Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6481 E. 2024/3030 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
devir yasağı↗ sözleşmenin nispiliği↗ sözleşmesel sorumluluk↗ isticvap↗ sözleşmenin ihlali↗ aktif husumet ehliyeti↗ davanın konusu↗ hakkın kötüye kullanılması↗ mükerrerlik↗ temerrüt tarihi↗ aktif husumet↗ ibra↗ husumet ehliyeti↗ sözleşmeye aykırılık↗ ciro↗ cezai şart↗ iş bölümü↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ temlik↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/436 E., 2020/37 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... adlı dizi film projesine ilişkin 14.09.2017 tarihli Oyuncu Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile yayıncı kuruluş arasında yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili şirket tarafından yürütülürken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiğini, müvekkilinin yapımcılık bedelini ödemeyen yayıncı kuruluşun, dizi oyuncularını toplayarak "Oyunculuk bedelleri ... Yapım Ltd. Şti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, haksız rekabet hükümlerine ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili ihtar edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı ibra ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının cezai şart ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden işleyecek her bir cezai şartın temerrüt tarihini belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla avans faizi oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı dahil tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu muvafakatname ile bağlı bulunduğunu, hakkın kötüye kullanıldığını ve hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek protokol 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile taahhüt edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 bölüme ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen davanın konusu olmadığı gibi davacı isticvap talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, sözleşmesel sorumluluklarının olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak cezai şart isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olayda oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, mahkemenin yanlış sözleşmeyi incelediğini, davalının yayıncı kuruluştan ödeme alarak oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği” yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz bölüme ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu muvafakatnamesinin yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan isticvap başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin mükerrer olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adlarına ödeme yapılmasının mümkün olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile oyunculuk sözleşmesinin 9/(f) hükmü gereği işbu sözleşmenin yapım sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut bölüm ücretinin yayıncıya bildirilmesinin sözleşmenin ihlali olmadığı, isticvap istenen hususların ispat yükünün yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak, yapımcılığı baskı ile devrettiklerini, ilk 8 bölümün ödemesinin zaten yapılmış olduğunu, yapımı devralan şirket ile organik bağları bulunan avukatların davalı vekilliği yaptığını, isticvap isteğinin karşılanması gerektiğini, aksi yönde yerel mahkeme uygulamalarının olduğunu, davalının para alışının ve işe devam edişinin açık ve ispatlanmış bulunduğunu, davalının yapım sözleşmesinin tarafı olmadığını, sözleşmenin nispiliğinin ihlal edildiğini, sözleşme maddelerini aşacak mahiyette gerekçe ortaya konulmadan taleplerinin reddedildiğini, kararların gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 14.09.2017 tarihli oyunculuk sözleşmesinden kaynaklı sözleşmeye aykırılığın tespiti ve şimdilik sözleşmeye dayalı olarak 100,00 TL cezai şart alacağı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 25, 26, 31 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5645 E. 2024/2543 K.
Ortak:devir yasağı · sözleşmenin nispiliği · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · aktif husumet ehliyeti · davanın konusu · hakkın kötüye kullanılması · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5673 E. 2024/4104 K.
Ortak:devir yasağı · sözleşmenin nispiliği · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · aktif husumet ehliyeti · davanın konusu · hakkın kötüye kullanılması · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaydaki sözleşme ve ek «protokeller» incelendiğinde davacı yan yine kendisi ile yayıncı kuruluş arasındaki yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının kendisi tarafından yürütülmekte iken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği, Ek protokol 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. no.lu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme" denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci madde kapsamında «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, «hakkın kötüye kullanılmasının» hukuk düzenini himaye etmeyeceği, oyuncunun aldığı ödemelerin dava dışı 3. kişilerden tahsil edilmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının oyuncuya yapılan ödemeleri kimler tarafından ödendiğine ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3. kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, toplanan delillere göre; davacının davalı oyuncunun ve davalı ajansın sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin «dava konusu» Oyunculuk Sözleşmesini incelemeyerek ve bu sözleşmeyi yok sayarak adil yargılanma haklarının, «hukuki dinlenilme hakkının» ve ispat haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin karara davanın konusu olmayan yanlış sözleşmeyi dayanak tuttuğunu, taraflarca getirilme, «taleple bağlılık» ve «sözleşmelerin nispiliği» ilkesinin ihlal edildiğini, «isticvap» taleplerinin mesnetsiz olarak reddedildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31 inci maddesinde düzenlenen «davayı aydınlatma ödevine» aykırı davranıldığını, davanın asıl konusunun oyunculuk sözleşmesinin ihlalleri olup; birinci ihlalin, davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme alarak “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği" yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı davranması, ikinci ihlalin, üçüncü kişilerden ödeme alan davalıların ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani “ticari sırlarını” ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 10/(d) bendi hükmüne aykırı davranması, üçüncü ihlalin, davalıların, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranması olduğunu, Oyunculuk Sözleşmesinin hiçbir sözleşmenin eki, ilişiği ya da herhangi bir teferruatı olmadığını, oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, Ek Protokol 1'in oyunculuk «sözleşmesinin devri» «protokolü» olmadığını, Yapım Sözleşmesinin devir protokolü olduğunu, ek protokol 1 ile ilk sekiz «bölümün» yapımcılık «sözleşmesinden doğan» yapımcılık haklarının dahi devredilmediğini, oyunculuk sözleşmesindeki tüm hakların «ibra» ve feshedilmediği sürece sözleşmenin 5/a maddesine göre ilk sekiz bölüm için süresiz ayakta olduğunu, isticvap taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, davalıların birinci ihlalinin delilinin, davalının üçüncü kişilerden (Turkuvaz Aktif Prodüksiyon A.Ş.) ödeme alarak devir yasağına ilişkin, 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı hareket ettiklerini gösteren, dilekçe içeriğinde yer alan dekontlar olduğunu, ikinci ihlalin delilinin de bu dekontlar olduğunu, sözleşmenin 10/(d) bendine aykırı davrandıklarını, ödeme alan davalıların «üçüncü kişiye», hesap/IBAN numarası, bölüm ücreti, kaç bölüm ücretinin ödeneceği, kaçıncı bölüm ücreti, ödeme tarihi, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığının bildirilmesi, ödeme şekli ve aracını bildirmesi gerektiğini, davalıların sözleşmedeki yasağa rağmen ticari ve mali bilgileri ifşa ettiğini, dekontun varlığının bunun somut delili olduğunu, üçüncü ihlalin ise sözleşme yürürlükte iken, müvekkilinden «fesih» ya da ibra yazısı almamışken, başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak, 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranılması olduğunu, bunun da ihtilafsız olduğunu, …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça Ek-1 Yapımcılık devir «protokolünde», davalının taraf olmadığını, davacı ile davalılar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği gibi Baba Yapım şirketine de devredilmediğini, dolayısıyla oyunculuk bedelinin müvekkilinden alınması gerektiğini, yayıncıdan ya da Baba yapım şirketinden ücret alınması halinde, gizli bilgilerin ifşası, sözleşmedeki hak ve vecibelerin devri ile bunun «sözleşmenin ihlal» edildiği anlamına geleceğini, ayrıca üçüncü bir gerçek kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı kuralının da ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü, davalılar tarafından davacı iddiaları reddedilmekle, «ispat yükünün» davacıda olduğu, ispat yükü kendisinde bulunan tarafça, davacı tarafça yapılması gereken ödemenin, davalı tarafça yayıncıdan alınarak sözleşmenin gizli kalması gereken bilgilerin ifşa edilmemesi ve sözleşmeden kaynaklanan hak ve vecibelerin devredilememesi yükümlülüğünün ihlali teşkil ettiğini ileri sürdüğü, istinaf dilekçesinde de bu hususu davalının ödemeyi yayıncıdan istemesi koşuluna bağladığı, yayıncıdan ödemenin istenilip istenilmediğinin ise davalıların «isticvabı» ile açıklattırılarak ispatlanılmaya çalışıldığı ancak davalının isticvabı ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, sonuca da etkili olmadığı, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, Oyuncu yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, Oyunculuk Sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin, oyunculuk sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlenmekle ve yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça Oyunculuk Sözleşmesi'nin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı Baba Film şirketi tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, davalı oyuncunun yapım «sözleşmesinin devri» ile, ...isimli dizideki oyunculuk görevine devam ettiği, bu sırada yayıncı kuruluş (Turkuvaz tarafından) davalı oyuncuya ödeme yapılmış olmasının gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, önceki bölümlere ilişkin ücreti «üçüncü kişi» yayıncıdan alınmasının sözleşmenin ihlali sonucunu doğurmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik yasağı · davayı aydınlatma ödevi · sözleşmenin devri · hukuki dinlenilme hakkı · taleple bağlılık · sözleşmeden doğan dava · üçüncü kişi · fesih
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin «dava konusu» Oyunculuk Sözleşmesini incelemeyerek ve bu sözleşmeyi yok sayarak adil yargılanma haklarının, «hukuki dinlenilme hakkının» ve ispat haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin karara davanın konusu olmayan yanlış sözleşmeyi dayanak tuttuğunu, taraflarca getirilme, «taleple bağlılık» ve «sözleşmelerin nispiliği» ilkesinin ihlal edildiğini, «isticvap» taleplerinin mesnetsiz olarak reddedildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31 inci maddesinde düzenlenen «davayı aydınlatma ödevine» aykırı davranıldığını, davanın asıl konusunun oyunculuk sözleşmesinin ihlalleri olup; birinci ihlalin, davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme alarak “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği" yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı davranması, ikinci ihlalin, üçüncü kişilerden ödeme alan davalıların ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani “ticari sırlarını” ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 10/(d) bendi hükmüne aykırı davranması, üçüncü ihlalin, davalıların, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranması olduğunu, Oyunculuk Sözleşmesinin hiçbir sözleşmenin eki, ilişiği ya da herhangi bir teferruatı olmadığını, oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, Ek Protokol 1'in oyunculuk «sözleşmesinin devri» «protokolü» olmadığını, Yapım Sözleşmesinin devir protokolü olduğunu, ek protokol 1 ile ilk sekiz «bölümün» yapımcılık «sözleşmesinden doğan» yapımcılık haklarının dahi devredilmediğini, oyunculuk sözleşmesindeki tüm hakların «ibra» ve feshedilmediği sürece sözleşmenin 5/a maddesine göre ilk sekiz bölüm için süresiz ayakta olduğunu, isticvap taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, davalıların birinci ihlalinin delilinin, davalının üçüncü kişilerden (Turkuvaz Aktif Prodüksiyon A.Ş.) ödeme alarak devir yasağına ilişkin, 7/(i) ve 8/(2) hükmüne aykırı hareket ettiklerini gösteren, dilekçe içeriğinde yer alan dekontlar olduğunu, ikinci ihlalin delilinin de bu dekontlar olduğunu, sözleşmenin 10/(d) bendine aykırı davrandıklarını, ödeme alan davalıların «üçüncü kişiye», hesap/IBAN numarası, bölüm ücreti, kaç bölüm ücretinin ödeneceği, kaçıncı bölüm ücreti, ödeme tarihi, müvekkilinin ödeme yapıp yapmadığının bildirilmesi, ödeme şekli ve aracını bildirmesi gerektiğini, davalıların sözleşmedeki yasağa rağmen ticari ve mali bilgileri ifşa ettiğini, dekontun varlığının bunun somut delili olduğunu, üçüncü ihlalin ise sözleşme yürürlükte iken, müvekkilinden «fesih» ya da ibra yazısı almamışken, başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak, 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davranılması olduğunu, bunun da ihtilafsız olduğunu, …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça Ek-1 Yapımcılık devir «protokolünde», davalının taraf olmadığını, davacı ile davalılar arasındaki oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği gibi Baba Yapım şirketine de devredilmediğini, dolayısıyla oyunculuk bedelinin müvekkilinden alınması gerektiğini, yayıncıdan ya da Baba yapım şirketinden ücret alınması halinde, gizli bilgilerin ifşası, sözleşmedeki hak ve vecibelerin devri ile bunun «sözleşmenin ihlal» edildiği anlamına geleceğini, ayrıca üçüncü bir gerçek kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı kuralının da ihlal edildiğinin ileri sürüldüğü, davalılar tarafından davacı iddiaları reddedilmekle, «ispat yükünün» davacıda olduğu, ispat yükü kendisinde bulunan tarafça, davacı tarafça yapılması gereken ödemenin, davalı tarafça yayıncıdan alınarak sözleşmenin gizli kalması gereken bilgilerin ifşa edilmemesi ve sözleşmeden kaynaklanan hak ve vecibelerin devredilememesi yükümlülüğünün ihlali teşkil ettiğini ileri sürdüğü, istinaf dilekçesinde de bu hususu davalının ödemeyi yayıncıdan istemesi koşuluna bağladığı, yayıncıdan ödemenin istenilip istenilmediğinin ise davalıların «isticvabı» ile açıklattırılarak ispatlanılmaya çalışıldığı ancak davalının isticvabı ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, ispat yükünün yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, sonuca da etkili olmadığı, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, Oyuncu yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, Oyunculuk Sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin, oyunculuk sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlenmekle ve yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça Oyunculuk Sözleşmesi'nin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı Baba Film şirketi tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı olduğuna ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, davalı oyuncunun yapım «sözleşmesinin devri» ile, ...isimli dizideki oyunculuk görevine devam ettiği, bu sırada yayıncı kuruluş (Turkuvaz tarafından) davalı oyuncuya ödeme yapılmış olmasının gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, önceki bölümlere ilişkin ücreti «üçüncü kişi» yayıncıdan alınmasının sözleşmenin ihlali sonucunu doğurmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veril …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5894 E. 2024/4282 K.
Ortak:devir yasağı · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · davanın konusu · temerrüt tarihi · ibra · sözleşmeye aykırılık · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
Benzer bu karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususlarının «ihtar» edildiğini ancak yayıncı kuruluşun ödeme yükümlülüğünü, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatsapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) ve 8/2 hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 10/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında tahsilat yapan davalılara (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, yine davalıların bir kısım bakiye ödemeleri dava dışı 3 üncü kişilerden tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olmadığı gibi «haksız rekabet» olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira ek «protokolde» 3 üncü bölümden 8 inci bölüme kadar bakiye kalan ödemeler yönünden «mahsuplaşmanın» dikkate alınacağının kabul edildiği, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının 3 üncü kişiye bakiye ödemeleri kimlerin söylediği, kimlerden bu durumun yayıldığına ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu dolayısıyla davacının davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiasına dayalı «cezai şart» talebinin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiştir.
… ığını söyleyerek yalan söylemiş ve müvekkilini itibarsızlaştırmış ve oyunculuk sözleşmesi 10/d maddesinde gizli bilgi olarak tanımlanmış bir bilgiyi ifşa etmiş yani «sözleşmeyi ihlal» etmiş sayılacağını, ayrıca üçüncü kişilerden ödeme alarak alacağını devretmiş, «temlik» etmiş sayılacağını, oyunculuk sözleşmesinin 7/i bendinde düzenlenen «temlik yasağını» da ihlal etmiş olacağını, davalıların uymakla yükümlü olduğu sözleşmeye göre davalıların müvekkilinden başka kimseden ödeme kabul edemeyeceklerini, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu irdelemesi ve aydınlatması gerekirken bu hususu ilgisiz bularak «isticvap» talebini reddettiğini, davalıların bir kısım bakiye ödemeleri üçüncü kişiden almasının «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, ek «protokolde» 3 üncü bölümden 8 inci «bölüme» kadar bakiye kalan ödemeler yönünden «mahsuplaşmanın» dikkate alınacağının kabul edildiği açıklanmışsa da, davalı ile müvekkili arasında böyle bir protokol bulunmadığını, müvekkili yapımcı ile davalı oyuncu arasında sözleşme imzalandığını, dava açma nedeninin oyuncunun sözleşmedeki şartlara riayet etmemesi olduğunu, oyunculuk sözleşmesinin hiçbir şekilde devredilmediğini, müvekkilinin herhangi bir kişiye «halefiyet» ve «muvafakat» vermediğini, devredilenin dizinin yapımcılığı olduğunu, yapımcılık sözleşmesinin devir protokolünde oyuncuları bağlayıcı bir hükme imza atmadığını, oyunculuk sözleşmesinin yapımcılık sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin 5/a maddesinde; “OYUNCU, işbu sözleşmenin imza tarihi itibariyle yürürlüğe gireceğini ve KANAL ile YAPIMCI arasında imzalanan TV dizisi Yapım Sözleşmesinde yer alan SEZON boyunca yürürlükte kalacağını, gayrikabili «rücu» olarak kabul etmektedir, Sözleşme hangi sebeple sonu ererse ersin YAPIMCI'nın sözleşme uyarınca edindiği ve edineceği haklar ve yetkiler açısından herhangi bir süre, yer, sayı ve muhteva itibariyle «kısıtlanmamış» biçimde süresiz olarak yürürlükte kalacaktır." düzenlemesi bulunduğunu, sözleşmenin 7/i ve 10/d maddelerinin ihlal edildiğini, üçüncü kişilerden müvekkilinin sorumlu olduğu bölüm ödemelerini tahsil eden davalıların, ödeme bilgileri, bölüm ücreti, IBAN bilgileri, müvekkilin mali durumu gibi ticari hususları ifşa ederek madde hükmünü ihlal ettiklerini oyuncunun ödeme talep etmiş olması halinde en asgari kabule, bölüm başı ücret, ödeme tarihi, tutarı, hesap bilgileri, müvekkilimin ödemelerini yapıp yapmadığı gibi «ticari sır» mahiyetindeki hususların davalılarca sözleşmeye aykırı olarak yayıncı kuruluşa ifşa edildiğinin ortaya çıkacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik yasağı · ticari sır · halefiyet · kısıtlılık · rücu · mahsup · ihtarname · kusur
Benzer bu kararda… ığını söyleyerek yalan söylemiş ve müvekkilini itibarsızlaştırmış ve oyunculuk sözleşmesi 10/d maddesinde gizli bilgi olarak tanımlanmış bir bilgiyi ifşa etmiş yani «sözleşmeyi ihlal» etmiş sayılacağını, ayrıca üçüncü kişilerden ödeme alarak alacağını devretmiş, «temlik» etmiş sayılacağını, oyunculuk sözleşmesinin 7/i bendinde düzenlenen «temlik yasağını» da ihlal etmiş olacağını, davalıların uymakla yükümlü olduğu sözleşmeye göre davalıların müvekkilinden başka kimseden ödeme kabul edemeyeceklerini, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu irdelemesi ve aydınlatması gerekirken bu hususu ilgisiz bularak «isticvap» talebini reddettiğini, davalıların bir kısım bakiye ödemeleri üçüncü kişiden almasının «haksız rekabet» olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, ek «protokolde» 3 üncü bölümden 8 inci «bölüme» kadar bakiye kalan ödemeler yönünden «mahsuplaşmanın» dikkate alınacağının kabul edildiği açıklanmışsa da, davalı ile müvekkili arasında böyle bir protokol bulunmadığını, müvekkili yapımcı ile davalı oyuncu arasında sözleşme imzalandığını, dava açma nedeninin oyuncunun sözleşmedeki şartlara riayet etmemesi olduğunu, oyunculuk sözleşmesinin hiçbir şekilde devredilmediğini, müvekkilinin herhangi bir kişiye «halefiyet» ve «muvafakat» vermediğini, devredilenin dizinin yapımcılığı olduğunu, yapımcılık sözleşmesinin devir protokolünde oyuncuları bağlayıcı bir hükme imza atmadığını, oyunculuk sözleşmesinin yapımcılık sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin 5/a maddesinde; “OYUNCU, işbu sözleşmenin imza tarihi itibariyle yürürlüğe gireceğini ve KANAL ile YAPIMCI arasında imzalanan TV dizisi Yapım Sözleşmesinde yer alan SEZON boyunca yürürlükte kalacağını, gayrikabili «rücu» olarak kabul etmektedir, Sözleşme hangi sebeple sonu ererse ersin YAPIMCI'nın sözleşme uyarınca edindiği ve edineceği haklar ve yetkiler açısından herhangi bir süre, yer, sayı ve muhteva itibariyle «kısıtlanmamış» biçimde süresiz olarak yürürlükte kalacaktır." düzenlemesi bulunduğunu, sözleşmenin 7/i ve 10/d maddelerinin ihlal edildiğini, üçüncü kişilerden müvekkilinin sorumlu olduğu bölüm ödemelerini tahsil eden davalıların, ödeme bilgileri, bölüm ücreti, IBAN bilgileri, müvekkilin mali durumu gibi ticari hususları ifşa ederek madde hükmünü ihlal ettiklerini oyuncunun ödeme talep etmiş olması halinde en asgari kabule, bölüm başı ücret, ödeme tarihi, tutarı, hesap bilgileri, müvekkilimin ödemelerini yapıp yapmadığı gibi «ticari sır» mahiyetindeki hususların davalılarca sözleşmeye aykırı olarak yayıncı kuruluşa ifşa edildiğinin ortaya çıkacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırı …
… imzalandığını ve 18.09.2017 tarihinde oyunculuk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin eki olarak müvekkillerinden kanala devredilmek üzere mali hak devir beyanı ve «muvafakatname» alındığını, davacı, kanal ve dava dışı Baba Yapım şirketi arasında 20.12.2017 tarihinde imzalanan yapım sözleşmesi ek «protokolü» ile yapım işlerinin Baba Yapım şirketine devredildiğini, oyunculuk sözleşmesinin tarafının devralan Baba Yapım şirketi olduğunu, taraflar arasında «halefiyet» yoluyla ilişki kurulduğunu, yeni sözleşme imzalanmasının bir öneminin bulunmadığını, müvekkillerinin dizi projesinde üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacı tarafından müvekkillerinin sanatının eksik veya hatalı icra etmesiyle alakalı herhangi bir taleplerinin olmadığını, müvekkillerinin yapım işi devredilene kadar ödemeleri davacıdan aldığını, oyunculuk sözleşmesinin ödemelere ilişkin 8 inci ana başlığına göre oyuncu ödemelerinin kanaldan gelecek ödemelere bağlı olduğunu, müvekkillerinin oyunculuk edimlerini yerine getirmekle hak ettiği ücreti davacı ... şirketinden alabileceği gibi kanaldan da alabileceğini, müvekkillerinin söz konusu dizi projesinde yer aldıkları süreçte herhangi farklı bir dizi film projesinde yer almadıklarını, müvekkillerinin sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerin ifşa edildiği iddia edilse de bu gizli bilgilerin ne olduğunun kimlere söylendiği ve zararın ne olduğu hususunda açıklık olmadığını, müvekkillerine isnat edilen «cezai şartın» doğumuna neden olan herhangi bir «kusurun» bulunmadığını, cezai şartı oluşturan bir eylem olmaması bakımından davacıların bu davayı açmakta «hukuki yararlarının» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… tilen kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde, sözleşme hükümlerinin davalılarca ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlal sayısının tespiti ile, ihlal sayısına göre «cezai şart» talebinde bulunmuşsa da, iddialarını somutlaştırmadığı, davalıların ne şekilde gizli bilgileri ifşa ettiği, başka bir yapımda yer aldığı, sözleşmeden kaynaklanan edimleri ne şekilde devrettiklerinin açıklanmadığı gibi, bu hususta taraflar arasındaki sözleşmeler ve «ihtarnameler» dışında da delil sunulmadığı, cevap dilekçesinde iddiaların kabul edilmemesine rağmen, davalının «isticvabı» ile bu hususları açıklamasının istenilmesinin, «ispat yükünün» yer değiştirmesi sonucu doğuracağı gibi, usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece isticvap talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde, "..." isimli dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili tarafından yürütülürken, 20.12.2017 tarihinde devir «protokolü» ile, projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiği beyan ve kabul edildiği, davalı oyuncunun yapım sözleşmesinin tarafı olmasa dahi, oyunculuk sözleşmesinin 10/f maddesinde, yapımcı ile Kanal arasındaki sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu düzenlendiği, yapılan işin niteliği gereği, aynı dizi filmin yapım işinin devri ile dizinin devam eden bölümlerinde aynı karakteri oynayan oyuncunun, yeni yapımcı şirket ile dizinin çekimine devam etmesi, sözleşmenin 6/(c) ve 7/(d) hükmünü ihlal anlamına gelmediği, davacı tarafça oyunculuk sözleşmesinin feshedilmediği, devredilmediği ve 5/a maddesi gereğince tüm hakların süresiz ayakta olduğu ileri sürülmüşse de, davacının yapımcı olduğu ilk 8 «bölüm» için tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitinde süresiz olarak ayakta olacağı, ancak devamında dava dışı yapımcı şirket tarafından çekilen bölümler yönünden sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğu ve yapım sözleşmesinin davacı tarafça devrine rağmen, sözleşmenin devam ettiği gerekçesiyle, başka bir tüzel kişinin yapımında oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki iddiasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olduğu, davacı tarafça davalının üçüncü kişilerden (yayıncı kuruluştan) ödeme aldığına dair dosya kapsamında delil sunulmadığı, kaldı ki davalı tarafça dizinin yapımcılığının devrinden sonra, 9 uncu bölümden itibaren dizinin çekimlerinde oyunculuk görevine devam edilmesi ve ücretin yayıncı Kanal tarafından ödenmesinin, gizliliğin ihlali (Sözleşmenin 10/(d) maddesi) ve sözleşmedeki hak ve vecibelerin devir ve «temliki yasağına» (Sözleşmenin 7/(i) ve 8/2 maddesi) aykırılık teşkil etmeyeceği ve «sözleşmenin ihlali» olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… de bu sözleşmeden kaynaklı olarak bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında tahsilat yapan davalılara (davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa) «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, yine davalıların bir kısım bakiye ödemeleri dava dışı 3 üncü kişilerden tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabulünü gerektirir bir durum olmadığı gibi «haksız rekabet» olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira ek «protokolde» 3 üncü bölümden 8 inci bölüme kadar bakiye kalan ödemeler yönünden «mahsuplaşmanın» dikkate alınacağının kabul edildiği, davacının «isticvap» taleplerinin davanın konusuyla ilgili olmadığı, davacının 3 üncü kişiye bakiye ödemeleri kimlerin söylediği, kimlerden bu durumun yayıldığına ilişkin iddia ve taleplerin esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu dolayısıyla davacının davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları iddiasına dayalı «cezai şart» talebinin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1833 E. 2019/4360 K.
Ortak:davanın konusu · ibra · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay Dairesince taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığı, icracı oyuncu sözleşmesi ile mali hakların süresiz ve sınırsız devrinin yapıldığı ve davalıların «ibra» edildiğinin görüldüğü, İstanbul 7.
Bu durumda, eldeki «davanın konusu», taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesi 6. maddesinde yer alan aylık ücret alacağına dayanmakta olup, daha önce açılan İstanbul 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ek prim · derdestlik · usulden reddi · ıslah
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi dosyası incelendiğinde, aynı iddiaların ileri sürülerek davanın açılmış olduğu, ancak davacının 27.12.2010 tarihli dilekçeyle taleplerinin sözleşmedeki «prim alacağına» ilişkin olduğunu beyan ettiği, mahkemesince de bu beyanın davanın «ıslahı» niteliğinde kabul edilerek prim alacağına yönelik inceleme yapıldığı ve uyuşmazlığın karara bağlandığı görülmüştür.
… paylaştırılmasına yönelik sözleşmeye dayalı davacı oyunculara düşen payın tahsiline ilişkin dava açılmış olduğunun anlaşıldığı, aynı taraflar ve aynı konuya ilişkin «derdest» dava bulunması nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava, eldeki davaya «derdest» kabul edilerek davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu nedenle, o davanın eldeki davaya «derdest» kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13085 E. 2017/363 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu halde davalı tanıklarının celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans iadesi · mutabakat · mahsup · istirdat · ihtarname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda01.06.2009 tarihli sözleşmenin 14.04 maddesinde "yayın kuruluşunun yapım'ın yayına herhangi bir gerekçeyle «son» vermesi veya yapımcı ile yayın kuruluşunun karşılıklı «mutabakatı» ile yapımın yayına son verilmesi halinde veya her halükarda yapımcı'nın tek taraflı irade beyanını ortaya koyduğu andan itibaren 15 gün sonunda sözleşmenin feshedilmiş olacağı", sözleşmenin 14.05 maddesinde'de "işbu sözleşmenin yayıncı kuruluşun yayına herhangi bir gerekçeyle son vermesi ile fesholması durumunda, oyuncuya işbu sözleşmenin 13.03 maddesi uyarınca ödenecek avans/avanslardan kalan bakiyenin, oyuncunun yapımcılık görevini yine yapımcının üstleneceği herhangi bir yapım için alacağı bedelden «mahsup» edileceği" düzenlenmiştir.
Noterliği'nin 15.10.2009 tarih 49738 V. nolu «ihtarnamesi» ile feshedilerek, «avansın iadesi» veya davalının başka bir projede görev alması gibi hususlar görüşülmek üzere davalı 21.10.2009 tarihinde saat 14.00'de davacı adresine davet edilmiş, ihtarname davalıya 12.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen 01.06.2009 tarihli yapım sözleşmesinin davacı tarafından feshedilmesi nedeniyle ödenen avansın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6481 E. , 2024/3030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1463 Esas, 2022/1189 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/436 E., 2020/37 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... adlı dizi film projesine ilişkin 14.09.2017 tarihli Oyuncu Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile yayıncı kuruluş arasında yapımcılık sözleşmesine istinaden dizi film projesinin yapımcılığının müvekkili şirket tarafından yürütülürken devir protokolü ile projenin yapımcılığının üçüncü kişilere devredildiğini, müvekkilinin yapımcılık bedelini ödemeyen yayıncı kuruluşun, dizi oyuncularını toplayarak "Oyunculuk bedelleri ... Yapım Ltd. Şti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, haksız rekabet hükümlerine ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili ihtar edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı ibra ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının cezai şart ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın temerrüt tarihinden işleyecek her bir cezai şartın temerrüt tarihini belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla avans faizi oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı dahil tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu muvafakatname ile bağlı bulunduğunu, hakkın kötüye kullanıldığını ve hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek protokol 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile taahhüt edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 bölüme ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen davanın konusu olmadığı gibi davacı isticvap talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, sözleşmesel sorumluluklarının olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak cezai şart isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olayda oyunculuk sözleşmesinin devredilmediğini, mahkemenin yanlış sözleşmeyi incelediğini, davalının yayıncı kuruluştan ödeme alarak oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, temlik ve ciro edilemeyeceği” yönünde devir yasağına ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz bölüme ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu muvafakatnamesinin yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan isticvap başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin mükerrer olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adlarına ödeme yapılmasının mümkün olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile oyunculuk sözleşmesinin 9/(f) hükmü gereği işbu sözleşmenin yapım sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut bölüm ücretinin yayıncıya bildirilmesinin sözleşmenin ihlali olmadığı, isticvap istenen hususların ispat yükünün yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak, yapımcılığı baskı ile devrettiklerini, ilk 8 bölümün ödemesinin zaten yapılmış olduğunu, yapımı devralan şirket ile organik bağları bulunan avukatların davalı vekilliği yaptığını, isticvap isteğinin karşılanması gerektiğini, aksi yönde yerel mahkeme uygulamalarının olduğunu, davalının para alışının ve işe devam edişinin açık ve ispatlanmış bulunduğunu, davalının yapım sözleşmesinin tarafı olmadığını, sözleşmenin nispiliğinin ihlal edildiğini, sözleşme maddelerini aşacak mahiyette gerekçe ortaya konulmadan taleplerinin reddedildiğini, kararların gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 14.09.2017 tarihli oyunculuk sözleşmesinden kaynaklı sözleşmeye aykırılığın tespiti ve şimdilik sözleşmeye dayalı olarak 100,00 TL cezai şart alacağı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 25, 26, 31 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039620800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz