Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/336 E. 2019/8055 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 394↗ faaliyet raporu↗ huzur hakkı↗ yönetim kurulu üyeliği↗ kayyım atanması↗ esas sözleşme↗ kayyım↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ ek prim↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ hmk 353(1)b-2↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, yasal mevzuatta belirlenen standartlara uygun bir faaliyet raporunun sunulmadığı, şirketin kötü gidişi hakkında ne gibi önlemler alındığı ve ne düşünüldüğünün faaliyet raporunda yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın yönetim kurulu üyeliğine ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL huzur hakkının da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin
seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, kayyım atanmasını gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete kayyım atanması yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece alınan 19.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda, faaliyet raporu ve bilançonun usulüne uygun olduğu, gerçek durumu yansıttığı, fiktif kayıtlar içermediği ifade edilmiş, davacı tarafın itirazları üzerine başka bir bilirkişiden alınan 05.12.2018 tarihli rapor da ise yasal mevzuatta belirlenen standartlara uygun bir faaliyet raporunun sunulmadığı, bilançonun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği ifade edilmiştir. Mahkemece, iki rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin 05.12.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Ancak, gerek anılan raporda, gerekse mahkeme gerekçesinde bilançonun ve faaliyet raporunun hangi kısmının gerçeği yansıtmadığı veya hangi kaydın bilançoda bulunmadığı açıklanmamış, davacının bilançonun gerçeği yansıtmadığı iddiasının doğruluğu hakkında delil ve verilerle karşılaştırılarak değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece bilançonun ve faaliyet raporunun nasıl ve hangi yönlerden gerçeği yansıtmadığı belirlenmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde dava konusu şirket genel kurulunda 3 ve 4 numaralı maddelerde alınan kararların iptaline ve buna bağlı olarak da 5. madde olan yönetim kurulunun ibra edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Dava konusu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin toplam aylık 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin 7. maddenin de davacı ortağın ücret almaksızın yönetime talip olması hususu değerlendirilmeksizin alındığı ve şirketin ekonomik durumu nazara alındığında makul olmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Mahkemece, alınan 19.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda ücretin makul olduğu belirtilmiş, davacı itirazı üzerine alınan 05.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin zarar eden ve uzun zamandan beri gelir getirici faaliyette bulunmayan bir şirket için yüksek olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece, işbu madde yönünden de iki rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin 05.12.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de anılan rapordaki bu görüş şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir. Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3253 E. 2017/7015 K.
Ortak:huzur hakkı · esas sözleşme · ek prim · yönetim kurulu kararı · cy/cy kaydı · eksik inceleme · e-defter · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
Ancak, gerek anılan raporda, gerekse mahkeme gerekçesinde bilançonun ve faaliyet raporunun hangi kısmının gerçeği yansıtmadığı veya hangi «kaydın» bilançoda bulunmadığı açıklanmamış, davacının bilançonun gerçeği yansıtmadığı iddiasının doğruluğu hakkında delil ve verilerle karşılaştırılarak değerlendirme yapılmamıştır.
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında “«yönetim kurulu» üyelerine ödenecek olan belirlenen ücretin zarar eden ve uzun zamandan beri gelir getirici faaliyette bulunmayan bir şirket için yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise de bu görüş şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilançonun gerçeği yansıtmaması, bazı konuların bilançoda bulunmaması nedeniyle dava konusu genel kurulun «finansal tabloların onaylanmasına» ilişkin 3 numaralı gündem maddesinin ve «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, önemli miktarda şirket varlığının satışına ilişkin alınan kararın pay sahiplerinin % 60'ının olumlu oyu ile alındığı, bu oranın Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 22/12. bendinde belirtilen % 75'lik pay çoğunluğunu karşılamadığı, bu suretle önemli miktardaki şirket mal varlığının satışına ilişkin 15 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da «dürüstlük kuralına» aykırı bulunduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile aylık ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 14 numaralı gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:finansal tabloların onaylanması · toplantı tutanağı · tavzih · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · iptal davası
Benzer bu karardaKararların iptalini düzenleyen anılan madde hükümlerine göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkının olduğu belirtilmiştir.
… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilançonun gerçeği yansıtmaması, bazı konuların bilançoda bulunmaması nedeniyle dava konusu genel kurulun «finansal tabloların onaylanmasına» ilişkin 3 numaralı gündem maddesinin ve «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, önemli miktarda şirket varlığının satışına ilişkin alınan kararın pay sahiplerinin % 60'ının olumlu oyu ile alındığı, bu oranın Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 22/12. bendinde belirtilen % 75'lik pay çoğunluğunu karşılamadığı, bu suretle önemli miktardaki şirket mal varlığının satışına ilişkin 15 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da «dürüstlük kuralına» aykırı bulunduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile aylık ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 14 numaralı gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin …
Tarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1419 E. 2020/164 K.
Ortak:huzur hakkı · esas sözleşme · genel kurul kararının iptali · ek prim · yönetim kurulu kararı · e-defter · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
2- Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, 20.09.2016 tarihli «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu davalı şirket genel kurul toplantısında 5 numaralı gündem maddesiyle alınan müdür ücretinin aylık 10.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün, müdür için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da kanuna, «esas sözleşmeye» ve «dürüstlük kuralına» aykırı bulunduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; toplantı başkanlığına ...'ın oybirliği ile seçildiği, davacıların gündemin 5. maddesine muhalif kaldıkları ve «muhalefet şerhlerini» ayrı bir tutanak ile divan başkanlığına verdikleri, davalı şirket genel kurulunda alınan karaların TTK'da «emredici» ağırlaştırılmış «nisap» öngören kararlardan olmayıp, bu hususta şirket «esas sözleşmesinde» de özel bir nisap öngörülmediği, toplantıda alınan kararlar «esas sözleşme değişikliği» gerektirmediğinden toplantı karar «nisabının» TTK'nın 418. maddesine istinaden belirleneceği, davacıların şirketteki pay oranının %20 olduğu dikkate alındığında bütün pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» hazır olduğu toplantıda toplantı ve karar yeter sayılarına aykırılık dolayısıyla iptal koşullarının oluşmadığı gibi «toplantı tutanağının» sadece divan başkanı tarafından imzalanması yeterli olduğu, davacıların ...'ın divan başkanlığına seçilirken oylama yapılmadığına ilişkin iddialarını ispat edemedikleri ve buna göre «butlan» koşullarının oluşmadığı, davalı şirket genel kurulunun iptali talep edilen 5 nolu gündem maddesinin müdür seçimine ilişkin olduğu, yapılan seçim kanuna, esas sözleşmeye veya «dürüstlük kuralına aykırılık» içermediğinden iptal koşullarının bu madde bakımından oluşmadığı, 5 nolu gündem maddesi müdür seçimi yanında müdür ...'a aylık 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin olup daha önceki genel kurul toplantılarında «şirket müdürü» için herhangi bir ücret belirlenmediği, 20/09/2016 tarih Ortaklar Kurulu Toplantısında ortak olmayan şirket müdürü için tayin edilen ücretin şirketin mali durumu dikkate alındığında münasip olmadığı, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık içerdiğinden iptal koşullarının oluştuğu, «limited şirket» genel kurul toplantısının nasıl yapılacağı, gündemin nasıl belirlenip toplantının nasıl icra edileceği kanunda açık olup gündemde yer almadığı için görüşülmeyen ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme değişikliği · nisap · dürüstlük kuralına aykırılık · karar nisabı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · butlan · yokluk
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; toplantı başkanlığına ...'ın oybirliği ile seçildiği, davacıların gündemin 5. maddesine muhalif kaldıkları ve «muhalefet şerhlerini» ayrı bir tutanak ile divan başkanlığına verdikleri, davalı şirket genel kurulunda alınan karaların TTK'da «emredici» ağırlaştırılmış «nisap» öngören kararlardan olmayıp, bu hususta şirket «esas sözleşmesinde» de özel bir nisap öngörülmediği, toplantıda alınan kararlar «esas sözleşme değişikliği» gerektirmediğinden toplantı karar «nisabının» TTK'nın 418. maddesine istinaden belirleneceği, davacıların şirketteki pay oranının %20 olduğu dikkate alındığında bütün pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» hazır olduğu toplantıda toplantı ve karar yeter sayılarına aykırılık dolayısıyla iptal koşullarının oluşmadığı gibi «toplantı tutanağının» sadece divan başkanı tarafından imzalanması yeterli olduğu, davacıların ...'ın divan başkanlığına seçilirken oylama yapılmadığına ilişkin iddialarını ispat edemedikleri ve buna göre «butlan» koşullarının oluşmadığı, davalı şirket genel kurulunun iptali talep edilen 5 nolu gündem maddesinin müdür seçimine ilişkin olduğu, yapılan seçim kanuna, esas sözleşmeye veya «dürüstlük kuralına aykırılık» içermediğinden iptal koşullarının bu madde bakımından oluşmadığı, 5 nolu gündem maddesi müdür seçimi yanında müdür ...'a aylık 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin olup daha önceki genel kurul toplantılarında «şirket müdürü» için herhangi bir ücret belirlenmediği, 20/09/2016 tarih Ortaklar Kurulu Toplantısında ortak olmayan şirket müdürü için tayin edilen ücretin şirketin mali durumu dikkate alındığında münasip olmadığı, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık içerdiğinden iptal koşullarının oluştuğu, «limited şirket» genel kurul toplantısının nasıl yapılacağı, gündemin nasıl belirlenip toplantının nasıl icra edileceği kanunda açık olup gündemde yer almadığı için görüşülmeyen ve …
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; «yokluk» ve «butlan» koşullarının somut olayda oluşmadığı, dava konusu genel kurulunun 5 numaralı gündem maddesinde karara bağlanan müdür seçimi yönünden «esas sözleşmeye» veya «dürüstlük kuralına aykırılık» içermediğinden iptal koşulları bu madde bakımından oluşmamış ise de aynı maddede yer alan müdür ... için tayin edilen 10.000,00 TL ücretin, şirketin mali yapısı ve durumu gözönünde tutulduğunda münasip olmadığı, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık içerdiğinden iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı şirkete ait taşınmaz malların, şirketin leh ve aleyhinde tasarrufta bulunulabilmesi için oybirliği şartı aranmasına ilişkin kararın genel kurul «toplantı tutanağına» eklenmesini talep edilmiş ise de gündemde yer almadığı için görüşülmeyen veya gündeme madde olarak eklenerek görüşülüp oylanmayan ve genel kurul tutanağında yer al …
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2292 E. 2019/1682 K.
Ortak:huzur hakkı · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz kararda… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
3- Dava konusu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin toplam aylık 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin 7. maddenin de davacı ortağın ücret almaksızın yönetime talip olması hususu değerlendirilmeksizin alındığı ve şirketin ekonomik durumu nazara alındığında makul olmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin «davadan feragat» ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya «son» veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28/05/2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun «tasdikine» ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan «kar dağıtımına» ilişkin kararın, ... numaralı gündem maddesiyle alınan «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle, vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28/05/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının ... numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net ....500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · tasdik kararı · olağanüstü genel kurul · davadan feragat · maddi hata · anonim şirket · kâr dağıtımı · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin «davadan feragat» ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya «son» veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28/05/2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun «tasdikine» ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan «kar dağıtımına» ilişkin kararın, ... numaralı gündem maddesiyle alınan «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle, vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
A.Ş.”nin ünvanının karar başlığında “...” şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Asıl ve birleşen dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28/05/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının ... numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net ....500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın «feragat» nedeniyle reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3181 E. 2022/8502 K.
Ortak:huzur hakkı · esas sözleşme · ek prim · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
3- Dava konusu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin toplam aylık 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin 7. maddenin de davacı ortağın ücret almaksızın yönetime talip olması hususu değerlendirilmeksizin alındığı ve şirketin ekonomik durumu nazara alındığında makul olmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; davacı vekilince «istinaf süresi» geçirildikten sonra istinaf kanun yoluna başvurduğundan, «istinaf başvurusunun süre» yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davalının istinafı yönünden ise, 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine, tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla, «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceğinin hükme bağlandığı, ancak davalı şirket ana sözleşmesinde yönetim kurulu üyelerine ve genel müdüre ücret (maaş) verilmesine ili …
6102 sayılı TTK'nın 394. maddesi gereğince tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «yönetim kurulu» üyelerine «huzur hakkı», ikramiye, «prim», yıllık kârdan pay ve ücret ödenebilir.
… retin belirlendiği iddia olunan 22.01.2014 tarihli sözleşmede taraf olmadığı bu nedenle sözleşmenin ücret alacağına esas alınamayacağı, davacının 30.04.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile genel müdür olarak seçildiği, ücret kararlaştırılmadığı, 15/09/2014 tarihinde de yönetim kurulu kararı ile görevine «son» verildiği, davacının toplam olarak 4 ay 5 gün davalı şirkette görevde bulunduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kıyaslanmaya emsal ücret bulunmadığı ancak 25.000.- TL ücretin dosya kapsamı itibariyle uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 104.166,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf süresi · istinaf başvuru süresi · imza yetkisi · yetki · yetkisizlik kararı · yasal faiz · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacının, davalı şirketin 30.04.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararıyla genel müdürlüğe seçildiği,şirketi «temsil» ve «imza yetkisi» verildiği, davacıya ödenecek herhangi bir ücret kararlaştırılmadığı, 15.09.2014 tarihli yönetim kurulu kararıyla da görevine «son» verildiği anlaşılmaktadır.
… retin belirlendiği iddia olunan 22.01.2014 tarihli sözleşmede taraf olmadığı bu nedenle sözleşmenin ücret alacağına esas alınamayacağı, davacının 30.04.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile genel müdür olarak seçildiği, ücret kararlaştırılmadığı, 15/09/2014 tarihinde de yönetim kurulu kararı ile görevine «son» verildiği, davacının toplam olarak 4 ay 5 gün davalı şirkette görevde bulunduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kıyaslanmaya emsal ücret bulunmadığı ancak 25.000.- TL ücretin dosya kapsamı itibariyle uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 104.166,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacı vekilince «istinaf süresi» geçirildikten sonra istinaf kanun yoluna başvurduğundan, «istinaf başvurusunun süre» yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davalının istinafı yönünden ise, 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine, tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla, «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceğinin hükme bağlandığı, ancak davalı şirket ana sözleşmesinde yönetim kurulu üyelerine ve genel müdüre ücret (maaş) verilmesine ili …
Böylece, yönetim ve «temsile» dair «yetki» ve görevlerini yerine getirirken şirket yöneticilerine emeklerine karşı ödeme ve kazandırmalarda bulunulmaktadır.
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18093 E. 2015/12978 K.
Ortak:huzur hakkı · genel kurul kararının iptali · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz kararda… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
2- Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · olağanüstü genel kurul · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aylıkların «rayiç bedellerinin» üzerinde olduğu, davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı, hisseleri de nazara alındığında davalı şirket yöneticilerine ödenen ücret miktarının fahiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
-
Kâr dağıtım oranlarını gösteren ve yasaya aykırılık içermeyen ana sözleşme maddesi iptal edilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2906 E. 2020/94 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece bilançonun ve faaliyet raporunun nasıl ve hangi yönlerden gerçeği yansıtmadığı belirlenmeksizin «eksik incelemeyle» yazılı şekilde dava konusu şirket genel kurulunda 3 ve 4 numaralı maddelerde alınan kararların iptaline ve buna bağlı olarak da 5. madde olan yönetim kurulunun «ibra» edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, «yönetim kurulu» başkan üyeleri için belirlenen aylık ücretin fahiş olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerledirme yapılırken de genel kurulun düzenlendiği dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti, bu itibarla davalı şirketin «defter» ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı
Benzer bu kararda… lağan bir dikkat ve özen gösterildiğinde her pay sahibinin genel kurulun toplanacağını anlayabileceği, pay sahiplerinin toplantıdan haberdar olduğu, davalı şirketin «aile şirketi» olması nedeniyle ortakların «esas sözleşmenin» eski metnine ulaşabilecekleri, bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmediği, «huzur hakkının» yönetim kurulunda bulunan kişilerin şahsına yönelik bir düzenleme olmadığı, «yönetim kurulu» yasal çerçevede oluştuğu, yönetim kurulu üyelerinin değişmesi ile huzur hakkının değişmeyeceği, kişiye bağlı bir hak olmayıp, görev icra etmeleri nedeniyle verildiği, TTK 436. maddesinde yer alan oydan yoksukluğa ilişkin yasal düzenlemenin bu durumu kapsamadığı, TTK 519. maddesinde belirlenen kanuni «yedek akçeye» ilişkin %20'lik sınırın asgari sınır olduğu, aynı Yasa'nın 521. maddesinde asgari sınır korunmak kaydıyla daha yüksek oranda yedek akçe ayrılmasına imkan veren düzenlemelerin ana sözleşme ile yapılabileceği, TTK 521. maddesinde belirlenen daha yüksek oranlı yedek akçeye ilişkin ana sözleşmeye hüküm konulmasına ilişkin düzenleme 519. maddesindeki %20'lik sınırlama hükmünü ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, gündemin 3. maddesi ile ana sözleşmeye eklenen 22. maddenin tadil metninde ise, TTK 519. maddesindeki yedek akçeye yönelik %20'lik sınır yasaya aykırı olarak ortadan kaldırıldığı, hissedarların ortaklık haklarını engelleyecek şekilde yasanın «emredici» hükümlerine aykırı düzenleme getirildiği, bu sebeple kârın «dağıtımı» başlıklı gündemin 3. maddesinde görüşülen 22. maddenin iptali gerektiği gerekçesiyle 01/10/2015 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısının 3.gümdem maddesi ile …
Gündemin 3. maddesinde ana sözleşme tadili yer almakta olup, “Kâr «dağıtımı»” başlıklı 22. maddesinin tadil edilmiş hali ile kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Ancak söz konusu 22. madde kâr «dağıtımına» ilişkin düzenleme içermekte ve karın hangi miktar üzerinden dağıtılacağını göstermektedir.
Net dönem kârından her yıl %5 genel kanuni «yedek akçe» ayrılır; kalan miktarın %5i pay sahiplerine kâr «payı» olarak «dağıtılır».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/336 E. , 2019/8055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/03/2018 tarih ve 2016/771 E.- 2018/225 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 25/10/2018 tarih ve 2018/1132 E.- 2018/1144 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 hissedarı olduğunu, davalı şirketin 17/06/2016 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 3-4-5-6 ve 7. maddelerine olumsuz oy kullandığını ve muhalefetini de tutanağa derc ettirdiğini, kararların hukuka ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, zira bilançoda dip notlar bulunmadığını, faaliyet raporundan şirketin işleyişi hakkında bilgi sahibi olunamadığını, huzur hakkının iyiniyet kurallarına bağdaşmadığını ileri sürerek anılan kararların iptaline, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin defterlerinde bir usulsüzlük olmadığı gibi kayıtların eksiksiz ve tam tutulduğunu, genel kurul tarihinden onbeş gün önce faaliyet dönemine ilişkin bilançonun ortakların incelemesi için bildirildiğini, davacının herhangi bir itirazda bulunmadığını, genel kurulda alınan kararların yasada öngörülen çoğunluk sağlanarak alındığını, şirket yöneticilerinin oydan yoksunluğunu gerektirecek bir durum olmadığından oylamaya katılmalarının hukuka aykırı olmadığını, şirketin sermayesinin büyüklüğü karşısında takdir edilen huzur hakkının da yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yasal mevzuatta belirlenen standartlara uygun bir faaliyet raporunun sunulmadığı, şirketin kötü gidişi hakkında ne gibi önlemler alındığı ve ne düşünüldüğünün faaliyet raporunda yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın yönetim kurulu üyeliğine ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL huzur hakkının da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin
seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, kayyım atanmasını gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete kayyım atanması yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece alınan 19.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda, faaliyet raporu ve bilançonun usulüne uygun olduğu, gerçek durumu yansıttığı, fiktif kayıtlar içermediği ifade edilmiş, davacı tarafın itirazları üzerine başka bir bilirkişiden alınan 05.12.2018 tarihli rapor da ise yasal mevzuatta belirlenen standartlara uygun bir faaliyet raporunun sunulmadığı, bilançonun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği ifade edilmiştir. Mahkemece, iki rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin 05.12.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir.
Ancak, gerek anılan raporda, gerekse mahkeme gerekçesinde bilançonun ve faaliyet raporunun hangi kısmının gerçeği yansıtmadığı veya hangi kaydın bilançoda bulunmadığı açıklanmamış, davacının bilançonun gerçeği yansıtmadığı iddiasının doğruluğu hakkında delil ve verilerle karşılaştırılarak değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece bilançonun ve faaliyet raporunun nasıl ve hangi yönlerden gerçeği yansıtmadığı belirlenmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde dava konusu şirket genel kurulunda 3 ve 4 numaralı maddelerde alınan kararların iptaline ve buna bağlı olarak da 5. madde olan yönetim kurulunun ibra edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Dava konusu davalı şirket genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin toplam aylık 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin 7. maddenin de davacı ortağın ücret almaksızın yönetime talip olması hususu değerlendirilmeksizin alındığı ve şirketin ekonomik durumu nazara alındığında makul olmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Mahkemece, alınan 19.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda ücretin makul olduğu belirtilmiş, davacı itirazı üzerine alınan 05.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin zarar eden ve uzun zamandan beri gelir getirici faaliyette bulunmayan bir şirket için yüksek olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece, işbu madde yönünden de iki rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin 05.12.2018 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de anılan rapordaki bu görüş şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/562242800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz