6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiyesi tamamlanan şirketin ek tasfiye nedeniyle ihyası ve husumet

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1775 E. 2021/1535 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK 547. madde kapsamında, tasfiyesi tamamlanmış ve sicilden terkin edilmiş bir şirket hakkında ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgili kişilerin şirketin yeniden tescilini (ihyasını) isteyebileceği ve bu tür ek tasfiye taleplerinde hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı; davacının terkinden önce açtığı bir davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu ve ihya davasında haksız çıkan tasfiye memurunun yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyasının koşullarının oluşup oluşmadığı ve hak düşürücü süre itirazı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin terkin edildiği tarihte davacı yanca herhangi bir dava veya icra takibi yürütülmediğini, müvekkilinin haberdar olmasının mümkün olmadığını, ek tasfiye işlemlerinin söz konusu olmadığını ve TTK uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süre içinde ihya talep edilmediğini ileri sürerek davanın usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yapmak üzere tasfiye memuru atanmasına karar verir. Dosya kapsamından, davacının terkinden önce açtığı hizmet tespiti davasının (Kocaeli 1. İş Mahkemesi 2019/104 Esas) sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin eksik bildirimde bulunup bulunmadığı derdest davada inceleneceğinden bu davanın konusunu teşkil etmemektedir. Ek tasfiye gerektiren hallerde hak düşürücü süre söz konusu değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargı gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumlu tutulması → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkilinin ileride açılması muhtemel bir davayı bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle kusurlu kabul edilerek yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuken anlaşılabilir olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının terkinden evvel hizmetlerinin tespiti için dava açtığı ve terkinden evvelki işlemlere dayanıldığı, davalı tasfiye memurunun davada haksız çıktığı anlaşıldığından, HMK 326. madde hükmü gereği haksız çıkan taraftan yargı gideri ve vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 547 kapsamında ek tasfiye zorunluluğu bulunan hallerde şirket ihyası talebinde hak düşürücü süre bulunmadığı ve ihya davasında haksız çıkan tasfiye memurunun yargı gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu hallerde şirketin ihyası talebinde hak düşürücü süre söz konusu değildir.
Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası hak düşürücü süre husumet yargı gideri vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1775

KARAR NO 2021/1535

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/07/2021

NUMARASI 2021/183 Esas 2021/586 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/10/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ihyası istenilen Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti. arasında Kocaeli 1. İş Mahkemesi'nin 2019/104 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin tasfiyesi sona erdiğinden ticaret sicilinden terkin edildiğini, mahkemece davalı şirketin ihyası yönünden dava açmak ve mahkemeye bildirmek üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, devam eden davanın görülebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti. 'nin ticaret sicile yeniden tescili ile ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... Müdürlüğü vekili; müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını,haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı Tasfiye Memuru vekili; huzurdaki dava şirketin terkin işleminden takribi 25 yıl sonra açılmış olmakla hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,terkine ilişkin işlemler ilgili yasal mevzuatlara uygun olarak eksiksiz şekilde yerine getirildiğini ve mevcut koşullar nazara alındığı şirketin ihyasını gerektirir bir sebebin bulunmadığını, şirketin tasfiyesinin usul ve yasaya uygun şekilde tamamlandığını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı tasfiye memurunca Kocaeli 1. İş Mahkemesi'nin 2019/104 esasında görülen hizmet tespiti davası sonucunda verilecek karar beklenilmeden şirketin tasfiyesinin gerçekleştirildiği, söz konusu ek tasfiyenin sağlanması için şirketin ihyasının gerektiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan, ... Ltd.Şti. ünvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının Kocaeli 1. İş Mahkemesi'nin 2019/104 Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile, TTK 547. maddesi gereğince aynı ünvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına ve ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere TTK 547/2 maddesi gereğince şirketin son tasfiye memuru olan ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı tasfiye memurunca şirket hakkındaki hizmet tespiti davasının akıbeti beklenilmeden şirketin tasfiyesini gerçekleştirmesi nedeniyle davalı tasfiye memuru kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına davalı ...

Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden bu davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkilinin görevinin şirketin tasfiyesinin tamamlanıp ticaret sicilinden terkini ile sona erdiğini, görevini yasa ve usule uygun olarak yerine getiren müvekkiline karşı husumet yöneltilemeyeceğini, hizmet tespitine ilişkin davanın terkin tarihinden 20 yılı aşkın süre sonra ikame edildiğini, şirketin terkin edildiği tarih itibariyle davacı yanca herhangi bir dava ve icra takibi yönetilmediğini, şirketin kendisinden talep edilmeyen ve kendisine yöneltilmeyen bir hak ve alacaktan haberdar olmasının mümkün olmadığını,somut olayda şirketin yeniden tescilini gerektirecek ek tasfiye işlemlerinin söz konusu olmadığını, TTK uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ihya talep edilmediğini, müvekkilinin ileride açılması muhtemel bir davayı bilmemesinden ötürü kusurlu kabul edilerek yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuken anlaşılabilir olmadığını,davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti.'nin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin son tescilini 24/11/1998 tarihinde yaptırdığı, tasfiyesinin sona erdiği 24/11/1998 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, davalının da tasfiye memuru olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti.'nin Kocaeli 1.İş Mahkemesi'nin 2019/104 Esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu, davanın 19/04/2019 tarihinde açıldığı, 01/05/1997 tarihinde tasfiye kararı alındığı ve dosyanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından; davacının terkinden evvel hizmetlerinin tesbiti için dava açtığı terkinden evvel işlemlere dayanıldığından HMK 326 madde hükmü gereği haksız çıkan tarafdan yargı gideri ve vekalet ücretinin tahsline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Somut olaya emsal sayılabilecek Yargıtay 11.HD nin 2019/3602 esas,2019 /6319 karar sayılı 8.10.2019 tarihli kararında "Dava, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen mehil gereğince açmış olduğu şirket tüzel kişiliğinin ihyası davası olup, bu davada husumet, tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne düşer. Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de, davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan ve davalı tasfiye memuru ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, davalı tasfiye memurunun yargı giderinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmemesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir."denilmiştir.

TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davalı şirketin eksik bildirimde bulunup bulunmadığı nın derdest dava da inceleneceği, bu davanın konusunu teşkil etmediği ,ek tasfiye gerektiren hallerde hak düşürücü süre sözkonusu olmadığı ,davalı tasfiye memurunun davada haksız çıktığı ,aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığından hükme yönelik istinaf nedeneleri yerinde olmayan davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 64,50-TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134478 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.