Imtiyazlı pay
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6529 E. 2014/12954 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imtiyazlı pay↗ esas sözleşme↗ şirket merkezi mahkemesi↗ anonim şirket↗ dava sebebi↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, talebin 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılmış, anonim şirkette imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkin olduğu, bir paya en çok 15 oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir sebebin ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin kurumlaşma projesini veya haklı sebebi inceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesinin gerektiği, 6102 sayılı TTK 14/02/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28. madde hükmü uyarınca anılan kanun maddesine aykırı sözleşmelerin uyumlu hale getirilmesi için muhataplarına 3 yıl süre tanındığı, talep eden şirkette A, B ve C grubu nama yazılı paylara oy (15'ten fazla) imtiyazlarının tanındığı, en son 2011 faaliyet yılına ilişkin 26/06/2012 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştiği ve talep tarihi 13/02/2014 itibariyle 6103 sayılı Kanun'un 28/4 maddesi çerçevesinde genel kurulca alınmış bir kararın bulunmadığı veya bu konuda mahkemeden talepte bulunulmadığı, oysa 6102 sayılı TTK'nın 479/2. madde hükmünde belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyazı öngören hükümlerin son uyarlanma tarihinin 14/02/2014 tarihi olduğu, bu tarihe kadar esas sözleşmenin yeni duruma uydurulması gerekirken, henüz 3 yıllık süre dolmadan ve 3 yıllık süre içerisinde bu yönde hiçbir çaba sarfedilmeden, sanki 3 yıllık süre sona ermiş gibi doğrudan TTK'nın 479/2. maddesi çerçevesinde imtiyazlı oy sınırlamasından istisna talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılan anonim şirkette imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 479/1. maddesinde, oyda, imtiyazın eşit itibari değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı verilerek tanınabileceği, yine aynı Yasa'nın 479/2. maddesinde bir paya en çok onbeş oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir sebebin ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde yetkili ve görevli mahkemece kurumlaşma ve haklı sebebin incelenip bunlara bağlı olarak sınırlamadan istisna edilme kararının verileceği düzenlenmiş; bu düzenlemeye paralel olarak 6103 sayılı TTK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 28. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında, TTK'nın 479. maddesinin birinci fıkrasına aykırı esas sözleşmelerin anılan Kanun'un yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkra hükmüne uygun hale getirileceği, ikinci fıkrasında belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyaz öngören esas sözleşme hükümlerinin, TTK'nın yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkraya uyarlanacağı veya mahkemeden anılan fıkrada öngörülen kararın alınacağı belirlenmiş olmakla; talep eden vekili tarafından anılan hükümler gereğince 3 yıllık süre zarfında uyarlama yapılması için mahkemeye başvuruda bulunulduğu dikkate alınarak, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün talep eden vekili yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17667 E. 2015/3000 K.
Ortak:anonim şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, talebin 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılmış, «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkin olduğu, bir paya en çok 15 oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir «sebebin» ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin kurumlaşma projesini veya haklı sebebi inceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesinin gerektiği, 6102 sayılı TTK 14/02/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28. madde hükmü uyarınca anılan kanun maddesine aykırı sözleşmelerin uyumlu hale getirilmesi için muhataplarına 3 yıl süre tanındığı, talep eden şirkette A, B ve C grubu nama yazılı paylara oy (15'ten fazla) imtiyazlarının tanındığı, en «son» 2011 faaliyet yılına ilişkin 26/06/2012 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştiği ve talep tarihi 13/02/2014 itibariyle 6103 sayılı Kanun'un 28/4 maddesi çerçevesinde genel kurulca alınmış bir kararın bulunmadığı veya bu konuda mahkemeden talepte bulunulmadığı, oysa 6102 sayılı TTK'nın 479/2. madde hükmünde belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyazı öngören hükümlerin son uyarlanma tarihinin 14/02/2014 tarihi olduğu, bu tarihe kadar «esas sözleşmenin» yeni duruma uydurulması gerekirken, henüz 3 yıllık süre dolmadan ve 3 yıllık süre içerisinde bu yönde hiçbir çaba sarfedilmeden, sanki 3 yıllık süre sona ermiş gib …
Talep, 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılan «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkindir.
Benzer bu kararda… si ile A grubu paylar için sadece şirket yönetim kurulunun seçiminde tanınan 1'e 1000 oy imtiyazının 2012 ve 2013 yılı bilançosu dikkate alındığında, halka açık bir «anonim şirket» olan davalı şirket açısından yönetimin profesyonellere bırakılması ve halk pay sahiplerinin korunması bakımından «haklı sebep» sayılabileceği, bu durumun devam edip etmediğinin sonraki yıllar açısından da mahkemenin denetim ve gözetimine bağlı olduğu dikkate alındığında davacının oy imtiya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil kayyımı · menfaat çatışması · kayyım atanması · haklı sebep · kayyım · temsil
Benzer bu karardaBu durumda, aynı zamanda şirket «temsilcisi» olan davacı ile şirket arasında «menfaat çatışması» bulunduğundan, mahkemece davalı şirketin bu davada temsil edilmesi için «temsil kayyımı atanması» konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde işin esası …
… si ile A grubu paylar için sadece şirket yönetim kurulunun seçiminde tanınan 1'e 1000 oy imtiyazının 2012 ve 2013 yılı bilançosu dikkate alındığında, halka açık bir «anonim şirket» olan davalı şirket açısından yönetimin profesyonellere bırakılması ve halk pay sahiplerinin korunması bakımından «haklı sebep» sayılabileceği, bu durumun devam edip etmediğinin sonraki yıllar açısından da mahkemenin denetim ve gözetimine bağlı olduğu dikkate alındığında davacının oy imtiya …
Davacı davalı şirketi «temsil» ve ilzama yetkili ortağı olup, davalı şirket adına davaya cevap verdiği gibi sonradan davalı şirketi temsil etmek üzere tayin edilen vekile de şirketi temsilen vekaletnamenin davacı tarafından verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3051 E. 2015/9675 K.
Ortak:imtiyazlı pay · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, talebin 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılmış, «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkin olduğu, bir paya en çok 15 oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir «sebebin» ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin kurumlaşma projesini veya haklı sebebi inceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesinin gerektiği, 6102 sayılı TTK 14/02/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28. madde hükmü uyarınca anılan kanun maddesine aykırı sözleşmelerin uyumlu hale getirilmesi için muhataplarına 3 yıl süre tanındığı, talep eden şirkette A, B ve C grubu nama yazılı paylara oy (15'ten fazla) imtiyazlarının tanındığı, en «son» 2011 faaliyet yılına ilişkin 26/06/2012 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştiği ve talep tarihi 13/02/2014 itibariyle 6103 sayılı Kanun'un 28/4 maddesi çerçevesinde genel kurulca alınmış bir kararın bulunmadığı veya bu konuda mahkemeden talepte bulunulmadığı, oysa 6102 sayılı TTK'nın 479/2. madde hükmünde belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyazı öngören hükümlerin son uyarlanma tarihinin 14/02/2014 tarihi olduğu, bu tarihe kadar «esas sözleşmenin» yeni duruma uydurulması gerekirken, henüz 3 yıllık süre dolmadan ve 3 yıllık süre içerisinde bu yönde hiçbir çaba sarfedilmeden, sanki 3 yıllık süre sona ermiş gib …
Talep, 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılan «anonim şirkette» «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkindir.
… ilerek tanınabileceği, yine aynı Yasa'nın 479/2. maddesinde bir paya en çok onbeş oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir «sebebin» ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde yetkili ve «görevli» mahkemece kurumlaşma ve haklı sebebin incelenip bunlara bağlı olarak sınırlamadan istisna edilme kararının verileceği düzenlenmiş; bu düzenlemeye paralel olarak 6103 sayılı TTK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 28. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında, TTK'nın 479. maddesinin birinci fıkrasına aykırı «esas sözleşmelerin» anılan Kanun'un yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkra hükmüne uygun hale getirileceği, ikinci fıkrasında belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiya …
Benzer bu karardaMahkemece, kanunun aradığı anlamda haklı bir sebep bulunmadığı, SPK'nın 48. maddesine eklenen maddenin mahkemenin haklı «sebebin» varlığını inceleme «yetkisini» ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Kanun'un 48. maddesine 20/2/2014 tarihli 6525 sayılı Kanun 40. madde ile ''Yatırım ortaklıklarının «imtiyazlı pay» ihracına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
O halde mahkemece dava tarihinden sonra yürürlüğe giren bu düzenleme nazara alınarak, «davanın konusuz kalması» sebebiyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm kurulması gerekirken, TTK'nın 479. maddesi kapsamında haklı «sebebin» varlığının tartışılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaO halde mahkemece dava tarihinden sonra yürürlüğe giren bu düzenleme nazara alınarak, «davanın konusuz kalması» sebebiyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm kurulması gerekirken, TTK'nın 479. maddesi kapsamında haklı «sebebin» varlığının tartışılması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, kanunun aradığı anlamda haklı bir sebep bulunmadığı, SPK'nın 48. maddesine eklenen maddenin mahkemenin haklı «sebebin» varlığını inceleme «yetkisini» ortadan kaldırmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yatırım ortaklıkları tarafından belirli grupların yönetim kurulunda «temsil» imtiyazı ile oyda imtiyaz tanıyan pay ihracında 6102 sayılı Kanun'un 360'ncı maddesi ile 479'uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.'' ibaresi eklenmiş ve yatırım ortaklıklarındaki imtiyazlı paylar yönünden TTK'dan farklı bir düzenleme benimsenmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2454 E. 2017/4313 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · tespit davası · ihbar · ihtar · hukuki yarar · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından gönderilen 14/12/2007 tarihli «ihtarname» ile davalının 24/05/2007 tarihli alt imtiyaz «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin «ihtar» edildiği, verilen süre içerisinde gereği yerine getirilmediğinden 08/01/2008 tarihinde haklı sebeplerle alt-imtiyaz sözleşmesinin feshedildiğinin «ihbar» edildiği, davacının «sözleşmeyi feshine» gerekçe gösterdiği hususlarda davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair somut delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraf …
Dava tarihi itibariyle «eda davası» açılmasının mümkün olduğu hallerde ayrıca «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığından bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken, mahkemece işin esası hakkında karar vermesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6529 E. , 2014/12954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KARŞIYAKA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/03/2014
NUMARASI 2014/49-2014/82
Karşıyaka 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.03.2014 tarih ve 2014/49-2014/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Talep eden vekili, müvekkili şirketin payları borsada işlem gören halka açık anonim şirket olduğunu, müvekkili şirket paylarının A, B, C ve D grubu olmak üzere 4 pay nev'ine ayrıldığını, A, B, C grubu payların nama yazılı kurucu paylar, D grubu payların ise hamiline yazılı ve borsada işlem gören paylar olduğunu, A, B, C grubu payların %100 yabancı sermayeli ... Solutions Soğutma San. ve Tic. A.Ş'ye ait olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 19. maddesinin "e" bendi uyarınca A, B ve C grubu hisselerden her hissenin 50, diğer gruba ait hisselerden her birinin 1 oy hakkına sahip olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 479/2.maddesi kapsamında 1 paya en çok 15 oy hakkının tanınabileceğini, bu sınırlamanın mahkeme kararı ile uygulanmayacağını, oyda imtiyazlı payların müktesep hak niteliğinde olduğunu, A, B, C grubu paylara sahip şirketin merkezinin Brezilya'da bulunduğunu, her kıtada ve 80 ayrı ülkede faaliyet gösterdiğini, yatırım kararı ve hisse alım koşullarının belirlenmesi, yapının korunması, bundan sonraki yatırım planlarının yapılması açısından bu grup hisseleri elinde bulunduran şirketin büyük öneme sahip olduğunu, bu oy imtiyazlarının aynı surette muhafaza edilmesinin şirketin yatırım planları ve ülkenin ekonomisi açısından önem arz ettiğini ileri sürerek, şirket ana sözleşmesinin 19.
maddesinin "e" bendinde A, B ve C grubu nama yazılı paylara tanınan oy imtiyazlarının devamına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin ana sözleşmesinin 19. maddesinin "e" bendi gereği A, B ve C grubu nama yazılı paylara tanınmış oyda imtiyaz hakkının 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesinde düzenlenen sınırlamadan istisna edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talebin 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılmış, anonim şirkette imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkin olduğu, bir paya en çok 15 oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir sebebin ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin kurumlaşma projesini veya haklı sebebi inceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesinin gerektiği, 6102 sayılı TTK 14/02/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28. madde hükmü uyarınca anılan kanun maddesine aykırı sözleşmelerin uyumlu hale getirilmesi için muhataplarına 3 yıl süre tanındığı, talep eden şirkette A, B ve C grubu nama yazılı paylara oy (15'ten fazla) imtiyazlarının tanındığı, en son 2011 faaliyet yılına ilişkin 26/06/2012 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştiği ve talep tarihi 13/02/2014 itibariyle 6103 sayılı Kanun'un 28/4 maddesi çerçevesinde genel kurulca alınmış bir kararın bulunmadığı veya bu konuda mahkemeden talepte bulunulmadığı, oysa 6102 sayılı TTK'nın 479/2.
madde hükmünde belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyazı öngören hükümlerin son uyarlanma tarihinin 14/02/2014 tarihi olduğu, bu tarihe kadar esas sözleşmenin yeni duruma uydurulması gerekirken, henüz 3 yıllık süre dolmadan ve 3 yıllık süre içerisinde bu yönde hiçbir çaba sarfedilmeden, sanki 3 yıllık süre sona ermiş gibi doğrudan TTK'nın 479/2. maddesi çerçevesinde imtiyazlı oy sınırlamasından istisna talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, 6102 sayılı TTK'nın 479/2. maddesi hükmüne göre açılan anonim şirkette imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlı oy sınırlamasından istisna edilmesine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 479/1. maddesinde, oyda, imtiyazın eşit itibari değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı verilerek tanınabileceği, yine aynı Yasa'nın 479/2. maddesinde bir paya en çok onbeş oy hakkı tanınabileceği, bu sınırlamanın kurumlaşmanın gerektirdiği veya haklı bir sebebin ispatlandığı durumlarda uygulanmayacağı, bu iki halde yetkili ve görevli mahkemece kurumlaşma ve haklı sebebin incelenip bunlara bağlı olarak sınırlamadan istisna edilme kararının verileceği düzenlenmiş; bu düzenlemeye paralel olarak 6103 sayılı TTK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 28. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında, TTK'nın 479.
maddesinin birinci fıkrasına aykırı esas sözleşmelerin anılan Kanun'un yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkra hükmüne uygun hale getirileceği, ikinci fıkrasında belirtilen sınırı aşan sayıda oyda imtiyaz öngören esas sözleşme hükümlerinin, TTK'nın yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkraya uyarlanacağı veya mahkemeden anılan fıkrada öngörülen kararın alınacağı belirlenmiş olmakla; talep eden vekili tarafından anılan hükümler gereğince 3 yıllık süre zarfında uyarlama yapılması için mahkemeye başvuruda bulunulduğu dikkate alınarak, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün talep eden vekili yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle talep eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101923200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz