İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19154 E. 2015/13315 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa imkansızlığı↗ tacir sıfatı↗ denetime elverişli rapor↗ ba beyannamesi↗ kâr mahrumiyeti↗ ticari defter kayıtları↗ basiretli tacir↗ cezai şart↗ denetime elverişlilik↗ üçüncü kişi↗ ifa↗ fesih↗ protokol↗ istirdat↗ ticari defter↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın protokolünün, üçüncü kişinin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli fesih bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir ifa imkansızlığından meydana gelmediği, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem cezai şartı hem de mahrum kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, tacir sıfatını taşıyan davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği, vergi ödemesinin de, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak açılan bu davada davacı tarafça davalıdan talep edilebileceği, icra takibine konu cezai şart alacağının likit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin asıl davada aşağıdaki iki nolu, birleşen davada ise üç ve dört nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli oyunculuk sözleşmesine dayalı ödenen avansın istirdatı ve cezai şartın tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın ve ödenen verginin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davaya dayanak sözleşmenin 13.01 maddesi hükmünde davacı yapımcının davalı oyuncuya ödeme yapma borcunun doğmasının yapımın yayınlanması koşuluna bağlanmış olup, sözleşmeye konu yapımın hiç yayınlanmamış olması karşısında mahkemece davalı oyuncuya makbuzlardan da anlaşıldığı üzere avans olarak verilen dava konusu meblağın davacı yapımcıya iadesine karar vermek gerekirken asıl davadaki bu istemin isabetli olmayan gerekçelerle reddi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Birleşen davaya gelince, 6762 sayılı TTK.nun 24. maddesi ( 6102 sayılı YTTK'nın 22 md) uyarınca; “Tacir sıfatını haiz bir borçlu Borçlar Kanunu’nun 161. maddesinin 3. fıkrasında yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şartı ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı yapımcı şirketin ekonomik durumu yönünden konusunda uzman bir bilirkişiye ticari defter ve kayıtları, bilançoları, verilen vergi beyannameleri vs. gibi kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirtilen indirim koşullarının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, birleşen davada davalının icra inkar tazminatına ve faiz oranına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3023 E. 2023/5550 K.
Ortak:cezai şart · fesih · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın «protokolünün», «üçüncü kişinin» içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli «fesih» bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir «ifa imkansızlığından» meydana gelmediği, basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem «cezai şartı» hem de «mahrum» kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, «tacir sıfatını» «taşıyan» davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceğ …
2-Asıl dava taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli oyunculuk sözleşmesine dayalı ödenen avansın «istirdatı» ve «cezai şartın» tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın ve ödenen verginin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve «inkar tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, birleşen davada davalının «icra inkar tazminatına» ve faiz oranına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 27.02.2020 tarih, 2018/4961 E. ve 2020/2156 K. sayılı kararıyla davalı şirketin bilançolarındaki aktif ve pasifler göz önünde bulundurulduğunda «cezai şart» miktarında «tenkis» yapılmasının yanılgılı değerlendirme olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.04.2022 tarih, 2022/8 E. ve 2022/73 K. sayılı kararı ile sözleşmenin haksız şekilde fesh edildiği, belirlenen «cezai şartın» davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini kaldı ki «cezai şart» talebinin müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını, cezai şart miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenkis
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 27.02.2020 tarih, 2018/4961 E. ve 2020/2156 K. sayılı kararıyla davalı şirketin bilançolarındaki aktif ve pasifler göz önünde bulundurulduğunda «cezai şart» miktarında «tenkis» yapılmasının yanılgılı değerlendirme olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5673 E. 2024/4104 K.
Ortak:cezai şart · üçüncü kişi · fesih · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın «protokolünün», «üçüncü kişinin» içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli «fesih» bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir «ifa imkansızlığından» meydana gelmediği, basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem «cezai şartı» hem de «mahrum» kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, «tacir sıfatını» «taşıyan» davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceğ …
2-Asıl dava taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli oyunculuk sözleşmesine dayalı ödenen avansın «istirdatı» ve «cezai şartın» tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın ve ödenen verginin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve «inkar tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
… ar Kanunu’nun 161. maddesinin 3. fıkrasında yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan «cezai şart» miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargı …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin «dava konusu» Oyunculuk Sözleşmesini incelemeyerek ve bu sözleşmeyi yok sayarak adil yargılanma haklarının, «hukuki dinlenilme hakkının» ve ispat haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin karara davanın konusu olmayan yanlış sözleşmeyi dayanak tuttuğunu, taraflarca getirilme, «taleple bağlılık» ve «sözleşmelerin nispiliği» ilkesinin ihlal edildiğini, «isticvap» taleplerinin mesnetsiz olarak reddedildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31 inci maddesinde düzenlenen «davayı aydınlatma ödevine» aykırı davranıldığını, davanın asıl konusunun oyunculuk sözleşmesinin ihlalleri olup; birinci ihlalin, davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme alarak “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği" yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı davranması, ikinci ihlalin, üçüncü kişilerden ödeme alan davalıların ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani “ticari sırlarını” ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 10/(d) bendi hükmüne aykırı davranması, üçüncü ihlalin, davalıların, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranması olduğunu, Oyunculuk Sözleşmesinin hiçbir sözleşmenin eki, ilişiği ya da herhangi bir teferruatı olmadığını, oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, Ek Protokol 1'in oyunculuk «sözleşmesinin devri» «protokolü» olmadığını, Yapım Sözleşmesinin devir protokolü olduğunu, ek protokol 1 ile ilk sekiz «bölümün» yapımcılık «sözleşmesinden doğan» yapımcılık haklarının dahi devredilmediğini, oyunculuk sözleşmesindeki tüm hakların «ibra» ve feshedilmediği sürece sözleşmenin 5/a maddesine göre ilk sekiz bölüm için süresiz ayakta olduğunu, isticvap taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, davalıların birinci ihlalinin delilinin, davalının üçüncü kişilerden (Turkuvaz Aktif Prodüksiyon A.Ş.) ödeme alarak devir yasağına ilişkin, 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı hareket ettiklerini gösteren, dilekçe içeriğinde yer alan dekontlar olduğunu, ikinci ihlalin delilinin de bu dekontlar olduğunu, sözleşmenin 10/(d) bendine aykırı davrandıklarını, ödeme alan davalıların «üçüncü kişiye», hesap/IBAN numarası, bölüm ücreti, kaç bölüm ücretinin ödeneceği, kaçıncı bölüm ücreti, ödeme tarihi, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığının bildirilmesi, ödeme şekli ve aracını bildirmesi gerektiğini, davalıların sözleşmedeki yasağa rağmen ticari ve mali bilgileri ifşa ettiğini, dekontun varlığının bunun somut delili olduğunu, üçüncü ihlalin ise sözleşme yürürlükte iken, müvekkilinden «fesih» ya da ibra yazısı almamışken, başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak, 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranılması olduğunu, bunun da ihtilafsız olduğunu, …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaydaki sözleşme ve ek «protokeller» incelendiğinde davacı yan yine kendisi ile yayıncı kuruluş arasındaki yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının kendisi tarafından yürütülmekte iken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği, Ek protokol 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. no.lu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme" denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci madde kapsamında «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, «hakkın kötüye kullanılmasının» hukuk düzenini himaye etmeyeceği, oyuncunun aldığı ödemelerin dava dışı 3. kişilerden tahsil edilmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının oyuncuya yapılan ödemeleri kimler tarafından ödendiğine ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3. kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, toplanan delillere göre; davacının davalı oyuncunun ve davalı ajansın sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça Ek-1 Yapımcılık devir «protokolünde», davalının taraf olmadığını, davacı ile davalılar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği gibi Baba Yapım şirketine de devredilmediğini, dolayısıyla oyunculuk bedelinin müvekkilinden alınması gerektiğini, yayıncıdan ya da Baba yapım şirketinden ücret alınması halinde, gizli bilgilerin ifşası, sözleşmedeki hak ve vecibelerin devri ile bunun «sözleşmenin ihlal» edildiği anlamına geleceğini, ayrıca üçüncü bir gerçek kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı kuralının da ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü, davalılar tarafından davacı iddiaları reddedilmekle, «ispat yükünün» davacıda olduğu, ispat yükü kendisinde bulunan tarafça, davacı tarafça yapılması gereken ödemenin, davalı tarafça yayıncıdan alınarak sözleşmenin gizli kalması gereken bilgilerin ifşa edilmemesi ve sözleşmeden kaynaklanan hak ve vecibelerin devredilememesi yükümlülüğünün ihlali teşkil ettiğini ileri sürdüğü, istinaf dilekçesinde de bu hususu davalının ödemeyi yayıncıdan istemesi koşuluna bağladığı, yayıncıdan ödemenin istenilip istenilmediğinin ise davalıların «isticvabı» ile açıklattırılarak ispatlanılmaya çalışıldığı ancak davalının isticvabı ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, sonuca da etkili olmadığı, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, Oyuncu yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, Oyunculuk Sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin, oyunculuk sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlenmekle ve yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça Oyunculuk Sözleşmesi'nin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı Baba Film şirketi tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, davalı oyuncunun yapım «sözleşmesinin devri» ile, ...isimli dizideki oyunculuk görevine devam ettiği, bu sırada yayıncı kuruluş (Turkuvaz tarafından) davalı oyuncuya ödeme yapılmış olmasının gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, önceki bölümlere ilişkin ücreti «üçüncü kişi» yayıncıdan alınmasının sözleşmenin ihlali sonucunu doğurmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · temlik yasağı · davayı aydınlatma ödevi · sözleşmenin nispiliği · sözleşmenin devri · sözleşmesel sorumluluk · hukuki dinlenilme hakkı · isticvap
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin «dava konusu» Oyunculuk Sözleşmesini incelemeyerek ve bu sözleşmeyi yok sayarak adil yargılanma haklarının, «hukuki dinlenilme hakkının» ve ispat haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin karara davanın konusu olmayan yanlış sözleşmeyi dayanak tuttuğunu, taraflarca getirilme, «taleple bağlılık» ve «sözleşmelerin nispiliği» ilkesinin ihlal edildiğini, «isticvap» taleplerinin mesnetsiz olarak reddedildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31 inci maddesinde düzenlenen «davayı aydınlatma ödevine» aykırı davranıldığını, davanın asıl konusunun oyunculuk sözleşmesinin ihlalleri olup; birinci ihlalin, davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme alarak “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği" yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı davranması, ikinci ihlalin, üçüncü kişilerden ödeme alan davalıların ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani “ticari sırlarını” ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 10/(d) bendi hükmüne aykırı davranması, üçüncü ihlalin, davalıların, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranması olduğunu, Oyunculuk Sözleşmesinin hiçbir sözleşmenin eki, ilişiği ya da herhangi bir teferruatı olmadığını, oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, Ek Protokol 1'in oyunculuk «sözleşmesinin devri» «protokolü» olmadığını, Yapım Sözleşmesinin devir protokolü olduğunu, ek protokol 1 ile ilk sekiz «bölümün» yapımcılık «sözleşmesinden doğan» yapımcılık haklarının dahi devredilmediğini, oyunculuk sözleşmesindeki tüm hakların «ibra» ve feshedilmediği sürece sözleşmenin 5/a maddesine göre ilk sekiz bölüm için süresiz ayakta olduğunu, isticvap taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, davalıların birinci ihlalinin delilinin, davalının üçüncü kişilerden (Turkuvaz Aktif Prodüksiyon A.Ş.) ödeme alarak devir yasağına ilişkin, 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı hareket ettiklerini gösteren, dilekçe içeriğinde yer alan dekontlar olduğunu, ikinci ihlalin delilinin de bu dekontlar olduğunu, sözleşmenin 10/(d) bendine aykırı davrandıklarını, ödeme alan davalıların «üçüncü kişiye», hesap/IBAN numarası, bölüm ücreti, kaç bölüm ücretinin ödeneceği, kaçıncı bölüm ücreti, ödeme tarihi, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığının bildirilmesi, ödeme şekli ve aracını bildirmesi gerektiğini, davalıların sözleşmedeki yasağa rağmen ticari ve mali bilgileri ifşa ettiğini, dekontun varlığının bunun somut delili olduğunu, üçüncü ihlalin ise sözleşme yürürlükte iken, müvekkilinden «fesih» ya da ibra yazısı almamışken, başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak, 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranılması olduğunu, bunun da ihtilafsız olduğunu, …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça Ek-1 Yapımcılık devir «protokolünde», davalının taraf olmadığını, davacı ile davalılar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği gibi Baba Yapım şirketine de devredilmediğini, dolayısıyla oyunculuk bedelinin müvekkilinden alınması gerektiğini, yayıncıdan ya da Baba yapım şirketinden ücret alınması halinde, gizli bilgilerin ifşası, sözleşmedeki hak ve vecibelerin devri ile bunun «sözleşmenin ihlal» edildiği anlamına geleceğini, ayrıca üçüncü bir gerçek kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı kuralının da ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü, davalılar tarafından davacı iddiaları reddedilmekle, «ispat yükünün» davacıda olduğu, ispat yükü kendisinde bulunan tarafça, davacı tarafça yapılması gereken ödemenin, davalı tarafça yayıncıdan alınarak sözleşmenin gizli kalması gereken bilgilerin ifşa edilmemesi ve sözleşmeden kaynaklanan hak ve vecibelerin devredilememesi yükümlülüğünün ihlali teşkil ettiğini ileri sürdüğü, istinaf dilekçesinde de bu hususu davalının ödemeyi yayıncıdan istemesi koşuluna bağladığı, yayıncıdan ödemenin istenilip istenilmediğinin ise davalıların «isticvabı» ile açıklattırılarak ispatlanılmaya çalışıldığı ancak davalının isticvabı ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, sonuca da etkili olmadığı, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, Oyuncu yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, Oyunculuk Sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin, oyunculuk sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlenmekle ve yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça Oyunculuk Sözleşmesi'nin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı Baba Film şirketi tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, davalı oyuncunun yapım «sözleşmesinin devri» ile, ...isimli dizideki oyunculuk görevine devam ettiği, bu sırada yayıncı kuruluş (Turkuvaz tarafından) davalı oyuncuya ödeme yapılmış olmasının gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, önceki bölümlere ilişkin ücreti «üçüncü kişi» yayıncıdan alınmasının sözleşmenin ihlali sonucunu doğurmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veril …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaydaki sözleşme ve ek «protokeller» incelendiğinde davacı yan yine kendisi ile yayıncı kuruluş arasındaki yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının kendisi tarafından yürütülmekte iken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği, Ek protokol 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. no.lu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme" denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci madde kapsamında «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, «hakkın kötüye kullanılmasının» hukuk düzenini himaye etmeyeceği, oyuncunun aldığı ödemelerin dava dışı 3. kişilerden tahsil edilmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının oyuncuya yapılan ödemeleri kimler tarafından ödendiğine ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3. kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, toplanan delillere göre; davacının davalı oyuncunun ve davalı ajansın sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir'' yönünde açıklamalarda bulunması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususlarının «ihtar» edildiğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluklardan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatsapp üzerinden bildirimlerde bulunularak, taraflarca fesh edilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/2 hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 10/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacağının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer haklar saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5894 E. 2024/4282 K.
Ortak:cezai şart · protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın «protokolünün», «üçüncü kişinin» içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli «fesih» bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir «ifa imkansızlığından» meydana gelmediği, basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem «cezai şartı» hem de «mahrum» kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, «tacir sıfatını» «taşıyan» davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceğ …
2-Asıl dava taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli oyunculuk sözleşmesine dayalı ödenen avansın «istirdatı» ve «cezai şartın» tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın ve ödenen verginin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve «inkar tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
… ar Kanunu’nun 161. maddesinin 3. fıkrasında yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan «cezai şart» miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargı …
Benzer bu kararda… imzalandığını ve 18.09.2017 tarihinde oyunculuk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin eki olarak müvekkillerinden kanala devredilmek üzere mali hak devir beyanı ve «muvafakatname» alındığını, davacı, kanal ve dava dışı Baba Yapım şirketi arasında 20.12.2017 tarihinde imzalanan yapım sözleşmesi ek «protokolü» ile yapım işlerinin Baba Yapım şirketine devredildiğini, oyunculuk sözleşmesinin tarafının devralan Baba Yapım şirketi olduğunu, taraflar arasında «halefiyet» yoluyla ilişki kurulduğunu, yeni sözleşme imzalanmasının bir öneminin bulunmadığını, müvekkillerinin dizi projesinde üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacı tarafından müvekkillerinin sanatının eksik veya hatalı icra etmesiyle alakalı herhangi bir taleplerinin olmadığını, müvekkillerinin yapım işi devredilene kadar ödemeleri davacıdan aldığını, oyunculuk sözleşmesinin ödemelere ilişkin 8 inci ana başlığına göre oyuncu ödemelerinin kanaldan gelecek ödemelere bağlı olduğunu, müvekkillerinin oyunculuk edimlerini yerine getirmekle hak ettiği ücreti davacı ... şirketinden alabileceği gibi kanaldan da alabileceğini, müvekkillerinin söz konusu dizi projesinde yer aldıkları süreçte herhangi farklı bir dizi film projesinde yer almadıklarını, müvekkillerinin sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerin ifşa edildiği iddia edilse de bu gizli bilgilerin ne olduğunun kimlere söylendiği ve zararın ne olduğu hususunda açıklık olmadığını, müvekkillerine isnat edilen «cezai şartın» doğumuna neden olan herhangi bir «kusurun» bulunmadığını, cezai şartı oluşturan bir eylem olmaması bakımından davacıların bu davayı açmakta «hukuki yararlarının» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında tahsilat yapan davalılara (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, yine davalıların bir kısım bakiye ödemeleri dava dışı 3 üncü kişilerden tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olmadığı gibi «haksız rekabet» olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira ek «protokolde» 3 üncü bölümden 8 inci bölüme kadar bakiye kalan ödemeler yönünden «mahsuplaşmanın» dikkate alınacağının kabul edildiği, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının 3 üncü kişiye bakiye ödemeleri kimlerin söylediği, kimlerden bu durumun yayıldığına ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu dolayısıyla davacının davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiasına dayalı «cezai şart» talebinin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiştir.
… tilen kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde, sözleşme hükümlerinin davalılarca ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlal sayısının tespiti ile, ihlal sayısına göre «cezai şart» talebinde bulunmuşsa da, iddialarını somutlaştırmadığı, davalıların ne şekilde gizli bilgileri ifşa ettiği, başka bir yapımda yer aldığı, sözleşmeden kaynaklanan edimleri ne şekilde devrettiklerinin açıklanmadığı gibi, bu hususta taraflar arasındaki sözleşmeler ve «ihtarnameler» dışında da delil sunulmadığı, cevap dilekçesinde iddiaların kabul edilmemesine rağmen, davalının «isticvabı» ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, «ispat yükünün» yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde, "..." isimli dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili tarafından yürütülürken, 20.12.2017 tarihinde devir «protokolü» ile, projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği beyan ve kabul edildiği, davalı oyuncunun yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, oyunculuk sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlendiği, yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı yapımcı şirket tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olduğu, davacı tarafça davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme aldığına dair dosya kapsamında delil sunulmadığı, kaldı ki davalı tarafça dizinin yapımcılığının devrinden sonra, 9 uncu bölümden itibaren dizinin çekimlerinde oyunculuk görevine devam edilmesi ve ücretin yayıncı Kanal tarafından ödenmesinin, gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil etmeyeceği ve «sözleşmenin ihlali» olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · temlik yasağı · ticari sır · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · halefiyet · davanın konusu
Benzer bu kararda… ığını söyleyerek yalan söylemiş ve müvekkilini itibarsızlaştırmış ve oyunculuk sözleşmesi 10/d maddesinde gizli bilgi olarak tanımlanmış bir bilgiyi ifşa etmiş yani «sözleşmeyi ihlal» etmiş sayılacağını, ayrıca üçüncü kişilerden ödeme alarak alacağını devretmiş, «temlik» etmiş sayılacağını, oyunculuk sözleşmesinin 7/i bendinde düzenlenen «temlik yasağını» da ihlal etmiş olacağını, davalıların uymakla yükümlü olduğu sözleşmeye göre davalıların müvekkilinden başka kimseden ödeme kabul edemeyeceklerini, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu irdelemesi ve aydınlatması gerekirken bu hususu ilgisiz bularak «isticvap» talebini reddettiğini, davalıların bir kısım bakiye ödemeleri üçüncü kişiden almasının «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, ek «protokolde» 3 üncü bölümden 8 inci «bölüme» kadar bakiye kalan ödemeler yönünden «mahsuplaşmanın» dikkate alınacağının kabul edildiği açıklanmışsa da, davalı ile müvekkili arasında böyle bir protokol bulunmadığını, müvekkili yapımcı ile davalı oyuncu arasında sözleşme imzalandığını, dava açma nedeninin oyuncunun sözleşmedeki şartlara riayet etmemesi olduğunu, oyunculuk sözleşmesinin hiçbir şekilde devredilmediğini, müvekkilinin herhangi bir kişiye «halefiyet» ve «muvafakat» vermediğini, devredilenin dizinin yapımcılığı olduğunu, yapımcılık sözleşmesinin devir protokolünde oyuncuları bağlayıcı bir hükme imza atmadığını, oyunculuk sözleşmesinin yapımcılık sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin 5/a maddesinde; “OYUNCU, işbu sözleşmenin imza tarihi itibariyle yürürlüğe gireceğini ve KANAL ile YAPIMCI arasında imzalanan TV dizisi Yapım Sözleşmesinde yer alan SEZON boyunca yürürlükte kalacağını, gayrikabili «rücu» olarak kabul etmektedir, Sözleşme hangi sebeple sonu ererse ersin YAPIMCI'nın sözleşme uyarınca edindiği ve edineceği haklar ve yetkiler açısından herhangi bir süre, yer, sayı ve muhteva itibariyle «kısıtlanmamış» biçimde süresiz olarak yürürlükte kalacaktır." düzenlemesi bulunduğunu, sözleşmenin 7/i ve 10/d maddelerinin ihlal edildiğini, üçüncü kişilerden müvekkilinin sorumlu olduğu bölüm ödemelerini tahsil eden davalıların, ödeme bilgileri, bölüm ücreti, IBAN bilgileri, müvekkilin mali durumu gibi ticari hususları ifşa ederek madde hükmünü ihlal ettiklerini oyuncunun ödeme talep etmiş olması halinde en asgari kabule, bölüm başı ücret, ödeme tarihi, tutarı, hesap bilgileri, müvekkilimin ödemelerini yapıp yapmadığı gibi «ticari sır» mahiyetindeki hususların davalılarca sözleşmeye aykırı olarak yayıncı kuruluşa ifşa edildiğinin ortaya çıkacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırı …
… de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında tahsilat yapan davalılara (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, yine davalıların bir kısım bakiye ödemeleri dava dışı 3 üncü kişilerden tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olmadığı gibi «haksız rekabet» olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira ek «protokolde» 3 üncü bölümden 8 inci bölüme kadar bakiye kalan ödemeler yönünden «mahsuplaşmanın» dikkate alınacağının kabul edildiği, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının 3 üncü kişiye bakiye ödemeleri kimlerin söylediği, kimlerden bu durumun yayıldığına ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu dolayısıyla davacının davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiasına dayalı «cezai şart» talebinin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiştir.
… tilen kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde, sözleşme hükümlerinin davalılarca ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlal sayısının tespiti ile, ihlal sayısına göre «cezai şart» talebinde bulunmuşsa da, iddialarını somutlaştırmadığı, davalıların ne şekilde gizli bilgileri ifşa ettiği, başka bir yapımda yer aldığı, sözleşmeden kaynaklanan edimleri ne şekilde devrettiklerinin açıklanmadığı gibi, bu hususta taraflar arasındaki sözleşmeler ve «ihtarnameler» dışında da delil sunulmadığı, cevap dilekçesinde iddiaların kabul edilmemesine rağmen, davalının «isticvabı» ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, «ispat yükünün» yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde, "..." isimli dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili tarafından yürütülürken, 20.12.2017 tarihinde devir «protokolü» ile, projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği beyan ve kabul edildiği, davalı oyuncunun yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, oyunculuk sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlendiği, yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı yapımcı şirket tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olduğu, davacı tarafça davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme aldığına dair dosya kapsamında delil sunulmadığı, kaldı ki davalı tarafça dizinin yapımcılığının devrinden sonra, 9 uncu bölümden itibaren dizinin çekimlerinde oyunculuk görevine devam edilmesi ve ücretin yayıncı Kanal tarafından ödenmesinin, gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil etmeyeceği ve «sözleşmenin ihlali» olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Şti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususlarının «ihtar» edildiğini ancak yayıncı kuruluşun ödeme yükümlülüğünü, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatsapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/2 hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 10/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6481 E. 2024/3030 K.
Ortak:cezai şart · protokol · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın «protokolünün», «üçüncü kişinin» içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli «fesih» bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir «ifa imkansızlığından» meydana gelmediği, basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem «cezai şartı» hem de «mahrum» kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, «tacir sıfatını» «taşıyan» davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceğ …
2-Asıl dava taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli oyunculuk sözleşmesine dayalı ödenen avansın «istirdatı» ve «cezai şartın» tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın ve ödenen verginin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve «inkar tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
… ar Kanunu’nun 161. maddesinin 3. fıkrasında yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan «cezai şart» miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargı …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ndığını, müvekkili ile yayıncı kuruluş arasında yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili şirket tarafından yürütülürken devir «protokolü» ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiğini, müvekkilinin yapımcılık bedelini ödemeyen yayıncı kuruluşun, dizi oyuncularını toplayarak "Oyunculuk be …
Şti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · sözleşmenin nispiliği · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · aktif husumet ehliyeti · davanın konusu · hakkın kötüye kullanılması
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
… u, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut «bölüm» ücretinin yayıncıya bildirilmesinin «sözleşmenin ihlali» olmadığı, «isticvap» istenen hususların «ispat yükünün» yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19154 E. , 2015/13315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ......FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ 23/10/2014
NUMARASI 2013/151-2014/232
Taraflar arasında görülen davada.....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2013/151-2014/232 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/12/2015 günü hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Av. S.. M... ile davalı-birleşen davada davacı vekili Av. S.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin yapımcılığını üstlendiği ve “S... Tv” logolu televizyon kanalında yayımlanması planlanan “F... 1453, F... S...” isimli televizyon dizisinde oyuncu olarak görev almasına ilişkin davalı ile sözleşme imzalandığını, 25.000 TL avans ödemesi yapıldığını, ancak televizyon kanalı sahibi şirketin yapım sözleşmesini feshetmesiyle dizi projesinin iptal edildiğini, davalıya 16.11.2012 tarihinde ihtarname göndererek sözleşmenin haklı nedenle feshini bildirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalıya ödenen 25.000TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sır saklama yükümlülüğüne aykırı hareketinden dolayı şimdilik 1000 TL cezai şartın 25.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin "F... 1453" adlı filmde F.... S.... M.... rolünü oynadığını, bu filmin 22 milyon seyirciye ulaştığını, filmin başarısı üzerine davalı yapımcının müvekkili ile irtibata geçtiğini ve taraflar arasında 07/06/2012 tarihli oyunculuk, yapımcılık sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin "F.... S..." adlı yapımda rol almasının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre müvekkilinin başka herhangi bir işte çalışamayacağını, başka bir dizide görev alamayacağını, resmi görevinden ayrılması durumunda maaşlarının ve sigorta primlerinin davalı tarafça karşılanacağını, bu sözleşmenin ve dizi projesinin kamuoyuna duyurulmasından sonra müvekkilinin tüm enerjisini bu diziye harcadığını ve hazırlıklara başladığını, 6 ay ücretsiz izne ayrıldığını, Eylül ayında dizinin yayına girişinin gecikeceğinin anlaşılması nedeniyle yapımın bir süre ertelendiğini, bu süreçte davalının talebi üzerine müvekkilinin at binme kurslarına ve spor salonuna devam ettiğini, tüm zamanını sözleşmeye konu projeye adadığını, projenin davalı tarafça ertelendiğini, bir süre sonra Kasım 2012 tarihinde Milliyet gazetesinde dizinin iptal olduğu yönünde haberler çıktığını, davacı tarafın eksik maaş yatırdığının anlaşılması üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın ise cevabi ihtarname ile, televizyon kanalı ile yapılan protokolün feshinden dolayı dizi protokolünün iptal edildiğini, bu dizinin çekilmeyeceğini, taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine sözleşmenin cezai şart hükmü nedeniyle davalı aleyhine 500.000 Euro cezai şartın TL karşılığı üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı tarafın haksız bir şekilde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, oysa sözleşmenin 17.01 maddesi gereğince yapımcının sözleşme gereklerini yerine getirmemesi ve sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın feshetmesinden dolayı 500.000 Euro cezai şartı ödemesi gerektiğini, davalının yükümlü olduğu vergileri yatırmayarak ve yaptırmakla yükümlü olduğu sigortayı yaptırmayarak haklı neden olmaksızın sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, itirazının iptalini ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, dizinin prodüksiyonundan vazgeçilmesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini ve davacı tarafın haksız icra takibi başlattığını, bu takibin haksız ve dayanıksız olduğunu, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığını, sözleşmenin 17.01 maddesi uyarınca cezai şartın ancak haklı neden olmaksızın fesih durumunda söz konusu olabileceğini, dizinin yayınlanacağı A.. tv şirketinin projeyi iptal etmesi nedeniyle müvekkilinin davacı ve diğer oyuncularla yaptığı sözleşmelerin ifasının imkansız hale geldiğini, asıl borç imkansız hale geldiğinden cezai şartın istenemeyeceğini, imkansızlığın müvekkili dışında ortaya çıktığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın protokolünün, üçüncü kişinin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli fesih bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir ifa imkansızlığından meydana gelmediği, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.
maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem cezai şartı hem de mahrum kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, tacir sıfatını taşıyan davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği, vergi ödemesinin de, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak açılan bu davada davacı tarafça davalıdan talep edilebileceği, icra takibine konu cezai şart alacağının likit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin asıl davada aşağıdaki iki nolu, birleşen davada ise üç ve dört nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli oyunculuk sözleşmesine dayalı ödenen avansın istirdatı ve cezai şartın tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın ve ödenen verginin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davaya dayanak sözleşmenin 13.01 maddesi hükmünde davacı yapımcının davalı oyuncuya ödeme yapma borcunun doğmasının yapımın yayınlanması koşuluna bağlanmış olup, sözleşmeye konu yapımın hiç yayınlanmamış olması karşısında mahkemece davalı oyuncuya makbuzlardan da anlaşıldığı üzere avans olarak verilen dava konusu meblağın davacı yapımcıya iadesine karar vermek gerekirken asıl davadaki bu istemin isabetli olmayan gerekçelerle reddi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Birleşen davaya gelince, 6762 sayılı TTK.nun 24. maddesi ( 6102 sayılı YTTK'nın 22 md) uyarınca; “Tacir sıfatını haiz bir borçlu Borçlar Kanunu’nun 161. maddesinin 3. fıkrasında yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez.” Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şartı ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı yapımcı şirketin ekonomik durumu yönünden konusunda uzman bir bilirkişiye ticari defter ve kayıtları, bilançoları, verilen vergi beyannameleri vs. gibi kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirtilen indirim koşullarının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, birleşen davada davalının icra inkar tazminatına ve faiz oranına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin birleşen davada ise davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalının icra inkar tazminatına ve faiz oranına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınıp, asıl davada davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/153356300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz