Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14575 E. 2015/30 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗ denetime elverişlilik↗ kâr kaybı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı müdürün dava dışı şirketi davacının iddia ettiğinin aksine kötü yönetmediği ve zarara uğratmadığı, yok olduğu iddia edilen nakit para, emtialar ve demirbaşların dava dışı şirketin borçlarının ödenmesinde kullanıldığı, dolayısıyla davacının davasını kanıtlayamadığı, öte yandan Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/394 E. sayılı dava dosyasının ret ile neticelenmesinin de bu sonucu doğruladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, müdür olan davalının, dava dışı şirketi zarara uğrattığı iddiası ile davacı ortak tarafından açılan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin önceki bozma ilamında, dava konusu edilen zarar kalemlerinden olan şirkete ait demirbaş ve emtiaların kaybı ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak davacı vekilinin esaslı itirazlarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi, itiraz noktalarının da denetime elverişli bir şekilde tartışılıp değerlendirilmediği belirtilmiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda alınan ek raporda nakit para ve emtia bedellerinin borç ödenmesinde kullanıldığı şeklinde bir sonuca varılmış ise de, şirket kasasında ne kadar para bulunduğu, emtia satışından ne kadar gelir elde edildiği ve bu paraların hangi borçların ödemesinde kullanıldığı denetime elverişli bir şekilde belirlenip ortaya konulmamıştır. Bu rapordan sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda da, bu hususlar açıklığa kavuşturulmamış, soyut olarak, dava konusu miktarların şirketin borç ödemesinde kullanıldığı belirtilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının şirkete ait demirbaş ve emtiaların kaybı ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak, bir bilirkişi kurulundan, davacı vekilinin itirazları üzerinde yeterince duran, hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7393 E. 2011/17379 K.
Ortak:şirket zararı · denetime elverişlilik · kâr kaybı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDairemizin önceki bozma ilamında, dava konusu edilen zarar kalemlerinden olan şirkete ait demirbaş ve emtiaların «kaybı» ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak davacı vekilinin esaslı itirazlarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi, itiraz noktalarının da «denetime elverişli» bir şekilde tartışılıp değerlendirilmediği belirtilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının şirkete ait demirbaş ve emtiaların «kaybı» ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak, bir bilirkişi kurulundan, davacı vekilinin itirazları üzerinde yeterince duran, hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, müdür olan davalının, dava dışı «şirketi zarara» uğrattığı iddiası ile davacı ortak tarafından açılan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Şirket yetkilisi davalının dava dışı «şirketi zarara» uğrattığı iddiası ile davacı ortak tarafından davalı müdür aleyhine açılan işbu davada, «dava konusu» edilen zarar kalemlerden olan şirkete ait demirbaş ve emtiaların «kaybı» ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak davacı vekili tarafından mahkemece, benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı sonuca etkili ve esaslı itiraz noktaları içeren 07.01.2009 tarihli dilekçesi üzerine ek rapor alınmadığı gibi itiraz noktaları da «denetime elverişli» bir şekilde tartışılıp değerlendirilmemiştir.
O halde, mahkemece, davacının şirkete ait demirbaş ve emtiaların «kaybı» ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak aynı bilirkişiden ek yada başka bir bilirkişi ya da kurulundan, davacı vekilinin itirazı üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · temlik · husumet
Benzer bu kararda… p, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, şirkete üçüncü şahıslar tarafından verilmiş olan ve davacı tarafından üçüncü şahıslara ödenerek «temlik» alınan şirket borçları ile şirket tarafından ödenmesi gerekip de davacı tarafından ödendiği iddia edilen konut giderlerine ilişkin «husumetin» ancak dava dışı şirkete yöneltilmek sureti ile açılacak bir davada istenmesinin mümkün olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer te …
2-Şirket yetkilisi davalının dava dışı «şirketi zarara» uğrattığı iddiası ile davacı ortak tarafından davalı müdür aleyhine açılan işbu davada, «dava konusu» edilen zarar kalemlerden olan şirkete ait demirbaş ve emtiaların «kaybı» ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak davacı vekili tarafından mahkemece, benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı sonuca etkili ve esaslı itiraz noktaları içeren 07.01.2009 tarihli dilekçesi üzerine ek rapor alınmadığı gibi itiraz noktaları da «denetime elverişli» bir şekilde tartışılıp değerlendirilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · acente · acentelik · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Bu nedenle demirbaş zararları «teminat» altına alınmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, demirbaş zararlarının teminat altına alındığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14575 E. , 2015/30 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada....... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2014 tarih ve 2012/67-2014/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların tasfiye halindeki........ ve ......'nin ortakları olduğunu, şirketin 666 payının davalıya, 10 payının davalının eşi dava dışı .......'a ve 324 payının davacıya ait bulunduğunu, davalının şirket müdürü olarak şirketi kötü yönettiğini, şirketin kasasında olması gereken paraları zimmetine geçirdiğini, demirbaş satımından kaynaklanan paraların şirkette bulunmadığını ve borç olarak verilen paraların iade edilmediğini ileri sürerek, şirkete ait demirbaş eşyaların satışından kaynaklanan 63.905,62 TL'nin, muhasebe kayıtlarına göre kasada olması gereken 57.140,54 TL'nin, borç olarak verilen 20.000 DM ve 98.000 HFL'nin, şirket tarafından ödenmesi gereken ancak müvekkili tarafından ödenen 6.457,12 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı müdürün dava dışı şirketi davacının iddia ettiğinin aksine kötü yönetmediği ve zarara uğratmadığı, yok olduğu iddia edilen nakit para, emtialar ve demirbaşların dava dışı şirketin borçlarının ödenmesinde kullanıldığı, dolayısıyla davacının davasını kanıtlayamadığı, öte yandan Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/394 E. sayılı dava dosyasının ret ile neticelenmesinin de bu sonucu doğruladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, müdür olan davalının, dava dışı şirketi zarara uğrattığı iddiası ile davacı ortak tarafından açılan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin önceki bozma ilamında, dava konusu edilen zarar kalemlerinden olan şirkete ait demirbaş ve emtiaların kaybı ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak davacı vekilinin esaslı itirazlarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi, itiraz noktalarının da denetime elverişli bir şekilde tartışılıp değerlendirilmediği belirtilmiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda alınan ek raporda nakit para ve emtia bedellerinin borç ödenmesinde kullanıldığı şeklinde bir sonuca varılmış ise de, şirket kasasında ne kadar para bulunduğu, emtia satışından ne kadar gelir elde edildiği ve bu paraların hangi borçların ödemesinde kullanıldığı denetime elverişli bir şekilde belirlenip ortaya konulmamıştır.
Bu rapordan sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda da, bu hususlar açıklığa kavuşturulmamış, soyut olarak, dava konusu miktarların şirketin borç ödemesinde kullanıldığı belirtilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının şirkete ait demirbaş ve emtiaların kaybı ile kasada bulunması gerektiği halde bulunmayan paraya ilişkin olarak, bir bilirkişi kurulundan, davacı vekilinin itirazları üzerinde yeterince duran, hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21/01/2015 - GB
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164750300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz