İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1923 E. 2015/8312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ ifa yardımcısı↗ taşıyanın sorumluluğu↗ zilyetlik↗ konşimento↗ ifa↗ taşıyıcı↗ yetki↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, AB uyum süreci ile gümrük idarelerinin sadece “gümrükleme” işlemleri ile görevlendirildiği, antrepo hizmetlerinin liman idareleri veya özel kişilere bırakıldığı, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin ordino veya teslim talimatı isteme zorunluluğu kaldırıldığı, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin serbest olup olmadığını ve gümrük vergisini ödenip-ödenmediğini araştırdığı, diğer hususların yetki alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip edilmemesi hususunun gümrük idaresinin yetkisinin dışında kaldığı, malların taşıyıcı tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın zilyetliğinin taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir hasarın oluşması halinde, bu zarardan taşıyanın sorumlu olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, limanın buradaki hukuki durumunun taşıyanın ifa yardımcısı olduğu, bu nedenle taşıyanın iradesi olmaksızın tek taraflı teslim yapılamayacağı, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatapın ancak taşıyan olabileceği, taşıyanın talimatı olmadan liman idaresinin yükü teslim edemeyeceği, davacının söz konusu talepleri hak sahibi olduğunu ispat ederek taşıyana karşı ileri sürmesi gerekirken onun ifa yardımcısı konumundaki liman idaresine dava açamayacağı, dava konusu talep hakları bakımından liman idaresi pasif taraf sıfatı bulunmadığı, taşıyanın onayı olmadan, taşıyanın menfaatini koruma yükümlülüğü bulunan ve teslim emri olmaksızın teslimatı gerçekleştiremeyecek olan liman idaresinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 06.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15896 E. 2014/16961 K.
Ortak:ordino · ifa yardımcısı · taşıyanın sorumluluğu · zilyetlik · konşimento · ifa · taşıyıcı · yetki · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, AB uyum süreci ile gümrük idarelerinin sadece “gümrükleme” işlemleri ile «görevlendirildiği», antrepo hizmetlerinin liman idareleri veya özel kişilere bırakıldığı, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin «ordino» veya «teslim» talimatı isteme zorunluluğu kaldırıldığı, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin serbest olup olmadığını ve gümrük vergisini ödenip-ödenmediğini araştırdığı, diğer hususların «yetki» alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip edilmemesi hususunun gümrük idaresinin «yetkisinin» dışında kaldığı, malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» «taşıyana» ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyanın sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu «konşimentoyu» doğrudan liman idaresine «ibraz» ederek malın teslimini isteyemeyeceği, limanın buradaki hukuki durumunun taşıyanın «ifa yardımcısı» olduğu, bu nedenle taşıyanın iradesi olmaksızın tek taraflı teslim yapılamayacağı, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatapın ancak taşıyan olabile …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, AB uyum süreci ile gümrük idarelerinin sadece “gümrükleme” işlemleri ile «görevlendirildiği», antrepo hizmetlerinin liman idareleri veya özel kişilere bırakıldığı, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin «ordino» veya «teslim» talimatı isteme zorunluluğu kaldırıldığı, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin serbest olup olmadığını ve gümrük vergisini ödenip-ödenmediğini araştırdığı, diğer hususların «yetki» alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip edilmemesi hususunun gümrük idaresinin «yetkisinin» dışında kaldığı, malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» «taşıyana» ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyanın sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu «konşimentoyu» doğrudan liman idaresine «ibraz» ederek malın teslimini isteyemeyeceği, limanın buradaki hukuki durumunun taşıyanın «ifa yardımcısı» olduğu, bu nedenle taşıyanın iradesi olmaksızın tek taraflı teslim yapılamayacağı, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatapın ancak taşıyan olabileceği, taşıyanın talimatı olmadan liman idaresinin yükü teslim edemeyeceği, davacının söz konusu talepleri hak sahibi olduğunu ispat ederek taşıyana karşı ileri sürmesi gerekirken onun ifa yardımcısı konumundaki liman idaresine dava açamayacağı, «dava konusu» talep hakları bakımından liman idaresi pasif taraf sıfatı bulunmadığı, taşıyanın onayı olmadan, taşıyanın menfaatini koruma yükümlülüğü bulunan ve teslim emri olma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kâr mahrumiyeti · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, asıl ve birleşen 2009/365 Esas sayılı davalarda «dava konusu» edilen malların davalı işletme tarafından yargılama sırasında davacıya tümünün «teslim» edilip edilmediği, bu bağlamda davaların konusuz kalıp kalmadığı açıkça değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl ve birleşen 2009/365 Esas sayılı davadaki kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, AB uyum süreci ile gümrük idarelerinin sadece “gümrükleme” işlemleri ile «görevlendirildiği», antrepo hizmetlerinin liman idareleri veya özel kişilere bırakıldığı, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin «ordino» veya «teslim» talimatı isteme zorunluluğu kaldırıldığı, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin serbest olup olmadığını ve gümrük vergisini ödenip-ödenmediğini araştırdığı, diğer hususların «yetki» alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip edilmemesi hususunun gümrük idaresinin «yetkisinin» dışında kaldığı, malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» «taşıyana» ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyanın sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu «konşimentoyu» doğrudan liman idaresine «ibraz» ederek malın teslimini isteyemeyeceği, limanın buradaki hukuki durumunun taşıyanın «ifa yardımcısı» olduğu, bu nedenle taşıyanın iradesi olmaksızın tek taraflı teslim yapılamayacağı, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatapın ancak taşıyan olabileceği, taşıyanın talimatı olmadan liman idaresinin yükü teslim edemeyeceği, davacının söz konusu talepleri hak sahibi olduğunu ispat ederek taşıyana karşı ileri sürmesi gerekirken onun ifa yardımcısı konumundaki liman idaresine dava açamayacağı, «dava konusu» talep hakları bakımından liman idaresi pasif taraf sıfatı bulunmadığı, taşıyanın onayı olmadan, taşıyanın menfaatini koruma yükümlülüğü bulunan ve teslim emri olma …
3-Asıl ve birleşen 2009/365 Esas sayılı dava, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine «teslimi», aksi halde emtia bedeli, kâr «mahrumiyeti» ve manevi zararının tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15895 E. 2014/16810 K.
Ortak:ordino · ifa yardımcısı · taşıyanın sorumluluğu · zilyetlik · konşimento · ifa · taşıyıcı · taşıyan
İncelediğiniz karardaMahkemece, AB uyum süreci ile gümrük idarelerinin sadece “gümrükleme” işlemleri ile «görevlendirildiği», antrepo hizmetlerinin liman idareleri veya özel kişilere bırakıldığı, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin «ordino» veya «teslim» talimatı isteme zorunluluğu kaldırıldığı, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin serbest olup olmadığını ve gümrük vergisini ödenip-ödenmediğini araştırdığı, diğer hususların «yetki» alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip edilmemesi hususunun gümrük idaresinin «yetkisinin» dışında kaldığı, malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» «taşıyana» ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyanın sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu «konşimentoyu» doğrudan liman idaresine «ibraz» ederek malın teslimini isteyemeyeceği, limanın buradaki hukuki durumunun taşıyanın «ifa yardımcısı» olduğu, bu nedenle taşıyanın iradesi olmaksızın tek taraflı teslim yapılamayacağı, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatapın ancak taşıyan olabile …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «taşıyan» ve «acentesinin» yükleme limanında tanzim edilen «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslimle» yükümlü olup, bu işlemi konşimentonun ibraz edilmesi ile konşimentonun sahte olup olmadığını inceleyerek yapacağı, ithalatçıların konşimento asılları ile taşıyan acentesine başvurarak kendilerinin yetkili hamil olduklarını kanıtlamasıyla malları teslim alma talebinde bulunduklarında, taşıyanın bu tarihe kadar işlemiş her türlü «masrafı» hesaplayarak gönderilenin bu masrafları ödemesi ile liman işletmesine teslim talimatını vermesinin gerekeceği, böylece, gönderilenin konşimentoyu taşıyan acentesine ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile (teslim talimatnamesi- «muvafakatnamesi») malları teslim alabileceği, konşimentonun yükü teslim almaya yetkili gönderileni tevsik fonksiyonuna sahip olduğu, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyan sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, taşıma ilişkisinde davalı Liman İdaresinin taşıyanın «ifa yardımcısı» konumunda olduğu,davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatap ancak taşıyan olabileceği,taşıyanın talimatı olmadan Liman İdaresinin yükü teslim edemeyeceği, taşıyanın alacaklarını tahsil edemediği takdirde yük üzerinde «hapis hakkının» da bulunduğu, taşıyanın bu haklarını kullanmasının ancak malların kendi talimatı ile teslim edilmesine bağlı olduğu, liman idaresinin ancak taşıyanın talimatına rağmen (örneğin: «ordino» kesmesine rağmen) haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınması halinde davacının bu fiili nedeniyle Liman İdaresine karşı dava açılabilmesi hakkının doğabileceği, taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren «taşıyıcının sorumluluğu» sona ereceği, davacının T..
Liman İşletmesi'ne karşı açmış olduğu davada haklı bir hukuki «sebebe» dayanmadığı, «konşimentoyu» «ibraz» emeden konşimentoyu «temsil» eden malların kendisine «teslimini» isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · kar mahrumiyeti · yetkili hamil · taşıyıcının sorumluluğu · davanın konusu · kâr mahrumiyeti · acentelik · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «taşıyan» ve «acentesinin» yükleme limanında tanzim edilen «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslimle» yükümlü olup, bu işlemi konşimentonun ibraz edilmesi ile konşimentonun sahte olup olmadığını inceleyerek yapacağı, ithalatçıların konşimento asılları ile taşıyan acentesine başvurarak kendilerinin yetkili hamil olduklarını kanıtlamasıyla malları teslim alma talebinde bulunduklarında, taşıyanın bu tarihe kadar işlemiş her türlü «masrafı» hesaplayarak gönderilenin bu masrafları ödemesi ile liman işletmesine teslim talimatını vermesinin gerekeceği, böylece, gönderilenin konşimentoyu taşıyan acentesine ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile (teslim talimatnamesi- «muvafakatnamesi») malları teslim alabileceği, konşimentonun yükü teslim almaya yetkili gönderileni tevsik fonksiyonuna sahip olduğu, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyan sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, taşıma ilişkisinde davalı Liman İdaresinin taşıyanın «ifa yardımcısı» konumunda olduğu,davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatap ancak taşıyan olabileceği,taşıyanın talimatı olmadan Liman İdaresinin yükü teslim edemeyeceği, taşıyanın alacaklarını tahsil edemediği takdirde yük üzerinde «hapis hakkının» da bulunduğu, taşıyanın bu haklarını kullanmasının ancak malların kendi talimatı ile teslim edilmesine bağlı olduğu, liman idaresinin ancak taşıyanın talimatına rağmen (örneğin: «ordino» kesmesine rağmen) haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınması halinde davacının bu fiili nedeniyle Liman İdaresine karşı dava açılabilmesi hakkının doğabileceği, taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren «taşıyıcının sorumluluğu» sona ereceği, davacının T..
Asıl ve birleşen dava, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine «teslimi», aksi halde emtia bedeli, «kar mahrumiyeti» ve manevi zararının tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde asıl ve birleşen davanın açılmasından sonra asıl ve birleşen davaya konu emtiaların 02.07.2009 tarihinde davalı işletme tarafından müvekkiline teslim edildiğini iddia etmiş olup, davalılardan Martı Ltd.
Bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davada «dava konusu» edilen malların davalı işletme tarafından yargılama sırasında davacıya tümünün «teslim» edilip edilmediği, bu bağlamda davaların konusuz kalıp kalmadığı açıkça değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davadaki kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2891 E. 2015/10938 K.
Ortak:ifa yardımcısı · ifa · taşıyan · teslim · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, AB uyum süreci ile gümrük idarelerinin sadece “gümrükleme” işlemleri ile «görevlendirildiği», antrepo hizmetlerinin liman idareleri veya özel kişilere bırakıldığı, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin «ordino» veya «teslim» talimatı isteme zorunluluğu kaldırıldığı, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin serbest olup olmadığını ve gümrük vergisini ödenip-ödenmediğini araştırdığı, diğer hususların «yetki» alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip edilmemesi hususunun gümrük idaresinin «yetkisinin» dışında kaldığı, malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» «taşıyana» ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyanın sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu «konşimentoyu» doğrudan liman idaresine «ibraz» ederek malın teslimini isteyemeyeceği, limanın buradaki hukuki durumunun taşıyanın «ifa yardımcısı» olduğu, bu nedenle taşıyanın iradesi olmaksızın tek taraflı teslim yapılamayacağı, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatapın ancak taşıyan olabile …
Benzer bu karardaMahkemece, emtianın «tesliminde» davacının muhatabının «taşıyan» olduğu, liman idaresinin de taşıyanın «ifa yardımcısı» olarak taşıyanın talimatı olmadan emtiayı alıcısına teslim edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 04.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1923 E. , 2015/8312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR (KAPATILAN) 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/04/2013
NUMARASI 2012/167-2013/136
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2013 gün ve 2012/167-2013/136 sayılı kararı bozan Daire’nin 06/11/2014 gün ve 2013/15896-2014/16961 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde müvekkili şirketin E. Serbest Bölgesi’nde demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Çin’de bulunan firmadan bedelini ödeyerek akreditif yoluyla mal aldığını, bu malların konteynerler ile İ. Limanı’na ulaştığını ve İzmir Gümrük Müdürlüğü’ne özet beyan verildiğini, Gümrük Yönetmeliği'nin 126. maddesi gereğince taşıma senedinin alıcı nüshası ile birlikte Gümrük Müdürlüğü’ne verildiğini, Gümrük Müdürlüğü emtianın müvekkil adına tescil edildiğini, yüklenmek için kolcuya tevdi edildiğini, gümrük işlemleri tamamlanan emtiaların Gümrük Yönetmeliği'nin 89 ve 132. maddeleri gereğince davalının işlettiği gümrük geçici depolama alanından serbest bölgeye aktarılmak üzere yükleme ve teslime tevdi edildiğini, liman işletmesince yüklemeye izin verilmediğini ve eşyaların kendisine teslim edilmediğini, liman idaresine gönderilen ihtara rağmen gemi adının konşimento ile uyuşmadığını, özet beyan verilmediğini, eşyanın tesliminin mümkün olmayacağını belirttiğini, eşyanın hangi gemi ile geldiğinin belirlenmesi ile eşyanın tesliminin mümkün olabileceğini, malların taşınma sırasında farklı gemilere aktarıldığını, liman işletmesinin talebinde yer aldığı üzere eşyanın özet beyan ve alt özet beyanla taşıt aracının ve gümrüğe sunulan eşyanın taşıyıcı veya temsilcisi tarafından yapılacak beyanla düzeltilebileceğini, eşya sahibinin böyle bir yükümlülüğü olmadığını, müvekkilinin serbest bölge işlem formunu verdiğini ve onaylandığını, eşyanın teslim edilmesi gerektiğini, buna rağmen liman işletmesinin bu eşyayı teslim etmediğini, davalı liman işletmesinin ardiyecilik hizmeti yapan ticari kuruluş olması nedeni ile bu eşyayı teslim etmekte mükellef olduğunu, BK'nın 41.
maddesi anlamında haksız bir fiilinin olduğunu belirterek eşyaların kendisine teslimini, teslim mümkün olmazsa mal bedeli,kar mahrumiyeti ve manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TCCD Liman İşletmesi vekili asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, AB uyum süreci ile gümrük idarelerinin sadece “gümrükleme” işlemleri ile görevlendirildiği, antrepo hizmetlerinin liman idareleri veya özel kişilere bırakıldığı, 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile gümrük idaresinin ordino veya teslim talimatı isteme zorunluluğu kaldırıldığı, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile ordino talep etmediği, gümrük idaresinin sadece malın gümrükle ilgili pozisyonunu, tarifesini, ithalinin serbest olup olmadığını ve gümrük vergisini ödenip-ödenmediğini araştırdığı, diğer hususların yetki alanı dışında olduğu, malların alıcıya teslim edilip edilmemesi hususunun gümrük idaresinin yetkisinin dışında kaldığı, malların taşıyıcı tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın zilyetliğinin taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir hasarın oluşması halinde, bu zarardan taşıyanın sorumlu olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, limanın buradaki hukuki durumunun taşıyanın ifa yardımcısı olduğu, bu nedenle taşıyanın iradesi olmaksızın tek taraflı teslim yapılamayacağı, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatapın ancak taşıyan olabileceği, taşıyanın talimatı olmadan liman idaresinin yükü teslim edemeyeceği, davacının söz konusu talepleri hak sahibi olduğunu ispat ederek taşıyana karşı ileri sürmesi gerekirken onun ifa yardımcısı konumundaki liman idaresine dava açamayacağı, dava konusu talep hakları bakımından liman idaresi pasif taraf sıfatı bulunmadığı, taşıyanın onayı olmadan, taşıyanın menfaatini koruma yükümlülüğü bulunan ve teslim emri olmaksızın teslimatı gerçekleştiremeyecek olan liman idaresinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 06.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134639500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz