Imtiyazlı pay
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3051 E. 2015/9675 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imtiyazlı pay↗ davanın konusuz kalması↗ haklı sebep↗ sermaye piyasası kanunu↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, kanunun aradığı anlamda haklı bir sebep bulunmadığı, SPK'nın 48. maddesine eklenen maddenin mahkemenin haklı sebebin varlığını inceleme yetkisini ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı yatırım ortaklığı şirketinde bulunan imtiyazlı paylarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 479/2. maddesinde yer alan oy hakkı sınırlamasından istisna edilmesi talebine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket, yatırım ortaklığı niteliğini haiz olup, yatırım ortaklıklarına ilişkin düzenlemeler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 48 vd. maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 48. maddesine 20/2/2014 tarihli 6525 sayılı Kanun 40. madde ile ''Yatırım ortaklıklarının imtiyazlı pay ihracına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. Yatırım ortaklıkları tarafından belirli grupların yönetim kurulunda temsil imtiyazı ile oyda imtiyaz tanıyan pay ihracında 6102 sayılı Kanun'un 360'ncı maddesi ile 479'uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.'' ibaresi eklenmiş ve yatırım ortaklıklarındaki imtiyazlı paylar yönünden TTK'dan farklı bir düzenleme benimsenmiştir. O halde mahkemece dava tarihinden sonra yürürlüğe giren bu düzenleme nazara alınarak, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, TTK'nın 479. maddesi kapsamında haklı sebebin varlığının tartışılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17667 E. 2015/3000 K.
Ortak:haklı sebep · temsil
İncelediğiniz karardaYatırım ortaklıkları tarafından belirli grupların yönetim kurulunda «temsil» imtiyazı ile oyda imtiyaz tanıyan pay ihracında 6102 sayılı Kanun'un 360'ncı maddesi ile 479'uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.'' ibaresi eklenmiş ve yatırım ortaklıklarındaki imtiyazlı paylar yönünden TTK'dan farklı bir düzenleme benimsenmiştir.
Benzer bu kararda… si ile A grubu paylar için sadece şirket yönetim kurulunun seçiminde tanınan 1'e 1000 oy imtiyazının 2012 ve 2013 yılı bilançosu dikkate alındığında, halka açık bir «anonim şirket» olan davalı şirket açısından yönetimin profesyonellere bırakılması ve halk pay sahiplerinin korunması bakımından «haklı sebep» sayılabileceği, bu durumun devam edip etmediğinin sonraki yıllar açısından da mahkemenin denetim ve gözetimine bağlı olduğu dikkate alındığında davacının oy imtiya …
Davacı davalı şirketi «temsil» ve ilzama yetkili ortağı olup, davalı şirket adına davaya cevap verdiği gibi sonradan davalı şirketi temsil etmek üzere tayin edilen vekile de şirketi temsilen vekaletnamenin davacı tarafından verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, aynı zamanda şirket «temsilcisi» olan davacı ile şirket arasında «menfaat çatışması» bulunduğundan, mahkemece davalı şirketin bu davada temsil edilmesi için «temsil kayyımı atanması» konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde işin esası …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · menfaat çatışması · kayyım atanması · kayyım · anonim şirket
Benzer bu karardaBu durumda, aynı zamanda şirket «temsilcisi» olan davacı ile şirket arasında «menfaat çatışması» bulunduğundan, mahkemece davalı şirketin bu davada temsil edilmesi için «temsil kayyımı atanması» konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde işin esası …
… si ile A grubu paylar için sadece şirket yönetim kurulunun seçiminde tanınan 1'e 1000 oy imtiyazının 2012 ve 2013 yılı bilançosu dikkate alındığında, halka açık bir «anonim şirket» olan davalı şirket açısından yönetimin profesyonellere bırakılması ve halk pay sahiplerinin korunması bakımından «haklı sebep» sayılabileceği, bu durumun devam edip etmediğinin sonraki yıllar açısından da mahkemenin denetim ve gözetimine bağlı olduğu dikkate alındığında davacının oy imtiya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6529 E. 2014/12954 K.
Ortak:imtiyazlı pay · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, kanunun aradığı anlamda haklı bir sebep bulunmadığı, SPK'nın 48. maddesine eklenen maddenin mahkemenin haklı «sebebin» varlığını inceleme «yetkisini» ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Kanun'un 48. maddesine 20/2/2014 tarihli 6525 sayılı Kanun 40. madde ile ''Yatırım ortaklıklarının «imtiyazlı pay» ihracına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
O halde mahkemece dava tarihinden sonra yürürlüğe giren bu düzenleme nazara alınarak, «davanın konusuz kalması» sebebiyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm kurulması gerekirken, TTK'nın 479. maddesi kapsamında haklı «sebebin» varlığının tartışılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, talebin 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılmış, «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkin olduğu, bir paya en çok 15 oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir «sebebin» ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin kurumlaşma projesini veya haklı sebebi inceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesinin gerektiği, 6102 sayılı TTK 14/02/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28. madde hükmü uyarınca anılan kanun maddesine aykırı sözleşmelerin uyumlu hale getirilmesi için muhataplarına 3 yıl süre tanındığı, talep eden şirkette A, B ve C grubu nama yazılı paylara oy (15'ten fazla) imtiyazlarının tanındığı, en «son» 2011 faaliyet yılına ilişkin 26/06/2012 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştiği ve talep tarihi 13/02/2014 itibariyle 6103 sayılı Kanun'un 28/4 maddesi çerçevesinde genel kurulca alınmış bir kararın bulunmadığı veya bu konuda mahkemeden talepte bulunulmadığı, oysa 6102 sayılı TTK'nın 479/2. madde hükmünde belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyazı öngören hükümlerin son uyarlanma tarihinin 14/02/2014 tarihi olduğu, bu tarihe kadar «esas sözleşmenin» yeni duruma uydurulması gerekirken, henüz 3 yıllık süre dolmadan ve 3 yıllık süre içerisinde bu yönde hiçbir çaba sarfedilmeden, sanki 3 yıllık süre sona ermiş gib …
Talep, 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılan «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkindir.
… ilerek tanınabileceği, yine aynı Yasa'nın 479/2. maddesinde bir paya en çok onbeş oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir «sebebin» ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde yetkili ve «görevli» mahkemece kurumlaşma ve haklı sebebin incelenip bunlara bağlı olarak sınırlamadan istisna edilme kararının verileceği düzenlenmiş; bu düzenlemeye paralel olarak 6103 sayılı TTK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 28. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında, TTK'nın 479. maddesinin birinci fıkrasına aykırı «esas sözleşmelerin» anılan Kanun'un yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkra hükmüne uygun hale getirileceği, ikinci fıkrasında belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · şirket merkezi mahkemesi · anonim şirket · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, talebin 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılmış, «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkin olduğu, bir paya en çok 15 oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir «sebebin» ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin kurumlaşma projesini veya haklı sebebi inceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesinin gerektiği, 6102 sayılı TTK 14/02/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28. madde hükmü uyarınca anılan kanun maddesine aykırı sözleşmelerin uyumlu hale getirilmesi için muhataplarına 3 yıl süre tanındığı, talep eden şirkette A, B ve C grubu nama yazılı paylara oy (15'ten fazla) imtiyazlarının tanındığı, en «son» 2011 faaliyet yılına ilişkin 26/06/2012 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştiği ve talep tarihi 13/02/2014 itibariyle 6103 sayılı Kanun'un 28/4 maddesi çerçevesinde genel kurulca alınmış bir kararın bulunmadığı veya bu konuda mahkemeden talepte bulunulmadığı, oysa 6102 sayılı TTK'nın 479/2. madde hükmünde belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyazı öngören hükümlerin son uyarlanma tarihinin 14/02/2014 tarihi olduğu, bu tarihe kadar «esas sözleşmenin» yeni duruma uydurulması gerekirken, henüz 3 yıllık süre dolmadan ve 3 yıllık süre içerisinde bu yönde hiçbir çaba sarfedilmeden, sanki 3 yıllık süre sona ermiş gib …
… ilerek tanınabileceği, yine aynı Yasa'nın 479/2. maddesinde bir paya en çok onbeş oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir «sebebin» ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde yetkili ve «görevli» mahkemece kurumlaşma ve haklı sebebin incelenip bunlara bağlı olarak sınırlamadan istisna edilme kararının verileceği düzenlenmiş; bu düzenlemeye paralel olarak 6103 sayılı TTK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 28. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında, TTK'nın 479. maddesinin birinci fıkrasına aykırı «esas sözleşmelerin» anılan Kanun'un yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkra hükmüne uygun hale getirileceği, ikinci fıkrasında belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiya …
Talep, 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılan «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2454 E. 2017/4313 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · tespit davası · ihbar · ihtar · hukuki yarar · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından gönderilen 14/12/2007 tarihli «ihtarname» ile davalının 24/05/2007 tarihli alt imtiyaz «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin «ihtar» edildiği, verilen süre içerisinde gereği yerine getirilmediğinden 08/01/2008 tarihinde haklı sebeplerle alt-imtiyaz sözleşmesinin feshedildiğinin «ihbar» edildiği, davacının «sözleşmeyi feshine» gerekçe gösterdiği hususlarda davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair somut delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraf …
Dava tarihi itibariyle «eda davası» açılmasının mümkün olduğu hallerde ayrıca «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığından bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken, mahkemece işin esası hakkında karar vermesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3709 E. 2015/10850 K.
Ortak:imtiyazlı pay
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 48. maddesine 20/2/2014 tarihli 6525 sayılı Kanun 40. madde ile ''Yatırım ortaklıklarının «imtiyazlı pay» ihracına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin 11/11/2011 tarihli olağanüstü genel kurulunda B Grubu «imtiyazlı pay» sahibi olan davacılara imtiyazlı haklar tanıyan ana sözleşmenin ilgili maddelerinde imtiyaz haklarını etkiler mahiyette değişiklik yapıldığı, kararların pay sahiplerinin yapacakları hususi genel toplantıda verecekleri bir kararla «tasdik» edilmediği, davacılar tarafından davalı şirkete bu taleple gönderilen «ihtarnamenin» sonuçsuz kaldığı, davacıların taleplerinde haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirketin 11/11/2011 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında davacıların sahibi bulundukları B Grubu imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını etkileyen ana sözleşmenin 12 ve 14. maddelerindeki değişikliklerin görüşülmesi ve karar bağlanmasına özgü olarak B Grubu imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılmasına «kesin» olarak karar verilmiştir.
Dava, «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurul toplantısının yapılmasına karar verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar gerekçesinde davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan ve «imtiyazlı pay» sahiplerinin haklarını ihlal ettiği iddia olunan ana sözleşmenin 12. ve 14. maddelerindeki değişikliğine ilişkin kararların «infazı» yönünden yapılmasına karar verilmesi istenen imtiyazlı paylar genel kurul toplantısı için uygulanması gereken hükmünün 6762 sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 389. maddesi olduğunun kabulüne rağmen, bu kabulle çelişir biçimde sonradan yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 454. maddesinde yer alan mahkeme aracılığı ile imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulunun toplanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca 11.11.2011 tarihli genel kurulda alınan ve ana sözleşmenin 12. maddesine ilişkin değişikli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliği · tasdik kararı · olağanüstü genel kurul · infaz · ihtarname · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin 11/11/2011 tarihli olağanüstü genel kurulunda B Grubu «imtiyazlı pay» sahibi olan davacılara imtiyazlı haklar tanıyan ana sözleşmenin ilgili maddelerinde imtiyaz haklarını etkiler mahiyette değişiklik yapıldığı, kararların pay sahiplerinin yapacakları hususi genel toplantıda verecekleri bir kararla «tasdik» edilmediği, davacılar tarafından davalı şirkete bu taleple gönderilen «ihtarnamenin» sonuçsuz kaldığı, davacıların taleplerinde haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirketin 11/11/2011 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında davacıların sahibi bulundukları B Grubu imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını etkileyen ana sözleşmenin 12 ve 14. maddelerindeki değişikliklerin görüşülmesi ve karar bağlanmasına özgü olarak B Grubu imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılmasına «kesin» olarak karar verilmiştir.
Karar gerekçesinde davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan ve «imtiyazlı pay» sahiplerinin haklarını ihlal ettiği iddia olunan ana sözleşmenin 12. ve 14. maddelerindeki değişikliğine ilişkin kararların «infazı» yönünden yapılmasına karar verilmesi istenen imtiyazlı paylar genel kurul toplantısı için uygulanması gereken hükmünün 6762 sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 389. maddesi olduğunun kabulüne rağmen, bu kabulle çelişir biçimde sonradan yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 454. maddesinde yer alan mahkeme aracılığı ile imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulunun toplanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca 11.11.2011 tarihli genel kurulda alınan ve ana sözleşmenin 12. maddesine ilişkin değişikli …
Dava, «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurul toplantısının yapılmasına karar verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3051 E. , 2015/9675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/07/2014
NUMARASI 2014/42-2014/153
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2014/42-2014/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin her biri 1 Kr nominal değerde 1.000.000.000 hisse adediyle toplam 10.000.00 TL tutarında çıkarılmış sermayeye sahip olduğunu, şirket ana sözleşmesine göre bu sermayenin 58 Kr değerindeki 58 adet hissesinin (A) Grubu İmtiyazlı Pay niteliğinde bulunduğunu, yönetim kurulu seçiminde paylardan her birine 100.000.000 oy hakkı (B) grubu paylara ise 1 oy hakkı tanındığını, müvekkilinin de bahsedilen (A) grubu payların 31/12/2004 tarihinden itibaren sahibi olduğunu, Mülga TTK hükmünün verdiği cevazla düzenlenmiş olan ve 100.000.000 adet oy hakkı veren imtiyazlı payın şirketteki yönetim gücüne güvenilmesi ve ayrıca yeni düzenleme ile şirketin hukuki yapısı itibariyle %95'inden fazlası halka açık olan şirketin yönetiminin kaybedilmesine sebep olunması sonucunu doğuracağı gerekçesi ile müvekkiline ait (A) grubu imtiyazlı paylara TTK'nın 479.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında yazılı sınırlamanın uygulanmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takdiri mahkemeye bıraktıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, kanunun aradığı anlamda haklı bir sebep bulunmadığı, SPK'nın 48. maddesine eklenen maddenin mahkemenin haklı sebebin varlığını inceleme yetkisini ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı yatırım ortaklığı şirketinde bulunan imtiyazlı paylarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 479/2. maddesinde yer alan oy hakkı sınırlamasından istisna edilmesi talebine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket, yatırım ortaklığı niteliğini haiz olup, yatırım ortaklıklarına ilişkin düzenlemeler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 48 vd. maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 48. maddesine 20/2/2014 tarihli 6525 sayılı Kanun 40. madde ile ''Yatırım ortaklıklarının imtiyazlı pay ihracına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. Yatırım ortaklıkları tarafından belirli grupların yönetim kurulunda temsil imtiyazı ile oyda imtiyaz tanıyan pay ihracında 6102 sayılı Kanun'un 360'ncı maddesi ile 479'uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.'' ibaresi eklenmiş ve yatırım ortaklıklarındaki imtiyazlı paylar yönünden TTK'dan farklı bir düzenleme benimsenmiştir.
O halde mahkemece dava tarihinden sonra yürürlüğe giren bu düzenleme nazara alınarak, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, TTK'nın 479. maddesi kapsamında haklı sebebin varlığının tartışılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131103400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz