Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5832 E. 2013/21332 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu hakkı↗ müteselsil kefil↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ rücu↗ kefil↗ ticari defter↗ yasal faiz↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin hesabına bankaca aktarılan kredinin kendisince kullanılmadığına dair davaya cevabındaki iddiası dışında herhangi bir yazılı belge kayıt ve delil ibraz etmediği, ticari defterlerinde bu iddiasını doğrulayacak kayıt ve delil bulunmadığı, davacının borcu ödediklerini banka dekontu ve kayıtlarıyla ispatladıkları, sözleşmede kefil sıfatı bulunan davacıların asıl borçlu adına borcu ödemeleri nedeniyle asıl borçlu davalı şirket ve müteselsil kefil davalı ...'ten talep hakkının doğduğu, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin kendi aralarındaki rucu ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı kefillerin bankaya ödediği tutarı davacılara ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafın alacağını ispatladığı, davalı tarafın karşı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103.516,05 TL'nin 26/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin davalı Sivas Mimart Mimarlık İnş. Taah. Tur. ve San. Ltd. Şti. yönünden tüm, davalı ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddeye göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine rücu hakkı olduğu gibi, aynı yasanın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdir. Hal böyleyken mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın tümüyle kabulü doğru olmamış, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17938 E. 2015/3064 K.
Ortak:rücu hakkı · rücu · kefil
İncelediğiniz kararda2-) 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddeye göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı yasanın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdir.
… re, davalı şirketin hesabına bankaca aktarılan kredinin kendisince kullanılmadığına dair davaya cevabındaki iddiası dışında herhangi bir yazılı belge kayıt ve delil «ibraz» etmediği, «ticari defterlerinde» bu iddiasını doğrulayacak kayıt ve delil bulunmadığı, davacının borcu ödediklerini banka dekontu ve kayıtlarıyla ispatladıkları, sözleşmede «kefil» sıfatı bulunan davacıların asıl borçlu adına borcu ödemeleri nedeniyle asıl borçlu davalı şirket ve «müteselsil kefil» davalı ...'ten talep hakkının doğduğu, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin kendi aralarındaki rucu ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı kefillerin bankaya ödediği tutarı davacılara ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafın alacağını ispatladığı, davalı tarafın karşı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103.516,05 TL'nin 26/09/2008 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, «kefalet sözleşmesi» kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinin» «kefillerinin» birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece «kefalet sözleşmesine» göre davacının «rücu» talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara «rücu hakkını» haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · kefalet sözleşmesi · ticari kredi · kefalet · kredi sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi sözleşmesinin» «kefillerinin» birbirine rücusuna ilişkin olup, mahkemece «kefalet sözleşmesine» göre davacının «rücu» talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lı Borçlar Kanunu 146. maddesine göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı Yasa'nın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkına haiz olduğu, «kefalet sözleşmesi» kapsamına göre davacının rücu talebinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının ....İcra Müdürlüğünün 2010/1598 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'na tekabül eden 2.933,26 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle öncelikle davaya konu borcun miktarı, davacının veya diğer «kefilin» ödediği miktarlar ve kefillerin sorumluluk miktarları belirlenerek, davacı kefilin sorumluluk miktarını aşan bir ödemenin bulunup bulunmadığı, fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi için ödemeye ilişkin belgelerin davacıdan veya dava dışı bankadan temin edilerek, buna göre yaptırılacak hesaplama sonucunda davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19226 E. 2015/1047 K.
Ortak:rücu hakkı · rücu · kefil
İncelediğiniz kararda2-) 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddeye göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine «rücu hakkı» olduğu gibi, aynı yasanın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdir.
… re, davalı şirketin hesabına bankaca aktarılan kredinin kendisince kullanılmadığına dair davaya cevabındaki iddiası dışında herhangi bir yazılı belge kayıt ve delil «ibraz» etmediği, «ticari defterlerinde» bu iddiasını doğrulayacak kayıt ve delil bulunmadığı, davacının borcu ödediklerini banka dekontu ve kayıtlarıyla ispatladıkları, sözleşmede «kefil» sıfatı bulunan davacıların asıl borçlu adına borcu ödemeleri nedeniyle asıl borçlu davalı şirket ve «müteselsil kefil» davalı ...'ten talep hakkının doğduğu, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin kendi aralarındaki rucu ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı kefillerin bankaya ödediği tutarı davacılara ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafın alacağını ispatladığı, davalı tarafın karşı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103.516,05 TL'nin 26/09/2008 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, davacıların ve davalı ....'nın davalı şirketin kullandığı krediye «kefil» oldukları, kefil olan davacıların kredi borcunu ödedikleri, Borçlar Kanunu'nun 488/2. maddesine göre, kefillerin gerek asıl borçlu ile beraber ve gerek kendi aralarında müteselsil olmayı kabul etmişlerse her biri borcun tamamından sorumlu olup, ancak diğerlerinin hisseleri için onlara «rücu hakkını» haiz oldukları, «müteselsil kefalette» kefillerin her birine iç ilişkide düşen sorumluluk «payının», başka türlü kararlaştırılmış olmadıkça eşit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ..... aleyhine verilen karar kesinleştiğinden bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», 36.422,31 TL'nin 26/09/2008 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, 10.223,80 TL'nin 26/09/32008 den itib …
Bu durumda mahkemece yeni bir bilirkişi kurulundan davacıların davalı «kefile» ne miktar için «rücu» edebilecekleri konusunda rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, borcu ödeyen «kefilin» diğer kefile rücusuna ilişkin olup, mahkemece bozma ilamından evvelki bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limit artırım sözleşmesi · müteselsil kefalet · kefalet limiti · muacceliyet · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kâr payı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDosya incelendiğinde, davacı ... ve davalı ...'in dava dışı iki kişiyle birlikte 12.06.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» 40.000,00TL limitle «kefil» oldukları, bilahare yapılan limit arttırım sözleşmesi ile de «kefalet limitinin» 150.000,00TL'ye çıkarıldığı, bu sözleşmede ise sadece davacı ... ve ...'in kefil olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davacıların ve davalı ....'nın davalı şirketin kullandığı krediye «kefil» oldukları, kefil olan davacıların kredi borcunu ödedikleri, Borçlar Kanunu'nun 488/2. maddesine göre, kefillerin gerek asıl borçlu ile beraber ve gerek kendi aralarında müteselsil olmayı kabul etmişlerse her biri borcun tamamından sorumlu olup, ancak diğerlerinin hisseleri için onlara «rücu hakkını» haiz oldukları, «müteselsil kefalette» kefillerin her birine iç ilişkide düşen sorumluluk «payının», başka türlü kararlaştırılmış olmadıkça eşit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ..... aleyhine verilen karar kesinleştiğinden bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına», 36.422,31 TL'nin 26/09/2008 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, 10.223,80 TL'nin 26/09/32008 den itib …
Davalı ... bilirkişi raporuna karşı itirazında, davaya konu krediyi kullandıran bankanın «muacceliyet» «ihtarnamesinde» borçlu olarak yedi kişinin bulunduğunu, bu ihtarnamede borçlu ve kefillerin belirtilmesine rağmen bu hususun bilirkişi tarafından incelenmediğini, asıl sözleşme ile «limit artırım sözleşmesinin» birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:müteselsil kefil · kefil
İncelediğiniz kararda… re, davalı şirketin hesabına bankaca aktarılan kredinin kendisince kullanılmadığına dair davaya cevabındaki iddiası dışında herhangi bir yazılı belge kayıt ve delil «ibraz» etmediği, «ticari defterlerinde» bu iddiasını doğrulayacak kayıt ve delil bulunmadığı, davacının borcu ödediklerini banka dekontu ve kayıtlarıyla ispatladıkları, sözleşmede «kefil» sıfatı bulunan davacıların asıl borçlu adına borcu ödemeleri nedeniyle asıl borçlu davalı şirket ve «müteselsil kefil» davalı ...'ten talep hakkının doğduğu, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin kendi aralarındaki rucu ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı kefillerin bankaya ödediği tutarı davacılara ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafın alacağını ispatladığı, davalı tarafın karşı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103.516,05 TL'nin 26/09/2008 tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Talep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5832 E. , 2013/21332 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2012 tarih ve 2009/344-2012/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin kullandığı krediye kefil olduklarını, banka tarafından ihtar gönderilince icra masraflarını da ödemek zorunda kalmamak için kefaleten borcu ödediklerini ileri sürerek 103.516,05 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili Adnan'ın sadece kefil sıfatının bulunduğunu, kredinin aslında Protek Elektrik İnş. Ltd. Şti., ..., ..., Metinel Ltd. Şti. tarafından kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından çekilen kredinin aynı gün davalı ... ile Metinel Ltd. Şti.'nin hesabına aktarıldığını, krediye ilişkin tüm kefalet, ipotek, temlik ve hak edişlerin kefiller tarafından sunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin hesabına bankaca aktarılan kredinin kendisince kullanılmadığına dair davaya cevabındaki iddiası dışında herhangi bir yazılı belge kayıt ve delil ibraz etmediği, ticari defterlerinde bu iddiasını doğrulayacak kayıt ve delil bulunmadığı, davacının borcu ödediklerini banka dekontu ve kayıtlarıyla ispatladıkları, sözleşmede kefil sıfatı bulunan davacıların asıl borçlu adına borcu ödemeleri nedeniyle asıl borçlu davalı şirket ve müteselsil kefil davalı ...'ten talep hakkının doğduğu, davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilin kendi aralarındaki rucu ilişkisi kapsamında ödeme yapan davacı kefillerin bankaya ödediği tutarı davacılara ödeme yükümlülüklerinin bulunduğu, davacı tarafın alacağını ispatladığı, davalı tarafın karşı iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 103.516,05 TL'nin 26/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin davalı Sivas Mimart Mimarlık İnş. Taah. Tur. ve San. Ltd. Şti. yönünden tüm, davalı ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) 818 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddeye göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yaptığı ödemeler nedeniyle hissesinden fazla ödemede bulunan borçlunun diğerine rücu hakkı olduğu gibi, aynı yasanın 488. maddesine göre müteselsil kefillerden her biri borcun tamamından mesul olup ancak diğerlerinin hissesi için onlara rücu hakkını haizdir. Hal böyleyken mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın tümüyle kabulü doğru olmamış, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin Sivas Mimart Mimarlık İnş. Taah. Tur. ve San. Ltd. Şti yönünden tüm, davalı ... yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, aşağıda yazılı bakiye 5.303,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Sivas Mimart Mimarlık İnş. Taah. Turizm ve San. Ltd. Şti.'den alınmasına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046154100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz