6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kıymetli evrak zayii

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/123 E. 2015/8813 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii çekişmesiz yargı işi zayi nedeniyle iptal davası çekişmesiz yargı zayi nedeniyle iptal kıymetli evrak ticari dava niteliği ziya kambiyo senedi zayi iptal davası sulh hukuk mahkemesi ticari defter görevsizlik kararı sulh dahili dava e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 382 · HMK — HMK 1HMK 383 · TTK — TTK 1TTK 4TTK 5TTK 563

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işlerindeki, 6100 Sayılı HUMK'nın 382/ (2) e-1. maddesi "ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi" hükmüne ilişkin olup, dava 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddi ile, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.

İstem, kambiyo senedinin zayi nedeniyle iptaline ilişkindir.

Mahkemece 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın ilgili hükümleri uyarınca kambiyo senedinin zayi nedeniyle iptali davalarının sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nın 4. ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır.

Bu durumda TTK’nın 5. maddesi başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin de dairemizin görüşü yönünde olduğunu göstermektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle istemle ilgili işe bakma görevinin asliye hukuk (ticaret) mahkemesine ait olduğu düşünülmeksizin, davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5942 E. 2015/13380 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Çekin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8500 E. 2013/7729 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/552 E. 2014/9682 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/404 E. 2012/12243 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4860 E. 2012/6267 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18233 E. 2013/822 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7128 E. 2013/12069 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4628 E. 2012/6045 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/123 E.  ,  2015/8813 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ARDAHAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 25/02/2014

NUMARASI 2014/50-2014/59

H.. H.. olarak görülen davada Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2014/50-2014/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Talep eden vekili, müvekkili bankanın Senet İşlem Merkezi tarafından Ardahan şubesine senet borçlusu Z.A.'nun da adresinin A. ilinde olması sebebiyle tahsil edilmek üzere gönderilen alacaklısı senet metninde U. U. İ. olarak gözükmekle birlikte bononun ciro yoluyla el değiştirdiğini ve alacaklısı E. A. olarak değişen 11/07/2013 vadeli, 10/06/2013 düzenleme tarihli, 12.500,00 TL bedelli Z. A. ödemeli bir adet senedin kaybolduğunu ileri sürerek, mükerrer ödemenin engellenmesi için senet üzerine ödeme yasağı konulmasını, 11/07/2013 vade tarihli, 12.500,00 TL bedelli Z.A. ödemeli bir adet senedin zayi nedeniyle iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işlerindeki, 6100 Sayılı HUMK'nın 382/ (2) e-1. maddesi "ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi" hükmüne ilişkin olup, dava 6100 sayılı HMK'nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddi ile, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.

İstem, kambiyo senedinin zayi nedeniyle iptaline ilişkindir.

Mahkemece 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın ilgili hükümleri uyarınca kambiyo senedinin zayi nedeniyle iptali davalarının sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nın 4.

ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nın 4. ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır.

Bu durumda TTK’nın 5. maddesi başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin de dairemizin görüşü yönünde olduğunu göstermektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle istemle ilgili işe bakma görevinin asliye hukuk (ticaret) mahkemesine ait olduğu düşünülmeksizin, davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131201200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.