Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2825 E. 2015/1184 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ i̇i̇k 308/b↗ aktif husumet ehliyeti↗ pay sahipliği↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 309. maddesi ile şirketin 305, 306, 307, 308, (6762 sayılı TTK’nın 334,335) 6102 sayılı TTK’nın 395, 396 maddelerinde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklarının dava haklarının olduğu ve ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, TTK’nın 340. maddesinde de TTK’nın 336 ve 337 maddelerin hükümleri gereğince idare meclisi azalarına yükletilen mesuliyet hakkında 309'uncu madde hükmünün de tatbik olunacağı belirtildiğinden hüküm olunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiği kanaatiyle usulüne uygun açılmayan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine dair davanın da davacının ortağı olduğu dava dışı şirket adına açılması gerektiğinden bu dava bakımdan da davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ttk 309/4 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5777 E. 2016/1349 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · aktif husumet ehliyeti · pay sahipliği · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 309. maddesi ile şirketin 305, 306, 307, «308», (6762 sayılı TTK’nın 334,335) 6102 sayılı TTK’nın 395, 396 maddelerinde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklarının dava haklarının olduğu ve ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, TTK’nın 340. maddesinde de TTK’nın 336 ve 337 maddelerin hükümleri gereğince idare meclisi azalarına yükletilen mesuliyet hakkında 309'uncu madde hükmünün de tatbik olunacağı belirtildiğinden hüküm olunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiği kanaatiyle usulüne uygun açılmayan davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesine dair davanın da davacının ortağı olduğu dava dışı şirket adına açılması gerektiğinden bu dava bakımdan da davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK’nın 309. maddesi ile şirketin 305, 306, 307, «308», (6762 sayılı TTK’nın 334,335) 6102 sayılı TTK’nın 395, 396. maddelerinde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklarının dava haklarının olduğu ve ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, TTK’nın 340. maddesinde de TTK’nın 336. ve 337. maddelerin hükümleri gereğince idare meclisi azalarına yükletilen mesuliyet hakkında 309'uncu madde hükmünün de tatbik olunacağı belirtildiğinden hüküm olunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiği kanaatiyle usulüne uygun açılmayan davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03/02/2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17493 E. 2014/5713 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · pay sahipliği
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 309. maddesi ile şirketin 305, 306, 307, «308», (6762 sayılı TTK’nın 334,335) 6102 sayılı TTK’nın 395, 396 maddelerinde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklarının dava haklarının olduğu ve ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, TTK’nın 340. maddesinde de TTK’nın 336 ve 337 maddelerin hükümleri gereğince idare meclisi azalarına yükletilen mesuliyet hakkında 309'uncu madde hükmünün de tatbik olunacağı belirtildiğinden hüküm olunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiği kanaatiyle usulüne uygun açılmayan davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; TTK.'nın 309. maddesinin şirketin 305, 306, 307 ve «308». maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava haklarının bulunduğu ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği hükmüne haiz olduğu, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı pay sahipleri ile alacaklıların da açabileceği, somut olayda, davacının yöneticiler ve ortaklar hakkında ileri sürdüğü talebin «dolaylı zarar» kapsamında kaldığı, dolaylı zarar durumunda alacaklıların da talepte bulunabilmesine karşın bu zararın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmalarının g …
Farklı:dolaylı zarar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; TTK.'nın 309. maddesinin şirketin 305, 306, 307 ve «308». maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava haklarının bulunduğu ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği hükmüne haiz olduğu, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı pay sahipleri ile alacaklıların da açabileceği, somut olayda, davacının yöneticiler ve ortaklar hakkında ileri sürdüğü talebin «dolaylı zarar» kapsamında kaldığı, dolaylı zarar durumunda alacaklıların da talepte bulunabilmesine karşın bu zararın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmalarının g …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2825 E. , 2015/1184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2013 tarih ve 2011/154-2013/220 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/02/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılardan ..., ... ve ... vekili Av. .... ile diğer davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'nin ortağı olduğunu, davalı ...’nın ve ...’un ortak ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi, davalı ...'ın mali işler müdürü olduğunu, davalıların dava dışı ...’nin personelini de kaydırmak suretiyle aynı konuda faaliyet göstermek üzere davalı ...'yi kurduklarını, yönetim kurulunun genel kuruldan onay almadan iş ve işlemler yaparak ...’yi zarara uğrattıklarını, ...’nin sahip olduğu mümessillikleri ve müşteri portföyünü davalı şirkete aktardıklarını, ...’nin markalarını davalı şirkete kaydırdıklarını, davalıların yaptıkları aşırı harcamalar ile şirketi zarar uğrattıklarını, genel kurulda TTK'nın 334 ve 335'inci maddeleri uyarınca verilen izni şirketin bilgisayar kayıt ve belgelerinden de faydalanmak suretiyle ...’nin içini boşaltmak için kullandıklarını, ...’yi iflasa sürüklediklerini ileri sürerek, şimdilik 300.000,00 TL’nin davalılardan tahsili ile dava dışı ...'ye ödenmesine, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 07.02.2011 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinin sonuç bölümünün HUMK’nın 459.
maddesi uyarınca tazminatın davacıya ödenmesi şeklinde düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacının böyle bir dava açma hakkı bulunmadığını, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, davalıların genel kurulda TTK’nın 334 ve 335. maddeleri uyarınca verilen izin çerçevesinde hareket ettiklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 309. maddesi ile şirketin 305, 306, 307, 308, (6762 sayılı TTK’nın 334,335) 6102 sayılı TTK’nın 395, 396 maddelerinde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklarının dava haklarının olduğu ve ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, TTK’nın 340. maddesinde de TTK’nın 336 ve 337 maddelerin hükümleri gereğince idare meclisi azalarına yükletilen mesuliyet hakkında 309'uncu madde hükmünün de tatbik olunacağı belirtildiğinden hüküm olunacak tazminatın şirkete verilmesi gerektiği kanaatiyle usulüne uygun açılmayan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine dair davanın da davacının ortağı olduğu dava dışı şirket adına açılması gerektiğinden bu dava bakımdan da davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166850400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz