İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18019 E. 2015/2780 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 732↗ kambiyo senedi vasfı↗ keşide tarihi↗ ciranta↗ kambiyo senedi↗ def'i↗ sebepsiz zenginleşme↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davaya konu çekin keşide tarihinin 10.10.2011 olduğu, ibraz süresinin geçtiği ve kambiyo senedi vasfını yitirdiği, buna rağmen davacının TTK'nun 732. maddesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak hak iddiasında bulunabiliceği, ancak poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istemin ileri sürülemeyeceği, ayrıca bu istemin de poliçenin zaman aşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerektiği, bu sürenin 21.10.2012 tarihinde sona erdiği, davalının da davacının süresinden sonra talepte bulunduğuna dair itirazının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, temel ilişkiye dayalı olarak çek bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davasını sebepsiz iktisap davası olarak nitelendirmemiş, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu iddia ederek delil olarak da süresinde ibraz edilmeyen çeke dayanmıştır. Bu durumda, mahkemece davanın sebepsiz iktisap davası olarak nitelendirilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davalılardan ... tarafından zaman aşımı def'inde bulunulmadığı gibi, diğer davalı Şükrü tarafından ise işbu davaya değil, icra takibinin başlama tarihine yönelik bir itirazda bulunulmuş olup, davalıların süresi içerisinde usulüne uygun olarak ileri sürdükleri bir zaman aşımı defi de bulunmamasına rağmen mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16083 E. 2014/19654 K.
Ortak:ciranta · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu çekin «keşide tarihinin» 10.10.2011 olduğu, «ibraz» süresinin geçtiği ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği, buna rağmen davacının TTK'nun 732. maddesi «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayanarak hak iddiasında bulunabiliceği, ancak poliçeden doğan borcu düşmüş olan «cirantaya» karşı böyle bir istemin ileri sürülemeyeceği, ayrıca bu istemin de poliçenin zaman aşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülm …
Dava, temel ilişkiye dayalı olarak «çek» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, isteme konu edilen çekin karşılığı olmadığının tespit edilemediği, mahkeme kararına istinaden «çek» bedelinin ödenmediği gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu çeke dayalı olarak «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş, mahkemece açıklanan gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze konu «çek» örneği incelendiğinde, mahkemece verilen tedbir kararına dayalı olarak «çek hamiline» ödeme yapılamadığına ilişkin «şerh» bulunduğu görülmekle birlikte tedbirin ne amaçla verildiği anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · cy/cy şerhi · ihtiyati tedbir · hamil · ihtiyati haciz · keşideci · haciz · eksik inceleme
Benzer bu karardaAlacaklı vekili, müvekkilinin «hamili» olduğu çeke dayalı olarak «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş, mahkemece açıklanan gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze konu «çek» örneği incelendiğinde, mahkemece verilen tedbir kararına dayalı olarak «çek hamiline» ödeme yapılamadığına ilişkin «şerh» bulunduğu görülmekle birlikte tedbirin ne amaçla verildiği anlaşılamamaktadır.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/151 E. 2016/3749 K.
Ortak:ciranta · sebepsiz zenginleşme · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu çekin «keşide tarihinin» 10.10.2011 olduğu, «ibraz» süresinin geçtiği ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği, buna rağmen davacının TTK'nun 732. maddesi «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayanarak hak iddiasında bulunabiliceği, ancak poliçeden doğan borcu düşmüş olan «cirantaya» karşı böyle bir istemin ileri sürülemeyeceği, ayrıca bu istemin de poliçenin zaman aşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülm …
Dava, temel ilişkiye dayalı olarak «çek» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaM.. «ciro» yoluyla devretmiş, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı tarafça «çek» icra takibine konu edilmiş ancak «zamanaşımı» nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve davacı işbu davayı açarak «keşideci» ve «cirantadan» alacağının tahsilini talep etmiştir.
Ö.. yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene («keşideciye») aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · yemin teklifi · yemin · ciro · ispat yükü · hamil · keşideci · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «hamili» olduğu 13/10/2015 keşide tarihli 3.000,00 TL'lik çekin «zamanaşımına» uğramış olduğu, davacının alacağını ispat için delil listesinde «tanık deliline» dayanmadığı, karşı tarafa «yemin teklifinde» de bulunmak istemediği, genel alacak kurallarına göre davasını ispat etmesi gerekirken ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ö.. yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene («keşideciye») aittir.
M.. «ciro» yoluyla devretmiş, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı tarafça «çek» icra takibine konu edilmiş ancak «zamanaşımı» nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve davacı işbu davayı açarak «keşideci» ve «cirantadan» alacağının tahsilini talep etmiştir.
2- Dava, karşılıksız çıkan ve «zamanaşımına» uğramış çeke dayalı alacak davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1716 E. 2017/4452 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu çekin «keşide tarihinin» 10.10.2011 olduğu, «ibraz» süresinin geçtiği ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği, buna rağmen davacının TTK'nun 732. maddesi «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayanarak hak iddiasında bulunabiliceği, ancak poliçeden doğan borcu düşmüş olan «cirantaya» karşı böyle bir istemin ileri sürülemeyeceği, ayrıca bu istemin de poliçenin zaman aşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülm …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin davacı bankaya olan kredi borcunun «teminatı» olarak verildiği, dava dışı şirketin borcunun «mahsup» edilmediği, tahsilatın dava dışı şirketin bankadaki kendi hesabına aktarılıp buradan banka borcunun «havale» ile ödendiği, «hamilin» halen anılan şirket olup davacı bankanın onun vekili sıfatıyla hareket ederek tahsilatın gerçekleşebileceği, bu halde dolaylı olarak kredi borcunun mahsup edileceği, banka kayıtlarında söz konusu çekin borç için alındığının gösterilmediği, «rehin» veya bu sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişinin çeke dayalı hakları kullanamayacağı, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, davacının «yetkili hamili» olarak kabul edilemeyeceği, aksinin kabulü halinde dahi çekin hamilin zararına zenginleşme oluşturmadığı, davacı bankanın aldığı çekin karşılığında kredi borcunu mahsup etmemesi ve kredi alacağının kredi borçlusuna karşı mevcudiyeti karşısında «sebepsiz zenginleşme» şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732'nci maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
İşbu dava, «keşideci» davalı yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene (keşideciye) aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · ispat yükü · mahsup · hamil · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin davacı bankaya olan kredi borcunun «teminatı» olarak verildiği, dava dışı şirketin borcunun «mahsup» edilmediği, tahsilatın dava dışı şirketin bankadaki kendi hesabına aktarılıp buradan banka borcunun «havale» ile ödendiği, «hamilin» halen anılan şirket olup davacı bankanın onun vekili sıfatıyla hareket ederek tahsilatın gerçekleşebileceği, bu halde dolaylı olarak kredi borcunun mahsup edileceği, banka kayıtlarında söz konusu çekin borç için alındığının gösterilmediği, «rehin» veya bu sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişinin çeke dayalı hakları kullanamayacağı, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, davacının «yetkili hamili» olarak kabul edilemeyeceği, aksinin kabulü halinde dahi çekin hamilin zararına zenginleşme oluşturmadığı, davacı bankanın aldığı çekin karşılığında kredi borcunu mahsup etmemesi ve kredi alacağının kredi borçlusuna karşı mevcudiyeti karşısında «sebepsiz zenginleşme» şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İşbu dava, «keşideci» davalı yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene (keşideciye) aittir.
Bu durumda, mahkemece «sebepsiz zenginleşmediğini» «ispat yükünün» davalı «keşidecide» olduğu kabul edilerek bir karar vermek gerekirken; TTK'nın 732. maddesi dikkate alınmaksızın, alınan çekin dava dışı şirketin kredi borcundan davacı tarafça «mahsup» edilmediği, kredi alacağının dava dışı şirkete karşı halen mevcut olduğu ve sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yanılgılı değerlendirme s …
Somut uyuşmazlıkta, davaya konu çekin «keşidecisinin» davalı olduğu, davacının kredi borçlusu olan dava dışı şirket emrine düzenlendiği ve davacının da çeki dava dışı şirketten «temlik cirosu» ile devraldığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18019 E. , 2015/2780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2013/228-2014/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bir ticari ilişki sebebiyle davalılar tarafından müvekkiline verilen çekin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu çekin keşide tarihinin 10.10.2011 olduğu, ibraz süresinin geçtiği ve kambiyo senedi vasfını yitirdiği, buna rağmen davacının TTK'nun 732. maddesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak hak iddiasında bulunabiliceği, ancak poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istemin ileri sürülemeyeceği, ayrıca bu istemin de poliçenin zaman aşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerektiği, bu sürenin 21.10.2012 tarihinde sona erdiği, davalının da davacının süresinden sonra talepte bulunduğuna dair itirazının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, temel ilişkiye dayalı olarak çek bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davasını sebepsiz iktisap davası olarak nitelendirmemiş, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu iddia ederek delil olarak da süresinde ibraz edilmeyen çeke dayanmıştır. Bu durumda, mahkemece davanın sebepsiz iktisap davası olarak nitelendirilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davalılardan ... tarafından zaman aşımı def'inde bulunulmadığı gibi, diğer davalı Şükrü tarafından ise işbu davaya değil, icra takibinin başlama tarihine yönelik bir itirazda bulunulmuş olup, davalıların süresi içerisinde usulüne uygun olarak ileri sürdükleri bir zaman aşımı defi de bulunmamasına rağmen mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166861500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz