.
Bu durum karşısında, mahkemece işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, «görevli» mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, alacağın tahsili istemine ilişkin olup, HUMK'nun 4. maddesinde kısmi dava halinde «görevli» mahkemenin nasıl belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17481 E. 2015/3736 K.
Ortak:kâr dağıtımı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının .... bulunan hesabındaki paranın davalı bankada açılan başka bir hesapta tutulup banka ile aynı grup şirketle «dağıtılmasına» aracılık etmek ve nihayetinde bankaya el konulmasına sebep olması nedeni ile davalı ....'ın davacının hesaba yatırdığı miktar kadar oluşan zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'nin sorumluluğunun devir tarihi itibari ile sona erdiği, bu nedenle ...'ye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, ... yönünden davanın husumet yönünden reddine, .... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalı ...'in, «şirket müdürü» ve yöneticisi olduğu, şirketin zorunlu «defterlerinin» tutulup tutulmadığının, hesapların doğru tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, şirket mal varlığının ve gerçek aktiflerinin, «gerçek değerinin tespitinin» mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetildiği, «kar dağıtılmadığı» ve hesap verilmediği, davacı hakkında «ortaklıktan çıkma» için muhik nedenlerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirketteki ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, şirket ortaklığından çıkartılmaya izin davasında «husumetin» şirkete yönetilmesi yeterli olup, şirket ortaklarına husumet düşmez.
Bu nedenle, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · kar dağıtımı · ortaklıktan çıkma · şirket müdürü · husumet yokluğu · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalı ...'in, «şirket müdürü» ve yöneticisi olduğu, şirketin zorunlu «defterlerinin» tutulup tutulmadığının, hesapların doğru tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, şirket mal varlığının ve gerçek aktiflerinin, «gerçek değerinin tespitinin» mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetildiği, «kar dağıtılmadığı» ve hesap verilmediği, davacı hakkında «ortaklıktan çıkma» için muhik nedenlerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirketteki ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10645 E. 2018/2984 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin · kötüniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda7/1-b, 8/1-a ve b uyarınca hükümsüz kılınması gerektiği, davalı kullanımının tescilli markası kapsamında kaldığı, davalı markasının hükümsüz kılınması ve «sicilden terkini» halinde markaya tecavüz ve tazminat taleplerinin değerlendirilebileceği, tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, davalı markasının hükümsüzlüğü ile «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Ancak, mahkemece dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, 556 sayılı KHK 44/....maddesi uyarınca hükümsüzlüğün geçmişe etkisi kapsamında marka sahibinin «kötüniyetli» hareketinden kaynaklanan tazminat hakkı saklı bulunmaktadır.
Nitekim, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının davacı ile aynı ürünleri üretmesi dikkate alındığında davalının davacı tarafın bayilerinden olup, davacı markasından haberdar olduğu, davalı işyerinde el konulan ürünlerin davacı tarafından da üretildiği, davalının haksız yararlanma amacı taşıdığı ve «kötüniyetli» olduğu mütalaa edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13356 E. 2010/4575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · temerrüt faizi · yasal faiz · eksik inceleme · haksız rekabet · temerrüt
Benzer bu kararda2- Dava, «haksız rekabet» iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalıların eylemleri TTK’nın 3. maddesi gereğince ticari iş niteliği taşımasına göre istem gibi ticari işlerdeki «temerrüt faizi» (avans) oranına hükmedilmek gerekirken, hiçbir gerekçe ve tartışma ortaya konmadan «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinde …
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce taraf tanıklarının farklı yönde beyanda buldukları halde, davalı «tanık beyanının» davacı tanık beyanlarından üstün tutulup tutulmadığı, tutulmuş ise bunun nedenleri gerekçede açıklanmadığı gibi, belgeye dayalı delillerin de değerlendirilmediği, bu nedenle «eksik inceleme» yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 500 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17006 E. , 2015/1507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2009/849-2014/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'de hesap açtırdığını, banka personelinin yönlendirmesi ve aldatması ile parasını Off-Shore hesabına yatırdığını, ancak davalı ...'nin ...'ye devredildiğini, bankaya yatırılan paranın müvekkiline iade edilmediğini belirterek, 3.800,37 TL'nin 01/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, hisse devri sözleşmesi gereğince hukuki sorumluluğun tasarruf mevduatı sigorta fonuna ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının .... bulunan hesabındaki paranın davalı bankada açılan başka bir hesapta tutulup banka ile aynı grup şirketle dağıtılmasına aracılık etmek ve nihayetinde bankaya el konulmasına sebep olması nedeni ile davalı ....'ın davacının hesaba yatırdığı miktar kadar oluşan zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'nin sorumluluğunun devir tarihi itibari ile sona erdiği, bu nedenle ...'ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, ... yönünden davanın husumet yönünden reddine, .... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı.... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu mahkemece dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklana nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkarılarak yerine "davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından ödenen peşin harcın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün belirtilen şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ye iadesine, 09/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168468400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz