Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6438 E. 2024/3938 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azlık hakları↗ objektif iyi niyet kuralı↗ kar dağıtımı↗ huzur hakkı↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ kar payı↗ tasdik kararı↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ davadan feragat↗ maddi hata↗ iş bölümü↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ feragat↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava, anonim şirket genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır. Birleşen davada davacılar vekili, anılan ücretlerin fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 333. maddesinde, aksine esas mukavelede hüküm olmadığı takdirde idare meclisi azalarına her toplantı günü için bir ücret verileceği, ücret miktarı esas mukavelede tayin edilmemiş ise umumi heyetçe tayin olunacağı hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı hakkında bu yönde ayrıntılı bir incelenme bulunmamaktadır. Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davalı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu huzur hakkı ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili bölümü yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar açıldığı ve iptal kararları alındığı, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/746 E. 2013/144 K. sayılı dosyasında davalı şirketin 2009 yılına ilişkin yapılan 27.06.2010 tarihli genel kurulda 10 uncu madde olarak alınan ve yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin 19.500,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin kararın iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, eldeki davaya konu edilen genel kurulun ise davalı şirketin 2008 yılına ilişkin genel kurul olduğu, 2009 yılı için objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak kar payı haklarını zayıflattığı gerekçesiyle iptal edilen rakamın bir yıl öncesi olan 2008 yılı için evleviyetle fahiş, objektif iyi niyet kurallarına aykırı ve yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak kar payı haklarını zayıflatan nitelikte bir rakam olduğu ve bu hususlarda Mahkemenin dosyası yönünden kesin delil niteliğinde bulunduğu bu hususlar göz önüne alındığında 28.05.2010 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesinde yönetim kurulu üyeleri için takdir edilen aylık net 19.500,00 TL tutarındaki ücretin iptaline karar verilmesi gerektiği, kararın denetim kurulu üyeleri ile ilgili bölümü yönünden denetçi olarak görev yapan kişiye başlangıçta daha az ücret ödenmesine rağmen daha sonra bu ücretin yüksek bir miktara ulaşmış olmasının şirketin büyüyen iş kapasitesi içinde denetçinin üstlendiği işin de artması sebebiyle makul olduğu ve iptalini gerektiren bir sebebin bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, asıl dava dosyası yönünden verilen 10.12.2015 tarihli davanın vaki feragate binaen reddine dair verilen karar bozma ilamı kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden asıl dava ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dosya yönünden ise davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.05.2010 tarihinde yapılan 2008 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın yönetim kurulu üyelerinin ücreti ile ilgili bölümünün iptaline, denetim kurulu üyelerinin ücreti ile bölümün iptali talebinin ve davacının fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; asıl dava dosyası ile ilgili 10.12.2015 tarihli karar bozma ilamı kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden asıl dava dosyası ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava ile ilgili; davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.05.2010 tarihinde yapılan 2008 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın yönetim kurulu üyelerinin ücreti ile ilgili bölümünün iptaline, denetim kurulu üyelerinin ücreti ile bölümün iptali talebinin reddine, fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında belirtilen kararın kesin delil olamayacağını, iki dava arasında ilinti olmadığını, ilk karar öncesi kararlaştırılan ücretin şirket işleyişine, şirketin geçmişten gelen uygulamalarına uygun olduğunun değerlendirildiğini, salt önceki yılın ücretinin iptal edilmiş olmasının kararın iptalini gerektirmediğini, dosyada yer alan başka şirket yönetim kurulu ücretlerine, geçmiş uygulamalara ve şirketin mali durumuna göre genel kurul kararının makul ve yerinde olduğunu, belirlenen ücretin azlık haklarını ihlal edici veya fahiş olmadığını, nitekim davalardan ...'in 2005 yılı için yönetim kurulu başkan ve yardımcısı için takdir edilen 15.000,00 TL'yi o dönem kendisi yönetim kurulundayken savunduğunu, şirketin kaynaklarının korunduğunun, bu kaynaklarla sağlanan karın yıllar içinde artış gösterdiğinin, şirketin 5 farklı işletmede 41 çalışanı olduğunun, yöneticilerin şirketle yoğun şekilde ilgilenmek durumunda olduğunun, yönetim kurulu ücretinin tüm ücret ödemelerinin %27'sine; tüm gelirlerin %4,67'sine tekabül ettiğinin, müvekkili şirkette yönetim kurulu üyelerine başkaca ücret verilmediğinin de dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, önceki karar, bu kararı temyiz edenin sıfatı ve temyizinin içeriği ile Dairemizin bozma ilamı gözetilerek gelinen noktada, davacıların ortağı olduğu davalı şirketin 2009 yılına ilişkin 28.05.2010 tarihli genel kurulunda alınan 10 nolu kararın iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 381 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2292 E. 2019/1682 K.
Ortak:kar dağıtımı · huzur hakkı · tasdik kararı · olağanüstü genel kurul · davadan feragat · maddi hata · anonim şirket · kâr dağıtımı · Genel kurul kararının iptali, Kararın iptali
İncelediğiniz karardadava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin «davadan feragat» ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya «son» veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28/05/2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun «tasdikine» ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan «kar dağıtımına» ilişkin kararın, ... numaralı gündem maddesiyle alınan «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle, vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
A.Ş.”nin ünvanının karar başlığında “...” şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Asıl ve birleşen dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28/05/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının ... numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net ....500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18093 E. 2015/12978 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter · Genel kurul kararının iptali, Kararın iptali
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar …
dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 17/03/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 11. nolu gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin genel kurul tarihinden itibaren aylık net 22.500 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500 TL olarak devamı” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aylıkların «rayiç bedellerinin» üzerinde olduğu, davalı şirketin sermayesi, yıllık kazancı, hisseleri de nazara alındığında davalı şirket yöneticilerine ödenen ücret miktarının fahiş bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17485 E. 2015/12140 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı hakkında bu yönde ayrıntılı bir incelenme bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDiğer taraftan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçi için belirlenen ücretlerin araştırılan rayiçlere göre yüksek olduğu belirlenmiş ve mahkemece de bu gerekçe ile bu madde yönünden de iptal kararı verilmiş ise de, bu belirlemeye şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden ulaşılmıştır.
… veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim hakkı yapamayacağı, «yönetim kurulu» üyelerine bağlanan 23.500,00 TL denetçiye bağlanan 5.000,00 TL aylığın «rayiç bedeller» üzerinde olduğu, bu yöne ilişkin 7, 10 ve 11. maddelerde alınan kararların belirtilen nedenlerle iyi niyet kurallarına, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu gere …
Dava, davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 nolu kararların «dürüstlük kurallarına» ve şirket menfaatlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı gerekçesiyle denetim kurulunun ibrasına yönelik 7. maddenin, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim yapamayacağı gerekçesiyle denetim kurulu üyeliğine seçim yapılmasına dair 10. maddenin, «yönetim kurulu» üyelerine ve denetçiye bağlanan ücretlerin «rayiç bedeller» üzerinde olduğu gerekçesiyle de bu yöne ilişkin 11. maddenin iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · ibra · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaDava, davalı şirketin 20.04.2012 tarihli genel kurulunda alınan 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 nolu kararların «dürüstlük kurallarına» ve şirket menfaatlerine aykırı olduğu iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, denetçinin ibrasına yönelik kararda objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı gerekçesiyle denetim kurulunun ibrasına yönelik 7. maddenin, denetçi seçilen kişiye olumlu oy veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim yapamayacağı gerekçesiyle denetim kurulu üyeliğine seçim yapılmasına dair 10. maddenin, «yönetim kurulu» üyelerine ve denetçiye bağlanan ücretlerin «rayiç bedeller» üzerinde olduğu gerekçesiyle de bu yöne ilişkin 11. maddenin iptaline karar verilmiştir.
… veren ortaklar ile denetçi arasında yakınlık ve menfaat ilişkisi içinde bulunan kişilerin tüm ortakların haklarını korumaya yönelik bir denetim hakkı yapamayacağı, «yönetim kurulu» üyelerine bağlanan 23.500,00 TL denetçiye bağlanan 5.000,00 TL aylığın «rayiç bedeller» üzerinde olduğu, bu yöne ilişkin 7, 10 ve 11. maddelerde alınan kararların belirtilen nedenlerle iyi niyet kurallarına, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu gere …
Ancak, denetim kurulunun «ibra» edilmemesine yönelik somut bir neden belirlenmemişken, sırf bilirkişi raporundaki objektiflik ve tarafsızlık kuralına uyulmadığı yönündeki soyut belirleme nedeniyl …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3253 E. 2017/7015 K.
Ortak:huzur hakkı · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar …
dava, «anonim şirket» genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında “«yönetim kurulu» üyelerine ödenecek olan belirlenen ücretin zarar eden ve uzun zamandan beri gelir getirici faaliyette bulunmayan bir şirket için yüksek olduğu” görüşüne varılmış ise de bu görüş şirketin «defter» ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir.
… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilançonun gerçeği yansıtmaması, bazı konuların bilançoda bulunmaması nedeniyle dava konusu genel kurulun «finansal tabloların onaylanmasına» ilişkin 3 numaralı gündem maddesinin ve «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, önemli miktarda şirket varlığının satışına ilişkin alınan kararın pay sahiplerinin % 60'ının olumlu oyu ile alındığı, bu oranın Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 22/12. bendinde belirtilen % 75'lik pay çoğunluğunu karşılamadığı, bu suretle önemli miktardaki şirket mal varlığının satışına ilişkin 15 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da «dürüstlük kuralına» aykırı bulunduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile aylık ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 14 numaralı gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:finansal tabloların onaylanması · toplantı tutanağı · tavzih · esas sözleşme · ek prim · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · iptal davası
Benzer bu karardaKararların iptalini düzenleyen anılan madde hükümlerine göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkının olduğu belirtilmiştir.
… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bilançonun gerçeği yansıtmaması, bazı konuların bilançoda bulunmaması nedeniyle dava konusu genel kurulun «finansal tabloların onaylanmasına» ilişkin 3 numaralı gündem maddesinin ve «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, önemli miktarda şirket varlığının satışına ilişkin alınan kararın pay sahiplerinin % 60'ının olumlu oyu ile alındığı, bu oranın Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 22/12. bendinde belirtilen % 75'lik pay çoğunluğunu karşılamadığı, bu suretle önemli miktardaki şirket mal varlığının satışına ilişkin 15 numaralı gündem maddesinin iptali koşullarının oluştuğu, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da «dürüstlük kuralına» aykırı bulunduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile aylık ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 14 numaralı gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Tarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/336 E. 2019/8055 K.
Ortak:huzur hakkı · genel kurul kararının iptali · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde «yönetim kurulu» «huzur hakkı» ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar …
Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, «yönetim kurulu» ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır.
Benzer bu kararda… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
2- Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · yönetim kurulu üyeliği · kayyım atanması · esas sözleşme · kayyım · ibra · ek prim · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… yer verilmediği, bilanço ve gelir tablosunun gerçekçi olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı, fiktif rakamlar içerdiği, usulüne uygun olmayan bilançoya dayalı olarak «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasının yersiz olduğu, davacı ortağın «yönetim kurulu üyeliğine» ücret almadan talip olması hususunun değerlendirilmeden ve faaliyeti bulunmayan, sürekli zarar eden bir şirket için 3.000.- TL «huzur hakkının» da yerinde olmadığı, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 6 numaralı gündem ile alınan kararın iptali de talep edilmişse de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin 1200 red oyuna karşılık 3600 kabul oyu ile belirlendiği, söz konusu yönetim kurulu üyelerinin yasaya uygun çoğunlukla seçildiği, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin iptal isteminin yersiz olduğu, davalı şirketin yasal çoğunlukla seçilmiş yönetim organının bulunduğu, «kayyım atanmasını» gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve …
Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, «yönetim kurulu» üyelerine tutarı «esas sözleşme» veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla «huzur hakkı», ücret, ikramiye, «prim» ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Ancak, mahkemece alınan 19.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda, «faaliyet raporu» ve bilançonun usulüne uygun olduğu, gerçek durumu yansıttığı, fiktif kayıtlar içermediği ifade edilmiş, davacı tarafın itirazları üzerine başka bir bilirkişiden al …
Ancak, gerek anılan raporda, gerekse mahkeme gerekçesinde bilançonun ve faaliyet raporunun hangi kısmının gerçeği yansıtmadığı veya hangi «kaydın» bilançoda bulunmadığı açıklanmamış, davacının bilançonun gerçeği yansıtmadığı iddiasının doğruluğu hakkında delil ve verilerle karşılaştırılarak değerlendirme yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6119 E. 2022/3174 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · yönetim kurulu kararı · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır.
2013/144 K. sayılı dosyasında davalı şirketin 2009 yılına ilişkin yapılan 27.06.2010 tarihli genel kurulda 10 uncu madde olarak alınan ve «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 19.500,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin kararın iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, eldeki davaya konu edilen genel kurulun ise davalı şirketin 2008 yılına ilişkin genel kurul olduğu, 2009 yılı için «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak «kar payı» haklarını zayıflattığı gerekçesiyle iptal edilen rakamın bir yıl öncesi olan 2008 yılı için evleviyetle fahiş, objektif iyi niyet kurallarına aykırı ve yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak kar payı haklarını zayıflatan nitelikte bir rakam olduğu ve bu hususlarda Mahkemenin dosyası yönünden «kesin delil niteliğinde» bulunduğu bu hususlar göz önüne alındığında 28.05.2010 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesinde yönetim kurulu üyeleri için takdir edilen aylık net 19.500,00 TL tutarındaki ücretin iptaline karar verilmesi gerektiği, kararın denetim kurulu üyeleri ile ilgili «bölümü» yönünden denetçi olarak görev yapan kişiye başlangıçta daha az ücret ödenmesine rağmen daha sonra bu ücretin yüksek bir miktara ulaşmış olmasının şirketin büyüyen iş kapasitesi içinde denetçinin üstlendiği işin de artması sebebiyle makul olduğu ve iptalini gerektiren bir «sebebin» bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, asıl dava dosyası yönünden verilen 10.12.2015 tarihli davanın vaki «feragate» binaen reddine dair verilen karar bozma ilamı kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden asıl dava ile ilgili yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen dosya yönünden ise davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.05.2010 tarihinde yapılan 2008 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararı …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında belirtilen kararın «kesin delil» olamayacağını, iki dava arasında ilinti olmadığını, ilk karar öncesi kararlaştırılan ücretin şirket işleyişine, şirketin geçmişten gelen uygulamalarına uygun olduğunun değerlendirildiğini, salt önceki yılın ücretinin iptal edilmiş olmasının kararın iptalini gerektirmediğini, dosyada yer alan başka şirket «yönetim kurulu» ücretlerine, geçmiş uygulamalara ve şirketin mali durumuna göre genel kurul kararının makul ve yerinde olduğunu, belirlenen ücretin «azlık haklarını» ihlal edici veya fahiş olmadığını, nitekim davalardan ...'in 2005 yılı için yönetim kurulu başkan ve yardımcısı için takdir edilen 15.000,00 TL'yi o dönem kendisi …
Benzer bu kararda… tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan gündemin 5/a maddesinde; azınlık ortaklara TTK'nın 363/2 maddesi gereğince 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ait tüm «defter» ve kayıtların incelenmesi için izin verilmesi hususunun müzakere edildiği, ancak taleplerinin yasada öngörülmeyen başka bir gerekçe ile reddedildiği ve verilen red kararının kanun hükmüne aykırı bulunduğu, gündemin 5/c maddesinin şirket denetçisinin azline dair teklifin reddedildiğini ancak azlin şirket yararına olacağı, yine 8. madde ile denetçinin ibrasının da yerinde olmadığı, gündemin 10. maddesinin «yönetim kurulu» başkan ve üyelerine aylık net 22.500,00 TL, denetçiye aylık net 4.500,00 TL ücret ödenmesine ilişkin olduğu ve belirlenen ücretlerin fahiş olmadığı, diğer gündem m …
… ye Mahkemesince; İlk derece mahkemesinin dava konusu genel kurulda gündemin 5/a maddesi ile alınan karara yönelik hükmü 6102 sayılı TTK'nın 437/5. maddesi gereğince «kesin» olduğundan davalı vekilinin anılan maddeye yönelik «istinaf başvurusunun usulden reddine»; davalı vekilinin ilk derece mahkemesince iptaline karar verilen diğer maddelere yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davalı şirketin 07/05/2011 tarihli genel kurulunda gündemin 5/a, 5/c maddesinin denetçinin azli isteminin reddine ilişkin karar, gündemin 8. maddesi, 10. maddesinin «yönetim kurulu» ücreti yönünden (fahiş olduğu gerekçesiyle) iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi · usulden reddi
Benzer bu kararda… ye Mahkemesince; İlk derece mahkemesinin dava konusu genel kurulda gündemin 5/a maddesi ile alınan karara yönelik hükmü 6102 sayılı TTK'nın 437/5. maddesi gereğince «kesin» olduğundan davalı vekilinin anılan maddeye yönelik «istinaf başvurusunun usulden reddine»; davalı vekilinin ilk derece mahkemesince iptaline karar verilen diğer maddelere yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davalı şirketin 07/05/2011 tarihli genel kurulunda gündemin 5/a, 5/c maddesinin denetçinin azli isteminin reddine ilişkin karar, gündemin 8. maddesi, 10. maddesinin «yönetim kurulu» ücreti yönünden (fahiş olduğu gerekçesiyle) iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6438 E. , 2024/3938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/858 Esas, 2023/644 Karar
HÜKÜM
Asıl davada yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, birleşen dava yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL ve BİRLEŞEN DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı anonim şirketin ortaklarından olup 28.05.2010 tarihli 2008 yılı şirket genel kurulunda alınan kararların kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 28.05.2010 tarihli genel kurulunda 5,6,7,8,9 ve 10 maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı anonim şirketin ortakları olduklarını 28.05.2010 tarihli 2008 yılı şirket genel kurulunda alınan kararların kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 28.05.2010 tarihli genel kurulunda 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 maddeleri ile alınan kararların iptalini talep etmiştir.
II. ASIL ve BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 10.12.2015 tarih, 2010/499 E. ve 2015/1088 K. sayılı kararı ile asıl dava dosyası yönünden davacı ... vekillerinin davadan feragat ettiklerine dair dilekçe sundukları, davadan feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davalı şirketin 28.05.2010 tarihli genel kurulunda 5 numaralı gündem maddesiyle alınan bilanço ve gelir gider tablosunun tasdikine ilişkin kararın, 6 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7 numaralı gündem maddesiyle alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın, 8 numaralı gündem maddesiyle alınan kar dağıtımına ilişkin kararın, 10 numaralı gündem maddesiyle alınan yönetim kurulu huzur hakkı ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin kararların iptalini gerekli kılacak herhangi bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle vaki feragate binaen asıl davanın reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiş, karar birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.02.2019 tarih, 2017/2292 E. ve 2019/1682 K. sayılı kararıyla;
" 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına asıl ve birleşen davada davalı “... İnşaat Turizm Tarım Gıda Hayvancılık San. Ve Tic. A.Ş.”nin ünvanının karar başlığında “... İnşaat” şeklinde gösterilmesinin maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, anonim şirket genel kurulunda bir kısım gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davalı şirketin 28.05.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısının 10 numaralı gündem maddesi ile “yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ücretlerinin aylık net 19.500,00 TL olarak, denetçi ücretinin de 4.500,00 TL olarak belirlenmesi” konusunda karar alınmıştır. Birleşen davada davacılar vekili, anılan ücretlerin fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 333. maddesinde, aksine esas mukavelede hüküm olmadığı takdirde idare meclisi azalarına her toplantı günü için bir ücret verileceği, ücret miktarı esas mukavelede tayin edilmemiş ise umumi heyetçe tayin olunacağı hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı hakkında bu yönde ayrıntılı bir incelenme bulunmamaktadır.
Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davalı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.05.2010 tarihli genel kurulunun 10 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu huzur hakkı ücretleri ile denetçi ücretlerinin tespitine ilişkin karar alındığı, kararın yönetim kurulu üyeleri ile ilgili bölümü yönünden davalı şirketin geçmiş dönemlerde de yönetim kurulu üyelerine yüksek ücretler ödediği ve söz konusu yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile ilgili davalar açıldığı ve iptal kararları alındığı, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/746 E. 2013/144 K. sayılı dosyasında davalı şirketin 2009 yılına ilişkin yapılan 27.06.2010 tarihli genel kurulda 10 uncu madde olarak alınan ve yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin 19.500,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin kararın iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, eldeki davaya konu edilen genel kurulun ise davalı şirketin 2008 yılına ilişkin genel kurul olduğu, 2009 yılı için objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak kar payı haklarını zayıflattığı gerekçesiyle iptal edilen rakamın bir yıl öncesi olan 2008 yılı için evleviyetle fahiş, objektif iyi niyet kurallarına aykırı ve yönetim kurulu dışında kalan pay sahiplerinin zararına olarak kar payı haklarını zayıflatan nitelikte bir rakam olduğu ve bu hususlarda Mahkemenin dosyası yönünden kesin delil niteliğinde bulunduğu bu hususlar göz önüne alındığında 28.05.2010 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesinde yönetim kurulu üyeleri için takdir edilen aylık net 19.500,00 TL tutarındaki ücretin iptaline karar verilmesi gerektiği, kararın denetim kurulu üyeleri ile ilgili bölümü yönünden denetçi olarak görev yapan kişiye başlangıçta daha az ücret ödenmesine rağmen daha sonra bu ücretin yüksek bir miktara ulaşmış olmasının şirketin büyüyen iş kapasitesi içinde denetçinin üstlendiği işin de artması sebebiyle makul olduğu ve iptalini gerektiren bir sebebin bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, asıl dava dosyası yönünden verilen 10.12.2015 tarihli davanın vaki feragate binaen reddine dair verilen karar bozma ilamı kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden asıl dava ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dosya yönünden ise davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.05.2010 tarihinde yapılan 2008 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın yönetim kurulu üyelerinin ücreti ile ilgili bölümünün iptaline, denetim kurulu üyelerinin ücreti ile bölümün iptali talebinin ve davacının fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle;
asıl dava dosyası ile ilgili 10.12.2015 tarihli karar bozma ilamı kapsamı dışında kalmakla kesinleştiğinden asıl dava dosyası ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava ile ilgili; davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.05.2010 tarihinde yapılan 2008 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 10 nolu kararın yönetim kurulu üyelerinin ücreti ile ilgili bölümünün iptaline, denetim kurulu üyelerinin ücreti ile bölümün iptali talebinin reddine, fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında belirtilen kararın kesin delil olamayacağını, iki dava arasında ilinti olmadığını, ilk karar öncesi kararlaştırılan ücretin şirket işleyişine, şirketin geçmişten gelen uygulamalarına uygun olduğunun değerlendirildiğini, salt önceki yılın ücretinin iptal edilmiş olmasının kararın iptalini gerektirmediğini, dosyada yer alan başka şirket yönetim kurulu ücretlerine, geçmiş uygulamalara ve şirketin mali durumuna göre genel kurul kararının makul ve yerinde olduğunu, belirlenen ücretin azlık haklarını ihlal edici veya fahiş olmadığını, nitekim davalardan ...'in 2005 yılı için yönetim kurulu başkan ve yardımcısı için takdir edilen 15.000,00 TL'yi o dönem kendisi yönetim kurulundayken savunduğunu, şirketin kaynaklarının korunduğunun, bu kaynaklarla sağlanan karın yıllar içinde artış gösterdiğinin, şirketin 5 farklı işletmede 41 çalışanı olduğunun, yöneticilerin şirketle yoğun şekilde ilgilenmek durumunda olduğunun, yönetim kurulu ücretinin tüm ücret ödemelerinin %27'sine;
tüm gelirlerin %4,67'sine tekabül ettiğinin, müvekkili şirkette yönetim kurulu üyelerine başkaca ücret verilmediğinin de dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, önceki karar, bu kararı temyiz edenin sıfatı ve temyizinin içeriği ile Dairemizin bozma ilamı gözetilerek gelinen noktada, davacıların ortağı olduğu davalı şirketin 2009 yılına ilişkin 28.05.2010 tarihli genel kurulunda alınan 10 nolu kararın iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 381 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054266100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz