İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17938 E. 2015/3064 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi sözleşmesi↗ kefalet sözleşmesi↗ rücu hakkı↗ ticari kredi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ kefalet↗ rücu↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak, 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine rücu hakkı olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, kefalet sözleşmesi kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesinin kefillerinin birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece kefalet sözleşmesine göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdir. Davacı kefil, dava dışı bankaya yapmış olduğu ödemenin payını aşan kısmını diğer kefillerden isteyebilir. Bu nedenle öncelikle davaya konu borcun miktarı, davacının veya diğer kefilin ödediği miktarlar ve kefillerin sorumluluk miktarları belirlenerek, davacı kefilin sorumluluk miktarını aşan bir ödemenin bulunup bulunmadığı, fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi için ödemeye ilişkin belgelerin davacıdan veya dava dışı bankadan temin edilerek, buna göre yaptırılacak hesaplama sonucunda davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5832 E. 2013/21332 K.
Ortak:rücu hakkı · rücu · kefil
İncelediğiniz kararda… lı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, «kefalet sözleşmesi» kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» «kefillerinin» birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece «kefalet sözleşmesine» göre davacının «rücu» talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara «rücu hakkını» haizdir.
Benzer bu kararda2-) 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddeye göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı yasanın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdir.
… re, davalı şirketin hesabına bankaca aktarılan kredinin kendisince kullanılmadığına dair davaya cevabındaki iddiası dışında herhangi bir yazılı belge kayıt ve delil «ibraz» etmediği, «ticari defterlerinde» bu iddiasını doğrulayacak kayıt ve delil bulunmadığı, davacının borcu ödediklerini banka dekontu ve kayıtlarıyla ispatladıkları, sözleşmede «kefil» sıfatı bulunan davacıların asıl borçlu adına borcu ödemeleri nedeniyle asıl borçlu davalı şirket ve «müteselsil kefil» davalı ...'ten talep hakkının doğduğu, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin kendi aralarındaki rucu ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı kefillerin bankaya ödediği tutarı davacılara ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafın alacağını ispatladığı, davalı tarafın karşı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103.516,05 TL'nin 26/09/2008 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · ticari defter · yasal faiz · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… re, davalı şirketin hesabına bankaca aktarılan kredinin kendisince kullanılmadığına dair davaya cevabındaki iddiası dışında herhangi bir yazılı belge kayıt ve delil «ibraz» etmediği, «ticari defterlerinde» bu iddiasını doğrulayacak kayıt ve delil bulunmadığı, davacının borcu ödediklerini banka dekontu ve kayıtlarıyla ispatladıkları, sözleşmede «kefil» sıfatı bulunan davacıların asıl borçlu adına borcu ödemeleri nedeniyle asıl borçlu davalı şirket ve «müteselsil kefil» davalı ...'ten talep hakkının doğduğu, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin kendi aralarındaki rucu ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı kefillerin bankaya ödediği tutarı davacılara ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafın alacağını ispatladığı, davalı tarafın karşı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103.516,05 TL'nin 26/09/2008 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19226 E. 2015/1047 K.
Ortak:rücu hakkı · kefalet · rücu · kefil · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi sözleşmesinin» «kefillerinin» birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece «kefalet sözleşmesine» göre davacının «rücu» talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, «kefalet sözleşmesi» kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara «rücu hakkını» haizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, davacıların ve davalı ....'nın davalı şirketin kullandığı krediye «kefil» oldukları, kefil olan davacıların kredi borcunu ödedikleri, Borçlar Kanunu'nun 488/2. maddesine göre, kefillerin gerek asıl borçlu ile beraber ve gerek kendi aralarında müteselsil olmayı kabul etmişlerse her biri borcun tamamından sorumlu olup, ancak diğerlerinin hisseleri için onlara «rücu hakkını» haiz oldukları, «müteselsil kefalette» kefillerin her birine iç ilişkide düşen sorumluluk «payının», başka türlü kararlaştırılmış olmadıkça eşit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ..... aleyhine verilen karar kesinleştiğinden bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», 36.422,31 TL'nin 26/09/2008 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, 10.223,80 TL'nin 26/09/32008 den itib …
Dosya incelendiğinde, davacı ... ve davalı ...'in dava dışı iki kişiyle birlikte 12.06.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» 40.000,00TL limitle «kefil» oldukları, bilahare yapılan limit arttırım sözleşmesi ile de «kefalet limitinin» 150.000,00TL'ye çıkarıldığı, bu sözleşmede ise sadece davacı ... ve ...'in kefil olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yeni bir bilirkişi kurulundan davacıların davalı «kefile» ne miktar için «rücu» edebilecekleri konusunda rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limit artırım sözleşmesi · müteselsil kefalet · kefalet limiti · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · kâr payı · ihtarname · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDavalı ... bilirkişi raporuna karşı itirazında, davaya konu krediyi kullandıran bankanın «muacceliyet» «ihtarnamesinde» borçlu olarak yedi kişinin bulunduğunu, bu ihtarnamede borçlu ve kefillerin belirtilmesine rağmen bu hususun bilirkişi tarafından incelenmediğini, asıl sözleşme ile «limit artırım sözleşmesinin» birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davacıların ve davalı ....'nın davalı şirketin kullandığı krediye «kefil» oldukları, kefil olan davacıların kredi borcunu ödedikleri, Borçlar Kanunu'nun 488/2. maddesine göre, kefillerin gerek asıl borçlu ile beraber ve gerek kendi aralarında müteselsil olmayı kabul etmişlerse her biri borcun tamamından sorumlu olup, ancak diğerlerinin hisseleri için onlara «rücu hakkını» haiz oldukları, «müteselsil kefalette» kefillerin her birine iç ilişkide düşen sorumluluk «payının», başka türlü kararlaştırılmış olmadıkça eşit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ..... aleyhine verilen karar kesinleştiğinden bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», 36.422,31 TL'nin 26/09/2008 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, 10.223,80 TL'nin 26/09/32008 den itib …
Dosya incelendiğinde, davacı ... ve davalı ...'in dava dışı iki kişiyle birlikte 12.06.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» 40.000,00TL limitle «kefil» oldukları, bilahare yapılan limit arttırım sözleşmesi ile de «kefalet limitinin» 150.000,00TL'ye çıkarıldığı, bu sözleşmede ise sadece davacı ... ve ...'in kefil olduğu anlaşılmaktadır.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi sözleşmesinin» «kefillerinin» birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece «kefalet sözleşmesine» göre davacının «rücu» talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, «kefalet sözleşmesi» kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı «kefil», dava dışı bankaya yapmış olduğu ödemenin payını aşan kısmını diğer kefillerden isteyebilir.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14970 E. 2013/15088 K.
Ortak:kefalet sözleşmesi · rücu hakkı · kefalet · rücu · kefil · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… lı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, «kefalet sözleşmesi» kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» «kefillerinin» birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece «kefalet sözleşmesine» göre davacının «rücu» talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara «rücu hakkını» haizdir.
Benzer bu karardaBu durumda tarafların imzaladıkları «kefalet sözleşmesi» getirtilip, sorumlulukları araştırılarak, davacının payından fazla ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise «rücu hakkının» bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, şirket ortağı olan davacının şirketin kredi borcu nedeniyle yaptığı ödemeyi diğer ortaklardan isteyemeyeceği ayrıca davalının «kefil» olması sebebiyle dahi «rücu hakkının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddeye göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı yasanın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · limited şirket
Benzer bu karardaŞti'nin borcu olup «limited şirketlerde» hissedarların şirket borçlarından doğrudan sorumlu tutulamayacağı, Ömürcan Gıda Dağ.
Şti'nin «tüzel kişiliğinin» takip ve eldeki dava tarihi itibariyle halen devam ettiği, davacının şirket adına yaptığı ödemeleri yine şirketten talep edebileceği, yaptığı ödeme sebebiyle davalıya hissedar veya «kefil» oluşu sebebiyle rücü edemeyeceği, bu haliyle davalının takibe karşı ileri sürdüğü itirazında haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17938 E. , 2015/3064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.05.2014 tarih ve 2013/561 - 2014/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının ...'nin ortaklarından olduğunu, ayrıca davalının bu şirketin sorumlu müdürü olduğunu, şirketin ...'ndan kredi aldığını ve bu krediye şirket ortakları olan müvekkilleri ile ...., ...'nun şahsi olarak kefil olduklarını, çekilen kredinin geri ödenmediğini, müvekkilinin borcun 28.206,00 TL'sini ödemeye mecbur kaldığını, davalının müteselsil sorumluluğundan ve şahsi kefilliğinden dolayı payı oranında sorumlu olduğunu, davalının tahsil için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve takibin devamını, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davayı kabul etmediğini, görev süresince ...'ndan şirket için kredi çekildiğini ve kefil olduğunu, borcun kişisel borcu olmadığını, varsa alacağın şirketten tahsilinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine rücu hakkı olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, kefalet sözleşmesi kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesinin kefillerinin birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece kefalet sözleşmesine göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdir. Davacı kefil, dava dışı bankaya yapmış olduğu ödemenin payını aşan kısmını diğer kefillerden isteyebilir. Bu nedenle öncelikle davaya konu borcun miktarı, davacının veya diğer kefilin ödediği miktarlar ve kefillerin sorumluluk miktarları belirlenerek, davacı kefilin sorumluluk miktarını aşan bir ödemenin bulunup bulunmadığı, fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi için ödemeye ilişkin belgelerin davacıdan veya dava dışı bankadan temin edilerek, buna göre yaptırılacak hesaplama sonucunda davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167701300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz