Dava açma ehliyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8847 E. 2015/9567 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava açma ehliyeti↗ yönetim kayyımı↗ kayyım↗ muvazaa↗ şirket zararı↗ taraf ehliyeti↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının ortağı bulunduğu şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/521 esas sayılı dosyası ile E. Projects Ltd. Şti.'nin müdürlerinin yetkisinin kaldırılarak yönetiminin kayyıma devredildiği, dava tarihi itibari ile kayyımın görevde olduğu, şirket ortağının şirket müdürünün yapmış olduğu işlemlere karşı şirketi temsile yetkili kayyım varken dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen taşınmazların şirket müdürünce davalı gerçek kişiye muvazaalı satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi temsile yetkili olmadığı, şirket yönetiminin dava tarihi itibariyle kayyıma devredildiği bu nedenle davacının dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla 555. maddesinde (Mülga 6762 TTK'nın 556. maddesi atfıyla 309. maddesinde) yer alan düzenleme gereği, şirketin zarara uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartıyla şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi muvazaa iddiasında muvazaalı işlemden zarar gören kişiler de işlemin iptalini talep edebileceklerinden muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini talep etme hakkı bulunduğu dikkate alınarak davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaŞti.'nin müdürlerinin «yetkisinin» kaldırılarak «yönetiminin kayyıma» devredildiği, dava tarihi itibari ile kayyımın görevde olduğu, şirket ortağının şirket müdürünün yapmış olduğu işlemlere karşı şirketi «temsile» yetkili kayyım varken dava «açma ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen taşınmazların şirket müdürünce davalı gerçek kişiye «muvazaalı» satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi «temsile» yetkili olmadığı, şirket yönetiminin dava tarihi itibariyle «kayyıma» devredildiği bu nedenle davacının dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini · şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
-
Tapu iptali ve tesciline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11111 E. 2014/18464 K.
Ortak:muvazaa · şirket zararı · temsil
İncelediğiniz karardaDava, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen taşınmazların şirket müdürünce davalı gerçek kişiye «muvazaalı» satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi «temsile» yetkili olmadığı, şirket yönetiminin dava tarihi itibariyle «kayyıma» devredildiği bu nedenle davacının dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla 555. maddesinde (Mülga 6762 TTK'nın 556. maddesi atfıyla 309. maddesinde) yer alan düzenleme gereği, «şirketin zarara» uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartıyla şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi «muvazaa» iddiasında muvazaalı işlemden zarar gören kişiler de işlemin iptalini talep edebileceklerinden muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazla …
Mahkemece, davacının ortağı bulunduğu şirketi «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı, Alanya 1.
Benzer bu kararda2- Dava, davalı şirkete ait taşınmazın şirket müdürünce üçüncü kişilere «muvazaalı» satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi «temsile yetkisi» olmadığı gerekçesiyle dava açma hakkı olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfıyla 309. maddesinde yer alan düzenleme gereği, «şirketin zarara» uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartıyla şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi «muvazaa» iddiasında muvazaalı işlemden zarar gören kişiler de işlemin iptalini talep edebileceklerinden, muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazı …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket ortağı olup şirketi «temsile yetkisi» bulunmadığı, şirket adına dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisi · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaC.. vekili tarafından usulüne uygun bir temyiz başvurusu olmadığı gibi, katılma yoluyla temyiz başvurusunda da bulunulmaksızın temyize cevap dilekçesiyle zaman aşımı «def»'inde bulunulması nedeniyle söz konusu «zamanaşımı def»'inin dikkate alınması mümkün olamayacağından davacının temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket ortağı olup şirketi «temsile yetkisi» bulunmadığı, şirket adına dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1940/70 K. sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca mahkemenin hüküm tarihi ile hükmün taraflara tebliği arasında 10 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğine yönelik zaman aşımı «def»'i temyiz başvurusu ile ileri sürülebilecek olup davalılar A..
2- Dava, davalı şirkete ait taşınmazın şirket müdürünce üçüncü kişilere «muvazaalı» satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi «temsile yetkisi» olmadığı gerekçesiyle dava açma hakkı olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9372 E. 2018/4449 K.
Ortak:muvazaa
İncelediğiniz karardaDava, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen taşınmazların şirket müdürünce davalı gerçek kişiye «muvazaalı» satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi «temsile» yetkili olmadığı, şirket yönetiminin dava tarihi itibariyle «kayyıma» devredildiği bu nedenle davacının dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla 555. maddesinde (Mülga 6762 TTK'nın 556. maddesi atfıyla 309. maddesinde) yer alan düzenleme gereği, «şirketin zarara» uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartıyla şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi «muvazaa» iddiasında muvazaalı işlemden zarar gören kişiler de işlemin iptalini talep edebileceklerinden muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazla …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların ... ve ... ile «muvazaa» yaparak gerçekte 1.0500,00 USD olan devir bedelini görünürde 1 TL ile yaptıklarını ispat etmeleri gerektiği, muvazaa iddiasının sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişiler tarafından her türlü delil ile ispat edilebileceği, ancak sözleşmenin tarafları tarafından «yazılı delil» ile ispat edilmesi gerektiği, davacılar tarafından muvazaa iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği, diğer davalılar yönünden verilen red kararının kesinleştiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ...'e yönelik açılmış olan davanın reddine, diğer davalılara karşı açılmış olan davanın reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların ... ve ... ile «muvazaa» yaparak gerçekte 1.0500,00 USD olan devir bedelini görünürde 1 TL ile yaptıklarını ispat etmeleri gerektiği, muvazaa iddiasının sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişiler tarafından her türlü delil ile ispat edilebileceği, ancak sözleşmenin tarafları tarafından «yazılı delil» ile ispat edilmesi gerektiği, davacılar tarafından muvazaa iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği, diğer davalılar yönünden verilen red kararının kesinleştiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ...'e yönelik açılmış olan davanın reddine, diğer davalılara karşı açılmış olan davanın reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaŞti.'nin müdürlerinin «yetkisinin» kaldırılarak «yönetiminin kayyıma» devredildiği, dava tarihi itibari ile kayyımın görevde olduğu, şirket ortağının şirket müdürünün yapmış olduğu işlemlere karşı şirketi «temsile» yetkili kayyım varken dava «açma ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen taşınmazların şirket müdürünce davalı gerçek kişiye «muvazaalı» satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi «temsile» yetkili olmadığı, şirket yönetiminin dava tarihi itibariyle «kayyıma» devredildiği bu nedenle davacının dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8847 E. , 2015/9567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ALANYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/01/2013
NUMARASI 2013/26-2013/33
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2013 tarih ve 2013/26-2013/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı E. Projects Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, davalı P. M. S.'in bahsi geçen şirketin müdürü olduğunu ve bu şirketin tüm mal varlığının tek bir günde aynı senet ile davalı P.'nin üzerine devredildiğini, buna ilişkin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, Alanya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/521 Esas sayılı dosyasında dava dışı E. Projects Ltd.Şti'ne kayyım atandığını, müvekkilinin şirket çıkarlarını korumak için dava açtığından husumet ehliyetinin bulunduğunu ileri sürerek A. […] […] Köyü .. parselde kayıtlı bulunan A Blok 6-7-10-11-14-18-22 ve 25 nolu bağımsız bölümlerinin davalı Pauline adına olan tapu kaydının iptali ile davacının ortağı bulunduğu E.
Projects Ltd. Şti. adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davacının ortağı bulunduğu şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/521 esas sayılı dosyası ile E. Projects Ltd. Şti.'nin müdürlerinin yetkisinin kaldırılarak yönetiminin kayyıma devredildiği, dava tarihi itibari ile kayyımın görevde olduğu, şirket ortağının şirket müdürünün yapmış olduğu işlemlere karşı şirketi temsile yetkili kayyım varken dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen taşınmazların şirket müdürünce davalı gerçek kişiye muvazaalı satışının iptali ile taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkin olup, davacının şirket ortağı olduğu ancak şirketi temsile yetkili olmadığı, şirket yönetiminin dava tarihi itibariyle kayyıma devredildiği bu nedenle davacının dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin atfıyla 555. maddesinde (Mülga 6762 TTK'nın 556. maddesi atfıyla 309. maddesinde) yer alan düzenleme gereği, şirketin zarara uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartıyla şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi muvazaa iddiasında muvazaalı işlemden zarar gören kişiler de işlemin iptalini talep edebileceklerinden muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini talep etme hakkı bulunduğu dikkate alınarak davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131013300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz