Haksız rekabetin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13356 E. 2010/4575 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı↗ ticari dava niteliği↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce taraf tanıklarının farklı yönde beyanda buldukları halde, davalı tanık beyanının davacı tanık beyanlarından üstün tutulup tutulmadığı, tutulmuş ise bunun nedenleri gerekçede açıklanmadığı gibi, belgeye dayalı delillerin de değerlendirilmediği, bu nedenle eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 500 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalıların eylemleri TTK’nın 3. maddesi gereğince ticari iş niteliği taşımasına göre istem gibi ticari işlerdeki temerrüt faizi (avans) oranına hükmedilmek gerekirken, hiçbir gerekçe ve tartışma ortaya konmadan yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10761 E. 2013/8497 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · yargılama giderleri · ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket elemanları olan diğer davalıların dava dışı ...'nın kredi temin ederken «teminat» olarak gösterdiği taşınmazın değerini saptarken yanlış değerlendirme yaparak 75.000 TL değer biçtikleri ve bankanın da bu değeri kredi verirken diğer veriler ile birlikte değerlendirmek sureti ile dava dışı ...'ya kredi tahsis ettiği, bankanın taşınmaz üzerinde toplam 100.000 TL bedelle «ipotek» tesis ettiği, bu ipotek tesis edilince de dava dışı borçlu ...'ya 50.000 TL kredi kullandırıldığı, davalılar sözleşme ile yüklendikleri yükümlülükleri doğru bir şekilde özenli olarak yerine getirseler idi davacı bankanın dava dışı ...'ya kredi kullandırmayabileceği veya daha düşük bir bedelde kredi kullandıracağının sabit olduğu, davacı bankanın yanlış değer takdiri sonucunda dava dışı ...'ya kredi kullandırdığı, bunun sonucunda uğranılan zarardan davalıların sözleşmeye göre sorumlu oldukları, ancak davalıların yaptıkları «ekspertiz raporu» sonucu buldukları 75.000 TL gerçeğe uygun değilse de, davalıların ancak buldukları bu değer miktarı ile davacı bankaya karşı sorumlu olabilecekleri, davacının bu d …
… ıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Davalıların eylemi gerçekte ....000 TL değeri bulunan taşınmazın «ipotek» bedelini 75.000 TL olarak göstermekten ibarettir.
O halde mahkemece davalılar aleyhine 57.000 TL'ye hükmedilmek gerekirken 65.400 TL tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...- Davalılar vekilinin «yargılama giderleri» ve faiz ile ilgili temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17006 E. 2015/1507 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · husumet
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının .... bulunan hesabındaki paranın davalı bankada açılan başka bir hesapta tutulup banka ile aynı grup şirketle «dağıtılmasına» aracılık etmek ve nihayetinde bankaya el konulmasına sebep olması nedeni ile davalı ....'ın davacının hesaba yatırdığı miktar kadar oluşan zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'nin sorumluluğunun devir tarihi itibari ile sona erdiği, bu nedenle ...'ye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, ... yönünden davanın husumet yönünden reddine, .... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15992 E. 2014/17469 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce taraf tanıklarının farklı yönde beyanda buldukları halde, davalı «tanık beyanının» davacı tanık beyanlarından üstün tutulup tutulmadığı, tutulmuş ise bunun nedenleri gerekçede açıklanmadığı gibi, belgeye dayalı delillerin de değerlendirilmediği, bu nedenle «eksik inceleme» yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 500 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü 2011/414e.) celb edilerek bilirkişi raporundaki gibi makbuzun her zaman tek taraflı olarak düzenlenebileceğinin de değerlendirilmesi suretiyle geçerli bir icra takibi ve bu takip kapsamında davalı tarafça ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ticari defter kayıtları · sigorta sözleşmesi · ek prim · icra takibine itiraz · vade · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak; davaya konu «sigorta poliçesinin» «vadesi» içinde yürürlükte bulunduğu, davacının «prim alacağının» tahsili için davacı sıfatının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, dava değeri 2.300,64 TL üzerinden davalının %40 «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne yönelik 14.12.2010 tarihli ilk kararı, Dairemizce tarafların «ticari defter» ve belgelerine delil olarak dayandıklarına göre bu defter ve belgeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ve davalının, davacının «primin» bir kısmının takipten önce ödendiğini kabul ettiği ve bu ödemenin mahkemece dikkate alınması talebi nazara alınmaksızın karar verilmesi nedeniyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmiş ancak defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığına yönelik bir tespit yapılmadığı gibi, davalının kısmi «prim» ödemesi yaptığına ilişkin davacı yanca «ibraz» edilen makbuz tutarındaki ödemenin yapıldığı icra takip dosya numarası belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu icra dosyası celb edilerek inceleme konusu yapılmamıştır.
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13356 E. , 2010/4575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 tarih ve 2007/234-2008/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılından bu yana basınçlı sıcak su makineleri üretimi yapan Rottest adlı firmanın Kütahya ve çevresindeki satış ve bakım yetkili servisi olduğunu, davalıların, bu firmanın servisi olduklarından bahisle çevrede tanıtım yaptıklarını, asılsız haberler yaydıklarını, davalılardan..’nin müvekkili yanında işçi olarak çalıştığını ve müşteri kitlesini bildiğini, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, iş kaybına uğratıldığını ileri sürerek, TTK.nun 56 vd maddeleri uyarınca, şimdilik 100,00 YTL maddi (daha sonra da ıslah ederek 3000 YTL), 5.000,00 YTL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce taraf tanıklarının farklı yönde beyanda buldukları halde, davalı tanık beyanının davacı tanık beyanlarından üstün tutulup tutulmadığı, tutulmuş ise bunun nedenleri gerekçede açıklanmadığı gibi, belgeye dayalı delillerin de değerlendirilmediği, bu nedenle eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 500 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalıların eylemleri TTK’nın 3. maddesi gereğince ticari iş niteliği taşımasına göre istem gibi ticari işlerdeki temerrüt faizi (avans) oranına hükmedilmek gerekirken, hiçbir gerekçe ve tartışma ortaya konmadan yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 1 ve 2 nolu bentlerinde yer “yasal faizi” kelimelerinin çıkarılarak yerine “avans faizi” kelimelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 45,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016786900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz