Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18369 E. 2015/12783 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava yolu taşıma sözleşmesi↗ hava yolu ile taşıma↗ pilot dava↗ kişilik hakları↗ taşıma sözleşmesi↗ iş bölümü↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi koltuğunun üstüne tekabül eden civarda boş yer bulamayınca valizini business class bölümü üzerindeki kısıma yerleştirdiği, bu nedenle kendisini uyarmak durumunda kalan kabin görevlileri ve kaptan pilot ile aralarında bir tartışma yaşandığı, bunun sonucu mevzuatın verdiği yetki dahilinde kaptan pilotun havalimanı polislerinden yardım istediği ve davacının uçaktan indirildiği, davalılar tarafından yapılan kasıtlı ve hukuka aykırı bir davranışın varlığına kanaat getirilmediği, olayın tatsız bir şekilde gelişmesine davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı Y.. K.. yönünden kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin diğer davalılar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava hava yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının, Türk Hava Yolları'na ait uçağa, İstanbul'dan Ankara'ya seyahat etmek için bindiği ve davacının uçaktan indirilmesine neden olan olayların bu esnada gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 106. maddesinde hava yolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda uygulanacak hükümler sırası ile belirtilmiştir. Anılan maddeye göre öncelikle Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümleri, bu Kanun'da hüküm yoksa Ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri, tarafı olunan anlaşmalarda da hüküm bulunmaması halinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır. Bu kapsamda yurt içi hava taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılan somut uyuşmazlığa, öncelikle uygulanması gereken kanun Türk Sivil Havacılık Kanunu'dur.
Davacı vekili, müvekkilinin tüm yolcuların önünde küçük düşürücü bir şekilde uçaktan polis zoruyla indirilmiş olması nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürmüş ve esasen tazminat taleplerini bu somut nedene dayandırmıştır.
Davacının polis refakatinde uçaktan indirildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Zira dosyada bulunan 19/10/2010 tarihinde saat 23.40'da düzenlenen tutanaktan da, davacının polis memurları eşliğinde uçaktan indirildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının uçaktan indirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı ve bu yaptırımın uygulanmasını gerektiren haklı ve orantılı bir neden bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere somut uyuşmazlığa uygulanması gereken Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 101. maddesinde bulunan hükme göre, sorumlu kaptan pilot, hava aracında emniyet ve düzenin sağlanması için önlem almaya ve bu amaçla, yolculara, personele ve hava aracında bulunan diğer kişilere emir ve talimat vermeye ve gerektiğinde bunları hava aracından çıkarmaya yetkilidir. Bu düzenleme karşısında uygun şartların bulunması halinde sorumlu kaptan pilotun uçaktan çıkarma yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, sorumlu kaptan pilotun bu yetkisini kullanmasında ölçü olarak, “gerektiğinde” kelimesi kullanılmıştır. Esasen düzenleme şeklinden de uçaktan çıkarma yetkisinin son çare olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Öyleyse somut olayda gerçekleşen olayların davacının uçaktan indirilmesini gerektiren bir neden olarak kabul edilip edilemeyeceği tartışılmalıdır.
Davacı vekilinin iddiası, davalının savunması ve dinlenilen tanık beyanları ile dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler karşısında davacının uçaktan indirilmesinin nedeni olan olayın, davacının uçağa bindiği sırada el bagajını kendi bileti ekonomi sınıfı olmasına rağmen business class üzerinde bulunan kabin üstü bagajına koyması ile başladığı, davacının el bagajını buraya koymasının ardından davalı Y.. K..'un davacının yanına gelerek el bagajını bulunduğu yerden alarak arkaya taşımasını gerektiğini söylediği, davacının bu bagajı kendisinin alamayacağını söylediği, davalı Y.. K..'un ardından başka bir kabin görevlisinin de davacıyı uyardığı, davacının bu kişiye de kendisinin bagajı almayacağını söylediği, davacı ile kabin görevlileri arasında geçen bu konuşmaların tartışma şeklinde yüksek sesle gerçekleştiği ve diğer yolcuların bu olaydan ötürü rahatsız oldukları anlaşılmaktadır. Davalı kaptan tarafından düzenlenen olay raporunda da, tartışma olayından hiç bahsedilmeyerek, yolcunun ekonomi sınıfı olmasına rağmen el bagajını business classa yerleştirmesi ve ikaza rağmen almaması nedeniyle uçaktan indirildiği belirtilmiştir.
Ulaşılan bu sonuç çerçevesinde, mahkemece, davacının el valizini ekonomi sınıfı yerine business class bölümüne yerleştirmesi ile başlayan ve karşılıklı tartışma sonucu gerilen ortam nedeniyle davacının uçaktan indirilmesine varan bu olayda, davalı kaptan tarafından uygulanan bu yaptırımın orantılı, kanuni terimi ile gerekli olup olmadığı tartışılmamış, sadece olayın tatsız gelişmesine davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa olayda asıl değerlendirilmesi gereken husus, tartışmaya kimin sebebiyet verdiğinin ötesinde, bu tartışmanın yaptırımının uçaktan indirme olup olamayacağıdır. Davacının, meydana gelen bu olay esnasında suç teşkil edecek herhangi bir harekette bulunduğunun da iddia ve ispat edilmiş olmamasına göre bu durum başkaca tavır veya davranış yahut tedbirlerle aşabilecekken, son çare olan uçaktan indirme yetkisinin kullanılması somut olay bakımından orantılı bulunmamıştır. Bu itibarla orantılı kullanılmayan yetki bakımından davacının zarara uğradığı kabul edilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Maddi manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/286 E. 2023/7109 K.
Ortak:pilot dava · kişilik hakları · taşıma sözleşmesi · iş bölümü · yetki · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi koltuğunun üstüne tekabül eden civarda boş yer bulamayınca valizini business class «bölümü» üzerindeki kısıma yerleştirdiği, bu nedenle kendisini uyarmak durumunda kalan kabin «görevlileri» ve kaptan «pilot» ile aralarında bir tartışma yaşandığı, bunun sonucu mevzuatın verdiği «yetki» dahilinde kaptan pilotun havalimanı polislerinden yardım istediği ve davacının uçaktan indirildiği, davalılar tarafından yapılan kasıtlı ve hukuka aykırı bir davra …
Bu düzenleme karşısında uygun şartların bulunması halinde sorumlu kaptan «pilotun» uçaktan çıkarma «yetkisinin» bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, sorumlu kaptan «pilotun» bu «yetkisini» kullanmasında ölçü olarak, “gerektiğinde” kelimesi kullanılmıştır.
Benzer bu kararda… ece 24.06.2014 tarih, 2011/49 E. ve 2014/370 K. sayılı kararı ile davacının kendi koltuğunun üstüne tekabül eden civarda boş yer bulamayınca valizini business class «bölümü» üzerindeki kısıma yerleştirdiği, bu nedenle kendisini uyarmak durumunda kalan kabin «görevlileri» ve kaptan «pilot» ile aralarında bir tartışma yaşandığı, bunun sonucu mevzuatın verdiği «yetki» dahilinde kaptan pilotun havalimanı polislerinden yardım istediği ve davacının uçaktan indirildiği, davalılar tarafından yapılan kasıtlı ve hukuka aykırı bir davra …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.10.2018 tarih, 2017/590 E. ve 2018/594 K. sayılı kararı ile davalı kaptan «pilot» tarafından tutulan olay raporunda tartışma olayından hiç bahsedilmediği sadece yolcunun ekonomi sınıfı olmasına rağmen el bagajını bussines classa yerleştirmesi ve ikaza rağmen almaması nedeniyle uçaktan indirildiğinin belirtildiği, bu kıyaslandığında davacının bu olay esnasında suç teşkil edebilecek herhangi bir eylemin tavır veya davranışının olmadığı, yapılan eylemlerin orantılı bir tedbir alınması gerekirken davalı pilotun «yetkisini» aşarak davacıyı zarara uğrattığı ve polis eşliğinde uçaktan indirilmesi olayında «kişilik haklarının» zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 143,22 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar THY ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ka …
Davacının, meydana gelen bu olay esnasında suç teşkil edecek herhangi bir harekette bulunduğunun da iddia ve ispat edilmiş olmamasına göre bu durum başkaca tavır veya davranış yahut tedbirlerle aşabilecekken, «son» çare olan uçaktan indirme «yetkisinin» kullanılması somut olay bakımından orantılı bulunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ... hakkında verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının «maddi tazminat» talebi yönünden verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın, davalı ...
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olayın davacının hukuka aykırı fiilleri sebebiyle geliştiğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, tüm «kusur» ve sorumluluğun davacıya ait olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1417 E. 2020/4314 K.
Ortak:pilot dava · kişilik hakları · taşıma sözleşmesi · maddi ve manevi tazminat · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBu düzenleme karşısında uygun şartların bulunması halinde sorumlu kaptan «pilotun» uçaktan çıkarma «yetkisinin» bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, sorumlu kaptan «pilotun» bu «yetkisini» kullanmasında ölçü olarak, “gerektiğinde” kelimesi kullanılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi koltuğunun üstüne tekabül eden civarda boş yer bulamayınca valizini business class «bölümü» üzerindeki kısıma yerleştirdiği, bu nedenle kendisini uyarmak durumunda kalan kabin «görevlileri» ve kaptan «pilot» ile aralarında bir tartışma yaşandığı, bunun sonucu mevzuatın verdiği «yetki» dahilinde kaptan pilotun havalimanı polislerinden yardım istediği ve davacının uçaktan indirildiği, davalılar tarafından yapılan kasıtlı ve hukuka aykırı bir davra …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, davalı kaptan «pilot» tarafından tutulan olay raporunda tartışma olayından hiç bahsedilmediği sadece yolcunun ekonomi sınıfı olmasına rağmen el bagajını bussines classa yerleştirmesi ve ikaza rağmen almaması nedeniyle uçktan indirildiğinin belirtildiği, bu kıyaslandığında davacının bu olay esnasında suç teşkil edebilecek herhangi bir eylemin tavır veya davranışının olmadığı, yapılan eylemlerin orantılı bir tedbir alınması gerekirken davalı pilotun «yetkisini» aşarak davacıyı zarara uğrattığı ve polis eşliğinde uçaktan indirilmesi olayında «kişilik haklarının» zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 143,22 TL maddi 10.000.- TL manevi tazminatın davalılar THY ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Kar …
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «maddi manevi tazminat» istemine ilişkin olup davacı tüm yolcuların önünde polis zoruyla uçaktan indirildiğini ve «kişilik haklarının» zedelendiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davacının eylemi ile orantılı bir tedbir alınması gerekirken «pilotun» talimatıyla polis eşliğinde uçaktan indirilmesinin davacının «kişilik haklarını» zedelediği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14516 E. 2012/21380 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · hava taşıması · taşıyıcının sorumluluğu · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · teslim
Benzer bu karardaAncak, Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesine göre, zarara sebep olan olayın «hava taşıması» sırasında oluşması halinde, «bagajın kaybı» ve zarara uğraması nedeniyle «taşıyıcı sorumludur».
Somut olayda, başlangıçta yolcu beraberinde kabine alınan bağlamaların «taşıyıcının» çalışanlarının uyarısı ile kargo bölümünde taşınması nedeniyle, bagaj niteliğini kazanan bağlamalarda oluşan hasardan davalı «taşıyıcı sorumludur».
Bu halde, Varşova Konvansiyonu’nun ilgili hükümleri gözetilerek, «taşıyıcının sorumlu» olduğu tutarın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, yolculuk öncesinde hava yolu taşımacılık kurallarına göre, müzik aletinin özel kılıfında bagaj işlemini yaptırarak davalıya «teslim» etmeyen, bunun yerine bağlamaları beraberinde taşımak üzere kabine getiren davacının bu hasardan dolayı bizzat sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4018 E. 2022/8203 K.
Ortak:pilot dava · taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi koltuğunun üstüne tekabül eden civarda boş yer bulamayınca valizini business class «bölümü» üzerindeki kısıma yerleştirdiği, bu nedenle kendisini uyarmak durumunda kalan kabin «görevlileri» ve kaptan «pilot» ile aralarında bir tartışma yaşandığı, bunun sonucu mevzuatın verdiği «yetki» dahilinde kaptan pilotun havalimanı polislerinden yardım istediği ve davacının uçaktan indirildiği, davalılar tarafından yapılan kasıtlı ve hukuka aykırı bir davra …
2-Davacı vekilinin diğer davalılar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava hava yolu ile «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda yurt içi hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığı anlaşılan somut uyuşmazlığa, öncelikle uygulanması gereken kanun Türk Sivil Havacılık Kanunu'dur.
Benzer bu kararda… inden önce, 19.10.2011 tarihinde gerçekleşmiş olup, belirtilen kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılacağı, «taşıma sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» Türk Sivil Havacılık Kanununda özel olarak düzenlendiği, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu madde 120'de ''Yolcunun ölümü veya herhangi bir cismani zarara uğr …
Bu gibi hallerde «taşıyıcıdan» ve taşıyıcının adamlarından alınabilecek tazminatın toplam miktarı, bahse konu sınırları aşamaz.'' hükümleri düzenlenmiş olup balonla hava işletmeleri talimatı madde 26 ve 37 uyarınca yolcu emniyet kemeri, balonda bulunması gerekli teçhizatlardan olmadığından 19/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen yolcu emniyet kemerlerinin olmaması hususu «kusur» olarak değerlendirilmemiş, dinlenen tanık beyanlarından, davalı «pilot» ...'nın yolculara gerekli bilgilendirmeyi yaptığı, 19/11/2018 tarihli raporda da belirtildiği üzere hava şartlarındaki değişiklik, iniş bölgesinin yüksekte olması …
Bölge Adliye Mahkemesince, 19.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre «taşıyıcı» şirket pilotunun uçuş öncesi ve sırasında yolcuları gerekli şekilde bilgilendirdiği, hava koşullarının sivil havacılık talimatlarına uygun olduğu, balonun sıcak havayla dolmasında herhangi bir problemin olmadığı, «pilotun» uçuş öncesi ve sırasında sivil havacılık talimatlarına uygun hareket ettiği, pilotun kazada kusurunun bulunmadığı, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 120. …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · taşıyıcının sorumluluğu · sözleşmeye aykırılık · denetime elverişlilik · taşıyıcı · kusur
Benzer bu kararda… inden önce, 19.10.2011 tarihinde gerçekleşmiş olup, belirtilen kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılacağı, «taşıma sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» Türk Sivil Havacılık Kanununda özel olarak düzenlendiği, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu madde 120'de ''Yolcunun ölümü veya herhangi bir cismani zarara uğr …
… sik ve yetersiz rapora dayanarak hüküm tesisi doğru olmamış, hava balonu ile taşıma konusunda uzmanın da bulunduğu bir bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile davalı «pilot» ile davalı şirkete atfı kabil «kusur» bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve «denetime elverişli rapor» alınması ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu gibi hallerde «taşıyıcıdan» ve taşıyıcının adamlarından alınabilecek tazminatın toplam miktarı, bahse konu sınırları aşamaz.'' hükümleri düzenlenmiş olup balonla hava işletmeleri talimatı madde 26 ve 37 uyarınca yolcu emniyet kemeri, balonda bulunması gerekli teçhizatlardan olmadığından 19/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen yolcu emniyet kemerlerinin olmaması hususu «kusur» olarak değerlendirilmemiş, dinlenen tanık beyanlarından, davalı «pilot» ...'nın yolculara gerekli bilgilendirmeyi yaptığı, 19/11/2018 tarihli raporda da belirtildiği üzere hava şartlarındaki değişiklik, iniş bölgesinin yüksekte olması …
Bölge Adliye Mahkemesince, 19.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre «taşıyıcı» şirket pilotunun uçuş öncesi ve sırasında yolcuları gerekli şekilde bilgilendirdiği, hava koşullarının sivil havacılık talimatlarına uygun olduğu, balonun sıcak havayla dolmasında herhangi bir problemin olmadığı, «pilotun» uçuş öncesi ve sırasında sivil havacılık talimatlarına uygun hareket ettiği, pilotun kazada kusurunun bulunmadığı, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 120. …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18369 E. , 2015/12783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/06/2014
NUMARASI 2011/49-2014/370
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2014 tarih ve 2011/49-2014/370 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asli M.. Ç.., davalı T.. M.. vekili Av. U.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19.10.2010 tarihinde İstanbul'dan Ankara'ya gitmek üzere davalı THY'nin uçağına bindiğini, müvekkilinin yer numarası olan 11-B üzerindeki bagaj yerlerinin dolu olduğunu gördüğünden tamamı boş olan business class üzerindeki kabin üstü bagajına el bagajını yerleştirdiğini ve yerine oturduğunu, biraz sonra yanına gelen davalı Y.. K..'un müvekkiline yerleştirdiği kabin bagajını bulunduğu yerden alarak arkaya taşıması gerektiğini söylediğini, müvekkilinin ise omzunun ağrıdığnı ve bu sebeple kendisinin taşıyamayacağını söylemeye çalışırken kabin amirinin kendisine fırsat vermeden ısrarcı ve küstah bir tavırla müvekkiline eşyasını kendisinin taşımak zorunda olduğunu zaten business class bölümünün tamamen dolu olduğunu söylediğini, müvekkilinin hiç anlam veremediği bu tavır karşısında kabin amirine 30 yıldır THY uçaklarında uçtuğunu ve böyle bir muamele ile karşılaşmadığını ifade ettiğini, bagajını kendisinin taşıyamayacağını ancak taşınmasına da bir itirazının olmadığını söylediğini, bir süre sonra yer hizmetleri görevlisi olan bir hanımefendinin gelerek kabin amirinin bagajını kendisinin taşıması gerektiğini müvekkiline hatırlatması yönünde talimat verdiğini söylediğini, müvekkilinin tekrar kendisine bagajını kendisinin taşıyamayacağını ancak isterlerse görevlilerin taşıyabileceğini söylemesi üzerine iki yer görevlisinin müvekkilinin bagajını 11-B deki koltuğunun üstü dolu olduğundan arkalarda bir yere taşıdıklarını, müvekkilinin kendilerine teşekkür ederek uçağın hareket etmesini beklerken iki polis memurunun müvekkilinin yanına giderek uçaktan inmesi gerektiğini kaptanın bu yönde rapor hazırladığını söylediklerini, THY tarihine geçecek bir gerekçe ile tüm yolcuların önünde küçük düşürücü bir şekilde uçaktan polis zoruyla indirilmiş olan müvekkilinin kişilik haklarının ağır şekilde zedelendiğini, geceyi evi yerine otelde geçiren müvekkilinin maddi zararının yanı sıra haksız ve dayanaksız bir şekilde ve yolcu olarak hakları da çiğnenerek küçük düşürücü bir şekilde sanki tehlikeli veya suçlu bir kimse gibi uçaktan indirilmesi sebeb ile manevi zararı da olduğunu ileri sürerek 143,22TL maddi, 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, davanın kabulüne ilişkin kararın "Skylife Magazin" Dergisi'nde yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi koltuğunun üstüne tekabül eden civarda boş yer bulamayınca valizini business class bölümü üzerindeki kısıma yerleştirdiği, bu nedenle kendisini uyarmak durumunda kalan kabin görevlileri ve kaptan pilot ile aralarında bir tartışma yaşandığı, bunun sonucu mevzuatın verdiği yetki dahilinde kaptan pilotun havalimanı polislerinden yardım istediği ve davacının uçaktan indirildiği, davalılar tarafından yapılan kasıtlı ve hukuka aykırı bir davranışın varlığına kanaat getirilmediği, olayın tatsız bir şekilde gelişmesine davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı Y.. K.. yönünden kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin diğer davalılar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava hava yolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının, Türk Hava Yolları'na ait uçağa, İstanbul'dan Ankara'ya seyahat etmek için bindiği ve davacının uçaktan indirilmesine neden olan olayların bu esnada gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 106. maddesinde hava yolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda uygulanacak hükümler sırası ile belirtilmiştir. Anılan maddeye göre öncelikle Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümleri, bu Kanun'da hüküm yoksa Ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri, tarafı olunan anlaşmalarda da hüküm bulunmaması halinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır. Bu kapsamda yurt içi hava taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılan somut uyuşmazlığa, öncelikle uygulanması gereken kanun Türk Sivil Havacılık Kanunu'dur.
Davacı vekili, müvekkilinin tüm yolcuların önünde küçük düşürücü bir şekilde uçaktan polis zoruyla indirilmiş olması nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürmüş ve esasen tazminat taleplerini bu somut nedene dayandırmıştır.
Davacının polis refakatinde uçaktan indirildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Zira dosyada bulunan 19/10/2010 tarihinde saat 23.40'da düzenlenen tutanaktan da, davacının polis memurları eşliğinde uçaktan indirildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının uçaktan indirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı ve bu yaptırımın uygulanmasını gerektiren haklı ve orantılı bir neden bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere somut uyuşmazlığa uygulanması gereken Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 101. maddesinde bulunan hükme göre, sorumlu kaptan pilot, hava aracında emniyet ve düzenin sağlanması için önlem almaya ve bu amaçla, yolculara, personele ve hava aracında bulunan diğer kişilere emir ve talimat vermeye ve gerektiğinde bunları hava aracından çıkarmaya yetkilidir.
Bu düzenleme karşısında uygun şartların bulunması halinde sorumlu kaptan pilotun uçaktan çıkarma yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, sorumlu kaptan pilotun bu yetkisini kullanmasında ölçü olarak, “gerektiğinde” kelimesi kullanılmıştır. Esasen düzenleme şeklinden de uçaktan çıkarma yetkisinin son çare olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Öyleyse somut olayda gerçekleşen olayların davacının uçaktan indirilmesini gerektiren bir neden olarak kabul edilip edilemeyeceği tartışılmalıdır.
Davacı vekilinin iddiası, davalının savunması ve dinlenilen tanık beyanları ile dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler karşısında davacının uçaktan indirilmesinin nedeni olan olayın, davacının uçağa bindiği sırada el bagajını kendi bileti ekonomi sınıfı olmasına rağmen business class üzerinde bulunan kabin üstü bagajına koyması ile başladığı, davacının el bagajını buraya koymasının ardından davalı Y.. K..'un davacının yanına gelerek el bagajını bulunduğu yerden alarak arkaya taşımasını gerektiğini söylediği, davacının bu bagajı kendisinin alamayacağını söylediği, davalı Y.. K..'un ardından başka bir kabin görevlisinin de davacıyı uyardığı, davacının bu kişiye de kendisinin bagajı almayacağını söylediği, davacı ile kabin görevlileri arasında geçen bu konuşmaların tartışma şeklinde yüksek sesle gerçekleştiği ve diğer yolcuların bu olaydan ötürü rahatsız oldukları anlaşılmaktadır.
Davalı kaptan tarafından düzenlenen olay raporunda da, tartışma olayından hiç bahsedilmeyerek, yolcunun ekonomi sınıfı olmasına rağmen el bagajını business classa yerleştirmesi ve ikaza rağmen almaması nedeniyle uçaktan indirildiği belirtilmiştir.
Ulaşılan bu sonuç çerçevesinde, mahkemece, davacının el valizini ekonomi sınıfı yerine business class bölümüne yerleştirmesi ile başlayan ve karşılıklı tartışma sonucu gerilen ortam nedeniyle davacının uçaktan indirilmesine varan bu olayda, davalı kaptan tarafından uygulanan bu yaptırımın orantılı, kanuni terimi ile gerekli olup olmadığı tartışılmamış, sadece olayın tatsız gelişmesine davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa olayda asıl değerlendirilmesi gereken husus, tartışmaya kimin sebebiyet verdiğinin ötesinde, bu tartışmanın yaptırımının uçaktan indirme olup olamayacağıdır. Davacının, meydana gelen bu olay esnasında suç teşkil edecek herhangi bir harekette bulunduğunun da iddia ve ispat edilmiş olmamasına göre bu durum başkaca tavır veya davranış yahut tedbirlerle aşabilecekken, son çare olan uçaktan indirme yetkisinin kullanılması somut olay bakımından orantılı bulunmamıştır. Bu itibarla orantılı kullanılmayan yetki bakımından davacının zarara uğradığı kabul edilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Y.. K.. yönünden kurulan hükme yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan davalı Y.. K.. yönünden kurulan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile diğer davalılara yönelik kurulan hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146157200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz