Tbk 100
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/913 E. 2015/6249 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 100↗ ticari avans faizi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ temerrüt tarihi↗ vekâlet ücreti↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ yargılama giderleri↗ mahsup↗ yenileme↗ tbk 99↗ işlemiş faiz↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının örtünün yenilenmediği iddasına ilişkin dosyaya hiçbir belge sunmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının ilk dolu hadisesinden sonra sera örtüsünün değiştirildiğine ilişkin beyanda bulundukları, ilk hasardan sonra örtünün onarılmadığı iddasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mülga TTK'nın 1281. ve TMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca rizikonun ve zararın teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, sera örtüsü hasarının davaya konu Şubat 2009 tarihli riziko sonucu gerçekleştiği, teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.200 TL'nin 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2), davalı vekilinin ise (3) ve (4) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dolu nedeniyle meydana gelen zararın davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde ürün, konstrüksiyon ve sera örtüsü hasarlarının da içinde bulunduğu 33.448 TL'nin tahsilini istemiş, davalı, cevap dilekçesinde davanın açılmasından sonra 06.07.2009 tarihinde 21.224 TL hasar tazminatının ödendiğini belirtmiştir. Davalının yaptığı bu hasar ödemesinin sera örtüsü dışında kalan zararlar için olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının davadan sonra yaptığı bu ödeme kabul edilip sadece sera örtüsü açısından oluşan zarar belirlenerek 13.200 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, dava dilekçesinde gösterilen fazlaya dair istem reddedilerek yargılama giderleri ve vekâlet ücreti buna göre belirlenmiştir. Ancak, davalı tarafından yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğuna göre, 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK'nın 100.) maddesi uyarınca, davacının, davalı tarafından yapılan ödemeyi öncelikle borcun ödenme tarihine kadar oluşacak işlemiş faize ve masraflara mahsup etme hakkı bulunduğu gibi dava tarihinden sonra yapılan ödeme davanın reddini gerektirmeyecek, ancak davayı konusuz bırakacaktır. Bu nedenle, dava ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK 100) maddesi uyarınca davalının hangi tarihte hasar ödemesi yaptığı ve yapılan bu ödemelerin 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK 100) maddesi uyarınca davacının ne miktar alacağını karşıladığı temerrüt tarihine göre belirlenip bu kısım için davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin buna göre belirlenmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde dolu nedeniyle meydana gelen tüm hasarın zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsilini istemiş, faizin cinsini belirtmemiştir. Dairemizin yerleşik kararları uyarınca davacı vekilinin bu şekildeki talebinin yasal faiz istemi olarak kabul edilip, faizin cinsinin ıslah dilekçesi ile dahi değiştirilemeyeceğinin gözetilmesi ile alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmolunması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davalı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarında, aynı sigorta poliçesine dayalı olarak davaya konu hasardan önce meydana gelen başka bir hasar nedeniyle sigorta bedelinin %60'ı oranında ve 13.200 TL tutarında davacıya tazminat ödemesi yapıldığını, iki defa %60 oranında hasar tazmin talebinde bulunulamayacağını, aksi halde sigorta bedelinin aşılacağını savunmuş olup davalının bu savunmalarının değerlendirildiği ek rapor alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15699 E. 2013/21974 K.
Ortak:ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının örtünün «yenilenmediği» iddasına ilişkin dosyaya hiçbir belge sunmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının ilk dolu hadisesinden sonra sera örtüsünün değiştirildiğine ilişkin beyanda bulundukları, ilk hasardan sonra örtünün onarılmadığı iddasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mülga TTK'nın 1281. ve TMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca «rizikonun» ve zararın «teminat» dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, sera örtüsü «hasarının» davaya konu Şubat 2009 tarihli riziko sonucu gerçekleştiği, «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.200 TL'nin 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde ürün, konstrüksiyon ve sera örtüsü «hasarlarının» da içinde bulunduğu 33.448 TL'nin tahsilini istemiş, davalı, cevap dilekçesinde davanın açılmasından sonra 06.07.2009 tarihinde 21.224 TL hasar tazminatının ödendiğini belirtmiştir.
Davalının yaptığı bu «hasar» ödemesinin sera örtüsü dışında kalan zararlar için olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, yapılan «keşif» sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme «kusuru» bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden «ıslah» ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, yapılan «keşif» sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme «kusuru» bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden «ıslah» ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3751 E. 2013/3351 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda4- Davalı vekili, «bilirkişi raporuna itirazlarında», aynı «sigorta poliçesine» dayalı olarak davaya konu hasardan önce meydana gelen başka bir «hasar» nedeniyle sigorta bedelinin %60'ı oranında ve 13.200 TL tutarında davacıya tazminat ödemesi yapıldığını, iki defa %60 oranında hasar tazmin talebinde bulunulamayacağını, aksi halde sigorta bedelinin aşılacağını savunmuş olup davalının bu savunmalarının değerlendirildiği ek rapor alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının örtünün «yenilenmediği» iddasına ilişkin dosyaya hiçbir belge sunmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının ilk dolu hadisesinden sonra sera örtüsünün değiştirildiğine ilişkin beyanda bulundukları, ilk hasardan sonra örtünün onarılmadığı iddasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mülga TTK'nın 1281. ve TMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca «rizikonun» ve zararın «teminat» dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, sera örtüsü «hasarının» davaya konu Şubat 2009 tarihli riziko sonucu gerçekleştiği, «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.200 TL'nin 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde ürün, konstrüksiyon ve sera örtüsü «hasarlarının» da içinde bulunduğu 33.448 TL'nin tahsilini istemiş, davalı, cevap dilekçesinde davanın açılmasından sonra 06.07.2009 tarihinde 21.224 TL hasar tazminatının ödendiğini belirtmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 03/11/2007 tarihinde davacının talebi üzerine sera sigortası bilgi «formu» düzenlendiği, hafta sonu olması ve bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle raporun merkeze gönderilemediği, davacının başvuru tarihinden sonra 05/11/2007 tarihinde dolu yağması nedeniyle seranın zarar gördüğü, zararın oluştuğu tarihten önce davacının «sigorta poliçesi» için başvurusu bulunduğundan ve kendi «kusuru» olmaksızın risk raporu merkeze gönderilemediğinden sözleşmenin yapılamadığı, bilgi formundaki değerler ve bilgilere göre sözleşmenin olay tarihinde kurulmuş olduğunun kabulü gerektiği, «bilirkişi incelemeleri» ile serada meydana gelen «hasarın» tespit edildiği gerekçesiyle 8.508,...
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan «hasarın» sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · sigorta sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 03/11/2007 tarihinde davacının talebi üzerine sera sigortası bilgi «formu» düzenlendiği, hafta sonu olması ve bilgisayar sistemindeki arıza nedeniyle raporun merkeze gönderilemediği, davacının başvuru tarihinden sonra 05/11/2007 tarihinde dolu yağması nedeniyle seranın zarar gördüğü, zararın oluştuğu tarihten önce davacının «sigorta poliçesi» için başvurusu bulunduğundan ve kendi «kusuru» olmaksızın risk raporu merkeze gönderilemediğinden sözleşmenin yapılamadığı, bilgi formundaki değerler ve bilgilere göre sözleşmenin olay tarihinde kurulmuş olduğunun kabulü gerektiği, «bilirkişi incelemeleri» ile serada meydana gelen «hasarın» tespit edildiği gerekçesiyle 8.508,...
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan «hasarın» sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4987 E. 2019/1827 K.
Ortak:yasal faiz · hasar · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaBu nedenle, dava ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK 100) maddesi uyarınca davalının hangi tarihte «hasar» ödemesi yaptığı ve yapılan bu ödemelerin 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK 100) maddesi uyarınca davacının ne miktar alacağını karşıladığı «temerrüt tarihine» göre belirlenip bu kısım için davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması ve «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin buna göre belirlenmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozul …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının örtünün «yenilenmediği» iddasına ilişkin dosyaya hiçbir belge sunmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının ilk dolu hadisesinden sonra sera örtüsünün değiştirildiğine ilişkin beyanda bulundukları, ilk hasardan sonra örtünün onarılmadığı iddasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mülga TTK'nın 1281. ve TMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca «rizikonun» ve zararın «teminat» dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, sera örtüsü «hasarının» davaya konu Şubat 2009 tarihli riziko sonucu gerçekleştiği, «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.200 TL'nin 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde ürün, konstrüksiyon ve sera örtüsü «hasarlarının» da içinde bulunduğu 33.448 TL'nin tahsilini istemiş, davalı, cevap dilekçesinde davanın açılmasından sonra 06.07.2009 tarihinde 21.224 TL hasar tazminatının ödendiğini belirtmiştir.
Benzer bu kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · muafiyet · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… üm dosya kapsamına göre; davacının tazminat sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile bakiye 9.130,46 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ödediği 21.224,32 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısma ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya dair talebin reddine, davacı taraf kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısma ilişkin hesaplanan 3.253,46 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Oysa, 24.02.2009 tarihinde meydana gelen ikinci dolu yağışı sonrasında plastik örtüde % 60 oranında «hasar» meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirlenen 12.000,00 TL üzerinden bu oran uygulanmak suretiyle hasar tutarı ve yine buna bağlı olarak «muafiyet tenzili» yapılmaksızın hatalı değerlendirmeye dayalı rapor benimsenerek hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan 12.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda ilk «hasarda» örtüde meydana gelen % 60 oranındaki hasardan sonra sigorta bedelinin12.000,00 TL’ye indirgenmiş olduğu doğru bir şekilde açıklanmış, ancak 24.02.2009 tarihinde meydana gelen 2. dolu yağışı sonrasında plastik örtüde yine kısmi hasar meydana geldiği nazara alınmaksızın ve buna bağlı «muafiyet» tutarı belirlenmeksizin ikinci dolu yağışında % 100 hasar olmuş gibi değerlendirilmek suretiyle hesap yapılması cihetine gidilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/913 E. , 2015/6249 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANAMUR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/07/2014
NUMARASI 2009/316-2014/709
Taraflar arasında görülen davada Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/07/2014 tarih ve 2009/316-2014/709 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dolu riskine karşı sigortaladığı serada 2009 yılı Şubat ayında meydana gelen dolu felaketi sonrası hasar meydana geldiğini, tazmin talebinin davalı tarafından reddedilmesi üzerine müvekkilinin ürünlerin daha fazla zarar görmemesi için kendi imkânları ile serasını yaptırdığını, poliçede dolu riskinin teminat altına alınmış olduğunu ileri sürerek 33.448 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe ve genel şartlar uyarınca tazminatın hasar dosyasının kesinleşmesinden 30 gün içinde ödenmesi gerektiğini, ihbardan sonra incelemenin yapılarak 30.06.2009 tarihinde hasar dosyasının kesinleştirildiğini, tespit edilen 36.348 TL tutarındaki hasar bedelinden müşterek sigorta ve muafiyet bedelleri düşülünce bulunan 21.224 TL'nin 06.07.2009 tarihinde daini mürtehine ödendiğini, talep edilen örtü hasarının daha önce de tazmin edilmesine rağmen yenilenmeyip aynı hasarın bu davada da istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının örtünün yenilenmediği iddasına ilişkin dosyaya hiçbir belge sunmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının ilk dolu hadisesinden sonra sera örtüsünün değiştirildiğine ilişkin beyanda bulundukları, ilk hasardan sonra örtünün onarılmadığı iddasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mülga TTK'nın 1281. ve TMK'nın 6'ncı maddesi uyarınca rizikonun ve zararın teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, sera örtüsü hasarının davaya konu Şubat 2009 tarihli riziko sonucu gerçekleştiği, teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.200 TL'nin 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2), davalı vekilinin ise (3) ve (4) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dolu nedeniyle meydana gelen zararın davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde ürün, konstrüksiyon ve sera örtüsü hasarlarının da içinde bulunduğu 33.448 TL'nin tahsilini istemiş, davalı, cevap dilekçesinde davanın açılmasından sonra 06.07.2009 tarihinde 21.224 TL hasar tazminatının ödendiğini belirtmiştir. Davalının yaptığı bu hasar ödemesinin sera örtüsü dışında kalan zararlar için olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının davadan sonra yaptığı bu ödeme kabul edilip sadece sera örtüsü açısından oluşan zarar belirlenerek 13.200 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, dava dilekçesinde gösterilen fazlaya dair istem reddedilerek yargılama giderleri ve vekâlet ücreti buna göre belirlenmiştir.
Ancak, davalı tarafından yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğuna göre, 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK'nın 100.) maddesi uyarınca, davacının, davalı tarafından yapılan ödemeyi öncelikle borcun ödenme tarihine kadar oluşacak işlemiş faize ve masraflara mahsup etme hakkı bulunduğu gibi dava tarihinden sonra yapılan ödeme davanın reddini gerektirmeyecek, ancak davayı konusuz bırakacaktır. Bu nedenle, dava ve ödeme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK 100) maddesi uyarınca davalının hangi tarihte hasar ödemesi yaptığı ve yapılan bu ödemelerin 818 sayılı BK'nın 84. (6098 sayılı TBK 100) maddesi uyarınca davacının ne miktar alacağını karşıladığı temerrüt tarihine göre belirlenip bu kısım için davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin buna göre belirlenmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde dolu nedeniyle meydana gelen tüm hasarın zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsilini istemiş, faizin cinsini belirtmemiştir. Dairemizin yerleşik kararları uyarınca davacı vekilinin bu şekildeki talebinin yasal faiz istemi olarak kabul edilip, faizin cinsinin ıslah dilekçesi ile dahi değiştirilemeyeceğinin gözetilmesi ile alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmolunması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
4- Davalı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarında, aynı sigorta poliçesine dayalı olarak davaya konu hasardan önce meydana gelen başka bir hasar nedeniyle sigorta bedelinin %60'ı oranında ve 13.200 TL tutarında davacıya tazminat ödemesi yapıldığını, iki defa %60 oranında hasar tazmin talebinde bulunulamayacağını, aksi halde sigorta bedelinin aşılacağını savunmuş olup davalının bu savunmalarının değerlendirildiği ek rapor alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu yönden de davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136156000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz