Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1502 E. 2015/7643 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 436/2↗ mutlak butlan↗ hazirun cetveli↗ butlan↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ dürüstlük kuralı↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Bakanlık temsilcilerinin toplantıya 20 dakika geç kaldıkları, gecikme mazur görülebilir ve kabul edilebilir olduğundan bu gerekçeyle genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin dürüstlük kurallarına da uygun düşmeyeceği, davacının ayrıca hazirun cetvelinde kendisinin gösterilmesini de iptal sebebi olarak ileri sürdüğü ancak, toplantının geç başlaması sebebiyle, başlangıçta var olan pay sahibinin ayrılması anılan sonucu doğurabileceğinden bu olgunun yasaya ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, tanık olarak dinlenilen Bakanlık temsilcilerinin genel kurulun geç başlama dışında tamamen yasaya uygun olarak yapıldığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamalara da katılmadıklarını bildirdikleri, bunlar dışında genel kurul kararlarının iptalini gerektirecek denetlenebilir, nesnel ve somut herhangi bir sebep ileri sürülmediği gibi, genel kurul belgelerinde de, böyle bir hususa rastlanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili gündem maddelerinde müzakereye katılmamaları gerektiği halde toplantıya katılarak oy kullandıkları da iddia edilmiştir. Oysa, gerek 6762 sayılı TTK'nın 374, gerekse de 6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamazlar. Dava konusu davalı şirketin 14.6.2013 tarihli genel kurul toplantısının 5. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrası görüşülerek 55.240 oyla ibra edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece yönetim kurulunun ibrası için yasada belirtilen nisaplara uyulup uyulmadığı ve ibra kararının mutlak butlanla malul olup olmadığı hususları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2413 E. 2010/8313 K.
Ortak:mutlak butlan · hazirun cetveli · butlan · genel kurul kararının iptali · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Bakanlık «temsilcilerinin» toplantıya 20 dakika geç kaldıkları, gecikme mazur görülebilir ve kabul edilebilir olduğundan bu gerekçeyle genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin «dürüstlük kurallarına» da uygun düşmeyeceği, davacının ayrıca «hazirun cetvelinde» kendisinin gösterilmesini de iptal «sebebi» olarak ileri sürdüğü ancak, toplantının geç başlaması sebebiyle, başlangıçta var olan pay sahibinin ayrılması anılan sonucu doğurabileceğinden bu olgunun yasaya ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, tanık olarak dinlenilen Bakanlık temsilcilerinin genel kurulun geç başlama dışında tamamen yasaya uygun olarak yapıldığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamalara da katılmadıklarını bildirdikleri, bunlar dışında «genel kurul kararlarının iptalini» gerektirecek denetlenebilir, nesnel ve somut herhangi bir sebep ileri sürülmediği gibi, genel kurul belgelerinde de, böyle bir hususa rastlanılmadığı gerekçesiyle, …
Bu durumda, mahkemece yönetim kurulunun «ibrası» için yasada belirtilen nisaplara uyulup uyulmadığı ve ibra kararının «mutlak butlanla» malul olup olmadığı hususları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde bir kısım ortakların toplantıyı «terk» etmeleri nedeniyle geriye kalan ortakların karar alınması için yeterli çoğunluğa sahip olmadıkları belirtilerek alınan kararların iptali istenmiş olup, yukarıda açıklanan nedenlerle bu iddianın yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile söz konusu kararların «mutlak butlan» ile malul olduğunun kabulü ile «geçersiz» sayılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… şmiş içtihatlarına göre, her ne kadar genel kurulda alınan kararların ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmekte ise de, «hazirun cetvelinin», genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile «tasdik» imkanı veren bir belge olması ve hazirun cetvelinde imzası bulunanların toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal ve sözleşmesel bir düzenlemenin mevcut olmaması nedeniyle yasa veya anasözleşmede belirlenen «toplantı nisabını» etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün daha sonra genel kuruldan ayrılmalarına rağmen geriye kalan ortaklarla karar alınması mümkündür.
Somut olayda, mahkemece genel kurulda alınan kararların yeterli oy çokluğu ile alınmadığından yok hükmünde bulunduğu gerekçesiyle anılan «genel kurul kararlarının iptaline» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · yokluk · tasdik kararı · olağanüstü genel kurul · geçersizlik · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 27.7.2008 tarihli «olağanüstü genel kurulun» 189 ortak ile toplandığı, bir kısım ortakların toplantıyı daha sonra «terk» ettikleri, alınan kararların yeterli «nisap» olmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, genel kurulda alınan kararların «yoklukla» sakat olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
… şmiş içtihatlarına göre, her ne kadar genel kurulda alınan kararların ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmekte ise de, «hazirun cetvelinin», genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile «tasdik» imkanı veren bir belge olması ve hazirun cetvelinde imzası bulunanların toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal ve sözleşmesel bir düzenlemenin mevcut olmaması nedeniyle yasa veya anasözleşmede belirlenen «toplantı nisabını» etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün daha sonra genel kuruldan ayrılmalarına rağmen geriye kalan ortaklarla karar alınması mümkündür.
Buna göre iptali istenen maddenin oylamasına toplam 87 kişi katılmış olup, «toplantı nisabının» oluştuğu buna göre alınan kararın geçerli olması için o anda kullanılan oyların çoğunluğu olan 44 oyla alınması yeterlidir.
Dava dilekçesinde bir kısım ortakların toplantıyı «terk» etmeleri nedeniyle geriye kalan ortakların karar alınması için yeterli çoğunluğa sahip olmadıkları belirtilerek alınan kararların iptali istenmiş olup, yukarıda açıklanan nedenlerle bu iddianın yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile söz konusu kararların «mutlak butlan» ile malul olduğunun kabulü ile «geçersiz» sayılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14622 E. 2016/86 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · ibra · yönetim kurulu kararı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Bakanlık «temsilcilerinin» toplantıya 20 dakika geç kaldıkları, gecikme mazur görülebilir ve kabul edilebilir olduğundan bu gerekçeyle genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin «dürüstlük kurallarına» da uygun düşmeyeceği, davacının ayrıca «hazirun cetvelinde» kendisinin gösterilmesini de iptal «sebebi» olarak ileri sürdüğü ancak, toplantının geç başlaması sebebiyle, başlangıçta var olan pay sahibinin ayrılması anılan sonucu doğurabileceğinden bu olgunun yasaya ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, tanık olarak dinlenilen Bakanlık temsilcilerinin genel kurulun geç başlama dışında tamamen yasaya uygun olarak yapıldığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamalara da katılmadıklarını bildirdikleri, bunlar dışında «genel kurul kararlarının iptalini» gerektirecek denetlenebilir, nesnel ve somut herhangi bir sebep ileri sürülmediği gibi, genel kurul belgelerinde de, böyle bir hususa rastlanılmadığı gerekçesiyle, …
2-Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça «yönetim kurulu» üyelerinin kendileri ile ilgili gündem maddelerinde müzakereye katılmamaları gerektiği halde toplantıya katılarak oy kullandıkları da iddia edilmiştir.
Benzer bu kararda374/2 gereği kendi ibralarında oy hakkından «mahrum» olmaları ve «ibralarına» ilişkin oy kullandıklarından genel kurul kararının 4. maddesi, denetçilerin ibrasında «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasına katılmasının denetçilerin tarafsızlığını etkileyeceğinden genel kurul kararının 5. maddesi, şirketle işlem yapmama «yasağının» kaldırılmasına yönelik karar alınırken yönetim kurulu üyelerinin kardeş oldukları da dikkate alındığında TTK m.
Mahkemece, bilançonun onaylanmasına dair genel kurul kararının 4. bendinin «yönetim kurulu» bakımından «ibra» niteliğinde olduğu, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de; gündemin 5. maddesinde yönetim kurulu ve denetçilerin ibrasına ilişkin müzakere ve karar alınması öngörüldüğünden, bilançonun onayı tek başına ibra sonucunu doğurmaz.
374/1 gereği oy kullanamayacaklarından genel kurul kararının 6. maddesini iptaline; faaliyet raporunun «tasdikinin» «ibra» mahiyeti taşımadığı ve sonuca da etkili olmadığından 3. maddenin iptaline yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · iyiniyet kuralı · tasdik kararı · kâr mahrumiyeti · iyiniyet · oy yasağı · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın genel kurul toplantısında alınan 3., 4., 5. ve 6. maddedeki kararların yasaya, şirket ana sözleşmesine ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığından bahisle açılan «iptal davası» olduğu, 24.11.2011 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK'nın uygulanacağı, TTK m.
374/2 gereği kendi ibralarında oy hakkından «mahrum» olmaları ve «ibralarına» ilişkin oy kullandıklarından genel kurul kararının 4. maddesi, denetçilerin ibrasında «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasına katılmasının denetçilerin tarafsızlığını etkileyeceğinden genel kurul kararının 5. maddesi, şirketle işlem yapmama «yasağının» kaldırılmasına yönelik karar alınırken yönetim kurulu üyelerinin kardeş oldukları da dikkate alındığında TTK m.
374/1 gereği oy kullanamayacaklarından genel kurul kararının 6. maddesini iptaline; faaliyet raporunun «tasdikinin» «ibra» mahiyeti taşımadığı ve sonuca da etkili olmadığından 3. maddenin iptaline yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibrasında oy kullanamaz (TTK 436/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9216 E. 2023/3370 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · butlan · ibra · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece yönetim kurulunun «ibrası» için yasada belirtilen nisaplara uyulup uyulmadığı ve ibra kararının «mutlak butlanla» malul olup olmadığı hususları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Bakanlık «temsilcilerinin» toplantıya 20 dakika geç kaldıkları, gecikme mazur görülebilir ve kabul edilebilir olduğundan bu gerekçeyle genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin «dürüstlük kurallarına» da uygun düşmeyeceği, davacının ayrıca «hazirun cetvelinde» kendisinin gösterilmesini de iptal «sebebi» olarak ileri sürdüğü ancak, toplantının geç başlaması sebebiyle, başlangıçta var olan pay sahibinin ayrılması anılan sonucu doğurabileceğinden bu olgunun yasaya ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, tanık olarak dinlenilen Bakanlık temsilcilerinin genel kurulun geç başlama dışında tamamen yasaya uygun olarak yapıldığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamalara da katılmadıklarını bildirdikleri, bunlar dışında «genel kurul kararlarının iptalini» gerektirecek denetlenebilir, nesnel ve somut herhangi bir sebep ileri sürülmediği gibi, genel kurul belgelerinde de, böyle bir hususa rastlanılmadığı gerekçesiyle, …
2-Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 31.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı «olağan genel kurul» toplantısına katılmak için belirtilen gün ve saatte şirkette hazır bulunduğunu, toplantıya ilişkin «hazirun cetvelinde» şirket ortağı olarak gösterilen ... isimli şahsın şirket ortağı olmadığından bahisle hazirun cetveline «şerh» düşmek istediğini ancak «yönetim kurulu» başkanı ve üyeleri tarafından şerh düşmesine izin verilmediği gibi zor ve tehditle toplantı salonundan uzaklaştırıldığını, bunun üzerine polisi arayan müvekkilinin polisle birlikte karakola gitmek durumunda kaldığını, toplantının müvekkilinin yokluğunda yapıldığını ve kararlar alındığını, müvekkilinin toplantıya katılma ve oy kullanmak hakkının engellendiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi kendilerini «ibra» ettiklerini ileri sürerek davaya konu genel kurulda alınan kararların iptaline veya «butlanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… epleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ettikten sonra müvekkilinin davaya konu genel kurula katılmasının «yönetim kurulu» üyeleri tarafından zor ve tehditle engellendiğini, sırf bu hususun dahi genel kurulda alınan kararların «butlan» yaptırımına tabi kılınmasını gerektirdiğini, İlk Derece Mahkemesince, «takipsizlik» kararının yanlış değerlendirildiğini, müvekkilinin toplantıya katılması halinde «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmesinin mümkün olmadığını zira yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacağını, ayrıca ibra oylamasında pay oranlarına göre bir değerlendirme …
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu genel kurul toplantısının toplantı ve karar «nisaplarına» uygun olduğu, davacının zorla genel kuruldan atıldığı iddiasının ispatlanamadığı, bu husustaki ceza soruşturmasının «takipsizlikle» sonuçlandığı, davacı, genel kurul toplantısına katılmış olsa dahi davacıya ait hisse ve sermeye oranının toplantı ve karar «nisabına» bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, «yönetim kurulu» üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacağı, kullanmaları halinde bu oylarla alınan kararın «geçersiz» olacağı, belirtilen kural «emredici» nitelikte olduğundan resen gözetilmesi gerektiği, somut olayda, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmamış iseler de birbirlerinin ibrasında oy kullandıkları, «ibra» oylamasına katılan yönetim kurulu üyelerinin hissesinin şirketin toplam hissesinin %70'ine tekabül ettiği ve ibra kararının yönetim kurulu üyelerinin olumlu oyu ile alındığı, davacının toplantıya katılmadığı ve hissesi, toplam şirket hissesinin %10'una tekabül eden diğer ortağın çekimser kaldığı gözetildiğinde ibraya dair alınan kararın gerekli karar «nisabı» bulunmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek …
Davaya konu genel kurulda alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı karar, yeterli karar «nisabı» bulunmadığından yok hükmünde olup Bölge Adliye Mahkemesince anılan kararın «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iptaline karar verilmesi doğru değil ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozma «sebebi» yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1502 E. , 2015/7643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KARAMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 13/11/2014
NUMARASI 2013/447-2014/787
Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2014 tarih ve 2013/447-2014/787 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 14.06.2013 günü saat 14:00'de yapılması kararlaştırılan genel kurulunun Bakanlık temsilcilerinin saat 14:20 olduğu halde gelmemeleri nedeniyle toplantının yapılamayacağı kanaatiyle ertelenmesini içerir tutanak tutarak şirket merkezinden ayrıldığını, toplantı gerçekte saat 14:00'de başlamadığı halde tutanağın ilk paragrafına bu saatte toplandığının belirtildiğini, 1. gündem maddesinde ise açılışın saat 14:24'te yapıldığının yazıldığını, böylece tutanakta çelişki yaratıldığını ve tutanağın gerçekleri yansıtmadığını, toplantıya çağrı ve davette saat 14:00' de yapılacağının açık ve kesin olarak belirtilmesi ve bu saate çoğunluğun ve Bakanlık temsilcisinin bulunmamasının toplantının belirlenen 2.
güne ertelenmesini gerektirmesine rağmen bu yükümlülüğe uyulmadığını, toplantıda gündem dışı konular görüşülemeyecekken gündemin 1. maddesinde çağrı ve davet kağıdına aykırı olarak, müvekkilinin tutanağı toplantı erteleme talebi gibi yorumlanıp, hukuka aykırı karar alındığını ayrıca, hazirun cetvelinde toplantıda hazır bulunmayan müvekkilinin imzasının oluğunu, hazirun cetvelinin eski yönetmeliğe göre hazırlandığı Bakanlık temsilcileri tarafından belirtilerek muhalefet şerhi konulmasına rağmen değiştirilmediğini ve toplantının eski cetvele göre yapıldığını, bunun yanı sıra 6. ve 10. gündem maddeleri ile belirli konularda değişiklik yapılıp, kararlar alınarak müvekkilinin kendisine bildirilmeyen bu kararları kabul etmek zorunda bırakıldığını, tutanakta yapılan oylamalarda ve anılan kararlarda hangi pay sahibinin hangi hisse oranında olumlu ya da olumsuz oy kullandığının da belli olmadığını, yönetim kurulu, denetim kurulu üyeleri ile şirket vekilinin kendileri ile ilgili gündem maddelerinde belirtilen müzakerelere katılamaması gerektiği halde toplantıya katılıp, oy kullandıklarını ileri sürerek, davalı şirketin 14.6.2013 tarihli 2013 yılı olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Bakanlık temsilcilerinin geldiğini görmesine rağmen toplantıya katılmadığını, açılan davanın yasada belirtilen iptal sebepleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, gündemin 6. ve 10. maddelerine ilişkin gerekli ve yeterli açıklamaların gündem maddelerini ihtiva eden davet mektubunun ekinde davacıya tebliğ edildiğini, toplantıya şirket sermayesinin %100'ü oranında asaleten ve vekaleten katılım olup, davacının toplantı salonunu terk etmesinin sonuca etkili olmadığını zira, kararların %95'in üzerinde paya sahip ortakların hazır bulunduğu ve %51'in üzerinde bir katılımın sağlanması ile alındığını, davacının toplantının ertelenmesi talebinin de genel kurul tarafından reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Bakanlık temsilcilerinin toplantıya 20 dakika geç kaldıkları, gecikme mazur görülebilir ve kabul edilebilir olduğundan bu gerekçeyle genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin dürüstlük kurallarına da uygun düşmeyeceği, davacının ayrıca hazirun cetvelinde kendisinin gösterilmesini de iptal sebebi olarak ileri sürdüğü ancak, toplantının geç başlaması sebebiyle, başlangıçta var olan pay sahibinin ayrılması anılan sonucu doğurabileceğinden bu olgunun yasaya ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, tanık olarak dinlenilen Bakanlık temsilcilerinin genel kurulun geç başlama dışında tamamen yasaya uygun olarak yapıldığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamalara da katılmadıklarını bildirdikleri, bunlar dışında genel kurul kararlarının iptalini gerektirecek denetlenebilir, nesnel ve somut herhangi bir sebep ileri sürülmediği gibi, genel kurul belgelerinde de, böyle bir hususa rastlanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili gündem maddelerinde müzakereye katılmamaları gerektiği halde toplantıya katılarak oy kullandıkları da iddia edilmiştir. Oysa, gerek 6762 sayılı TTK'nın 374, gerekse de 6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamazlar. Dava konusu davalı şirketin 14.6.2013 tarihli genel kurul toplantısının 5. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrası görüşülerek 55.240 oyla ibra edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece yönetim kurulunun ibrası için yasada belirtilen nisaplara uyulup uyulmadığı ve ibra kararının mutlak butlanla malul olup olmadığı hususları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131733100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz