Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2003/11930 E. 2004/5924 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel dava şartı↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ emredici hüküm↗ kasko sigortası↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ vade↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigorta poliçesinin 30.12.1999 tarihinde düzenlendiği, dava konusu dorsenin 2.1.2000 tarihinde çalındığı, primin peşinatının 12.1.2000 tarihinde ödendiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak Sigorta Hukukunda sigorta akdinin meydana gelmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. TTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, riziko, genel olarak sigorta sözleşmesinin vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde sigorta teminatı içerisinde kabul edilir. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için de, TTK.nun 1282 ve 1295. maddeleri hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması zorunludur. TTK.nun 1295. maddesi emredici nitelikte bir düzenleme olmasına rağmen, aynı yasanın 1264/4 ncü maddesi hükmü uyarınca, sigorta ettiren yararına aksine düzenleme yapmak mümkündür.
Somut olayda, mahkemece, rizikonun, sigorta priminin peşinatının ödenmesinden önce meydana geldiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin özel şartları değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Zira, poliçe, 30.12.1999 tarihinde tanzim edilmiştir. Bu tarih, aynı zamanda sigorta başlangıç tarihi olarak kararlaştırılmıştır. Dorsenin çalınması ise, 2.1.2000 tarihinde vuku bulmuştur. Prim ödenmesine ilişkin özel şartlarda, sigorta teminatının başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta prim peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de vadelerini takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır. Sigorta prim peşinatı da 15 günlük süre dolmadan 12.1.2000 tarihinde ödenmiştir. Esasen, davalı sigorta şirketi de sigorta beledini ödememe konusundaki gerekçesini prim ödenmemesine değil, teminat kapsamına dayandırmış, ancak bilirkişi raporundan sonra buna yönelik bu savunmaya yönelmiştir. O halde, mahkemece poliçe özel koşulları ve TTK.nun 1294/4 ncü maddesi hükmü değerlendirilmeden, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/189 E. 2014/19333 K.
Ortak:sigorta teminatı · sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Prim ödenmesine ilişkin «özel şartlarda», «sigorta teminatının» başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta «prim» peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de «vadelerini» takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «sigorta poliçesinin» 30.12.1999 tarihinde düzenlendiği, dava konusu dorsenin 2.1.2000 tarihinde çalındığı, «primin» peşinatının 12.1.2000 tarihinde ödendiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK’nın 1279. maddesi hükmüne göre «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Her ne kadar mahkemece, «rizikonun» «sigorta teminatı» altında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, «sigorta poliçesinin» rizikonun meydana gelmesinden sonra yapılmış olması karşısında gerçekleşmiş bir riziko nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin» 29.02.2008-2009 tarihlerini kapsayacak şekilde 26.03.2008 tarihinde düzenlendiği, davalı tarafından «prim» bedelinin «rizikonun» kendisine bildirilmesinden sonra tahsil ettiği, buna göre davalının poliçeden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işveren mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · acentelik · çek · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin» 29.02.2008-2009 tarihlerini kapsayacak şekilde 26.03.2008 tarihinde düzenlendiği, davalı tarafından «prim» bedelinin «rizikonun» kendisine bildirilmesinden sonra tahsil ettiği, buna göre davalının poliçeden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «işveren mali sorumluluk sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «acentesi» tarafından 26.03.2008 tarihinde 29.02.2008-2009 tarihlerini kapsayacak şekilde «sigorta poliçesi» düzenlenmiş olup, «riziko» ise poliçenin düzenlenmesinden önce 01.03.2008 tarihinde meydana gelmiş ve «prim» bedeli de 21.06.2008 tarihli «çek» ile acenteye ödenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2002/7620 E. 2003/120 K.
Ortak:özel dava şartı · kasko sigortası · riziko · ek prim · vade · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaPrim ödenmesine ilişkin «özel şartlarda», «sigorta teminatının» başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta «prim» peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de «vadelerini» takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «sigorta poliçesinin» 30.12.1999 tarihinde düzenlendiği, dava konusu dorsenin 2.1.2000 tarihinde çalındığı, «primin» peşinatının 12.1.2000 tarihinde ödendiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, «rizikonun», sigorta «priminin» peşinatının ödenmesinden önce meydana geldiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRizikonun gerçekleşmesi halinde henüz «vadesi» gelmemiş «prim» taksitlerinin sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını aşmayan kısmı «muaccel» hale gelir..." hükmü yer almaktadır.
Davacı, davalı sigorta şirketine «kasko sigortası» ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, poliçe peşinatı ve «priminin» ödenmediği, bu nedenle sigortacının TTK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · muacceliyet · uyuşmazlık konusu · hasar · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaPoliçenin davacıya «teslim» edildiği, peşinatın 6.7.2000 tarihinde ödenmesi gerektiği halde ödenmediği, kazanın 13.7.2000 tarihinde meydana geldiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, «tanık beyanı» ve tüm dosya kapsamından davacının poliçe peşinatını ödemediğinden davalının TTK.nun 1293/3. maddesi hükmü uyarınca sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı sigorta şirketine «kasko sigortası» ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Davacıya ait araca ilişkin olarak 6.7.2000 tarihinde düzenlenen 6.7.2000-6.7.2001 vadeli Oto Paket Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar bölümünde "Sigorta «priminin» tamamının veya taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise, ilk taksitin akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1523 E. 2011/11191 K.
Ortak:sigorta teminatı · sigorta ettiren · emredici hüküm · sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · teminat
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Prim ödenmesine ilişkin «özel şartlarda», «sigorta teminatının» başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta «prim» peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de «vadelerini» takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır.
TTK.nun 1295. maddesi «emredici» nitelikte bir düzenleme olmasına rağmen, aynı yasanın 1264/4 ncü maddesi hükmü uyarınca, «sigorta ettiren» yararına aksine düzenleme yapmak mümkündür.
Benzer bu karardaTTK’nun 1279. maddesi hükmüne göre «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Somut olayda, davacıya ait işyeri yangın «rizikolarına» karşı 05.05.2007 tarihinden itibaren «teminat» altına alındığı, rizikonun ise 16.05.2007 tarihinde meydana geldiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, «rizikodan» önce «primin» ödenip ödenmediği, davalının sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · işyeri sigortası · acente · acentelik · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · hasar
Benzer bu karardaDavalı «defter» ve belgeleri üzerinde inceleme yapan bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda ise, davalının defterlerinde davaya konu poliçenin «acente» hesaplarında kayıtlı olduğu, ancak 29.11.2007 tarihinde iptal «zeyilnamesi» düzenlendiği, davalı defterlerinde primlerin poliçe bazında kayıtlı olmayıp, acente tarafından «prim» tahsilâtının yapılması nedeniyle «acentenin» yaptığı toplu ödemeler olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle davaya konu poliçe primine ilişkin doğrudan «kaydın» bulunmadığı, davalı tarafından «ibraz» edilen çeklerin ise bedelleri itibariyle poliçe prim bedeli ile örtüşmediği, davacının da bu çeklere bir açıklama getirmediği, bu itibarla davaya konu poliçenin pr …
Bu itibarla, mahkemece, davalı «defterlerinde» poliçe «prim» bedellerinin poliçe bazında kayıtlı olmayıp, «acente» tarafından toplam ödemeye göre kayıt edildiği, yani «acentenin» yaptığı prim ödemesinin hangi poliçeye ilişkin olduğuna yönelik bir «kaydın» bulunmadığı göz önüne alınarak davaya konu poliçeyi düzenleyen acentenin defter ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının ödediğini iddia ettiği prim bedellerinin acente defterlerinde kayıtlı olup olmadığı belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Oysa, davalı tarafından olaydan 6 aydan fazla bir süre sonra 29.11.2007 tarihinde kısmi «hasar» nedeniyle iptal «zeyilnamesi» düzenlenmiş olup, bu zeyilnamenin altında davalı tarafından yapılan açıklamada “kısmi hasar nedeniyle poliçe genel şartlarının hasar ve tazminat sonuçları başlıklı maddesi gereğince poliçenin hüküm ifade eden tarihten başlayarak anılan tarihler arasındaki sürede iptal edildiği ve bu nedenle belirlenen «primin» «sigorta ettirene» iadesi gerektiği” açıklamasına yer verilmiş, iptal zeyilnamesinde iadesine karar verilen prim bedeli olarak da 7.256,16 TL belirtilmiştir.
Bu iptal «zeyilnamesinin» gerçek bir «prim» ödemesine dayalı düzenlenip düzenlenmediğinin de «acente» kayıtlarında yapılacak inceleme ile belirlenmesi mümkündür.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10212 E. 2016/4621 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaTTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «sigorta poliçesinin» 30.12.1999 tarihinde düzenlendiği, dava konusu dorsenin 2.1.2000 tarihinde çalındığı, «primin» peşinatının 12.1.2000 tarihinde ödendiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, «rizikonun», sigorta «priminin» peşinatının ödenmesinden önce meydana geldiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 1434. maddesi gereğince, "İlk taksit veya tamamı bir defada ödenmesi gereken «prim» zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir." hükmüne dayalı olarak, peşinatın, henüz «sigortacı sözleşmeden» caymadan, 14.06.2012 tarihinde tahsil edilmiş olması sebebiyle, sigortacının sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de henüz 6102 sanılı yasa yürürlüğe girmeden «rizikonun» gerçekleşmesi sebebiyle, 6103 sayılı Kanun'un 39. maddesinden hareketle 07.06.2012 tarihinde meydana gelen riziko nedeniyle açılan bu davada 6102 sayılı TTK'nın ta …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigorta peşinatı ve taksitlerin davacı tarafından dava dışı «acenteye» «hasar» tarihinden sonra ödendiği ancak «sigorta poliçesine» bağlı «prim» tahsilatlarının sigorta poliçesinin feshedilmiş sayılacağı dönemde ödenmiş olmasına karşın, prim tahsilatına devam edilmiş ise, davalı ... şirketinin hasar tazminatı ödemekle yükümlü duruma gireceği, miktar yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 98.830,17 TL'nin 15.11.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, davalı, «riziko» tarihi itibariyle «primin» ilk taksidinin ödenmediği ve sorumluluğun başlamadığı gerekçesiyle ödeme yapmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · acentelik · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigorta peşinatı ve taksitlerin davacı tarafından dava dışı «acenteye» «hasar» tarihinden sonra ödendiği ancak «sigorta poliçesine» bağlı «prim» tahsilatlarının sigorta poliçesinin feshedilmiş sayılacağı dönemde ödenmiş olmasına karşın, prim tahsilatına devam edilmiş ise, davalı ... şirketinin hasar tazminatı ödemekle yükümlü duruma gireceği, miktar yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 98.830,17 TL'nin 15.11.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, davalı, «riziko» tarihi itibariyle «primin» ilk taksidinin ödenmediği ve sorumluluğun başlamadığı gerekçesiyle ödeme yapmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2003/11930 E., 2004/5924 K.
11. Hukuk Dairesi 2003/11930 E., 2004/5924 K.
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1264 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1279 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1282 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1295 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Iğdır Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.5.2003 tarih ve 2000/275-2003/264 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait dorsenin davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat kapsamında tamir için bırakıldığı yerden çalındığını, sigorta tazminatının ödenmediğini iddia ederek, 10.000.000.000.-TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait çekicinin sigortalandığını, teminat kapsamına alınan dorsenin çalınan dorse olup olmadığının belli olmadığını, çekici ile birlikte rizikonun gerçekleşmesi halinde teminat verildiğini savunmuş, daha sonra savunmasını ıslah ederek, primin ilk taksidinin ödenmeden rizikonun gerçekleştiğini, sorumluluklarının başlamadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigorta poliçesinin 30.12.1999 tarihinde düzenlendiği, dava konusu dorsenin 2.1.2000 tarihinde çalındığı, primin peşinatının 12.1.2000 tarihinde ödendiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak Sigorta Hukukunda sigorta akdinin meydana gelmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. TTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, riziko, genel olarak sigorta sözleşmesinin vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde sigorta teminatı içerisinde kabul edilir. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için de, TTK.nun 1282 ve 1295. maddeleri hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması zorunludur. TTK.nun 1295. maddesi emredici nitelikte bir düzenleme olmasına rağmen, aynı yasanın 1264/4 ncü maddesi hükmü uyarınca, sigorta ettiren yararına aksine düzenleme yapmak mümkündür.
Somut olayda, mahkemece, rizikonun, sigorta priminin peşinatının ödenmesinden önce meydana geldiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin özel şartları değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Zira, poliçe, 30.12.1999 tarihinde tanzim edilmiştir. Bu tarih, aynı zamanda sigorta başlangıç tarihi olarak kararlaştırılmıştır. Dorsenin çalınması ise, 2.1.2000 tarihinde vuku bulmuştur. Prim ödenmesine ilişkin özel şartlarda, sigorta teminatının başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta prim peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de vadelerini takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır.
Sigorta prim peşinatı da 15 günlük süre dolmadan 12.1.2000 tarihinde ödenmiştir. Esasen, davalı sigorta şirketi de sigorta beledini ödememe konusundaki gerekçesini prim ödenmemesine değil, teminat kapsamına dayandırmış, ancak bilirkişi raporundan sonra buna yönelik bu savunmaya yönelmiştir. O halde, mahkemece poliçe özel koşulları ve TTK.nun 1294/4 ncü maddesi hükmü değerlendirilmeden, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına (BOZULMASINA) (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16370900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz