Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4667 E. 2015/13541 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reeskont faizi↗ asıl alacak↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl alacak miktarı olan 3.909.491,03 USD yargılama sırasında ödenmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacak miktarı 3.909.491,03 USD'ye 28.01.2010 tarihinden 14.10.2010 tarihine kadar en yüksek reeskont faiz oranına göre faiz işletilmesine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13348 E. 2012/18221 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4307 E. 2014/11630 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu ücret · yoksun kalınan kâr · vekalet ücreti takdiri · temerrüt faizi · ıslah · maddi tazminat · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda2- Asıl davada, tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, tecavüzün men ve ref'i, «yoksun kalınan» kazancın 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsili, 10.000,00 TL itibar tazminatının ve 20.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiş; «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebi 4.909,27 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davada davacı yargılamada vekille «temsil» edilmiş, asıl davada talep edilen «maddi tazminatın» 2.909,27 TL'sinin reddine karar verilmiş olmasına rağmen, davalı-karşı davada davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen «maktu ücrete» hükmedilmesi gerekirken, fazla «vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirme …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının 2011/07827 sayılı tasarım tescil belgesinin 4 nolu tasarımına davalı yanın tecavüzünün men ve ref'ine, takdiren 2.000,00 TL maddi ve takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline, fazla talep ile itibar tazminatı talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karşı davada ise 1.000,00 TL itibar tazminatı ve 500,00 TL «maddi tazminatın» davacı-k.davalıdan tahsili istenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14160 E. 2013/21006 K.
Ortak:asıl alacak · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, «asıl alacak» miktarı olan 3.909.491,03 USD yargılama sırasında ödenmiş olduğundan bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», asıl alacak miktarı 3.909.491,03 USD'ye 28.01.2010 tarihinden 14.10.2010 tarihine kadar en yüksek «reeskont faiz» oranına göre faiz işletilmesine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta teminat» süresi içerisinde 05.11.2008 tarihinde meydana gelen patlamanın ardından «hasar» meydana geldiği ve hasar bedelinin davanın açılmasından sonra 14.10.2010 tarihinde davacıya ödenmiş olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı ... şirketinin bu davanın açılmasına sebep olup olmadığı ve «temerrüdünün» bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu, taraflar arasında geçerli «sigorta poliçesinin» 5. maddesinde "hasarlar için yapılacak ödemeleri düzenlenmiş olup, buna göre, hasar anında ödemenin en kısa sürede yapılması esas olup, bu süre Botaş'ın talep tarihinden itibaren 3 ayı geçemeyeceği, bu süre içerisinde hasar ödenmediği taktirde, idare hasarın sonuçlandığını kabul ederek varsa ödeyeceği «prim» tutarından hasarı «mahsup» eder veya prim ödemesi sona ermiş ise en yüksek reeskont faiziyle birlikte sigortacıdan talep eder" hükmünün yer aldığı, davaya konu hasarın, 05.11.2008 tarihinde meydana geldiği, «hasarın ihbarı» üzerine 29.07.2009 tarihinde «eksper raporu» düzenlendiği, davacı Botaş tarafından «sigorta tazminatının» 23.10.2009 tarihinde davalıdan talep edildiği, bu talep yazısının 27.10.2009 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ edildiği, bu durumda anılan «sigorta sözleşmesi» hükmü uyarınca, davalı ... şirketinin 27.10.2009 tarihinden itibaren 3 ay içerisinde sigorta tazminatını ödemesi gerektiği, davalı temerrütünün 3 aylık sürenin dolduğu 28.01.2010 tarihinde oluştuğu, ödeme tarihi olan 14.10.2010 tarihine kadar işlemiş faizden sorumlu olduğu gibi, davanın açılmasına sebep olması nedeniyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» miktarı olan 3.909.491,03 USD yargılama sırasında ödenmiş olduğundan bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», asıl alacak miktarı 3.909.491,03 USD'ye 28.01.2010 tarihinden 14.10.2010 tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz işletilmesine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 13.06.2013 tarihli kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · eksper raporu · sigorta tazminatı · sigorta teminatı · mevduat hesabı · sigorta sözleşmesi · ek prim · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta teminat» süresi içerisinde 05.11.2008 tarihinde meydana gelen patlamanın ardından «hasar» meydana geldiği ve hasar bedelinin davanın açılmasından sonra 14.10.2010 tarihinde davacıya ödenmiş olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı ... şirketinin bu davanın açılmasına sebep olup olmadığı ve «temerrüdünün» bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu, taraflar arasında geçerli «sigorta poliçesinin» 5. maddesinde "hasarlar için yapılacak ödemeleri düzenlenmiş olup, buna göre, hasar anında ödemenin en kısa sürede yapılması esas olup, bu süre Botaş'ın talep tarihinden itibaren 3 ayı geçemeyeceği, bu süre içerisinde hasar ödenmediği taktirde, idare hasarın sonuçlandığını kabul ederek varsa ödeyeceği «prim» tutarından hasarı «mahsup» eder veya prim ödemesi sona ermiş ise en yüksek reeskont faiziyle birlikte sigortacıdan talep eder" hükmünün yer aldığı, davaya konu hasarın, 05.11.2008 tarihinde meydana geldiği, «hasarın ihbarı» üzerine 29.07.2009 tarihinde «eksper raporu» düzenlendiği, davacı Botaş tarafından «sigorta tazminatının» 23.10.2009 tarihinde davalıdan talep edildiği, bu talep yazısının 27.10.2009 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ edildiği, bu durumda anılan «sigorta sözleşmesi» hükmü uyarınca, davalı ... şirketinin 27.10.2009 tarihinden itibaren 3 ay içerisinde sigorta tazminatını ödemesi gerektiği, davalı temerrütünün 3 aylık sürenin dolduğu 28.01.2010 tarihinde oluştuğu, ödeme tarihi olan 14.10.2010 tarihine kadar işlemiş faizden sorumlu olduğu gibi, davanın açılmasına sebep olması nedeniyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» miktarı olan 3.909.491,03 USD yargılama sırasında ödenmiş olduğundan bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», asıl alacak miktarı 3.909.491,03 USD'ye 28.01.2010 tarihinden 14.10.2010 tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz işletilmesine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine Dairemizin 13.06.2013 tarihli kararı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4667 E. , 2015/13541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2014
NUMARASI 2014/13-2014/83
Taraflar arasında görülen davada ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 gün ve 2014/13-2014/83 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/11/2014 gün ve 2014/10984sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait boru hatları ve tesislerin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Yangın All Risk ve Makine Kırılması Sigorta Poliçeleri ile teminat altına alındığını, müvekkili şirkete ait ... lrak-Türkiye 40 ham petrol boru hattının 373.750 km.'sinde elektriksel nedenle acil kapanma alarmı sonucunda dört vananın kapanarak basıncın artması neticesinde patlama meydana geldiğini, olayın davalı sigorta şirketine bildirilmesi üzerine hasar dosyası açılarak ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, hasarın müvekkili şirket tarafından onarıldığını, ekspertiz incelemesi sonucunda zarar miktarının muafiyet hariç toplam 3.909.491,03 USD olduğunun belirlendiğini, sigorta sözleşmesinin 5/c maddesi uyarınca bedelin 15 gün içerisinde ödenmesi gerektiği halde davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 3.909.491,03 USD'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl alacak miktarı olan 3.909.491,03 USD yargılama sırasında ödenmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacak miktarı 3.909.491,03 USD'ye 28.01.2010 tarihinden 14.10.2010 tarihine kadar en yüksek reeskont faiz oranına göre faiz işletilmesine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/158225400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz