İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3023 E. 2023/5550 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ takibin durdurulması↗ kötüniyet tazminatı↗ sözleşmenin feshi↗ vekâlet ücreti↗ cezai şart↗ ek prim↗ fesih↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 05.06.2018 tarih, 2017/745 E. ve 2018/156 K. sayılı kararı ile kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2020 tarih, 2018/4961 E. ve 2020/2156 K. sayılı kararıyla davalı şirketin bilançolarındaki aktif ve pasifler göz önünde bulundurulduğunda cezai şart miktarında tenkis yapılmasının yanılgılı değerlendirme olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.04.2022 tarih, 2022/8 E. ve 2022/73 K. sayılı kararı ile sözleşmenin haksız şekilde fesh edildiği, belirlenen cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini kaldı ki cezai şart talebinin müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını, cezai şart miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 179 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19154 E. 2015/13315 K.
Ortak:cezai şart · fesih · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 27.02.2020 tarih, 2018/4961 E. ve 2020/2156 K. sayılı kararıyla davalı şirketin bilançolarındaki aktif ve pasifler göz önünde bulundurulduğunda «cezai şart» miktarında «tenkis» yapılmasının yanılgılı değerlendirme olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.04.2022 tarih, 2022/8 E. ve 2022/73 K. sayılı kararı ile sözleşmenin haksız şekilde fesh edildiği, belirlenen «cezai şartın» davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini kaldı ki «cezai şart» talebinin müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını, cezai şart miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın «protokolünün», «üçüncü kişinin» içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli «fesih» bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir «ifa imkansızlığından» meydana gelmediği, basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem «cezai şartı» hem de «mahrum» kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, «tacir sıfatını» «taşıyan» davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceğ …
2-Asıl dava taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli oyunculuk sözleşmesine dayalı ödenen avansın «istirdatı» ve «cezai şartın» tahsili, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı cezai şartın ve ödenen verginin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve «inkar tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, birleşen davada davalının «icra inkar tazminatına» ve faiz oranına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ifa imkansızlığı · tacir sıfatı · denetime elverişli rapor · ba beyannamesi · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · üçüncü kişi · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı yapımcı şirket, dava dışı üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu yayın «protokolünün», «üçüncü kişinin» içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle iptal edildiğini gerekçe göstererek 16 Kasım 2012 tarihli «fesih» bildirimi ile taraflar arasındaki 07/06/2012 tarihli sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de, bu feshin haklı nedenle olmadığı, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, planlanan zamanda dizinin çekimlerine davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlanamamasına rağmen davacı oyuncunun, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak çekim hazırlıklarına eksiksiz olarak uyduğu, …Devlet Tiyatrolarındaki görevinden ücretsiz izne ayrıldığı, davalı yapımcının isteği doğrultusunda ata binme ve spor kurslarına devam ettiği, oynayacağı role hazırlanabilmek için 6 aya yakın bir süre ile sakalını kesmediği, davacı oyuncunun sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına yapması gerekirken yapmadığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığı, asıl davada iddia olunan sözleşmenin ifşası iddiasının asıl davada davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dışı üçüncü kişinin ekonomik sıkıntı içine girmesinden ve davalı yapımcı ile, diziyi yayınlaması beklenen yayın kuruluşu arasındaki protokolün iptal edilmesinin sonuçlarının davacı oyuncuya yükletilemeyeceği, bu iptalin herhangi bir «ifa imkansızlığından» meydana gelmediği, basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davalı yapımcının başka herhangi bir televizyon kanalı ile yeni bir anlaşma yaparak dizinin çekimlerine başlayabilmesi mümkün iken bunu yapmayarak kusurlu hareket ettiği, böylece davalı tarafça yapılan feshin haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince davacı sinema oyuncusunun hem «cezai şartı» hem de «mahrum» kaldığı karı talep etme hakkının bulunduğu, «tacir sıfatını» «taşıyan» davalı yapımcı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde ve tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceğ …
Bu durumda mahkemece, davalı yapımcı şirketin ekonomik durumu yönünden konusunda uzman bir bilirkişiye «ticari defter» ve kayıtları, bilançoları, verilen vergi «beyannameleri» vs. gibi kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirtilen indirim koşullarının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı isabetli olmayan yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17523 E. 2015/3047 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… rına sahip olduğu müzik eserinin "..." adlı dizi filmde izinsiz olarak kullanıldığı, her ne kadar davalı tarafça söz konusu dizinin yapımcısı olmadığı savunulularak «husumet itirazında» bulunulmuş ise de yapımcı şirket olduğu bildirilen ....'nin ortakları ile davalı şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğu ve şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu, bu nedenlerle husumet itirazının yerinde görülmediği, dava konusu eserin «rayiç bedelinin» 2.000-2.500 TL civarında tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 2.500 TL'lik asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · husumet itirazı · rayiç bedel · tüzel kişilik · eksik inceleme · kesin hüküm · husumet
Benzer bu kararda… rına sahip olduğu müzik eserinin "..." adlı dizi filmde izinsiz olarak kullanıldığı, her ne kadar davalı tarafça söz konusu dizinin yapımcısı olmadığı savunulularak «husumet itirazında» bulunulmuş ise de yapımcı şirket olduğu bildirilen ....'nin ortakları ile davalı şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğu ve şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu, bu nedenlerle husumet itirazının yerinde görülmediği, dava konusu eserin «rayiç bedelinin» 2.000-2.500 TL civarında tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 2.500 TL'lik asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ortakları ile davalı şirketin ortaklarının aynı bulunduğu ve bu itibarla şirketler arasında «organik bağ» olduğu kabul edilerek davalının yapımcı olduğu sonucuna varılmış ise de her sermaye şirketinin ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip bulunduğu gözetildiğinde bu kabul isabetli bulunmamaktadır.
… i film aslı ya da kopyası üzerinde inceleme yaptırılarak yapımcı adının tespitte yer alıp almadığının belirlenmesi böylece davalının yapımcı şirket olup olmadığının «kesin» bir biçimde tespit edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6114 E. 2014/12050 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · ek mehil · kesin süre · icra takibine itiraz · iş bölümü · ticari defter · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… zaman itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 80ve 81. ve HMK'nın 219. vd maddeleri (HUMK'nın 326. vd maddeleri) uyarınca davalının tutmak zorunda olduğu «ticari defterlerin ibrazı» için davalı tarafa «mehil» verilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, “oyunculuk ve komşu mali hakların devri” sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davacının, oyuncusunun dava konusu dizide kaç «bölüm» oynadığını ispat edemediği gibi iddiasını «ticari defter» ve kayıtlarla ile de ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının oyuncusunun dava konusu dizide kaç «bölüm» oynadığını isapt edemediği gibi «ticari defter» ve kayıtlar ile de davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalıya «defterlenin» «ibrazı» için, davalının hazır olmadığı 19.04.2011 tarihli celse de «kesin süre» verilmişse de dosya kapsamından davalıya bu hususta davetiye çıkarılmadığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3023 E. , 2023/5550 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Musa Kurtulmuş dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FETİH 1453" adlı filmde Fatih Sultan Mehmet rolünü oynadığını, bu filmin 22 milyon seyirciye ulaştığını, filmin başarısı üzerine davalı yapımcının müvekkili ile irtibata geçtiğini ve taraflar arasında 07.06.2012 tarihli oyunculuk, yapımcılık sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin "FETİHTEN SONRA" adlı yapımda rol almasının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre müvekkilinin başka herhangi bir işte çalışamayacağını, başka bir dizide görev alamayacağını, resmi görevinden ayrılması durumunda maaşlarının ve sigorta primlerinin davalı tarafça karşılanacağını, bu sözleşmenin ve dizi projesinin kamuoyuna duyurulmasından sonra müvekkilinin tüm enerjisini bu diziye harcadığını ve hazırlıklara başladığını, 6 ay ücretsiz izne ayrıldığını, Eylül ayında dizinin yayına girişinin gecikeceğinin anlaşılması nedeniyle yapımın bir süre ertelendiğini, bu süreçte davalının talebi üzerine müvekkilinin at binme kurslarına ve spor salonuna devam ettiğini, tüm zamanını sözleşmeye konu projeye adadığını, projenin davalı tarafça ertelendiğini, bir süre sonra Kasım 2012 tarihinde Milliyet gazetesinde dizinin iptal olduğu yönünde haberler çıktığını, taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine sözleşmenin cezai şart hükmü nedeniyle davalı aleyhine 500.000,00 Euro cezai şartın TL karşılığı üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı tarafın haksız bir şekilde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazının iptalini ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dizinin prodüksiyonundan vazgeçilmesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini ve davacı tarafın haksız icra takibi başlattığını, bu takibin haksız ve dayanıksız olduğunu, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığını, sözleşmenin 17.01 maddesi uyarınca cezai şartın ancak haklı neden olmaksızın fesih durumunda söz konusu olabileceğini, dizinin yayınlanacağı AKS tv şirketinin projeyi iptal etmesi nedeniyle müvekkilinin davacı ve diğer oyuncularla yaptığı sözleşmelerin ifasının imkansız hale geldiğini, asıl borç imkansız hale geldiğinden cezai şartın istenemeyeceğini, imkansızlığın müvekkili dışında ortaya çıktığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.06.2018 tarih, 2017/745 E. ve 2018/156 K. sayılı kararı ile kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2020 tarih, 2018/4961 E. ve 2020/2156 K. sayılı kararıyla davalı şirketin bilançolarındaki aktif ve pasifler göz önünde bulundurulduğunda cezai şart miktarında tenkis yapılmasının yanılgılı değerlendirme olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.04.2022 tarih, 2022/8 E. ve 2022/73 K. sayılı kararı ile sözleşmenin haksız şekilde fesh edildiği, belirlenen cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini kaldı ki cezai şart talebinin müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını, cezai şart miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 179 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963211400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz