Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2002/7620 E. 2003/120 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel dava şartı↗ tanık beyanı↗ kasko sigortası↗ riziko↗ ek prim↗ muacceliyet↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından davacının poliçe peşinatını ödemediğinden davalının TTK.nun 1293/3. maddesi hükmü uyarınca sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, poliçe peşinatı ve priminin ödenmediği, bu nedenle sigortacının TTK. 1295/3. madde hükmü uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacıya ait araca ilişkin olarak 6.7.2000 tarihinde düzenlenen 6.7.2000-6.7.2001 vadeli Oto Paket Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar bölümünde "Sigorta priminin tamamının veya taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise, ilk taksitin akit yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Prim ödenmemiş olmasına rağmen poliçenin teslimi ile sigortacının mesuliyeti başlar. Bu halde poliçenin teslimini izleyen bir aylık sürenin ilk 15 gününde sigortacının sorumluluğu devam eder. Rizikonun gerçekleşmesi halinde henüz vadesi gelmemiş prim taksitlerinin sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını aşmayan kısmı muaccel hale gelir..." hükmü yer almaktadır. Poliçenin davacıya teslim edildiği, peşinatın 6.7.2000 tarihinde ödenmesi gerektiği halde ödenmediği, kazanın 13.7.2000 tarihinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu itibarla mahkemece, davacının, yargılamada poliçede yer alan anılan özel şart nedeniyle davalı sigortacının sorumlu olduğunu ileri sürmesine rağmen, söz konusu Özel Şart değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar vermesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10212 E. 2016/4621 K.
Ortak:riziko · ek prim · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı sigorta şirketine «kasko sigortası» ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, poliçe peşinatı ve «priminin» ödenmediği, bu nedenle sigortacının TTK.
Davacıya ait araca ilişkin olarak 6.7.2000 tarihinde düzenlenen 6.7.2000-6.7.2001 vadeli Oto Paket Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar bölümünde "Sigorta «priminin» tamamının veya taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise, ilk taksitin akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigorta peşinatı ve taksitlerin davacı tarafından dava dışı «acenteye» «hasar» tarihinden sonra ödendiği ancak «sigorta poliçesine» bağlı «prim» tahsilatlarının sigorta poliçesinin feshedilmiş sayılacağı dönemde ödenmiş olmasına karşın, prim tahsilatına devam edilmiş ise, davalı ... şirketinin hasar tazminatı ödemekle yükümlü duruma gireceği, miktar yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 98.830,17 TL'nin 15.11.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, davalı, «riziko» tarihi itibariyle «primin» ilk taksidinin ödenmediği ve sorumluluğun başlamadığı gerekçesiyle ödeme yapmamıştır.
Her ne kadar, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 1434. maddesi gereğince, "İlk taksit veya tamamı bir defada ödenmesi gereken «prim» zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir." hükmüne dayalı olarak, peşinatın, henüz «sigortacı sözleşmeden» caymadan, 14.06.2012 tarihinde tahsil edilmiş olması sebebiyle, sigortacının sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de henüz 6102 sanılı yasa yürürlüğe girmeden «rizikonun» gerçekleşmesi sebebiyle, 6103 sayılı Kanun'un 39. maddesinden hareketle 07.06.2012 tarihinde meydana gelen riziko nedeniyle açılan bu davada 6102 sayılı TTK'nın ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · sigorta sözleşmesi · acentelik · avans faizi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigorta peşinatı ve taksitlerin davacı tarafından dava dışı «acenteye» «hasar» tarihinden sonra ödendiği ancak «sigorta poliçesine» bağlı «prim» tahsilatlarının sigorta poliçesinin feshedilmiş sayılacağı dönemde ödenmiş olmasına karşın, prim tahsilatına devam edilmiş ise, davalı ... şirketinin hasar tazminatı ödemekle yükümlü duruma gireceği, miktar yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 98.830,17 TL'nin 15.11.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, davalı, «riziko» tarihi itibariyle «primin» ilk taksidinin ödenmediği ve sorumluluğun başlamadığı gerekçesiyle ödeme yapmamıştır.
Dava konusu poliçe, 21.04.2012-21.04.2013 tarihleri arasında «teminat» vermekte olup, poliçeye göre «primin» taksitle, ilk peşinatın ise poliçenin tanzim edildiği 26.04.2012 tarihinde ödenmesi gerekmektedir.
Her ne kadar, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 1434. maddesi gereğince, "İlk taksit veya tamamı bir defada ödenmesi gereken «prim» zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir." hükmüne dayalı olarak, peşinatın, henüz «sigortacı sözleşmeden» caymadan, 14.06.2012 tarihinde tahsil edilmiş olması sebebiyle, sigortacının sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de henüz 6102 sanılı yasa yürürlüğe girmeden «rizikonun» gerçekleşmesi sebebiyle, 6103 sayılı Kanun'un 39. maddesinden hareketle 07.06.2012 tarihinde meydana gelen riziko nedeniyle açılan bu davada 6102 sayılı TTK'nın ta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2003/11930 E. 2004/5924 K.
Ortak:özel dava şartı · kasko sigortası · riziko · ek prim · vade · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaRizikonun gerçekleşmesi halinde henüz «vadesi» gelmemiş «prim» taksitlerinin sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını aşmayan kısmı «muaccel» hale gelir..." hükmü yer almaktadır.
Davacı, davalı sigorta şirketine «kasko sigortası» ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, poliçe peşinatı ve «priminin» ödenmediği, bu nedenle sigortacının TTK.
Benzer bu karardaPrim ödenmesine ilişkin «özel şartlarda», «sigorta teminatının» başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta «prim» peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de «vadelerini» takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «sigorta poliçesinin» 30.12.1999 tarihinde düzenlendiği, dava konusu dorsenin 2.1.2000 tarihinde çalındığı, «primin» peşinatının 12.1.2000 tarihinde ödendiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, «rizikonun», sigorta «priminin» peşinatının ödenmesinden önce meydana geldiği, davalının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · sigorta ettiren · emredici hüküm · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaTTK.nun 1279. maddesi hükmüne göre, «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
TTK.nun 1295. maddesi «emredici» nitelikte bir düzenleme olmasına rağmen, aynı yasanın 1264/4 ncü maddesi hükmü uyarınca, «sigorta ettiren» yararına aksine düzenleme yapmak mümkündür.
Prim ödenmesine ilişkin «özel şartlarda», «sigorta teminatının» başlangıç tarihinin poliçenin üzerindeki belirtilmiş olan başlangıç tarihi olduğu, sigorta «prim» peşinatının veya primin ilk taksitinin, poliçenin başlangıç tarihini, taksitlerin de «vadelerini» takip eden 15 gün içine ödenmesi gerekeceği, 15 günlük sürede ödeme yapılmadığı takdirde sorumluluğun duracağı hükme bağlanmıştır.
Esasen, davalı sigorta şirketi de sigorta beledini ödememe konusundaki gerekçesini «prim» ödenmemesine değil, «teminat kapsamına» dayandırmış, ancak bilirkişi raporundan sonra buna yönelik bu savunmaya yönelmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13027 E. 2012/19924 K.
Ortak:riziko · ek prim · muacceliyet · vade · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaRizikonun gerçekleşmesi halinde henüz «vadesi» gelmemiş «prim» taksitlerinin sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını aşmayan kısmı «muaccel» hale gelir..." hükmü yer almaktadır.
Davacı, davalı sigorta şirketine «kasko sigortası» ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, poliçe peşinatı ve «priminin» ödenmediği, bu nedenle sigortacının TTK.
Benzer bu karardaZira, somut olayda olduğu gibi sigorta «priminin» tamamının ödenmesinden önce «rizikonun» gerçekleşmesi halinde Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 9. maddesi uyarınca poliçenin ön yüzüne yazılması kaydıyla, rizikonun gerçekleşmesiyle henüz «vadesi» gelmemiş prim taksitlerinin sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını aşmayan kısmı, «muaccel» hale geleceğinden bu kısmın «sigorta tazminatından» mahsubu mümkündür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işyerinin davalı tarafça sigortalandığı, makine kırılmasının da «teminat» dahilinde bulunduğu, poliçe «primlerinin» peşinat dışında 5 taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, sigorta primlerinin bir kısmının davacıdan tahsil edildiği, davalı ... şirketinin 27.08.2004 tarihinde tahsil etmesi gereken peşinat primini davacının kredi kartından tahsil etmeden taksit primlerini tahsil etmesinin ve 26.12.2004 tarihinde iki taksit bedelini birlikte tahsil ettikten sonra 31.12.2004 tarihinde «sigorta poliçesini» iptal ederek «sigorta tazminatını» ödemekten kaçınmasının MK'nun 2. maddesinde düzenlenen «iyiniyet kuralına» aykırılık teşkil ettiği, sigorta primi ödeme borcu nedeniyle sigortalı davacının «temerrüde» düşürülmeden ve hiç bir «ihtar» yapılmadan poliçenin iptal edilmesinin Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine uygun düşmediği, kredi kartı ile tahsilatta sorun olması halinde sigortalıya bildirimde bulunulması gerekirken davalı ... şirketinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı, buna karşılık davacı sigortalının da basiretli bir «tacir» gibi davranıp sigorta primlerinin kredi kartından tahsil edilip edilmediğini kontrol etmek zorunda olduğu, bu zorunluluğun yerine getirilmemesi ve «hasar» tarihi itibariyle poliçe priminin tamamının ödenmemiş olması nedeniyle BK'nun 44. maddesi uyarınca sigorta tazminatından ödenen prim ile toplam sigorta priminin oranına göre indirim yapılmasının uygun görüldüğü, icra takibine konu alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne icra takibine yapılan itirazın 4.168,44 TL «asıl alacak», 750,32 TL KDV olmak üzere toplam 4.918,76 TL yönünden iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, makine kırılması «teminatını» da içeren «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek sigorta «primlerinin» tahsil edilip edilmediğini kontrol etmemesi ve «rizikonun» gerçekleştiği tarihte primlerin tamamının ödenmemesi nedeniyle 818 sayılı BK'nun 44. maddesi uyarınca «sigorta tazminatından» indirim yapılmış ise de yapılan bu değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · işyeri sigorta poliçesi · sigorta tazminatı · işyeri sigortası · iyiniyet · ihtar · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işyerinin davalı tarafça sigortalandığı, makine kırılmasının da «teminat» dahilinde bulunduğu, poliçe «primlerinin» peşinat dışında 5 taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, sigorta primlerinin bir kısmının davacıdan tahsil edildiği, davalı ... şirketinin 27.08.2004 tarihinde tahsil etmesi gereken peşinat primini davacının kredi kartından tahsil etmeden taksit primlerini tahsil etmesinin ve 26.12.2004 tarihinde iki taksit bedelini birlikte tahsil ettikten sonra 31.12.2004 tarihinde «sigorta poliçesini» iptal ederek «sigorta tazminatını» ödemekten kaçınmasının MK'nun 2. maddesinde düzenlenen «iyiniyet kuralına» aykırılık teşkil ettiği, sigorta primi ödeme borcu nedeniyle sigortalı davacının «temerrüde» düşürülmeden ve hiç bir «ihtar» yapılmadan poliçenin iptal edilmesinin Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine uygun düşmediği, kredi kartı ile tahsilatta sorun olması halinde sigortalıya bildirimde bulunulması gerekirken davalı ... şirketinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı, buna karşılık davacı sigortalının da basiretli bir «tacir» gibi davranıp sigorta primlerinin kredi kartından tahsil edilip edilmediğini kontrol etmek zorunda olduğu, bu zorunluluğun yerine getirilmemesi ve «hasar» tarihi itibariyle poliçe priminin tamamının ödenmemiş olması nedeniyle BK'nun 44. maddesi uyarınca sigorta tazminatından ödenen prim ile toplam sigorta priminin oranına göre indirim yapılmasının uygun görüldüğü, icra takibine konu alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne icra takibine yapılan itirazın 4.168,44 TL «asıl alacak», 750,32 TL KDV olmak üzere toplam 4.918,76 TL yönünden iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, makine kırılması «teminatını» da içeren «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek sigorta «primlerinin» tahsil edilip edilmediğini kontrol etmemesi ve «rizikonun» gerçekleştiği tarihte primlerin tamamının ödenmemesi nedeniyle 818 sayılı BK'nun 44. maddesi uyarınca «sigorta tazminatından» indirim yapılmış ise de yapılan bu değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Zira, somut olayda olduğu gibi sigorta «priminin» tamamının ödenmesinden önce «rizikonun» gerçekleşmesi halinde Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 9. maddesi uyarınca poliçenin ön yüzüne yazılması kaydıyla, rizikonun gerçekleşmesiyle henüz «vadesi» gelmemiş prim taksitlerinin sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını aşmayan kısmı, «muaccel» hale geleceğinden bu kısmın «sigorta tazminatından» mahsubu mümkündür.
Bunun dışında, sigorta «priminin» kısmen ödenmemesi nedeniyle «sigorta tazminatından» oranlama yoluyla ya da BK'nun 44. maddesi uyarınca indirim yapılmasının herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14292 E. 2018/5467 K.
Ortak:kasko sigortası · riziko · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı sigorta şirketine «kasko sigortası» ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, poliçe peşinatı ve «priminin» ödenmediği, bu nedenle sigortacının TTK.
Davacıya ait araca ilişkin olarak 6.7.2000 tarihinde düzenlenen 6.7.2000-6.7.2001 vadeli Oto Paket Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar bölümünde "Sigorta «priminin» tamamının veya taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise, ilk taksitin akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerekir.
Benzer bu kararda1- Dava, davacı «acente» tarafından ferdi kaza, yangın ve «kasko sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacıya ferdi kaza grup «sigorta poliçesinin» peşinatının ve birinci taksitinin ödendiği, yangın sigorta poliçesinin peşinatının ödendiği, «kasko sigorta» poliçesinin bedelinin tamamının ödendiği, davalı şirket tarafından sigorta poliçelerinin ilk taksitleri ve sonraki ödemeleri yaptığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edemediği, davalının borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak, «sigorta sözleşmelerinde» belirlenen «primin» alacaklısı «rizikoya» «teminat» veren sigorta şirketidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · acente · sigorta sözleşmesi · acentelik · icra takibine itiraz · temlik · taraf ehliyeti · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBununla birlikte, sigorta şirketinin «prim alacağını» «acenteye» «temlik» etmesi veya «acente» tarafından prim borcunun sigorta şirketine ödenmiş olması halinde de acentenin prim tahsil talep etme hakkı mevcuttur.
1- Dava, davacı «acente» tarafından ferdi kaza, yangın ve «kasko sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Ancak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete ... prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Kural olarak, «sigorta sözleşmelerinde» belirlenen «primin» alacaklısı «rizikoya» «teminat» veren sigorta şirketidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2002/7620 E., 2003/120 K.
11. Hukuk Dairesi 2002/7620 E., 2003/120 K.
KASKO SİGORTA SÖZLEŞMESİ
PEŞİNAT ÖDENMEDEN RİZİKONUN GERÇEKLEŞMESİ
SİGORTACININ SORUMLULUĞU
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1295 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Samsun Asliye ikinci Hukuk Mahkemesi)nce verilen 2.7.2001 tarih ve 2000/896-2001/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, aracın 13.7.2000 tarihinde geçirdiği kaza sonucu hasarlandığını, rizikonun davalıya ihbar edilmesine rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, toplam 5.250.000.000.-TL.nin kaza tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçeye ait peşinat ve taksitleri ödemediğini, kasko sigortası genel şartları uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından davacının poliçe peşinatını ödemediğinden davalının TTK.nun 1293/3. maddesi hükmü uyarınca sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı araçta uğranılan kaza sonucu oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, poliçe peşinatı ve priminin ödenmediği, bu nedenle sigortacının TTK. 1295/3. madde hükmü uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacıya ait araca ilişkin olarak 6.7.2000 tarihinde düzenlenen 6.7.2000-6.7.2001 vadeli Oto Paket Sigorta Poliçesinin Özel Şartlar bölümünde "Sigorta priminin tamamının veya taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise, ilk taksitin akit yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Prim ödenmemiş olmasına rağmen poliçenin teslimi ile sigortacının mesuliyeti başlar.
Bu halde poliçenin teslimini izleyen bir aylık sürenin ilk 15 gününde sigortacının sorumluluğu devam eder. Rizikonun gerçekleşmesi halinde henüz vadesi gelmemiş prim taksitlerinin sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını aşmayan kısmı muaccel hale gelir..." hükmü yer almaktadır. Poliçenin davacıya teslim edildiği, peşinatın 6.7.2000 tarihinde ödenmesi gerektiği halde ödenmediği, kazanın 13.7.2000 tarihinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu itibarla mahkemece, davacının, yargılamada poliçede yer alan anılan özel şart nedeniyle davalı sigortacının sorumlu olduğunu ileri sürmesine rağmen, söz konusu Özel Şart değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar vermesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.1.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16298800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz