Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/515 E. 2015/13504 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mahrum kalınan kâr↗ sözleşmenin ihlali↗ aktif dava ehliyeti↗ kâr mahrumiyeti↗ cezai şart↗ garantörlük↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karar, davacı karşı davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 04.10.2013 günlü kararıyla "her ne kadar mahkemenin kötü ifayı kabul eden davacının bu nedenle cezai şart isteyemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde ise de sözleşmede öngörülen yükümlülüklerden herhangi birinin ihlali halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olması gözetildiğinde stadın başka maçlara ev sahipliği yapmayacağını garanti eden ve bu taahhüdünü yerine getirmeyen davalı şirketin sözleşme ile tespit edilen cezai şarttan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de, asıl davanın kısmen kabulü ile 217.544 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, ... Atatürk Stadyumu'nun, davalı tarafından belirli tarihlerde kullanılmak üzere davacıya tahsis edilmesine ilişkin sözleşmenin ihlal edildiği iddiası ile sözleşmede öngörülen cezai şart bedelinin ve mahrum kalınan karın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, uyulan bozma ilamı gereğince asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece kurulan hükümden sonra asıl davada davalı olan şirket vekili tarafından dosyaya sunulan belge ve tercümelerinde, Almanya'da mukim davacı şirketin, ticaret sicil kayıtlarından silindiği belirtilmektedir. Aktif dava ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından silinip silinmediğinin, diğer bir deyişle tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün davalı karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/499 E. 2013/17657 K.
Ortak:mahrum kalınan kâr · sözleşmenin ihlali · kâr mahrumiyeti · cezai şart · garantörlük · taahhütname
İncelediğiniz karardaAtatürk Stadyumu'nun, davalı tarafından belirli tarihlerde kullanılmak üzere davacıya tahsis edilmesine ilişkin «sözleşmenin ihlal» edildiği iddiası ile sözleşmede öngörülen «cezai şart» bedelinin ve «mahrum kalınan» karın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, uyulan bozma ilamı gereğince asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… karar, davacı karşı davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 04.10.2013 günlü kararıyla "her ne kadar mahkemenin kötü ifayı kabul eden davacının bu nedenle «cezai şart» isteyemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde ise de sözleşmede öngörülen yükümlülüklerden herhangi birinin ihlali halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olması gözetildiğinde stadın başka maçlara ev sahipliği yapmayacağını «garanti» eden ve bu «taahhüdünü» yerine getirmeyen davalı şirketin sözleşme ile tespit edilen cezai şarttan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi do …
Benzer bu kararda2- Asıl dava, ...Atatürk Stadyumu'nun, davalı tarafından belirli tarihlerde kullanılmak üzere davacıya tahsis edilmesine ilişkin «sözleşmenin ihlal» edildiği iddiası ile sözleşmede öngörülen «cezai şart» bedelinin ve «mahrum kalınan» karın tahsili istemlerine ilişkindir.
Bu itibarla, her ne kadar mahkemenin kötü ifayı kabul eden davacının bu nedenle «cezai şart» isteyemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde ise de sözleşmede öngörülen yükümlülüklerden herhangi birinin ihlali halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olması gözetildiğinde stadın başka maçlara ev sahipliği yapmayacağını «garanti» eden ve bu «taahhüdünü» yerine getirmeyen davalı şirketin sözleşme ile tespit edilen cezai şarttan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi do …
… da ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın başka bir firmaya turnuva düzenlettirdiği hususunu bilmemesi mümkün olmayan ve davalının akde aykırı bu uygulamasını hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeden kabul eden davacının 20–30 Ocak 2003 tarihleri arasında turnuva düzenlemesi karşısında artık BK'nun 158/2 maddesi uyarınca «cezai şart» talep edemeyeceği, her ne kadar «kar mahrumiyeti» talebinde bulunulmuş ise de gerek bu zararın kanıtlanamaması gerekse de davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi gözetildiğinde bu talebin yerinde bulunmadığı, karşı dava yönünden ise 20-30 Ocak 2003 tarihlerinde turnuva düzenleyen davacı karşı davalının sözleşmede öngörülen bedeli davalı karşı davacıya ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulü ile 84.703,50 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar mahrumiyeti · ihtirazi kayıt · kira sözleşmesi · tacir · yetkisizlik kararı · avans faizi
Benzer bu kararda… da ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın başka bir firmaya turnuva düzenlettirdiği hususunu bilmemesi mümkün olmayan ve davalının akde aykırı bu uygulamasını hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeden kabul eden davacının 20–30 Ocak 2003 tarihleri arasında turnuva düzenlemesi karşısında artık BK'nun 158/2 maddesi uyarınca «cezai şart» talep edemeyeceği, her ne kadar «kar mahrumiyeti» talebinde bulunulmuş ise de gerek bu zararın kanıtlanamaması gerekse de davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi gözetildiğinde bu talebin yerinde bulunmadığı, karşı dava yönünden ise 20-30 Ocak 2003 tarihlerinde turnuva düzenleyen davacı karşı davalının sözleşmede öngörülen bedeli davalı karşı davacıya ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulü ile 84.703,50 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ak, söz konusu stad 30.06.2002 tarihine kadar dava dışı belediye tarafından davalı şirkete kiralanmış olup işbu davaya konu sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle «kira sözleşmesinin» sona erdiğini bilen davalı şirketin, buna rağmen basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak söz konusu stadda, devre arası tarihlerinde sözleşme konusu maçlar dışında maç oynanmayacağını «garanti» etmesi karşısında, artık davalının stadın tasarruf hakkının kendilerine ait olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir.
… ın davacıya tahsis edilmediği, ancak davalı tarafından kendisine teklif edilen 20-30 Ocak tarihlerinde davacının turnuva düzenlediği, artık akde aykırı ifayı hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul eden davacının 818 sayılı BK'nun 158/2. maddesi uyarınca «cezai şart» isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı üzere davalı, stadyumu istenilen tarihlerde davacıya tahsis etmek yanında ligin devre arası tarihlerinde söz konusu stadda başka maç oynanmayacağını da «garanti» etmiş bulunmaktadır.
Oysa, davacının talep ettiği 10-20 Ocak tarihleri arasında stadın başka bir turnuvaya ev sahipliği yaptığı çekişmesiz olup davalı şirket de kendilerinin turnuva düzenlenmek üzere stadı herhangi bir şirkete tahsis etmediklerini, stad konusunda tasarruf «yetkisinin» belediyeye ait olduğunu savunmuştur.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4799 E. 2013/4237 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının ve dava dilekçesinin davalıya ... aracılığıyla tebliğ edildiğine dair tebliğ evraklarının davacı tarafından «ibraz» edilmediği, bu nedenle kesinleşmiş bir karar söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava yabancı mahkeme kararının «tenfizine» ilişkin olup, mahkemece tenfize esas yargılamada dava dilekçesinin ve mahkeme kararının davalıya tebliğ edildiğine dair belgelerin dosyada bulunmaması nedeniyle kesinleşmiş bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «tenfizi» istenen ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16322 E. 2013/14660 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu ücret · maddi hata · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaS.2 müziği kullandığına dair delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine; klübün irtifak hakkının tapuda davalı adına olması ve klübün internet sayfası nedeniyle «maddi hata» sonucu davanın davalı klübe yöneltildiği gerekçesiyle de davacı aleyhine «vekalet ücretine» hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın «husumetten» reddine karar verilmesi nedeniyle «maktu ücreti» vekalete karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davacı aleyhine ücret-i vekalete karar verilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulmas …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2429 E. 2022/5598 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10975 E. 2013/16598 K.
Ortak:tüzel kişilik · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaAktif dava «ehliyeti» dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemece, davacı şirketin «ticaret sicil» kayıtlarından silinip silinmediğinin, diğer bir deyişle «tüzel kişiliğinin» devam edip etmediğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün davalı karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı «şirketin tasfiyesini» tamamlayarak 24.08.2011 tarihinde ticaret sicilinden «kaydının» silindiğine dair belge fotokopisi karar düzeltme dilekçesi ekinde «ibraz» edildiğinden ve taraf «ehliyetinin» davanın sonuna kadar resen gözetilmesi gerektiğinden davalı vekilinin buna ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2012/3939 E.-2013/3370 K. sayılı ve 25.02.2013 tarihli onama ilamının kaldırılarak davalı şirketin ticaret sicilinden kaydının silinip silinmediği araştırılarak şayet «tüzel kişiliği» «son» bulmuş ise «ihyası» için davacıya «mehil» vermek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · şirketin tasfiyesi · ihya · cy/cy kaydı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavalı «şirketin tasfiyesini» tamamlayarak 24.08.2011 tarihinde ticaret sicilinden «kaydının» silindiğine dair belge fotokopisi karar düzeltme dilekçesi ekinde «ibraz» edildiğinden ve taraf «ehliyetinin» davanın sonuna kadar resen gözetilmesi gerektiğinden davalı vekilinin buna ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2012/3939 E.-2013/3370 K. sayılı ve 25.02.2013 tarihli onama ilamının kaldırılarak davalı şirketin ticaret sicilinden kaydının silinip silinmediği araştırılarak şayet «tüzel kişiliği» «son» bulmuş ise «ihyası» için davacıya «mehil» vermek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/515 E. , 2015/13504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/11/2014
NUMARASI 2014/285-2014/471
Taraflar arasında görülen davada ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/11/2014 tarih ve 2014/285-2014/471 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı/karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/12/2015 günü hazır bulunan davacı/birleşen davada davalı vekili Av. ... ... ile davalı/birleşen davada davacı vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2 yıl süre ile devre arası döneminde, A... Atatürk Stadyumu'nun istediği tarihlerde turnuva düzenlemek üzere müvekkiline tahsis edileceğine ilişkin sözleşme imzalandığını, aynı sözleşmede davalının ayrıca bu dönemde statın başka maçlara ev sahipliği yapmayacağını da garanti ettiğini ve yükümlülüklerin ihlali halinde cezai şart öngörüldüğünü, müvekkilinin 10-20 Ocak 2003 tarihleri arasında turnuva düzenlemek istediğini davalıya bildirdiğini, davalının ise stadın tasarruf yetkisinin A... Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğundan ve 15.12.2002-19.01.2003 veya 20.01.2003-30.01.2003 tarihleri arasında turnuva düzenlenebileceğinden bahisle cevap verdiğini, 10-20 Ocak tarihleri arasında yapılacak turnuva için pek çok futbol kulübü ve sponsorlarla anlaşan müvekkilinin çok zor duruma girdiğini, müvekkilinin mecburen 20-30 Ocak tarihlerini seçtiğini, ancak anlaşma yapılan birçok kulübün bu tarihteki turnuvaya katılmadıklarını, sponsor firmaların sponsorluklardan vazgeçtiklerini, bu nedenlerle belirtilen tarihlerde sınırlı bir turnuvanın yapılabildiğini, daha sonra müvekkili tarafından talep edilen tarihlerde başka bir firmanın stadda turnuva düzenlemesine izin verildiğini öğrendiklerini, ertesi yıl ise stadın müvekkiline hiç kullandırılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 EURO cezai şart alacağının ve 5.000 TL mahrum kalınan karın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.12.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile cezai şart talebini 125.000 EURO karşılığı olan 217.544 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince sözleşmenin ihlal edilmediğini, davacının kendisine teklif edilen tarihlerden birini tercih ederek söz konusu stadda turnuva düzenlediğini, stadın tahsisinin müvekkiline ait olmaması nedeniyle başka maçların oynatılmasından müvekkilinin sorumlu olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık davada ise stadda turnuva düzenleyen davacı karşı davalının sözleşmede öngörülen kullanım bedelinin sadece bir kısmını ödediğini ileri sürerek, bakiye 84.703,50 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karar, davacı karşı davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 04.10.2013 günlü kararıyla "her ne kadar mahkemenin kötü ifayı kabul eden davacının bu nedenle cezai şart isteyemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde ise de sözleşmede öngörülen yükümlülüklerden herhangi birinin ihlali halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olması gözetildiğinde stadın başka maçlara ev sahipliği yapmayacağını garanti eden ve bu taahhüdünü yerine getirmeyen davalı şirketin sözleşme ile tespit edilen cezai şarttan sorumlu tutulması gerektiğinin gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece de, asıl davanın kısmen kabulü ile 217.544 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, ... Atatürk Stadyumu'nun, davalı tarafından belirli tarihlerde kullanılmak üzere davacıya tahsis edilmesine ilişkin sözleşmenin ihlal edildiği iddiası ile sözleşmede öngörülen cezai şart bedelinin ve mahrum kalınan karın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, uyulan bozma ilamı gereğince asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece kurulan hükümden sonra asıl davada davalı olan şirket vekili tarafından dosyaya sunulan belge ve tercümelerinde, Almanya'da mukim davacı şirketin, ticaret sicil kayıtlarından silindiği belirtilmektedir. Aktif dava ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından silinip silinmediğinin, diğer bir deyişle tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün davalı karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı/karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınıp davalı/karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/155097700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz