Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/454 E. 2017/3242 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili satıcılık sözleşmesi↗ servis sözleşmesi↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında uzun yıllar yetkili satıcılık sözleşmesi ve servis sözleşmesinin olduğu, davalı kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 12.maddesi kapsamında dürüstçe ticari kullanım mahiyetinde olduğu, tazminatı gerektirir bir tecavüzün ve haksız rekabetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak dosyada mevcut davalı kullanımına ilişkin fotoğraflar ile davalının işyerindeki ve bina dış kısmındaki tanıtıcı işaretler değerlendirildiğinde, davacının inhisari lisans hakkı sahibi olduğu markasının ve logosunun davalı işletmenin tanıtımında markasal ve baskın mahiyet arz edecek şekilde yer aldığı görülmüştür. Bu durumda, davalının işyeri dışında anılan kullanımının kapsamında bir kullanım olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı halde yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tecavüz durdurulması | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15585 E. 2015/598 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · dava şartı yokluğu · marka hakkına tecavüz · taraf ehliyeti · maddi ve manevi tazminat
Benzer bu kararda… davacı adına tescilli “.... markasının 28.12.2004 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kullanımının dava dışı Satrüm ....'ne devredildiği, bu «sözleşmenin feshi» ile ilgili herhangi bir kayıt veya belgenin dosyaya sunulmadığı, bu durumda inhisari marka lisans sözleşmesi gereğince dava açma hakkının inhisari olarak markayı devralan bu şirkete ait olduğu, marka hakkı sahibinin sözleşmede açıkça aksi belirtilmediği için 556 Sayılı KHK'nın 21/3. maddesi uyarınca markayı kullanamayacağından aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, durdurulması ve «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, inhisari marka lisans sözleşmesi ile kullanımı dava dışı şirkete devredilen markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkının marka hakkı sahibi davacıya değil, inhisari lisans sahibine ait olduğu, marka sahibi davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece davacı marka sahibinin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar tesis edilmiş ise de; 556 sayılı KHK'nın 21. maddesi uyarınca marka sahibinin, markasını değil, markasının kullanım h …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/454 E. , 2017/3242 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile arasında imzalanan anlaşma gereğince üretilen otomobiller ile yedek parça, orijinal aksesuar ve bakım ürünlerinin satış hakkının ve markası ve logolarının kullanım hakkının kendisine verildiğini, müvekkili şirketin marka ve logosuna ilişkin inhisari lisans hakkını kendisi ile yetkili satıcılık ve yetkili atölye sözleşmesi akdetmiş olan yetkili satıcılar ve yetkili atölyelere kullandırdığını, davalının işyeri tabelasında markası yazılarını ve logosunu kullanarak markaya tecavüz eylemini gerçekleştirdiğini ve bu eyleminin haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek davalının marka hakkına tecavüzünün durdurulmasını, davalı tarafa ait yazı ve logosunu içeren tabela ve panoların imhasını, şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminata karar verilmesini, davalı şirket tarafından yapılmış olan servis hizmeti, yedek parça ve araba satışı üzerinden elde ettiği kazancın belirlenerek makul görülecek bir payın maddi tazminat miktarına eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin özel servis hizmeti verdiğini, yetkili servis imajı vererek faaliyet gösterdiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, tüketicilerin, müvekkili şirketin işletmesini davacı tarafın yetkili servisi ile karıştırması ihtimalinin bulunmadığını, 1974 yılında akdettiği yetkili satıcılık sözleşmesi ile markalı otomobillerin satışı ve servis hizmetine başladığını, bu sözleşmenin 2007 yılında feshedilmesiyle özel servis olarak faaliyet göstermeye başladığını, davalının ibaresine özel servis olarak anılan markalı araçların tamir ve bakımının yapıldığını göstermek amacıyla ve 556 sayılı KHK 12. m.’ye uygun olarak yer verdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında uzun yıllar yetkili satıcılık sözleşmesi ve servis sözleşmesinin olduğu, davalı kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 12.maddesi kapsamında dürüstçe ticari kullanım mahiyetinde olduğu, tazminatı gerektirir bir tecavüzün ve haksız rekabetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak dosyada mevcut davalı kullanımına ilişkin fotoğraflar ile davalının işyerindeki ve bina dış kısmındaki tanıtıcı işaretler değerlendirildiğinde, davacının inhisari lisans hakkı sahibi olduğu markasının ve logosunun davalı işletmenin tanıtımında markasal ve baskın mahiyet arz edecek şekilde yer aldığı görülmüştür. Bu durumda, davalının işyeri dışında anılan kullanımının kapsamında bir kullanım olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı halde yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359515500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz