Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9832 E. 2015/9587 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni temsilci sorumluluğu↗ limited şirket müdürlüğü↗ kamu alacağı↗ 6183 sayılı kanun↗ kanuni temsilci↗ kollektif şirket↗ kooperatifler kanunu↗ aciz vesikası↗ şirket müdürlüğü↗ rücuen tahsil↗ şirket müdürü↗ kötüniyet tazminatı↗ müteselsil sorumluluk↗ rücu↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ kâr payı↗ haciz↗ ek tasfiye↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ kötüniyet↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için kamu alacağının şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, anonim şirketin iflas etmesi veya tasfiye haline girmesinin tek başına kanuni temsilcilere başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden yönetim kurulu üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından ödenen dava dışı G. A.Ş.’nin vergi borçlarının kamu alacağının sorumlusu bulunan davacıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak, vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren “aciz vesikasının” düzenlenmiş olması gereklidir (6183 sayılı Kanun'un m.75). Kanuni temsilcilerin kim olduğu konusu ise tüzel kişinin türüne göre değişmektedir. Anonim şirketler ve kooperatiflerde kanuni temsilciler yönetim kurulu başkan ve üyeleri limited şirketlerde şirket müdürü, kollektif şirketlerde ise ortakların herbiridir. Fakat limited şirketlerde müdürlerin yanısıra ortaklarda 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre ortaklık payı oranında sorumludurlar.
Anonim şirketlerde ise böyle bir özel düzenleme yapılmadığından, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından, TTK.’nın 317. maddesi uyarınca şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamı, kanuni temsilci sıfatıyla ve müteselsilen sorumlu olup yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların ise kamu alacaklarından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır.
Tüm bu hallerde temsilcilerin, sadece ortak oldukları veya görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden kamu alacaklarından sorumlu olacakları, diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde ortaklıktan, anonim şirketlerde ve kooperatiflerde ise yöneticilikten usulünce ayrıldıkları tarihten sonraki kamu alacağından sorumlu olmayacakları tabiidir.
Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan belgelerden davacının yönetim kurulu üyesi olduğu, vergi dairesi tarafından asıl mükellef şirket hakkında haciz varakası düzenlenerek şirket aleyhine takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca şirketin fiilen iflas ettiği, şirket zor durumda olduğundan vergi borcunun davalıdan tahsil edildiği davacının da kabulündedir.Bu durum karşısında mahkemece, şirketin ödeme kabiliyetinin olmadığı ve rücu koşulunun gerçekleştiği nazara alınarak uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7444 E. 2016/2505 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kamu alacağı · kanuni temsilci · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · rücu
İncelediğiniz karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri «limited şirketlerde» «şirket müdürü», «kollektif şirketlerde» ise ortakların herbiridir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için «kamu alacağının» şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, «anonim şirketin» «iflas» etmesi veya «tasfiye» haline girmesinin tek başına «kanuni temsilcilere» başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden «yönetim kurulu» üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının «müteselsil sorumluluk» hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Benzer bu karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Bu aşamada «kanuni temsilcinin», «limited şirketlerde» kamu borcunu ödeyen ortağın, ödediği «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan, limited şirketlerde diğer ortaklardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · malvarlığına ilişkin dava · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti'nde %33,3 hisse ile ortak oldukları, şirketin 14.916,51 TL tutarındaki vergi borcunun davacı Uğur tarafından ödendiği, davacının şirket vergi borçlarına karşılığı ödemiş olduğu ödemelere istinaden davalıdan 4.967,20 TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.967,20 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Buna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35).
Buna göre limited ve kolektif şirketlerde «temsilcilerin» kamu alacaklarından sorumluluğu «ortaklık sıfatına» bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ödendiği kabul edilen vergi borçlarının ödendiği tarihte şirketin ödeme gücü olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı lehine bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10208 E. 2014/76 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kanuni temsilci · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · müteselsil sorumluluk · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için «kamu alacağının» şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, «anonim şirketin» «iflas» etmesi veya «tasfiye» haline girmesinin tek başına «kanuni temsilcilere» başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden «yönetim kurulu» üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının «müteselsil sorumluluk» hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri «limited şirketlerde» «şirket müdürü», «kollektif şirketlerde» ise ortakların herbiridir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Benzer bu karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · münfesihlik · temsil yetkisi · sorumluluktan kurtulma · yasal faiz
Benzer bu karardaAncak TTK.’nun 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin «kanuni temsil yetkisi», «yönetim kurulu» üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer «yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir».
… adar taksitlendirmeyi Z.Ş. yapmış ise de ödemeyi kendisinin yaptığına ilişkin beyanı ve belge olmadığından ödemenin davacı tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı, «münfesih» olmuş «anonim şirketin» borçlarından tüm hissedarlar sorumlu olacağından yöneticilerin kendi kusurları ile sebebiyet verdiği borçların mahsubu neticesinde kalan borçlardan davalıların da sorumlu oldukları, her ne kadar davalı tarafça dava konusu borcun anonim şirketin vergi borcu olması ve bu sebeple sadece «yönetim kurulu» üyelerinin borçtan sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, hali hazırda şirket mevcut olmayıp münfesih olduğundan tüm hissedarların sorumlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.878,99 TL'nın davalı Kenan'dan, 1.878,99 TL'nın ise davalı Yavuz'dan ayrı ayrı ve dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9128 E. 2016/7852 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kamu alacağı · kanuni temsilci · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · rücu
İncelediğiniz karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri «limited şirketlerde» «şirket müdürü», «kollektif şirketlerde» ise ortakların herbiridir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için «kamu alacağının» şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, «anonim şirketin» «iflas» etmesi veya «tasfiye» haline girmesinin tek başına «kanuni temsilcilere» başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden «yönetim kurulu» üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının «müteselsil sorumluluk» hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Benzer bu karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Bu aşamada «kanuni temsilcinin», «limited şirketlerde» kamu borcunu ödeyen ortağın, ödediği «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan, limited şirketlerde diğer ortaklardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amme alacağı · ortaklık sıfatı · malvarlığına ilişkin dava · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter · yasal faiz · eksik inceleme · zamanaşımı
Benzer bu kararda… lerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinde yer alan “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” hükmü ile 3. maddesinde düzenlenen “Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi; amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında «iflas» kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,... ifade eder.” düzenlemesi nazara alınarak davacı tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde, yapılan ödemenin yasaya uygun olup olmadığı, rücuen istenip istenemeyeceği değerlendirilmeksizin, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.Bununla birlikte; davalı vekili tarafından dava konusu vergi borçlarının «zamanaşımına» uğradığı, şirketin «malvarlığının» bulunduğu, vergi borçlarının tahsil tarihi ve öncesinde bulunan şirket taşınır mallarının davacı ve diğer ortak tarafından nakde çevrilerek bir kısmıyla vergi borçlarının kapatıldığı, şirketin «ticari defter, kayıt» ve evraklarının incelenmediği, dekontlarda davacının adının elle yazılmış olmasının dekont bedelinin davacının mal varlığından çıktığının kanıtı olamayacağı da sav …
Şti’nin 30.11.2010 yılından beri gayri faal olduğu, şirketin atıl ve çalışamaz durumda bulunduğu ve şirketin borçlarını ödeme kabiliyetinin olmadığı, bu tarihten sonra davacı tarafından ödendiği anlaşılan vergi borç ödemesinden dolayı davalının davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 122.226,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre «limited şirketin» «malvarlığından» tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık «payı» oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35).
Buna göre limited ve kolektif şirketlerde «temsilcilerin» kamu alacaklarından sorumluluğu «ortaklık sıfatına» bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4753 E. 2011/7389 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kamu alacağı · kanuni temsilci · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürlüğü · rücuen tahsil · şirket müdürü
İncelediğiniz karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri «limited şirketlerde» «şirket müdürü», «kollektif şirketlerde» ise ortakların herbiridir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için «kamu alacağının» şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, «anonim şirketin» «iflas» etmesi veya «tasfiye» haline girmesinin tek başına «kanuni temsilcilere» başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden «yönetim kurulu» üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının «müteselsil sorumluluk» hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
A.Ş.’nin vergi borçlarının «kamu alacağının» sorumlusu bulunan davacıdan «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
1- Dava, davacı tarafından ödenen dava dışı T… … Ö… … U… … Gıda A.Ş.'nin SSK ve vergi borçlarının, «kamu alacağının» sorumlusu bulunan davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · ortaklık sıfatı · temsil yetkisi · sorumluluktan kurtulma · mirasçılık
Benzer bu karardaAncak TTK'nın 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin «kanuni temsil yetkisi», «yönetim kurulu» üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer «yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir».
Kararı, davalılar A...., Z......., E.H....., S..... vekilleri ve C..... «mirasçıları» ile M..... temyiz etmiştir.
Buna göre limited ve kolektif şirketlerde «temsilcilerin» kamu alacaklarından sorumluluğu «ortaklık sıfatına» bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9832 E. , 2015/9587 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GEREDE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/11/2014
NUMARASI 2014/164-2014/318
Taraflar arasında görülen davada Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/11/2014 tarih ve 2014/164-2014/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortak olduğu G.A.Ş'nin borcundan dolayı aleyhine takip yapıldığını, müvekkilinin şirketin borcundan şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, şirkete yapılan bir takibin semeresiz kalması ya da şirketin iflas etmiş olması halinde ortakların payları ile sorumlu olacağını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için kamu alacağının şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, anonim şirketin iflas etmesi veya tasfiye haline girmesinin tek başına kanuni temsilcilere başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden yönetim kurulu üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından ödenen dava dışı G. A.Ş.’nin vergi borçlarının kamu alacağının sorumlusu bulunan davacıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak, vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren “aciz vesikasının” düzenlenmiş olması gereklidir (6183 sayılı Kanun'un m.75). Kanuni temsilcilerin kim olduğu konusu ise tüzel kişinin türüne göre değişmektedir. Anonim şirketler ve kooperatiflerde kanuni temsilciler yönetim kurulu başkan ve üyeleri limited şirketlerde şirket müdürü, kollektif şirketlerde ise ortakların herbiridir. Fakat limited şirketlerde müdürlerin yanısıra ortaklarda 6183 sayılı Kanun'un 35.
maddesine göre ortaklık payı oranında sorumludurlar.
Anonim şirketlerde ise böyle bir özel düzenleme yapılmadığından, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından, TTK.’nın 317. maddesi uyarınca şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamı, kanuni temsilci sıfatıyla ve müteselsilen sorumlu olup yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların ise kamu alacaklarından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır.
Tüm bu hallerde temsilcilerin, sadece ortak oldukları veya görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden kamu alacaklarından sorumlu olacakları, diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde ortaklıktan, anonim şirketlerde ve kooperatiflerde ise yöneticilikten usulünce ayrıldıkları tarihten sonraki kamu alacağından sorumlu olmayacakları tabiidir.
Somut uyuşmazlıkta ise dosyaya sunulan belgelerden davacının yönetim kurulu üyesi olduğu, vergi dairesi tarafından asıl mükellef şirket hakkında haciz varakası düzenlenerek şirket aleyhine takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca şirketin fiilen iflas ettiği, şirket zor durumda olduğundan vergi borcunun davalıdan tahsil edildiği davacının da kabulündedir.Bu durum karşısında mahkemece, şirketin ödeme kabiliyetinin olmadığı ve rücu koşulunun gerçekleştiği nazara alınarak uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130989800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz