İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18797 E. 2015/291 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yaklaşık ispat↗ mal kaçırma↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ yerleşim yeri↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ muacceliyet↗ ipotek↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, İİK'nın 257. maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, ihtiyati haciz talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların mal kaçırma girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yukarıda belirtilen nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nın ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile aleyhine ihtiyati haciz istenenler arasında imzalanmış bulunan kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara hesap kat ihtarı gönderilmiştir. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu suretle, hesap kat ihtarının gönderilmesiyle birlikte borcun muaccel olduğunun, bu suretle borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu yönündeki gerekçenin yerinde bulunmadığının kabulü gerekir. İİK'nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların mal kaçırma girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir. Ayrıca, kredi sözleşmesi, ipotek belgeleri ve hesap kat ihtarının aleyhine ihtiyati haciz istenenlere tebliğine dair tebligat evrakları getirtilerek kefiller yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden eksik inceleme ile talebin reddedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8383 E. 2016/7454 K.
Ortak:yaklaşık ispat · mal kaçırma · yerleşim yeri · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlunun «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı «ihtiyati haciz» istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, «ihtiyati haciz» talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaİcra İflas Kanunu'nun «257». maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve «muaccel» olmuş bir alacağın alacaklısı, «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir; «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı ise yalnız borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa ya da borçlu «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerd …
Bu durumda, borcun vadesinin gelmediği ve borçlunun «mal kaçırma» gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, ayrıca mahkemece dinlenen tanık ifadesinin de borçlunun mal kaçırma ya da kaçma girişiminde bulunduğunu ispati yeterli olmadığı, borçlunun aralarındaki sözleşmeye binaen «ihtiyati haciz» talep edene olan diğer borçlarını zamanında ödediği ve sadece ihtiyati hacze konu «bononun» kaldığı göz önüne alınarak borçlunun «ihtiyati hacze itirazının» kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle b …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlunun «mal kaçırma» girişimlerinde bulunduğu, bu durumun alacaklı tarafından yaklaşık olarak ispat edildiği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · ihtiyati hacze itiraz · bono
Benzer bu karardaTalep, henüz «vade tarihi» gelmemiş «bonoya» dayalı olarak verilen ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Bu durumda, borcun vadesinin gelmediği ve borçlunun «mal kaçırma» gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, ayrıca mahkemece dinlenen tanık ifadesinin de borçlunun mal kaçırma ya da kaçma girişiminde bulunduğunu ispati yeterli olmadığı, borçlunun aralarındaki sözleşmeye binaen «ihtiyati haciz» talep edene olan diğer borçlarını zamanında ödediği ve sadece ihtiyati hacze konu «bononun» kaldığı göz önüne alınarak borçlunun «ihtiyati hacze itirazının» kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle b …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlunun «mal kaçırma» girişimlerinde bulunduğu, bu durumun alacaklı tarafından yaklaşık olarak ispat edildiği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10103 E. 2015/9707 K.
Ortak:yerleşim yeri · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlunun «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı «ihtiyati haciz» istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, «kredi sözleşmesi», «ipotek» belgeleri ve «hesap kat ihtarının» aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlere tebliğine dair «tebligat» evrakları getirtilerek «kefiller» yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden «eksik inceleme» ile talebin reddedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, «ihtiyati haciz» talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, İİK'nın «257»/1. madde ve fıkrasında “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı Yasa'nın 257/2. madde ve fıkrasında ise, “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız, borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlu «taahhütlerinden» kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «ihtiyati haciz» istenebilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında «menfi tespit davası» açılması İİK'nın «257»/1. maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel olmadığı gibi, 257/2. maddeki koşulların «muaccel» değil, müeccel alacaklar için aranması gerektiği, karşı taraf borçluların talep dışı Halil İbrahim Ak'ın alacaklı Banka'dan çekmiş olduğu kredinin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» oldukları göz önünde bulundurularak talep hakkında 6098 sayılı TBK'nın 586. madde koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek gereki …
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçtan kurtulma · menfi tespit davası · müteselsil kefil · tespit davası · genel kredi sözleşmesi · menfi tespit
Benzer bu karardaBu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında «menfi tespit davası» açılması İİK'nın «257»/1. maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel olmadığı gibi, 257/2. maddeki koşulların «muaccel» değil, müeccel alacaklar için aranması gerektiği, karşı taraf borçluların talep dışı Halil İbrahim Ak'ın alacaklı Banka'dan çekmiş olduğu kredinin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» oldukları göz önünde bulundurularak talep hakkında 6098 sayılı TBK'nın 586. madde koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek gereki …
Esas sayılı dosyası ile «menfi tespit» davasının bulunduğu ayrıca, kefillerin «borçtan kurtulmak» için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendilerinin kaçmaya hazırlandığına ilişkin bir bilgi, belge veya delil bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5667 E. 2016/5864 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaAyrıca, «kredi sözleşmesi», «ipotek» belgeleri ve «hesap kat ihtarının» aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlere tebliğine dair «tebligat» evrakları getirtilerek «kefiller» yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden «eksik inceleme» ile talebin reddedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler arasında imzalanmış bulunan «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaSomut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile .... arasında imzalanmış bulunan «kredi sözleşmesini» borçluların «müteselsil kefil» ve «garantör» sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmış ve alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Ancak, İİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akreditif · müteselsil kefil · garantörlük
Benzer bu karardaSomut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile .... arasında imzalanmış bulunan «kredi sözleşmesini» borçluların «müteselsil kefil» ve «garantör» sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmış ve alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ihtilafın kredi-«akreditif» işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18000 E. 2012/21369 K.
Ortak:mal kaçırma · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlunun «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı «ihtiyati haciz» istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, «ihtiyati haciz» talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin borçlunun «mal kaçırma» hazırlığı içinde olduğunu delillendirmediği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, İcra ve İflas Kanunu'nun «257». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Davacının «ihtiyati haciz» isteminin dayanağı, talep tarihi itibariyle «vadesi» gelmiş «bonoya» dayalı alacak olup mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bono
Benzer bu karardaDavacının «ihtiyati haciz» isteminin dayanağı, talep tarihi itibariyle «vadesi» gelmiş «bonoya» dayalı alacak olup mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Mahkemenin gerekçesi İcra ve İflas Kanununun «257»/2 maddesindeki «vadesi» gelmemiş borçlarla ilgili olup, İcra ve İflas Kanununun 257/1. maddesinde yer alan talep konusu vadesi gelmiş «bonoya» dayalı alacak için geçerli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1421 E. 2015/2929 K.
Ortak:mal kaçırma · yerleşim yeri · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz · taahhütname
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlunun «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı «ihtiyati haciz» istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, «ihtiyati haciz» talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaİcra İflas Kanunu'nun «257». maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve «muaccel» olmuş bir alacağın alacaklısı, «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir; «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı ise yalnız borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa ya da borçlu «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerd …
Borçluların «mal kaçırma» gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, 10/10/2013 tarihli alıcılar ... ve ... ile satıcı ... arasında imzalanan sözleşmede «ihtiyati haciz» isteyen ...'in taraf olmadığı, sunulan senetlerin ...'e «ciro» yoluyla verildiği, senetlerin «mücerretliği ilkesi» gereğince sözleşme ile ihtiyati haciz isteyenin bağlılığının ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar, «vadesi» gelmemiş «bonolar» yönünden yerindeyse de; ihtiyati haciz talebine konu olan 30/04/2014 ödeme tarihli 3.000 Dolar bedelli bono ile 30/03/2014 ödeme tarihli 3.000 Dolar bedelli bono talep tarihi itibariyle «muaccel» olduğundan, «ibraz» edilen sözleşmede yer almaması sebebiyle sözleşme ile ilgisi de bulunamadığından adı geçen iki senede dayalı ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gere …
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesinde yer alan şartların gerçekleşmediği, borçluların «mal kaçırma» gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, 10/10/2013 tarihli alıcılar ... ve ... ile satıcı ... arasında imzalanan sözleşmede «ihtiyati haciz» isteyen ...'in taraf olmadığı, sunulan senetlerin ...'e «ciro» yoluyla verildiği, senetlerin «mücerretliği ilkesi» gereğince sözleşme ile ihtiyati haciz isteyenin bağlılığının ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmişt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik ilkesi · mücerretlik · ciro · bono · ibraz
Benzer bu karardaBorçluların «mal kaçırma» gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, 10/10/2013 tarihli alıcılar ... ve ... ile satıcı ... arasında imzalanan sözleşmede «ihtiyati haciz» isteyen ...'in taraf olmadığı, sunulan senetlerin ...'e «ciro» yoluyla verildiği, senetlerin «mücerretliği ilkesi» gereğince sözleşme ile ihtiyati haciz isteyenin bağlılığının ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar, «vadesi» gelmemiş «bonolar» yönünden yerindeyse de; ihtiyati haciz talebine konu olan 30/04/2014 ödeme tarihli 3.000 Dolar bedelli bono ile 30/03/2014 ödeme tarihli 3.000 Dolar bedelli bono talep tarihi itibariyle «muaccel» olduğundan, «ibraz» edilen sözleşmede yer almaması sebebiyle sözleşme ile ilgisi de bulunamadığından adı geçen iki senede dayalı ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gere …
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesinde yer alan şartların gerçekleşmediği, borçluların «mal kaçırma» gibi bir durumunun sunulan belgeler ile ispatlanamadığı, 10/10/2013 tarihli alıcılar ... ve ... ile satıcı ... arasında imzalanan sözleşmede «ihtiyati haciz» isteyen ...'in taraf olmadığı, sunulan senetlerin ...'e «ciro» yoluyla verildiği, senetlerin «mücerretliği ilkesi» gereğince sözleşme ile ihtiyati haciz isteyenin bağlılığının ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmişt …
2- Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz ..., ... ve ... arasında düzenlenen sözleşme ile «ibraz» edilen bonolara istinaden talep edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10876 E. 2011/10913 K.
Ortak:mal kaçırma · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlunun «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı «ihtiyati haciz» istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, «ihtiyati haciz» talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda anılan maddede «muaccel borç» alacağı için «mal kaçırma» hazırlığında olma koşulu olmadığı halde, mahkemece borçlunun mal kaçırma hazırlığı ispatlanamadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Somut olayda «muaccel» olan borç nedeniyle «ihtiyati haciz» talep edilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muaccel borç
Benzer bu karardaYukarıda anılan maddede «muaccel borç» alacağı için «mal kaçırma» hazırlığında olma koşulu olmadığı halde, mahkemece borçlunun mal kaçırma hazırlığı ispatlanamadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16263 E. 2012/18718 K.
Ortak:mal kaçırma · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlunun «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı «ihtiyati haciz» istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, «ihtiyati haciz» talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler arasında imzalanmış bulunan «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece borçlunun «mal kaçırma» girişiminde bulunduğuna dair delil bulunmadığı ve borçlu aleyhine takip yapıldığı gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de anılan kanun hükmü uyarınca «vadesi» gelmiş para borcundan dolayı «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçlunun mal kaçırma girişiminde bulunması şart değildir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz talep eden vekili, «bankacılık hizmetleri sözleşmesi» gereğince davalıya verilen kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle davalının hesabını kat etmiş, borcun ödenmesi için «ihtar» göndermiş, borcun ödenmemesi üzerine de icra takibi başlatmış, icra takibi henüz kesinleşmemiştir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de «ihtiyati haciz» talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK'nın «257»/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz talep eden vekili, «bankacılık hizmetleri sözleşmesi» gereğince davalıya verilen kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle davalının hesabını kat etmiş, borcun ödenmesi için «ihtar» göndermiş, borcun ödenmemesi üzerine de icra takibi başlatmış, icra takibi henüz kesinleşmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4031 E. 2013/5950 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen «yerleşim yeri» yoksa, borçlunun «taahhütlerinden» kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa «vadesi» gelmemiş borçtan dolayı «ihtiyati haciz» istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, «kredi sözleşmesi», «ipotek» belgeleri ve «hesap kat ihtarının» aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlere tebliğine dair «tebligat» evrakları getirtilerek «kefiller» yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden «eksik inceleme» ile talebin reddedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, İİK'nın «257». maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, «ihtiyati haciz» talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların «mal kaçırma» girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta alacaklı banka tarafından «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan ... hakkında «hesabın kat edilmesi» sonrası ....08.2012 tarihinde «ilamsız takip» yapılmış, 03.09.2012 tarihinde ise işbu davada mallarını kaçırma girişiminde bulunduğu iddiasıyla «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilen ...’ın takip dosyasına verdiği dilekçeye göre, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · kısmi itiraz · ilamsız takip · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta alacaklı banka tarafından «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan ... hakkında «hesabın kat edilmesi» sonrası ....08.2012 tarihinde «ilamsız takip» yapılmış, 03.09.2012 tarihinde ise işbu davada mallarını kaçırma girişiminde bulunduğu iddiasıyla «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece «müşterek borçlu müteselsil kefilin» takip dosyasına «ibraz» etmiş olduğu faize ilişkin «kısmi itiraz» dilekçesi gerekçe gösterilerek, talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18797 E. , 2015/291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2014 tarih ve 2014/85-2014/85 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi .......tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın..........'ye genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırdığını, diğer aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullanılan kredinin hesap kat ihtarnamesi çekilmesine rağmen geri ödenmediğini ileri sürerek, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK'nın 257. maddesi kapsamında aranan şartların bulunmadığı, ihtiyati haciz talep edilen borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, borçluların mal kaçırma girişimlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yukarıda belirtilen nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İİK'nın ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile aleyhine ihtiyati haciz istenenler arasında imzalanmış bulunan kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara hesap kat ihtarı gönderilmiştir. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu suretle, hesap kat ihtarının gönderilmesiyle birlikte borcun muaccel olduğunun, bu suretle borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu yönündeki gerekçenin yerinde bulunmadığının kabulü gerekir.
İİK'nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda borcun vadesinin gelmediği söylenemeyeceğinden mahkemenin uygulama yeri bulunmayan adı geçen hükme istinaden borçluların mal kaçırma girişimlerinin bulunmadığı gerekçesi de yerinde görülmemiştir. Ayrıca, kredi sözleşmesi, ipotek belgeleri ve hesap kat ihtarının aleyhine ihtiyati haciz istenenlere tebliğine dair tebligat evrakları getirtilerek kefiller yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586/1.
maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden eksik inceleme ile talebin reddedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165620700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz