Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6080 E. 2015/13276 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, 18/11/2013 tarihli cevabı ihtarnamesinden ve dava tarihinden sonra ayrıca, bilirkişi incelemesi tarihi itibariyle "..." ibaresini markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının sunduğu, davalının web sitesindeki "..." ibaresine yönelik eski kullanımlara ilişkin görsellerin ise, tarihlerinin bulunmadığı, davalının, tescilli ticaret unvanının bir uzantısı olarak "..." ibaresini web sitesinde, alan adında ve sitesi içerisinde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 12. m. kapsamında dürüstçe kullanım olarak kabul edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının haksız yararlanma amacı taşımadığı, kötüniyetinin bulunmadığı, web sitesinde kendi tescilli markası olan "..." markasını kullandığı, tarafların çalıştıkları sektör ve faaliyet alanlarının, satışa sundukları mal ve hizmetlerin farklı olduğu göz önünde bulundurularak davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı, ticaret unvanının terkini koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, men'i, ticaret unvanının terkini, internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından keşide edilen 31/10/2013 tarihli ihtarnameye, davalı tarafından verilen cevapta, ihtarnamede belirtilen dava konusu markaların kullanılmayacağının bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar, mahkemece söz konusu tarihten sonra davalı kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik talepler bakımından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan delillerden, dava konusu markaların davalıya ait internet sitesinde ve burada tanıtımı yapılan ürünler üzerinde kullanılmakta olduğu anlaşıldığı gibi, davacının söz konusu marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik dava açmak suretiyle, bu kullanımların mahkeme kararı yolu ile tespit ve men'ini istemekte hiç şüphesiz hukuki bir yararı da bulunduğundan mahkemenin yazılı gerekçesi isabetli olmamıştır.
Öte yandan davacı, önceki tarihli tescilli ticaret unvanının klavuz işareti olan “...” ibaresinin davalı ticaret unvanından terkini de talep etmiştir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın, 6102 sayılı TTK'nın 52 vd. maddesi kapsamında tartışılması suretiyle ve hasıl olacak sonuca göre, bir karar vermek gerekirken, anılan hususta yetersiz değerlendirmeye dayalı red kararı verilmesi dahi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3361 E. 2013/3759 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · iltibas
Benzer bu kararda… bu hizmet sınıflarında 556 sayılı KHK’nin 8/l-b bendi anlamında benzer hizmet alanlarının bulunduğu aşikar olduğu gibi, bu hususlara ilişkin olarak davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazları» gözetilerek bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; alan adları bakımından da uzantılarının farklı olmasının «iltibas» tehlikesini ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden, bu yöndeki istemin dahi reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz tirazlarının kabulüyle, …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması nedeniyle farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, «iltibasa» yol açmayacağı, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11062 E. 2013/15506 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması nedeniyle farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, «iltibasa» yol açmayacağı, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/02/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6580 E. 2016/3961 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça, davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, men'i, «ticaret unvanının terkini», internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, 18/11/2013 tarihli cevabı «ihtarnamesinden» ve dava tarihinden sonra ayrıca, «bilirkişi incelemesi» tarihi itibariyle "..." ibaresini markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının sunduğu, davalının web sitesindeki "..." ibaresine yönelik eski kullanımlara ilişkin görsellerin ise, tarihlerinin bulunmadığı, davalının, tescilli «ticaret unvanının» bir uzantısı olarak "..." ibaresini web sitesinde, alan adında ve sitesi içerisinde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 12. m. kapsamında dürüstçe kullanım olarak kabul edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının haksız yararlanma amacı taşımadığı, «kötüniyetinin» bulunmadığı, web sitesinde kendi tescilli markası olan "..." markasını kullandığı, tarafların çalıştıkları sektör ve faaliyet alanlarının, satışa sundukları mal ve hizmetlerin farklı olduğu göz önünde bulundurularak davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı, «ticaret unvanının terkini» koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, mahkemece söz konusu tarihten sonra davalı kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesine yönelik talepler bakımından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan delillerden, dava konusu markaların davalıya ait internet sitesinde …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kendi markasal kullanım hakkını aşarak, web sitesi alan adında «dürüstlük kuralına» aykırı biçimde, "......" ibaresini tanıtıcı işaret/ibare olarak kullanmasının, sadece, kendi işletmesi ve ürünlerini tanıtma ve pazarlama amacı taşımadığı, aynı zamanda rakibi konumunda bulunan davacı işletmesi ve markaları ile çağrışım ve «iltibas» meydana getirme amacı taşıdığı, ortalama anne tüketicilerin "......" şeklindeki ibareyi davacıya ait seri markalardan birisi veya satış sitesi olarak değerlendirilebileceği, bu şekilde internet sitesi oluşturmanın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "www........com" isimli internet sitesinin «erişiminin engellenmesine», marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, diğer davalı ... yönünden ise, pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya yapılan tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile alan adına «erişimin engellenmesi» istenmesine ilişkindir.
3-Davacı tarafça, hükmün «ilanı» talep edildiği halde bu hususta olumlu-«olumsuz» karar verilmemesi de isabetli görülmediğinden kararın bu nedenlede bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kendi markasal kullanım hakkını aşarak, web sitesi alan adında «dürüstlük kuralına» aykırı biçimde, "......" ibaresini tanıtıcı işaret/ibare olarak kullanmasının, sadece, kendi işletmesi ve ürünlerini tanıtma ve pazarlama amacı taşımadığı, aynı zamanda rakibi konumunda bulunan davacı işletmesi ve markaları ile çağrışım ve «iltibas» meydana getirme amacı taşıdığı, ortalama anne tüketicilerin "......" şeklindeki ibareyi davacıya ait seri markalardan birisi veya satış sitesi olarak değerlendirilebileceği, bu şekilde internet sitesi oluşturmanın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "www........com" isimli internet sitesinin «erişiminin engellenmesine», marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, diğer davalı ... yönünden ise, pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, «uyuşmazlık konusu» .......com alan adının sicil kaydında, davalılardan ...'ın tescil ettiren olarak «kaydı» bulunduğu iddia edilmiş ve görüşüne başvurulan ilk bilirkişi raporunda davaya konu alan adının yer aldığı web sitesinin işletmecisinin adı geçen davalı olduğu belirtilmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya yapılan tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile alan adına «erişimin engellenmesi» istenmesine ilişkindir.
Bu durumda, davalılardan ...'ın dava konusu alan adlı web sitesininin tescil ettireni olup olmadığı açıklığa kavuşturulmaksızın, bu davalı hakkındaki davanın pasif dava «ehliyeti» yokluğundan reddi doğru görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13243 E. 2012/18855 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDavacı tarafça, davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, men'i, «ticaret unvanının terkini», internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, 18/11/2013 tarihli cevabı «ihtarnamesinden» ve dava tarihinden sonra ayrıca, «bilirkişi incelemesi» tarihi itibariyle "..." ibaresini markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının sunduğu, davalının web sitesindeki "..." ibaresine yönelik eski kullanımlara ilişkin görsellerin ise, tarihlerinin bulunmadığı, davalının, tescilli «ticaret unvanının» bir uzantısı olarak "..." ibaresini web sitesinde, alan adında ve sitesi içerisinde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 12. m. kapsamında dürüstçe kullanım olarak kabul edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının haksız yararlanma amacı taşımadığı, «kötüniyetinin» bulunmadığı, web sitesinde kendi tescilli markası olan "..." markasını kullandığı, tarafların çalıştıkları sektör ve faaliyet alanlarının, satışa sundukları mal ve hizmetlerin farklı olduğu göz önünde bulundurularak davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı, «ticaret unvanının terkini» koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, mahkemece söz konusu tarihten sonra davalı kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesine yönelik talepler bakımından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan delillerden, dava konusu markaların davalıya ait internet sitesinde …
Benzer bu kararda… sine bağlandığını ve daha sonra www.mopesi.com adresine yönlendirildiği, bu surette davalının kendi sunumunu yaptığı, eyleminin haksız olduğu gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» ve davacının marka hakkına yaptığı tecavüzün tesbit ile men’ine, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
2-Dava, davalının eyleminin «haksız rekabet» ve davacının marka, unvan ve alan adına tecavüz teşkil ettiğinin tesbiti ile men’i, manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, davalının web sitesinde sunduğu «uyuşmazlık konusu» hizmetlerin markanın koruma kapsamındaki hizmetler olup olmadığı veya bir kısmına ilişkin olup olmadığı hususunda gerektiğinde aralarında bir tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının eyleminin 556 sayılı KHK’nin 9/2-c. bendine aykırılık oluşturduğundan bahisle davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaBu durumda, davalının web sitesinde sunduğu «uyuşmazlık konusu» hizmetlerin markanın koruma kapsamındaki hizmetler olup olmadığı veya bir kısmına ilişkin olup olmadığı hususunda gerektiğinde aralarında bir tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının eyleminin 556 sayılı KHK’nin 9/2-c. bendine aykırılık oluşturduğundan bahisle davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6080 E. , 2015/13276 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 15/01/2015
NUMARASI 2014/37-2015/3
Taraflar arasında görülen davada ... .. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2015 tarih ve 2014/37-2015/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 16, 35. sınıfta tescilli 2009/00931 no'lu "...." ibareli, 18. sınıfta tescilli 2012/03817 no'lu ".... .... ... S... […].." ibareli, sektörel tanınmış markaları, "www....-.....com" alan adlı internet sitesi bulunduğunu, davalının ticaret unvanının, "www.....com" alan adının, basılı evraklarında ".." ibaresini kullanmasının iltibasa neden olduğunu, davalı eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespiti, men'i, davalının ticaret unvanının terkini, internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi ve müvekkilinin marka itibarı zedelendiğinden 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsili, marka hakkına tecavüz eden davalının rekabeti olmasaydı, müvekkilinin markasını kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte tahsili ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların iştigal alanlarının farklı olduğunu, davacının ihtarnamesinden sonra marka ihlalini doğuracak kullanımları sona erdirdiklerini, müvekkilli şirket ortaklarının soy isimleri olması nedeniyle ".." unvanını kullandıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, 18/11/2013 tarihli cevabı ihtarnamesinden ve dava tarihinden sonra ayrıca, bilirkişi incelemesi tarihi itibariyle "..." ibaresini markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının sunduğu, davalının web sitesindeki "..." ibaresine yönelik eski kullanımlara ilişkin görsellerin ise, tarihlerinin bulunmadığı, davalının, tescilli ticaret unvanının bir uzantısı olarak "..." ibaresini web sitesinde, alan adında ve sitesi içerisinde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 12. m. kapsamında dürüstçe kullanım olarak kabul edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının haksız yararlanma amacı taşımadığı, kötüniyetinin bulunmadığı, web sitesinde kendi tescilli markası olan "..." markasını kullandığı, tarafların çalıştıkları sektör ve faaliyet alanlarının, satışa sundukları mal ve hizmetlerin farklı olduğu göz önünde bulundurularak davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı, ticaret unvanının terkini koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, men'i, ticaret unvanının terkini, internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından keşide edilen 31/10/2013 tarihli ihtarnameye, davalı tarafından verilen cevapta, ihtarnamede belirtilen dava konusu markaların kullanılmayacağının bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar, mahkemece söz konusu tarihten sonra davalı kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik talepler bakımından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan delillerden, dava konusu markaların davalıya ait internet sitesinde ve burada tanıtımı yapılan ürünler üzerinde kullanılmakta olduğu anlaşıldığı gibi, davacının söz konusu marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik dava açmak suretiyle, bu kullanımların mahkeme kararı yolu ile tespit ve men'ini istemekte hiç şüphesiz hukuki bir yararı da bulunduğundan mahkemenin yazılı gerekçesi isabetli olmamıştır.
Öte yandan davacı, önceki tarihli tescilli ticaret unvanının klavuz işareti olan “...” ibaresinin davalı ticaret unvanından terkini de talep etmiştir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın, 6102 sayılı TTK'nın 52 vd. maddesi kapsamında tartışılması suretiyle ve hasıl olacak sonuca göre, bir karar vermek gerekirken, anılan hususta yetersiz değerlendirmeye dayalı red kararı verilmesi dahi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/154734800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz