Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13243 E. 2012/18855 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının (tr) uzantısız olduğu için SOFİTO ibaresi yazıldığında davalının web sayfasının çıktığı, kullanıcıların davacının internet sitesi yerine davalının internet sitesine bağlandığını ve daha sonra www.mopesi.com adresine yönlendirildiği, bu surette davalının kendi sunumunu yaptığı, eyleminin haksız olduğu gerekçesiyle davalının haksız rekabetinin ve davacının marka hakkına yaptığı tecavüzün tesbit ile men’ine, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalının eyleminin haksız rekabet ve davacının marka, unvan ve alan adına tecavüz teşkil ettiğinin tesbiti ile men’i, manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davalının adına SOFİTO ibaresi dava sırasında 15.02.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 27.04.2009 tarihinde tescil edilmiştir. 556 sayılı KHK’nin 39. ve 40. maddeleri uyarınca tescilli markanın koruma süresi 12.03.2008 dava tarihinden önceki tarihte başlamıştır. Dosya kapsamından davalının 2008/7840 nolu SOFİTO markasının aynı zamanda “Her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat hizmetleri” için de tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının web sitesinde sunduğu uyuşmazlık konusu hizmetlerin markanın koruma kapsamındaki hizmetler olup olmadığı veya bir kısmına ilişkin olup olmadığı hususunda gerektiğinde aralarında bir tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının eyleminin 556 sayılı KHK’nin 9/2-c. bendine aykırılık oluşturduğundan bahisle davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3361 E. 2013/3759 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · iltibas
Benzer bu kararda… bu hizmet sınıflarında 556 sayılı KHK’nin 8/l-b bendi anlamında benzer hizmet alanlarının bulunduğu aşikar olduğu gibi, bu hususlara ilişkin olarak davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazları» gözetilerek bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış; alan adları bakımından da uzantılarının farklı olmasının «iltibas» tehlikesini ortadan kaldırmayacağı gözetilmeden, bu yöndeki istemin dahi reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz tirazlarının kabulüyle, …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının markasının tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması nedeniyle farklı sektörde kullanılan davalı markasının davacı markasının ayırt edici niteliğine zarar vermeyeceği, «iltibasa» yol açmayacağı, iptal istemi bakımından davacı ve davalı web sitelerinin uzantılarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6580 E. 2016/3961 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… sine bağlandığını ve daha sonra www.mopesi.com adresine yönlendirildiği, bu surette davalının kendi sunumunu yaptığı, eyleminin haksız olduğu gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» ve davacının marka hakkına yaptığı tecavüzün tesbit ile men’ine, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Bu durumda, davalının web sitesinde sunduğu «uyuşmazlık konusu» hizmetlerin markanın koruma kapsamındaki hizmetler olup olmadığı veya bir kısmına ilişkin olup olmadığı hususunda gerektiğinde aralarında bir tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının eyleminin 556 sayılı KHK’nin 9/2-c. bendine aykırılık oluşturduğundan bahisle davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davalının eyleminin «haksız rekabet» ve davacının marka, unvan ve alan adına tecavüz teşkil ettiğinin tesbiti ile men’i, manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kendi markasal kullanım hakkını aşarak, web sitesi alan adında «dürüstlük kuralına» aykırı biçimde, "......" ibaresini tanıtıcı işaret/ibare olarak kullanmasının, sadece, kendi işletmesi ve ürünlerini tanıtma ve pazarlama amacı taşımadığı, aynı zamanda rakibi konumunda bulunan davacı işletmesi ve markaları ile çağrışım ve «iltibas» meydana getirme amacı taşıdığı, ortalama anne tüketicilerin "......" şeklindeki ibareyi davacıya ait seri markalardan birisi veya satış sitesi olarak değerlendirilebileceği, bu şekilde internet sitesi oluşturmanın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "www........com" isimli internet sitesinin «erişiminin engellenmesine», marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, diğer davalı ... yönünden ise, pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya yapılan tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile alan adına «erişimin engellenmesi» istenmesine ilişkindir.
Davacı tarafça, «uyuşmazlık konusu» .......com alan adının sicil kaydında, davalılardan ...'ın tescil ettiren olarak «kaydı» bulunduğu iddia edilmiş ve görüşüne başvurulan ilk bilirkişi raporunda davaya konu alan adının yer aldığı web sitesinin işletmecisinin adı geçen davalı olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kendi markasal kullanım hakkını aşarak, web sitesi alan adında «dürüstlük kuralına» aykırı biçimde, "......" ibaresini tanıtıcı işaret/ibare olarak kullanmasının, sadece, kendi işletmesi ve ürünlerini tanıtma ve pazarlama amacı taşımadığı, aynı zamanda rakibi konumunda bulunan davacı işletmesi ve markaları ile çağrışım ve «iltibas» meydana getirme amacı taşıdığı, ortalama anne tüketicilerin "......" şeklindeki ibareyi davacıya ait seri markalardan birisi veya satış sitesi olarak değerlendirilebileceği, bu şekilde internet sitesi oluşturmanın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "www........com" isimli internet sitesinin «erişiminin engellenmesine», marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, diğer davalı ... yönünden ise, pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya yapılan tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile alan adına «erişimin engellenmesi» istenmesine ilişkindir.
Davacı tarafça, «uyuşmazlık konusu» .......com alan adının sicil kaydında, davalılardan ...'ın tescil ettiren olarak «kaydı» bulunduğu iddia edilmiş ve görüşüne başvurulan ilk bilirkişi raporunda davaya konu alan adının yer aldığı web sitesinin işletmecisinin adı geçen davalı olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, davalılardan ...'ın dava konusu alan adlı web sitesininin tescil ettireni olup olmadığı açıklığa kavuşturulmaksızın, bu davalı hakkındaki davanın pasif dava «ehliyeti» yokluğundan reddi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13243 E. , 2012/18855 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2010 tarih ve 2008/82-2010/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına SOFİTO+Şekil markasının tescilli olduğunu, ayrıca müvekkili adına www.sofito.com.tr web sitesinin bulunduğunu, yine aynı ibarenin ticaret unvanı olarakta tescilli olduğunu, davalının izinsiz olarak www.sofito.com web sitesini tescil ettirip bu adres tıklandığında davalı adına tescilli www.mopesi.com isimli adresine yönlendirilme sonucu girildiğini, bu durumun müvekkilinin unvan, marka ve alan adına tecavüz teşkil ettiğini, davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek davalının eyleminin haksız ve müvekkilinin marka, unvan ve alan adına tecavüz teşkil ettiğinin tesbiti ile men’ine, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin SOFİTO ibaresinin 6,7,19,20,35,40 ve 42. sınıflarda marka olarak tescili için müracaat ettiğini, davacının markanın 41.sınıfta tescilli olması nedeniyle mal ve hizmet yönünden farklı olduğunu, müvekkilinin piyasada SOFİTO ismiyle tanındığı için internet sitesinin bu şekilde yapıldığını, davacının ihtarı ile alan adını kullanmaktan vazgeçildiğini savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının (tr) uzantısız olduğu için SOFİTO ibaresi yazıldığında davalının web sayfasının çıktığı, kullanıcıların davacının internet sitesi yerine davalının internet sitesine bağlandığını ve daha sonra www.mopesi.com adresine yönlendirildiği, bu surette davalının kendi sunumunu yaptığı, eyleminin haksız olduğu gerekçesiyle davalının haksız rekabetinin ve davacının marka hakkına yaptığı tecavüzün tesbit ile men’ine, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalının eyleminin haksız rekabet ve davacının marka, unvan ve alan adına tecavüz teşkil ettiğinin tesbiti ile men’i, manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davalının adına SOFİTO ibaresi dava sırasında 15.02.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 27.04.2009 tarihinde tescil edilmiştir. 556 sayılı KHK’nin 39. ve 40. maddeleri uyarınca tescilli markanın koruma süresi 12.03.2008 dava tarihinden önceki tarihte başlamıştır. Dosya kapsamından davalının 2008/7840 nolu SOFİTO markasının aynı zamanda “Her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat hizmetleri” için de tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının web sitesinde sunduğu uyuşmazlık konusu hizmetlerin markanın koruma kapsamındaki hizmetler olup olmadığı veya bir kısmına ilişkin olup olmadığı hususunda gerektiğinde aralarında bir tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının eyleminin 556 sayılı KHK’nin 9/2-c.
bendine aykırılık oluşturduğundan bahisle davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065590100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz