6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin edilen şirketin, derdest davanın görülmesi için ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/976 E. 2020/859 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tasfiyesi sonlandırılıp ticaret sicilinden terkin edilen bir şirket hakkında, tasfiyeden önce mevcut bir ticari ilişkiden kaynaklanan ve tasfiye sırasında derdest olan bir davanın görülüp sonuçlandırılmasını teminen ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu görülürse, TTK 547 uyarınca şirketin yeniden tescili ve tasfiye memuru atanması yoluyla ihyasına karar verilebilir; bu durumda ihya davasının husumeti tasfiye memuruna yöneltilir ve yargılama giderinden de tasfiye memuru sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyası ve ek tasfiye şartlarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye sürecinde hukuka aykırı bir eylem bulunmadığını, ek tasfiye işlemlerinin başlatılması için gereken koşulların meydana gelmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 547. maddesi, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebileceğini ve mahkemenin istemi kabulü halinde ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceğini düzenlemektedir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermekte olup, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekir. Fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyenin sonlandığından söz edilemez. Tasfiyeden önce mevcut olan ticari ilişki nedeniyle davacının talepleri karşılanmadan tasfiyenin sonuçlandığı kabul edilemeyeceğinden, davalı tasfiye memurunun tasfiyenin usulünce yapıldığı yönündeki savunması dinlenemez. Dosya kapsamından, tasfiyeden önceki alacaklar nedeniyle açılan davanın görülmesini teminen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memurunun husumet ve yargılama giderinden sorumluluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tüzel kişiliğin ihyası davasının kendisine yöneltilemeyeceğini ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tüzel kişiliğin ihyası davasının tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğinden, davalının kendisine husumet yöneltilemeyeceği ve aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda daha önce temyiz yolu açık hüküm verilmekteyken, Yargıtay HGK'nın 2017/11-2924 E., 2018/1935 K. sayılı ilamı uyarınca ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespiti nedeniyle uygulamadan dönülerek kesin olarak karar verildiği belirtilmiş; bu husus kesinlik yönünden emsal değer taşımaktadır. Ayrıca ihya davasında husumetin tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiği ve yargılama giderinden tasfiye memurunun sorumlu olduğu yönündeki tespit de benzer uyuşmazlıklar için ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tüzel kişilik husumet tasfiye memuru ticaret sicilinden terkin

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/976

KARAR NO 2020/859

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/07/2020

NUMARASI 2020/352 Esas 2020/256 Karar s

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/09/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından ''Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'' ünvanlı şirket aleyhine açılan alacağa ilişkin davanın İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/518 E. sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğü, söz konusu davanın yargılaması sonucu verilen kararın tebliği ve kesinleştirme işlemlerinin yapılması aşamasında söz konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine ihya davası açılması için yetki ve süre verildiği ileri sürülerek sonuçta söz konusu şirketin söz konusu 2017/518 Esas sayılı dava yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı ... Müdürlüğü vekili ; konuya ilişkin yasal düzenlemeler hatırlatılarak ticaret sicilinin mevzuata uygun işlem yaptığı ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili;söz konusu şirketin tasfiye sürecinde hukuka aykırı herhangi bir durumun olmadığı, müvekkilinin kusurundan söz edilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ek tasfiye işlemlerinin şirketin son tasfiye memuru-davalı gerçek şahıs tarafından yapılması uygun görülerek söz konusu davalının tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Memurluğu, yasal hasım konumunda olması ve şirket hakkında açılacak davayı bilecek durumda olmaması nedeni ile sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; müvekkilinin tasfiye sürecinde hukuka aykırı bir eyleminin olmadığını, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ek tasfiye işlemlerinin başlatılması için gereken koşulların meydana gelmediğini, özel hukuku ilgilendiren bir konuda, resen ve kamu gücüyle eski tasfiye memurunun yeniden görevli kılınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle kararın aleyhe tüm yönleriyle kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/518 esas sayılı dosyasında davacı tarafından açılan alacak davasının görülerek sonuçlandırılması amacıyla sınırlı olarak ihyası istemine ilişkindir.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 02/04/2019 tarihinde tescil edilerek terkin edildiği, davanın 02/07/2013 tarihinde açıldığı dava derdest iken tasfiyenin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yk üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemi kabulü halinde ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapması için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.

Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyenin sonlandığından söz etmek mümkün değildir. Tasfiyeden evvel mevcut olan ticari ilişki(eser sözleşmesi) ilişki nedeniyle davacının talepleri karşılanmadan tasfiyenin sonuçlandığı kabul edilemeyeceğinden davalı tasfiye memurunun tasfiyenin usulunce yapıldığı savunması dinlenemeyecektir.Tüzel kişiliğin ihyası davasının tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğinden davalının kendisine husumet yöneltilemeyeceği ve aleyhinde yargı giderine hükmedilmemesi gerektiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu,tasfiyeden evvel ki alacaklar nedeniyle açılan davanın görülmesini teminen şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Dairemizce; tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile " TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. Maddesinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbiti nedeniyle, mevcut uygulamadan dönülerek HMK 362(ç) gereği kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 59-TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165836 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.