Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3361 E. 2013/3759 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması nedeniyle farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, iltibasa yol açmayacağı, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, 556 sayılı KHK.’nin 8/l-b, 8/4 ve 8/5 maddelerine aykırılık iddiası nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğü ve dayalı web sitesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olmasına karşın farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı ve davalı markaları farklı hizmet sınıfları için tescilli iseler de, bu hizmet sınıflarında 556 sayılı KHK’nin 8/l-b bendi anlamında benzer hizmet alanlarının bulunduğu aşikar olduğu gibi, bu hususlara ilişkin olarak davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; alan adları bakımından da uzantılarının farklı olmasının iltibas tehlikesini ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden, bu yöndeki istemin dahi reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz tirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11062 E. 2013/15506 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması nedeniyle farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, «iltibasa» yol açmayacağı, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… bu hizmet sınıflarında 556 sayılı KHK’nin 8/l-b bendi anlamında benzer hizmet alanlarının bulunduğu aşikar olduğu gibi, bu hususlara ilişkin olarak davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazları» gözetilerek bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; alan adları bakımından da uzantılarının farklı olmasının «iltibas» tehlikesini ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden, bu yöndeki istemin dahi reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz tirazlarının kabulüyle, …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması nedeniyle farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, «iltibasa» yol açmayacağı, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/02/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6080 E. 2015/13276 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi · terkin · ihtarname · kötüniyet · ilan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, 18/11/2013 tarihli cevabı «ihtarnamesinden» ve dava tarihinden sonra ayrıca, «bilirkişi incelemesi» tarihi itibariyle "..." ibaresini markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının sunduğu, davalının web sitesindeki "..." ibaresine yönelik eski kullanımlara ilişkin görsellerin ise, tarihlerinin bulunmadığı, davalının, tescilli «ticaret unvanının» bir uzantısı olarak "..." ibaresini web sitesinde, alan adında ve sitesi içerisinde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 12. m. kapsamında dürüstçe kullanım olarak kabul edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının haksız yararlanma amacı taşımadığı, «kötüniyetinin» bulunmadığı, web sitesinde kendi tescilli markası olan "..." markasını kullandığı, tarafların çalıştıkları sektör ve faaliyet alanlarının, satışa sundukları mal ve hizmetlerin farklı olduğu göz önünde bulundurularak davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı, «ticaret unvanının terkini» koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, men'i, «ticaret unvanının terkini», internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan davacı, önceki tarihli tescilli «ticaret unvanının» klavuz işareti olan “...” ibaresinin davalı ticaret unvanından «terkini» de talep etmiştir.
Ancak, davacı tarafından keşide edilen 31/10/2013 tarihli «ihtarnameye», davalı tarafından verilen cevapta, ihtarnamede belirtilen dava konusu markaların kullanılmayacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13243 E. 2012/18855 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… sine bağlandığını ve daha sonra www.mopesi.com adresine yönlendirildiği, bu surette davalının kendi sunumunu yaptığı, eyleminin haksız olduğu gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» ve davacının marka hakkına yaptığı tecavüzün tesbit ile men’ine, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Bu durumda, davalının web sitesinde sunduğu «uyuşmazlık konusu» hizmetlerin markanın koruma kapsamındaki hizmetler olup olmadığı veya bir kısmına ilişkin olup olmadığı hususunda gerektiğinde aralarında bir tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının eyleminin 556 sayılı KHK’nin 9/2-c. bendine aykırılık oluşturduğundan bahisle davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davalının eyleminin «haksız rekabet» ve davacının marka, unvan ve alan adına tecavüz teşkil ettiğinin tesbiti ile men’i, manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3361 E. , 2013/3759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/.../2011 tarih ve 2010/181-2011/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004/24612 marka nolu “Vob Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası+şekil” ve 2004/24611 marka nolu “Turkdex Turkish Derivatives Exchange Inc.”ibareli markaların sahibi olduğunu, ayrıca www.vob.org.tr alan adının müvekkiline ait olduğunu; 2008/37961 marka nolu “VOB” markasının davalı adına tescilli bulunduğunu, ayrıca www.vob.com.tr alan adının davalıya ait olduğunu, davalı adına tescilli markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, tescilin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmak için yapıldığını, davalının bu markayı kullanmasının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b, 8/4 ve 8/5. maddelerine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin tanınmış markasına zarar vereceğini ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne ile sicilden terkinine ve davalı adına kayıtlı olan www.vob.com.tr alan adının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasını “haber ajansı hizmetleri” kapsamında kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması nedeniyle farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, iltibasa yol açmayacağı, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, 556 sayılı KHK.’nin 8/l-b, 8/4 ve 8/5 maddelerine aykırılık iddiası nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğü ve dayalı web sitesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olmasına karşın farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı ve davalı markaları farklı hizmet sınıfları için tescilli iseler de, bu hizmet sınıflarında 556 sayılı KHK’nin 8/l-b bendi anlamında benzer hizmet alanlarının bulunduğu aşikar olduğu gibi, bu hususlara ilişkin olarak davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış;
alan adları bakımından da uzantılarının farklı olmasının iltibas tehlikesini ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden, bu yöndeki istemin dahi reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz tirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487907000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz