6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ödünç ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta görevli mahkeme tespiti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2179 E. 2021/1872 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 4/1-f kapsamına giren bankacılık, kredi kuruluşları veya ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan davalar ticari dava sayılır; ancak tarafların tacir olmadığı ve uyuşmazlığın taraflar arasındaki kişisel ödünç-iade ilişkisinden kaynaklandığı hallerde dava mutlak ticari dava niteliğinde sayılmaz; taraflardan birinin tacir olmaması nedeniyle de nispi ticari dava niteliği oluşmaz; bu durumda TTK 5. madde uyarınca asliye ticaret mahkemesi görevli olmayıp uyuşmazlık asliye hukuk mahkemesinde görülmelidir; görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilir.

Ele alınan sorunlar

Uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve görevli mahkeme → ret

İddia: Davalılar vekili, kararda hangi maddi ve hukuki sebebe dayanıldığının açıklanmadığını, gerekçenin yetersiz olduğunu ve terditli talebin usul hukukuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Görev kamu düzenine ilişkin olup davanın her safhasında re'sen gözetilir. TTK 5. madde uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. TTK 4/1-a uyarınca kanunda öngörülen hususlardan doğan davalar, TTK 4/1-f uyarınca ise bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ait düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır; TTK 5(1) uyarınca asliye ticaret mahkemeleri dava değerine bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda uyuşmazlık, davalılardan birinin davacı adına gönderdiği havalenin iadesi istemiyle başlattığı icra takibine karşı açılan menfi tespit davası ile ikincil olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı tahsil istemine ilişkindir. Havalelerin tarafları dava dışı şirketlerin yetkilisi olsalar da tacir olmayan gerçek kişilerdir; iddianın ileri sürülüş biçimi ve savunma birlikte değerlendirildiğinde dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Ödünç-iade ilişkisinde her iki tarafın da tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava da söz konusu değildir. TTK 5. madde uyarınca asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine ve özel kanunlardan doğan diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir; somut olayda davanın her iki tarafının tacir ve ticari işletmeleriyle ilgili olma şartı gerçekleşmediğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddi isabetlidir. Husumete ilişkin itirazlar görevli mahkemece incelenebilecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tacir olmayan gerçek kişiler arasındaki ödünç-iade ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların, TTK 4/1-f kapsamına girmediği ve mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olduğu yönündeki tespit açısından emsal değer taşımaktadır; BAM kararı olarak bağlayıcı olmayıp ikna edici niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tacir olmayan gerçek kişiler arasındaki ödünç (karz) ilişkisinden kaynaklanan ve TTK 4. maddede sayılan hususlardan doğmayan uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Dava şartı
görev (dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev kamu düzeni mutlak ticari dava nispi ticari dava ödünç ilişkisi (karz) menfi tespit sebepsiz zenginleşme dava şartı terditli talep

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1-aTTK 4/1-fTTK 5TTK 5(1)TTK 6335

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2179

KARAR NO 2021/1872

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/07/2021

NUMARASI 2020/714 Esas 2021/487 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021

Görevsizliğe ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ... A.Ş. ile ... Şirketi'nin yetkilisi olduğunu, taraflar arasında bir arsanın alımında işbirliği yapıldığını, davalı ...'ın resmi olarak satışda görünmek istemediğini,ödemeler oranında taşınmaza ortak olmayı önerdiğini, ... adına taşınmazın satın alındığını ve krediler kullandığını, davalı ...' ın arsa alımı ve bu amaçla kullanılan kredi ödemelerine katılmak üzere 2011 ile 2017 tarihleri arasında müvekkili hesabına toplamda 1.006.970-usd tutarında "emaneten" açıklaması ile havaleler gönderdiğini, bu havaleler içerisinde davalı ... tarafından gönderilen 209.693,79 -usd bedelli havalelerin mevcut olduğunu, 2017 yılında alınan ortak karar gereğince taşınmazın satışının yapıldığını, satıştan gelen ve davalının hissesine düşen 75.391,61 -usd ve 1.156.373,18-usd olarak iki ayrı havale olarak toplamda 1.231.765,79 USD'nin "2011-2017 arası emaneten ödenen iade tutarıdır" açıklaması ile ödendiğini ve borç-alacak ilişkisinin tasfiye edildiğini, davalının ödenen miktardan memnun olmadığını, davalının taciz ve tehdit eylemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını, diğer davalı ...'nın ihtarname göndererek belirtilen arsa alış satış ilişkisi çerçevesinde davalı ...

hesabına gönderilen 209.750,75-usdnin kendisi nam ve hesabına borç olarak verdiği iddiası ile geri ödenmesini talep ettiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından ihtarname ile talep ettiği bedelin ödenmesi için icra takibi başlattığını müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı ... ile müvekkili arasında ödünç ilişkisi olmadığı gibi iade borcunun da bulunmadığını, dosyada mevcut yazışmaların havalenin diğer davalı ... hesabına gönderildiğini kanıtladığını, davalıların kötü niyetli olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile talep edilen alacağın mevcut olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı...'nın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde takip konusu paranın davalı ...

hesabına ödenmiş ve bu oranda sebepsiz zenginleşmiş fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı kalmak kaydıyla 209.693-usd nin ödeme tarihi olan 21/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili, davacının terditli talebinin usul hukukuna aykırı olduğunu, ayrıca sebepsiz zenginleşmeye dayalı istemlerde zamanaşımı 2 yıl olduğundan zamanaşımı def'iinde bulunduklarını, iki davalıya karşı iki farklı talep arasında bağlantı kurulması ile dava ikame edilmesinin mümkün olmadığını, ... ile davacı arasında ticari ilişki değil, ödünç ilişkisi mevcut olduğundan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacının herhangi bir bilgi vermeden ve belge dahi sunmadan arsayı sattığını beyan ettiğini, davalı ...'nın müvekkilinin ricası üzerine davacıya borç para verdiğini ve "emaneten" açıklaması ile para transferi yaptığını, ceza davalarındaki iddiaların haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki değil, ödünç ilişkisi mevcut olduğundan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin davacıya karz ilişkisi bağlamında borç para verdiğini, "emaneten ödenen" açıklaması ile gönderilmesinin karz ilişkisini ispatladığını, davacının kendisine gönderilen ödünç paranın farklı bir ilişki ile gönderildiğini ispat etmesi gerektiğini,hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, asıl talep hakkında karar verilmeden fer'i talep incelenemeyeceğinden fer'i talebe ilişkin taleplerin bu aşamada değerlendirilmediği, asıl talep yönünden davacı ve davalı ... arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlığın ödünç ilişkisinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın TTK.'nun 4. maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında da yer almadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gibi ticari ilişkiden kaynaklanmadığından nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; hangi maddi ve hukuki sebebe dayanıldığı açıklamasına yer verilmeyen karar gerekçesinin müvekkillerinin adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verdiğini, kararda yalnızca karşı tarafın mesaj kayıtlarına atıfta bulunulduğunu, müvekkili ...'dan tahsili istemli bir terditli talebin usul hukukuna aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak menfi tespite ilişkin davanın ayrıca husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı davasını ; davalı ... ile ortak arsa aldıklarını, davalının banka havalesi yoluyla bir kısım para gönderdiğini,müşterek arsayı satıp parasını davalı ...'a geri ödediğini, davalı ...'ın payının bir kısmını ... tarafından gönderilen paranın davalı ... adına gönderilmesine ve adı geçen geri ödenmesine rağmen davalı ...'nın daha sonra ödünç verdiğini iddia ederek icra takibine geçtiğini,davalı ...'ya borçlu olmadığını, bu talebi kabul edilmezse davalı ...'dan paranın tahsilini talep ettiği, mahkemece taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, davanın her safhasında re'sen gözetilir.

6102 sayılı TTK'nun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 4/1-a maddesine göre “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”. TTK 4.f maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara ,diğer kredi kuruluşlarına,finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ait düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olduğu açıklanmıştır. TTK 5(1)maddesinde de dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli kılınmıştır.

Uyuşmazlık; davalılardan ... tarafından davacı ... adına "emaneten ödenen"kaydıyla 30.1.2013 tarihinde havale 209.750,75-usd nin iade edilmesi için davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle menfi tesbit istemine ilişkindir. Yine davacı ... tarafından "emaneten ödenen paranın iadesi"kaydıyla davalı ...'a iade edildiği ileri sürülen para da yine ... adına olan şahsi hesaptan davalı ...'a gönderilmiştir. Terditli taleplerin dava dışı şirketlerin yetkilisi olsalar da tacir olmayan gerçek kişiler arasında ödünç ilişkisi iddiası nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle açılan menfi tesbit davası olduğu ,ikincil talebinde ... tarafından havale edilen ancak satış gerçekleştikten sonra havale edilerek iade edilmesine rağmen ...'ya ödenmek zorunda kalınacak bedelin sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı ...'dan tahsili isteği olduğuna göre ,havalelerin tarafları, iddianın ileri sürülüş biçimine ve savunmaya göre eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi ,ödünç -iade ilişkisinde her iki yanların tacir olmadığı gözetildiğinde nispi ticari dava da sözkonusu değildir.

TTK.'nın 5. maddesine göre; asliye ticaret mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Somut olayda davanın her iki tarafının tacir ve her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili olma şartı gerçekleşmediğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, husumete ilişkin itirazların görevli mahkemece incelenebileceği gözetilerek istinaf nedenleri yerinde olmayan, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132882 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.