6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Azınlığın önerdiği yönetim kurulu adayının haklı sebepsiz reddi genel kurul kararının iptalini gerektirir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/669 E. 2023/57 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Esas sözleşmede azınlık ortaklara yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı tanınmışsa (TTK 360), genel kurul, önerilen adayı haklı bir sebep bulunmadıkça seçmek zorundadır; ileri sürülen ret sebeplerinin (aday sayısına ilişkin yorum, açıklanmamış genel haklı sebep, adayın üçüncü kişilerle ilişkisi veya vekillik faaliyeti) somut ve gerekçelendirilmiş bir haklı sebep oluşturmadığı hallerde, adayın seçilmemesine dayanan genel kurul kararı esas sözleşmeye aykırılık nedeniyle iptal edilir. Dava açma hakkı ise TTK 446 uyarınca pay oranına bakılmaksızın toplantıya katılıp muhalefet şerhi koyan her pay sahibine tanınmıştır; azınlık payı eşiğine (%15) tek başına sahip olmamak, iptal davası açma ehliyetini ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Davacının dava açma ehliyeti/aktif dava ehliyeti (%15 azınlık payı şartı) → ret

İddia: Davacı vekili, davacının dava tarihinde tek başına %15'lik hisse oranına sahip olmadığını, TTK 360 ile azınlığa tanınan hakkın toplu bir hak olup davacının tek başına bu barajı aşamadığından dava ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, genel kurul toplantısına katılarak alınan kararlara muhalif kalmıştır; TTK 446. maddesine göre iptal davası açma hakkı pay oranına bakılmaksızın her pay sahibine tanınan bir haktır. Bu nedenle davacının %15 paya sahip olmadığı ve dava açmaya yetkili bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Azınlık ortaklarca birden fazla ('adaylar') aday gösterilmesi gerektiği iddiasına dayalı ilk ret sebebi → ret

İddia: Davalı vekili, esas sözleşmede azınlık ortaklara ilişkin 'adaylar' ibaresinin kullanıldığını, bu nedenle azınlığın birden fazla aday göstermesi gerektiğini, tek aday gösteriminin yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Esas sözleşmenin 4.2.1 maddesindeki 'adaylar' ibaresi tek başına yorumlanamaz; madde metninin bütünü değerlendirildiğinde yönetim kurulunun 4 üyeden oluşacağı, 3'ünün hakim ortak, 1'inin ise azınlık ortaklar tarafından gösterilen adaylar arasından seçileceği düzenlenmiştir. Bu ifadedeki 'adaylar' kelimesi, hem azınlık hem hakim ortağın aday göstereceği anlamından kaynaklanmaktadır; azınlığın birden fazla aday göstermesi gerektiği şeklindeki yorum madde metninin bütünüyle uyuşmamaktadır. Bu nedenle ilk ret sebebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel haklı sebep iddiasına (TTK 360 atfı, açıklanmamış gerekçe) dayalı ikinci ret sebebi → ret

İddia: Davalı, TTK 360. madde hükmüne dayanarak haklı sebep bulunduğunu, adayın seçilmemesinin bu nedenle mümkün olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İkinci ret nedeninde sadece TTK 360. madde hükmüne yer verilerek haklı sebep ifadesi kullanılmış, ancak bu haklı sebep açıklanmamıştır. Somut ve gerekçelendirilmiş bir haklı sebep gösterilmediğinden bu ret sebebi de yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Adayın şirkete karşı açılan davalarda vekillik yapması ve üçüncü kişinin (ortak) mutabakat metnini kabul etmemesi nedeniyle haklı sebep iddiasına dayalı üçüncü ret sebebi → ret

İddia: Davalı vekili, aday gösterilen kişinin şirkete karşı ikame edilen davalarda vekillik görevini üstlenmesi nedeniyle şirketle menfaat çatışması bulunduğunu, ayrıca ortak ...'ün yönetim kurulu seçimi mutabakat metnini kabul etmeyip şirket ve ortaklar aleyhine davalar açmasının şirket menfaatlerine aykırı olduğunu ve bunun haklı sebebin kanıtı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ortak ...'ün şahsına yönelik iddialardan dolayı aday gösterilen kişi sorumlu tutulamaz; sadece vekillik görevinin üstlenilmesi haklı sebep oluşturmaz, hak arayışında bulunma hak ve yetkisinin dürüstlük kuralına aykırı olarak şirket menfaati ile çeliştiği söylenemez. Kaldı ki gösterilen adayın üye seçilmesi halinde dahi TTK 364. madde uyarınca genel kurul, haklı sebebin varlığı halinde gündemde olmasa bile her zaman yönetim kurulu üyesini azledebilir. Bu nedenle üçüncü ret sebebi de haklı ve yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel kurul kararının TTK 360 ve esas sözleşmeye aykırılık nedeniyle iptali → ret

Gerekçe: TTK 360. maddesi uyarınca esas sözleşmede öngörülmek şartıyla belirli pay gruplarına, azlığa yönetim kurulunda temsil edilme ya da aday önerme hakkı tanınabilir; genel kurul tarafından önerilen adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde seçilmesi zorunludur. TTK 408/2-a uyarınca yönetim kurulu üye seçimi genel kurulun görev ve yetkisinde olmakla birlikte, haklı sebep bulunmadığı sürece önerilen adayın seçilmesi zorunludur; haklı sebebin varlığı halinde genel kurul adayı reddedebilir. Somut olayda ileri sürülen üç ret sebebinin (birden fazla aday gösterilmesi gerektiği, açıklanmayan haklı sebep, adayın vekillik ilişkisi/üçüncü kişinin tutumu) hiçbiri haklı ve yerinde bulunmadığından, azınlığın esas sözleşmeyle tanınan aday önerme hakkının ihlal edilmiş olduğu, bu durumun esas sözleşmeye aykırılık oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, esas sözleşmede azınlığa tanınan yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkının kapsamı ve bu hakkın haklı sebep bulunmaksızın reddedilemeyeceğine ilişkin değerlendirmesi ile TTK 446 uyarınca dava açma hakkının pay oranına bağlı olmadığına ilişkin tespiti, benzer azınlık hakları uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
dava açma ehliyeti (TTK 446 uyarınca pay oranına bakılmaksızın her pay sahibine tanınan iptal davası açma hakkı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali azınlık pay sahibi yönetim kurulunda temsil edilme hakkı aday önerme hakkı haklı sebep esas sözleşmeye aykırılık dava açma ehliyeti muvazaa/menfaat çatışması

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 360TTK 360/1TTK 360/2TTK 408/2-aTTK 364TTK 445TTK 446

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/669

KARAR NO 2023/57

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/12/2019

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirketin 21.11.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili 4 no.lu maddesinin görüşülmesi kapsamında, şirketin %15'ne sahip pay sahipleri tarafından önerilen yönetim kurulu adayının yönetim kuruluna seçilmesi gerekirken önerdikleri adayın yönetim kuruluna seçilmediğini ve azınlık pay sahiplerinin yönetim kurulunda temsil edilmediğini, tüm yönetim kurulu üyelerinin, çoğunluk pay sahibi ortak tarafından belirlendiğini, bu durumun azınlık pay sahiplerinin haklarının tamamen ortadan kaldırdığını ileri sürerek 21.11.2018 tarihli ... Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın İptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, iptali istenen gündem maddesinin, davacı tarafın talebi üzerine gündeme eklendiğini, ilgili madde için olağanüstü genel kurulda alınan kararın, ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğini, davacının şirkette azınlık konumunda bulunmadığını belirterek azınlık ortaklar’ın bir değil birden fazla aday göstermesi gerektiği yani “adaylar” göstermesi gerektiğinin madde hükmünde açıkça yer aldığını, haklı nedenin varlığı durumunda gösterilen adayın seçilmemesine olanak tanındığını, gösterilen adayın müvekkil şirkete karşı ikame edilen davalarda vekillik görevini üstlenmesi dolayısı ile şirketle arasında menfaat çatışması bulunduğu, şirketin işleyişi ve konusu hakkında herhangi bir bilgi veya tecrübeye sahip olmayışı gibi haklı nedenlerin varlığı sebebiyle de azınlık ortaklarca aday olarak gösterilen ...'ün seçilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalı şirketin iptali talep edilen kararın yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olup, genel kurulun uhdesinde bulunan bu yetki ve kullanışı bakımından kanuna aykırılık bulunmadığı, esas sözleşmenin 12. maddesinde % 15 paya sahip azlığa yönetim kuruluna aday önerme hakkı tanındığının anlaşıldığı, TTK. nun 360. maddesinde esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, belirli pay gruplarına özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınmasına olanak sağlandığı, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın TTK, 'nun 360. madde hükmüne istinaden esas sözleşmenin 12. maddesinde öngörülen aday önerme hakkı ihlal edilmiş olacağı, azlık tarafından önerilen adayın yönetim kuruluna seçilmemesine dair olağanüstü toplantı tutanağının 4.3.

Maddesinde belirtilen nedenlerin haklı sebep teşkil etmeyeceği, azlık haklarının ihlali niteliğinde esas sözleşmeye aykırılık oluşturduğundan alınan 4 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili,bilirkişi raporunun alınan 4 numaralı kararda yer verilen gerekçelerin ve dolayısıyla haklı nedenleri doğruladığını, mahkeme tarafından, bilirkişi raporunda yer alan tespitlere neden katılınmadığı açıkça ve somut biçimde ortaya konulmadığı,kararın hangi sebeplerle haklı sebep teşkil etmediğine ilişkin herhangi bir gerekçe, inceleme, değerlendirme, tespitte bulunulmadığını, davacının dava tarihinde %15'lik hisse oranına tek başına sahip olmadığını, TTK'nun 360nci maddesi ile azınlığa tanınan hakkın, “azınlığa tanınan bir hak” olup, davacının tek başına azınlık konumunda bulunmadığından, tek başına bu %15'lik barajı aşamayan davacının dava ehliyetinin de bulunmadığını, şirketi zarara sokma riski mevcut olması, şirketin işleyişi ve konusu hakkında herhangi bir bilgi veya tecrübeye sahip olmayışı gibi haklı nedenlerin varlığı sebebiyle de azınlık ortaklarca aday olarak gösterilen kişinin seçilmediğini, davanın reddi yönünde karar tesis edilmesine esas ve dayanak teşkil edecek olan bilirkişi raporuna karşın, yerel mahkeme tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, TTK 445 vd maddeleri uyarınca genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Belirli grupların yönetim kurulunda temsil edilmesi başlıklı TTK 360.maddesinde "(1) Esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur.

Bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz. Bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler saklıdır. (2) Bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır." hükmünü ihtiva etmekte olup tanınan imtiyaz hakkı belirli bir pay grubuna veya azlığa bir bütün halinde verilmiş olup temsil edilme hakkı esas sözleşmede belirlenmiş olmak üzere ya yönetim kurulu adaylığı için aday gösterme yada doğrudan belirli bir grup pay sahibi veya azlık arasından seçilme şeklinde olabileceği, TTK 408/2-a maddesi uyarınca yönetim kurulu üye seçimi genel kurulun görev ve yetkisinde olmakla birlikte haklı bir sebep bulunmadığı sürece önerilen adayın seçilmesinin zorunlu olduğu, haklı sebebin bulunması halinde ise genel kurulun her zaman adayı reddetme yetkisi mevcuttur.

Davacının; genel kurul toplantısına katılarak alınan kararlara muhalif kaldığı, bu nedenle dava açma hakkının bulunduğu, TTK 446.maddesine göre pay oranına bakılmaksızın her pay sahibine tanınan bir hak olduğundan davalı vekilinin davacının %15 paya sahip olmadığı ve dava açmaya yetkili bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Şirket Ortaklık sözleşmesinin Yönetim Kurulu üye sayısı ve dağılımını gösteren 4.2.1 maddesinde "Taraflar, her bir Şirket'in Yönetim Kurulu'nun 4 üyeden oluşacağı, üyelerin 3'ünün ..., 1'inin ise Azınlık Ortaklar tarafından gösterilen adaylar arasından Genel Kurul tarafından seçileceği hususunda mutabıkdır. Şirket sermayesini temsil eden Pay'ların en az %15'ine sahip olan Pay Sahibi veya Sahipleri'nin ilgili Şirket'in Yönetim Kurulu'na 1 (bir) üye, geri kalan %20'sine sahip olan Pay Sahibi veya Sahipleri'nin 1 (bir) üye, geri kalan %30'una sahip olan Pay Sahibi veya Sahipleri'nin 1 (bir) üye ve geri kalan %35'ine sahip olan Pay Sahibi veya Sahipleri'nin 1 (bir) üye atama hakkı olacaktır.

Bu şekilde aday gösterilen üyeyi Genel Kurul, Yönetim Kurulu'na seçmek zorundadır.” hükmünü ihtiva ettiği görülmektedir. Olağanüstü genel kurul tutanağının 4.bendinde aday gösterilen kişi davalı şirketçe üç nedenle reddedilmiştir. Bunlardan ilki azınlık ortaklarca birden fazla aday gösterilmesi gerektiği halde bir üyenin aday gösterilmesi, ikincisi haklı sebep, üçüncüsü ise ortaklardan ...'ün YK seçimi mutabakat metnini kabul etmemesi ve hem şirket hem de ortaklar aleyhine davalar ikame edilmesinin şirket menfaatlerine aykırı olup haklı sebebin varlığının kanıtı olduğu belirtilmiştir. İlk red nedeni yönünden esas sözleşmenin 4.2.1 maddesine dikkat edildiğinde her ne kadar davalı vekili "adaylar" ibaresi bulunması nedeni ile azınlık ortaklarca birden fazla ortak gösterilmesi gerektiğini iddia etmekte ise de madde metninin içinden tek bir kelimeyi alıp yorumlamak hatalı olup cümlenin tamamı göz önüne alındığında;

yönetim kurulunun 4 üyeden oluşacağı, üyelerin 3'ünün ..., 1'inin ise azınlık ortaklar tarafından gösterilen adaylar arasından genel kurul tarafımndan seçileceği hususunda mutabıklardır" şeklinde ifade edildiği ve Yönetim Kurulu'nu oluşturacak 4 üyenin kimler tarafından aday gösterileceği açıklanarak 3'ünün ..., 1'inin ise Azınlık Ortaklar tarafından gösterilen adaylar arasından seçileceği belirlenmiş olduğuna göre sadece azınlık ortaklar değil hakim ortak da aday göstereceğinden adaylar ifadesinin kullanıldığının anlaşıldığı, red sebebinin yerinde olmadığı görülmektedir. İkinci red nedeni ise; sadece TTK 360.madde hükmüne yer verilerek haklı sebep ifadesinin kullanıldığı fakat açıklanmadığı, üçüncü red sebebinde ise aday gösterilen kişi ...

olmasına rağmen ortak ...'ün YK seçimi mutabakat metnini kabul etmemesi ve hem şirket hem de ortaklar aleyhine davalar ikame edilmesinin şirket menfaatlerine aykırı olup haklı sebebin varlığının kanıtı olduğu iddia edilmiştir. ...'ün şahsına yönelik iddialardan dolayı aday gösterilen ...'ün sorumlu tutulamayacağı, sadece vekillik görevinin üstlenilmesinin haklı neden oluşturmayacağı, hak arayışında bulunma hak ve yetkisinin dürüstlük kuralına aykırı olarak şirket menfaati ile çeliştiğinin söylenemeyeceği, ilaveten gösterilen adayın üye seçilmesi halinde dahi TTK 364.maddesi uyarınca genel kurulun haklı sebebin varlığı halinde gündemde olmasa bile her zaman YK üyesini azledebileceği, her üç red sebebinin de haklı ve yerinde olmaması nedeni ile davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,5‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.12/01/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/151547 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2418 E. 2024/5017 K. · Onandı

Azlığın önerdiği yönetim kurulu adayının haklı sebep olmadan reddi

Gerekçe özeti

Anonim şirket genel kurul kararının iptali davasını açma hakkı, toplantıya katılıp alınan karara muhalif kalan her pay sahibine pay oranına bakılmaksızın tanınmıştır; davacının tek başına azlık oranına sahip olmaması dava hakkını ortadan kaldırmaz. Esas sözleşmede belirli bir paya sahip azlığa yönetim kuruluna aday önerme hakkı tanınmışsa, önerilen adayın seçilmemesi ancak açıklanmış ve adayın şahsına ilişkin haklı bir sebebe dayanabilir; tek aday gösterilmiş olması, içeriği açıklanmayan soyut haklı sebep iddiası ve başka bir ortağın tutum ve davranışları haklı sebep sayılmaz. Adayın şirket aleyhine açılan davalarda vekillik görevini üstlenmiş olması da tek başına haklı neden oluşturmaz; hak arama yetkisinin kullanılması dürüstlük kuralına aykırı biçimde şirket menfaatiyle çelişir sayılamaz. Bu hâlde azlığın aday önerme hakkını ihlal eden yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararı esas sözleşmeye aykırı olup iptal edilir.

Emsal değeri

İptal davası açma hakkının pay oranından bağımsız olması ile esas sözleşmeyle azlığa tanınan aday önerme hakkının ihlalinde haklı sebep ölçütünün somutlaştırılması (adayın şahsına ilişkin, açıklanmış sebep şartı; vekillik görevinin haklı sebep sayılmaması) bakımından bağlayıcı emsal değer taşır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali azlık hakları yönetim kurulunda temsil edilme hakkı aday önerme hakkı haklı sebep muhalefet şerhi dürüstlük kuralı yönetim kurulu üyesinin azli esas sözleşmeye aykırılık

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/2418 E.  ,  2024/5017 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/669 Esas, 2023/57 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/53 E., 2019/1141 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ve ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 21.11.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile ilgili 4 numaralı maddesinin görüşülmesi kapsamında, şirketin %15'ine sahip pay sahipleri tarafından önerilen yönetim kurulu adayının yönetim kuruluna seçilmesi gerekirken önerdikleri adayın yönetim kuruluna seçilmediğini, azınlık pay sahiplerinin yönetim kurulunda temsil edilmediğini, tüm yönetim kurulu üyelerinin, çoğunluk pay sahibi ortak tarafından belirlendiğini, bu durumun azınlık pay sahiplerinin haklarını tamamen ortadan kaldırdığını iddia ederek 21.11.2018 tarihli Pozitif Müzik A.Ş. olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptali istenen gündem maddesinin, davacı tarafın talebi üzerine gündeme eklendiğini, ilgili madde için olağanüstü genel kurulda alınan kararın, ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğini, davacının şirkette azınlık konumunda bulunmadığını, azınlık ortakların bir değil birden fazla aday göstermesi gerektiğini, yani adaylar göstermesi gerektiğinin madde hükmünde açıkça yer aldığını, haklı nedenin varlığı durumunda gösterilen adayın seçilmemesine olanak tanındığını, gösterilen adayın müvekkil şirkete karşı ikame edilen davalarda vekillik görevini üstlenmesi dolayısı ile şirketle arasında menfaat çatışması bulunduğunu, şirketin işleyişi ve konusu hakkında herhangi bir bilgi veya tecrübeye sahip olmayışı gibi haklı nedenlerin varlığı sebebiyle de azınlık ortaklarca aday olarak gösterilen ...'ün seçilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin iptali talep edilen kararın yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olup genel kurulun uhdesinde bulunan bu yetki ve kullanışı bakımından kanuna aykırılık bulunmadığı, esas sözleşmenin 12 nci maddesinde %15 paya sahip azlığa yönetim kuruluna aday önerme hakkı tanındığının anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 360 ıncı maddesinde esas sözleşmede öngörülmek şartı ile belirli pay gruplarına özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınmasına olanak sağlandığı, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar ile 6102 sayılı Kanun'un 360 ıncı madde hükmüne istinaden esas sözleşmenin 12 nci maddesinde öngörülen aday önerme hakkının ihlal edilmiş olacağı, azlık tarafından önerilen adayın yönetim kuruluna seçilmemesine dair olağanüstü toplantı tutanağının 4.3 üncü maddesinde belirtilen nedenlerin haklı sebep teşkil etmeyeceği, azlık haklarının ihlali niteliğinde esas sözleşmeye aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle 21.11.2018 tarihli Pozitif Müzik A.Ş.

olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı kararın iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun, alınan 4 numaralı kararda yer verilen gerekçeleri ve dolayısıyla haklı nedenleri doğruladığını, Mahkeme tarafından bilirkişi raporunda yer alan tespitlere neden katılınmadığının açıkça ve somut biçimde ortaya konulmadığını, kararın hangi sebeplerle haklı sebep teşkil etmediğine ilişkin herhangi bir gerekçe, inceleme, değerlendirme, tespitte bulunulmadığını, davacının dava tarihinde %15'lik hisse oranına tek başına sahip olmadığını, davacının tek başına azınlık konumunda bulunmadığından tek başına bu %15'lik barajı aşamayan davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, şirketi zarara sokma riski mevcut olması, şirketin işleyişi ve konusu hakkında herhangi bir bilgi veya tecrübeye sahip olmayışı gibi haklı nedenlerin varlığı sebebiyle azınlık ortaklarca aday olarak gösterilen kişinin seçilmediğini, davanın reddi yönünde karar tesis edilmesine esas ve dayanak teşkil edecek olan bilirkişi raporuna karşın yerel Mahkeme tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurul toplantısına katılarak alınan kararlara muhalif kaldığı, bu nedenle dava açma hakkının bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesine göre pay oranına bakılmaksızın her pay sahibine tanınan bir hak olduğundan davalı vekilinin davacının %15 paya sahip olmadığı ve dava açmaya yetkili bulunmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, olağanüstü genel kurul tutanağının 4. bendinde aday gösterilen kişinin, davalı şirketçe üç nedenle reddedildiği, bunlardan ilkinde, azınlık ortaklarca birden fazla aday gösterilmesi gerektiği halde bir üyenin aday gösterildiğinin, ikincisinde, haklı sebep, üçüncüsünde ise ortaklardan ...'ün yönetim kurulu seçimi mutabakat metnini kabul etmemesi ve hem şirket hem de ortaklar aleyhine davalar ikame edilmesinin şirket menfaatlerine aykırı olup haklı sebebin varlığının kanıtı olduğununun belirtildiği, ilk ret nedeninin yerinde olmadığı, ikinci ret nedeninin haklı sebep olarak belirtilip açıklanmadığı, üçüncü ret sebebinde ise aday gösterilen kişi ...

olmasına rağmen ortak ...'ün yönetim kurulu seçimi mutabakat metnini kabul etmemesi ve hem şirket hem de ortaklar aleyhine davalar ikame edilmesinin şirket menfaatlerine aykırı olup haklı sebebin varlığının kanıtı olduğunun iddia edildiği, ...'ün şahsına yönelik iddialardan dolayı aday gösterilen ...'ün sorumlu tutulamayacağı, sadece vekillik görevinin üstlenilmesinin haklı neden oluşturmayacağı, hak arayışında bulunma hak ve yetkisinin dürüstlük kuralına aykırı olarak şirket menfaati ile çeliştiğinin söylenemeyeceği, ilaveten gösterilen adayın üye seçilmesi halinde dahi genel kurulun haklı sebebin varlığı halinde gündemde olmasa bile her zaman yönetim kurulu üyesini azledebileceği, her üç ret sebebinin de haklı ve yerinde olmaması nedeni ile davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.