Tazminat | Sözleşmelere uygun olduğunu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13368 E. 2015/105 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
opsiyon sözleşmesi↗ opsiyon işlemi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu opsiyona ait "........."na göre bariyer gözleminin yurt içi bankalar arası piyasada yapılması gerektiği, yurt içi bankalararası piyasada, 19/07/2011-22/08/2011 arası gözlem döneminde 1,81'lik bariyer seviyesinden TL/USD işlemi geçmediğinden opsiyon işleminin aktifleşmeden sonlandırılması gerektiği, opsiyon işlemi aktifleşmiş gibi hareket eden davalı bankanın yaptığı işlemler sonucununda davacının 32.500 TL zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı bankanın opsiyon sözleşmesine aykırı olarak opsiyonu aktifleştirdiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek taraflar arasındaki sözleşmeye göre yurt içi bankalararası piyasada, gözlem döneminde belirlenen bariyer seviyesinden işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen “bankalararası piyasa” ibaresinin yurt dışı bankaları da kapsadığını belirterek, bu konuya ilişkin hukuki mütaala sunmuştur. Ancak, davalının bilirkişi raporuna ilişkin bu itirazları karşılanmadan karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınıp, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan “bankalararası piyasa” ibaresinden neyin anlaşılması gerektiği, buna göre davalının işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi için aralarında hukukçu ve yatırım uzmanı bulunan üniversite öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik heyetten, denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Sözleşmelere uygun olduğunu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/217 E. 2024/6300 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi · Tazminat, Sözleşmelere uygun olduğunu
İncelediğiniz kararda… iyasada yapılması gerektiği, yurt içi bankalararası piyasada, 19/07/2011-22/08/2011 arası gözlem döneminde 1,81'lik bariyer seviyesinden TL/USD işlemi geçmediğinden «opsiyon işleminin» aktifleşmeden sonlandırılması gerektiği, opsiyon işlemi aktifleşmiş gibi hareket eden davalı bankanın yaptığı işlemler sonucununda davacının 32.500 TL zarara uğrad …
Davacı taraf, davalı bankanın «opsiyon sözleşmesine» aykırı olarak opsiyonu aktifleştirdiğini ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her bir «opsiyon işlemine» ilişkin detay ve koşulların o işleme özel " «opsiyon sözleşmesi» teyit «formu»"nda kayıtlı olduğunu, 19.07.2011 işlem tarihli opsiyon sözleşmesi teyit formuna göre davalı bankanın 19.10.2011 tarihinde 1,70 TL/USD kur değerinden 191.176,47 USD satma yükümlülüğüne girdiğini ve karşılığında da 500,00 TL opsiyon «primini» tahsil ettiğini, bu opsiyon hakkını ise Barclays Bank'a sattığını ancak hak devrinde bulunmadığını, bankalar arası piyasa tabirinin yurt dışını da kapsadığı iddias …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bariyerli «opsiyon sözleşmesinden» kaynaklanan bir tazminat hakkı doğup doğmadığına ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ek prim · üçüncü kişi
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her bir «opsiyon işlemine» ilişkin detay ve koşulların o işleme özel " «opsiyon sözleşmesi» teyit «formu»"nda kayıtlı olduğunu, 19.07.2011 işlem tarihli opsiyon sözleşmesi teyit formuna göre davalı bankanın 19.10.2011 tarihinde 1,70 TL/USD kur değerinden 191.176,47 USD satma yükümlülüğüne girdiğini ve karşılığında da 500,00 TL opsiyon «primini» tahsil ettiğini, bu opsiyon hakkını ise Barclays Bank'a sattığını ancak hak devrinde bulunmadığını, bankalar arası piyasa tabirinin yurt dışını da kapsadığı iddias …
Merkez Bankası tarafından bu hususta yasal bir bildirim veya açıklama da bulunmadığını, «üçüncü kişi» konumundaki Barclays Bank'a ilişkin mağduriyetin dikkate alınmadığını belirterek ve dilekçelerindeki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2400 E. 2019/2291 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, davalı bankanın «opsiyon sözleşmesine» aykırı olarak opsiyonu aktifleştirdiğini ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan 8 adet bariyerli «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davacı ile davalı banka arasında 03/05/2011-05/07/2011 tarihleri arasında imzalanan 8 adet bariyerli «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olması sebebiyle alacak miktarı olan 351.608,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Sözleşmenin geçersizliği | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1251 E. 2020/4358 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · opsiyon işlemi
İncelediğiniz kararda… iyasada yapılması gerektiği, yurt içi bankalararası piyasada, 19/07/2011-22/08/2011 arası gözlem döneminde 1,81'lik bariyer seviyesinden TL/USD işlemi geçmediğinden «opsiyon işleminin» aktifleşmeden sonlandırılması gerektiği, opsiyon işlemi aktifleşmiş gibi hareket eden davalı bankanın yaptığı işlemler sonucununda davacının 32.500 TL zarara uğrad …
Davacı taraf, davalı bankanın «opsiyon sözleşmesine» aykırı olarak opsiyonu aktifleştirdiğini ileri sürmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapıldığı çekişme konusu olmayan 08.01.2010 tarihli genel türev işlemler «çerçevesi sözleşmesine» dayalı yapılan münferit döviz opsiyonu işlemleri ile ilgili 08.07.2011, 12.07.2011 ve 15.07.2011 tarihli bariyerli opsiyon dekontu ve sözleşmeleri düzenlendiği, «kamu düzenine» ilişkn TBK hükümlerinin 01.07.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelere de uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki söz konusu sözleşmelerin özelliği itibariyle bariyer tipi knock out sözleşmesi olduğu ve sadece alt bariyer olup, üst bariyerlerin kararlaştırılmadığı, davacının sözleşmeler öncesi dava dışı HSBC Bank A.Ş ile vadeli döviz «opsiyon işlemlerini» gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve «formlarda» opsiyon işlemlerinin niteliği, özellikleri ve riskleri hakkında ayrıntılı bilgilerin yer aldığı nazara alındığında davacının söz konusu işlemler ve riskler yönünden bilgi sahibi olduğu ancak, türev işlemler çerçeve sözleşmenin 2.7.maddesi uyarınca, davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak sonlandırmayı talep etmesi halinde bankaya tamamen kendi insiyatifinde ve tek taraflı olarak belirleyebileceği bir fiyatı verme hakkının tanındığı ve ancak müşterinin bu fiyatı kabul etmesi ve tarafların mutabık olmaları durumanda sözleşmenin sonlandırılmasının mümkün olabileceği düzenlemesi karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin TBK'nun 25 m. hükümlerine aykırı olduğu ve TBK 27. madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · genel işlem koşulu · çerçeve sözleşme · i̇i̇k 167 · ba formu · kamu düzeni · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapıldığı çekişme konusu olmayan 08.01.2010 tarihli genel türev işlemler «çerçevesi sözleşmesine» dayalı yapılan münferit döviz opsiyonu işlemleri ile ilgili 08.07.2011, 12.07.2011 ve 15.07.2011 tarihli bariyerli opsiyon dekontu ve sözleşmeleri düzenlendiği, «kamu düzenine» ilişkn TBK hükümlerinin 01.07.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelere de uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki söz konusu sözleşmelerin özelliği itibariyle bariyer tipi knock out sözleşmesi olduğu ve sadece alt bariyer olup, üst bariyerlerin kararlaştırılmadığı, davacının sözleşmeler öncesi dava dışı HSBC Bank A.Ş ile vadeli döviz «opsiyon işlemlerini» gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve «formlarda» opsiyon işlemlerinin niteliği, özellikleri ve riskleri hakkında ayrıntılı bilgilerin yer aldığı nazara alındığında davacının söz konusu işlemler ve riskler yönünden bilgi sahibi olduğu ancak, türev işlemler çerçeve sözleşmenin 2.7.maddesi uyarınca, davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak sonlandırmayı talep etmesi halinde bankaya tamamen kendi insiyatifinde ve tek taraflı olarak belirleyebileceği bir fiyatı verme hakkının tanındığı ve ancak müşterinin bu fiyatı kabul etmesi ve tarafların mutabık olmaları durumanda sözleşmenin sonlandırılmasının mümkün olabileceği düzenlemesi karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz «opsiyon sözleşmeleri» kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı, bu nedenle sözleşmenin TBK'nun 25 m. hükümlerine aykırı olduğu ve TBK 27. madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, «167».580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece sözleşmede bulunan hükümlerin TBK'nın 20-25. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarına» aykırı olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 08.01.2010, Bariyerli Opsiyon Dekontu ve Sözleşmeleri ise, 08.07.2011, 12.07.2011, 15.07.2011 tarihli olup, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler olduğu anlaşılmakla, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Konun'un 1. maddesi gereğince uyuşmazlıkta mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucunda sözleşmede yer alan hükümlerin «genel işlem koşullarına» ilişkin TBK 20 ve devamı maddeleri uyarınca denetime tabi tutulamayacağı nazara alınarak inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı de …
1- Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4202 E. 2015/4918 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · çerçeve sözleşme · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince el konulan paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13368 E. , 2015/105 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2014 tarih ve 2012/172-2014/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin vadeli mevduat hesabında bulunan paradan ek getiri sağlamak için müşteri temsilcisinin önerisi ile bariyerli opsiyon sözleşmesi yapıldığını, ilgili gözlem dönemi içerisinde TL/USD kuru 1,81'lik bariyeri gördüğü taktirde opsiyon sözleşmesinin aktif hale geleceğini, gözlem döneminde TL/USD kurunun yurt içinde 1/81 seviyesini görmemesine rağmen davalı bankanın opsiyonu aktifleştirdiğini, ancak opsiyon sözleşmesinde gözlem yapılacak piyasa olarak belirtilen "bankalar arası piyasa" tabirinin yurt içi piyasayı tanımladığını, yurt dışı piyasaları da dikkate alan davalı bankanın sözleşmeye aykırı uygulamada bulunması nedeniyle müvekkilinin zarar ettiğini ileri sürerek, 32.000 TL alacağın 20/10/2011 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bariyerli opsiyon işlemi gerçekleştirilirken ürünün özellikleri ve içeriği riskler konusunda davacının bilgi sahibi olduğunu, yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğunu, davacının iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu opsiyona ait "........."na göre bariyer gözleminin yurt içi bankalar arası piyasada yapılması gerektiği, yurt içi bankalararası piyasada, 19/07/2011-22/08/2011 arası gözlem döneminde 1,81'lik bariyer seviyesinden TL/USD işlemi geçmediğinden opsiyon işleminin aktifleşmeden sonlandırılması gerektiği, opsiyon işlemi aktifleşmiş gibi hareket eden davalı bankanın yaptığı işlemler sonucununda davacının 32.500 TL zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı bankanın opsiyon sözleşmesine aykırı olarak opsiyonu aktifleştirdiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek taraflar arasındaki sözleşmeye göre yurt içi bankalararası piyasada, gözlem döneminde belirlenen bariyer seviyesinden işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen “bankalararası piyasa” ibaresinin yurt dışı bankaları da kapsadığını belirterek, bu konuya ilişkin hukuki mütaala sunmuştur. Ancak, davalının bilirkişi raporuna ilişkin bu itirazları karşılanmadan karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınıp, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan “bankalararası piyasa” ibaresinden neyin anlaşılması gerektiği, buna göre davalının işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi için aralarında hukukçu ve yatırım uzmanı bulunan üniversite öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik heyetten, denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164883500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz